Kapıları Açmak

8,4/10  (53 Oy) · 
191 okunma  · 
48 beğeni  · 
1.972 gösterim
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çokça anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir “ters hikaye” dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için mücadele verir. Bu elbette zor bir süreçtir. Yazar bu süreci işlerken fonda son elli yılın Türkiye’sinde, kıyı kasabalarında vücut bulan sosyal değişimi kırık bir aşk hikâyesi etrafında işliyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2010
  • Sayfa Sayısı:
    182
  • ISBN:
    9789759953355
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Melike 
21 Oca 17:54 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Güçlü Öykü! Kadını anlatan ayna olacak kadar güçlü.

Öykü tanıdık, kapama kulaklarını! Yan komşum, alt kat ya da üst kat komşum belki. Sabah okuduğun gazetede küçücük pencereye sığdırılmış birkaç satırdan almış yazar sanki. Yazmış, açmış kapıları buyurun diyor okurlara. Hadi bakalım bir çırpıda okuruz okuruz da kitabı bitirip kapatınca bitecek mi?

Bir kadının güçlü duruşu, hayata sarmaşıklar gibi sarılışı, mücadelesi, tam teslimiyetinin hikayesi bu. Zehra'ya açılan kapıdaki tüm kadınların hikayesi aslında.

Zehra, vakur duruşlu güçlü kadın, tuttuğunu koparan akıllı kahraman. Elinde olmayan türlü sebeplerle sürüklendiği korkunç hayattan yine tek başına çıkmak icin mücadelededir. Onu koruyacak, destekleyecek, hadi uzat elini diyecek ne baba vardır ne abi ne de sevdiği sevildiği biri. Vardır aslında, mesela babası vardır hasta ve kendine zor yeten; bir abisi vardır, hani şu gücü yumuklarında patlayan cinsten, dünyaya meyil etmiş hırslı, gözü paradan başka bir şey görmeyen. Kalbinin attığı da vardır Cihan, kendine uzanan eli tutmaktan ürken, hep geride, hep uzak, kendini bile anlayamayan güzel sesli Cihan. Bunların yanında bir de Kemal vardır, canavar Kemal. Zehra'nın hayattaki cehennemi Kemal...

Zehra zorlu mücadelesinde yalnızdır ancak kalbi tam ve doğru. Zorluklarla başeder, yılmaz. Mücadelesine sonuna kadar devam eder. Kitap der ki (sayfa 127) " kadınlar böyledir, mekanı benimser onu sular süpürür, yuva kılar evin direği erkektir derler inanmayın"  öyle yapar Zehra. Yanıltmaz yazarı. Tüm kadınların yüzünü ak çıkarır. O, iradenin üzerinde bir irade daha olduğunu bilir yaşantısına böyle bakar. Zorlukları bu pencereden karşılar.

Güçlü kadının güçlü hikayesi...
 
"Babalar kızlarını daha çok sever ama belli etmez." diyor yazar.

Öyle ya da böyle Siz kızlarınızı sevin Sayın Babalar. Belli de edin korkmayın!
Ve siz sessiz-kararsız Beyefendiler, pişman olmamak, "Aslında..." ile başlayan cümlelerde boğulmamak için kalbinizin aktığı kalbe yönelin.
gerisi Kader.
Amenna.


Zorlu yaşam mücadelesinde direnen ve bayrağı yalnız taşıyan tüm kadınlara...

hatice bozkurt 
 04 Şub 21:53 · Kitabı okudu · 1 günde

"Mavi Kuş" öyküsü çok meşhurdu diye onunla başlamıştım Mustafa Kutlu okumaya, ama "Kapıları Açmak" kitabını çok daha değerli buldum, yani dillerde olan bu olmalıydı sanki.

Kitabın, Mavi Kuş'tan daha az ilgi görmesinin sebebi sanırım; ilk otuz sayfanın hikayeye girmemiş olması ve hikayenin nasıl bir ortamda geçtiğini anlayabilmemiz için bize belki de laf kalabalığı olarak gelen anlatımlar, buna mukâbil pes edilmesi. Yani üzülerek söylüyorum ama bende geçen sene böyle olmuştu :)
O zamanlar sayfa 26-27'de Mustafa amca demişti ki;
"Lafı uzattığımın farkındayım..
Az daha sabredin..
Ben bildiğim-inandığım şekliyle anlatayım, kafasına yatan okur; yatmayan 'amaan sıktı be' deyip atar."
O gün kafam dolu olduğu halde iki üç sayfa daha yani 'az daha' sabrettim ama baktım olmuyor, kapattım kitabı, sonra unutmuşum nedense, kaldı öyle. 
Geçen gün tekrar başladım, on beş sayfa kadar okuyunca hatırladım yarım bıraktığımı ama bu sefer gerçekten sabrettim, ellinci sayfaya geldikten sonra elimden bırakamadım zaten, aktı gitti.

Kitabımız, kasaba olmaktan çıkmaya çalışan, bu süreçte aşama aşama ahlâkını ve değer yargılarını değiştiren/bozan bir yerleşkeyi anlatıyor bize. İnsanın, mekânın, tarihin, geleneğin değerininin çoğunluk tarafından önemsenmemeye başladığı ve önemsenen şeylerin paraya, makama, itibara, reklama dönüştüğü bir yerleşkeyi.

Bu esnada farklı karakterlere sahip insanların kapılarının birbirine açılmasını ve kaderlerin buluşmasını anlatıyor; zalimin kapısı, şahsiyetsizin kapısı, açgözlünün, pısırığın, bencilin, çirkefin kapısı... mazlumun kapısı,  karakter sahibinin kapısı, gözü tokun, cesurun, fedakârın, âdilin kapısı...
Her kalpte hem güzel hem çirkin kapı var ya hani, kiminde iki kapı da açık oluyor kiminde sadece biri ama daha çok hangisi..

Her şeyin göründüğü gibi olmadığı bir kapılar dünyasında bunlardan biri Zehra'nın güzel kapısı; istemeden de olsa çok zorladılar o kapı kapansın diye ama öyle olmadı, öldürmeyen acının güçlendirdiği bir kapı oldu Zehra'nınki, çiçeklerle süslü bu kapının çiçeklerini yoldular belki ama açıldığı mekâna dokunamadılar, Zehra'nın sabrına galip olamadılar.Tercihler dışında bir hayata mecbur bırakılsa da; sevdalardan, acılardan, zorluklardan geçerken ayakta durabilmeyi  başaran bir Zehra vardı çünkü.

Babasının işi sebebiyle çocukluğu gezerek geçmiş olan ve insana-toprağa yakın yetişen yazarımız Mustafa Kutlu'nun gözlemleri öykülerine çok başarılı bir şekilde aksetmiş. Akıcı bir hikayeye ve sade bir dile sahip olan kitaplarının ilk sayfalarındaki betimlemeler ve kişi-durum açıklamaları sizi pes ettirmesin :) hatta belki siz zevk bile alırsınız, devam ettiğiniz için pişman olmayacaksınız, kitaplarından sonra yazarı daha çok tanımak isteyeceksiniz.

Kapıları Açmak benzeri kitaplar

Rıfat ÇELEBİ 
03 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yine Mustafa Kutlu, yine zamanda yolculuk... Eskiye, insanların samimi olduğu, sevdaların derinden yaşandığı naylon olmayan gerçek zamanlara yolculuk... Yine sarsıcı, delici bir hikaye... Yürek burkan, okurunu efkara gark eden, kahramanın hissini okuyucusunda hissettiren bir hikaye... Küle dönmüş bir sevdanın son kıvılcımından yeniden tütmeye başlaması, düştüğü bataklıktan ezanla kurtulup sevda bataklığına saplanan yürekli kadın Zehra, aşkı uğruna bir adım atamayan beceriksiz, pısırık Cihan...
Ahh be usta, bu ne samimi dil; bu ne akıcı, bağlayıcı anlatım; bu ne hikaye...Nereden buldun, tuttun çıkardın bu kahramanları? Mahvettin bizi...
Zamanın birinde sevdiğine açılamayanlar, sevdiğinden hep bir adım bekleyip göremeyenler, sevdiğinin başkasına yar oluşunu içten pişmanlıkla seyredenler, küllerinden tüten bir aşkın sahipleri bu hikayeden uzak durun,bu hikaye sizi çarpar, benden söylemesi...

ALEYNA YILMAZ 
17 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı çok beğendim.Zaten bir günde okuyacağınız kitaplardan biri.Ayrıca öğüt veren ve kadının gücünü temsil eden bir hikaye.Okumanızı tavsiye ederim.

Hülya 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Kadının azmini ve mücadelesini anlatan kolayca okuyup hemen bitirebileceginiz bir kitap. Pısırık Cihanla Ipsiz Kemal yüzünden hayatı darmaduman olan bir kadının ayakta kalma çabası. Mustafa Kutlu mahallede yaşanan bi olayı izliyormuşuz gibi anlatması ve gündelik kelime gruplarıni kullanması insanın çok hoşuna giden bir ayrıntı.

emine çelikbaş 
06 Ara 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir kapıyı kapatan, başka bir kapıyı açarmış kulunun önünde. Yeter ki kul önünde açılanları görebilsin.
Bazen önüne geçilemeyecek oyunlar eder hayat bize. Su hep istediğimiz yöne akmaz elbet. Ama gün olur, an gelir bıçak kemiğe dayanır ve yeni bir gün doğar.
Zehra olmak zor, Zehra olabilmek güzel.
Rab, yeni günün hayrıyla güzel kapılar açmak nasip eylesin kuluna.

Büşra 
 30 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mustafa Kutlu'nun anlatımı çok fazla güzel zaten. Okurken betimlemelere hayran oluyorsunuz. Birbirleriyle ilgisi olmayan insanların bir araya geldiği ince ve bir o kadar da güzel bir hikaye. Okumanız için tavsiye edeceğim kitaplar arasında kendisi.

Beyza Nur Turna 
18 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Toplumun sert yargılarını en uygun kelimelerle ifade eden kadınlarımızın iç dünyasını anlatan bir solukta bitecek bir kitap.. Mustafa Kutlu'nun kitabı yazarken okurla yaptığı sohbet ve insana zevk veren cümleler... İyi Okumalar

Habibe Mengü 
06 Oca 11:14 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Mustafa Kutlu... Okurken sizi de şahit kılıyor o ana, gerçekçi betimlemeleriyle. Bir kadının hikayesi, düştüğü yerden azmedip kalkan bir kadının. Hemen her hikayesinde olduğu gibi umut diyor kitap umut hep var.

Melike AKAY 
23 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Yine bir Mustafa Kutlu, yine dolu dolu samimiyeti..
Hikaye aslında günlük hayatta pek ala karşılaşabileceğiniz bir olayı anlatıyor ama yazarımız dili kendi kulvarında çok içten ve sade bir dille kullanıyor, adeta okuyucuyla sohbet havasında yazıyor ve ara ara nasihat vermeyi de unutmuyor :)
En çok sevdiğim kısım ise ana karakterimiz Zehra'nın her ne olursa olsun dimdik duruşu, güçlü tavrıydı. Aynı dertten muzdarip kadınlarımıza yeni bir başlangıç için güzel bir örnek teşkil ediyor bence. Şimdiden keyifli okumalar :)

2 /

Kitaptan 53 Alıntı

Güneşsel 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Asalet
Bizde asalet ahlak ile belirlenir; parayla, mevki ve makamla, madalya ile değil.

Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 13 - Dergah Yayınları)Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 13 - Dergah Yayınları)
Güneşsel 
01 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Alçalır
İnsanoğlu bu kadar alçalır mı?

Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 69 - Dergah Yayınları)Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 69 - Dergah Yayınları)
Ahmet Can Ayhan 
15 Nis 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman kimsenin gözünün yaşına bakmaz, hükmünü yürütür.
Kaderde ne var ise başa o gelir.

Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)
Ahmet Can Ayhan 
12 Nis 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Allah var ve tek yardımcımız O. Allah bana yeter dedi. Dedikçe güçlendi.

Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 10)Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 10)

Seni anlıyorum.
Seni seviyorum.
Senden nefret ediyorum.
Seni istiyorum.
Sensiz yapamıyorum. Vesaire.
Bütün bunların manası her ferde, her ana, her şarta göre farklıdır. Ama ne kadar garip. Umumi olarak kullanıp duruyor ve anlaştığımızı düşünüyoruz.

Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 80)Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu (Sayfa 80)