Kapımızdaki Yabancılar

·
Okunma
·
Beğeni
·
153
Gösterim
Adı:
Kapımızdaki Yabancılar
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142867
Orijinal adı:
Strangers at Out Door
Çeviri:
Emre Barca
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kamusal kaygı ve korkuların odak ve çıkış noktaları olagelen televizyon haberleri, gazete başlıkları, politik konuşmalar ve internet tweet’leri bugünlerde “göç krizi”ne referanslarla dolup taşıyor; görünüşe göre Avrupa’yı istila ederek, bildiğimiz, uyguladığımız ve el üstünde tuttuğumuz yaşam şeklinin çöküşü ve ölümüne işaret ediyor. Bu kriz, an itibariyle, kanaat oluşturucuların açtığı insan zihni ve duygularını işgal etme ve tabi kılma yönündeki daimi savaşın politik doğrucu bir tür kod adıdır. Bu savaş alanından yapılan haber yayınının etkisi hakiki bir “ahlaki paniğe” neden olmaya başlıyor.

Ben bu sözleri yazarken, nasırlaşmış bir duyarsızlık ve ahlaki körlükten doğan başka bir trajedi gelip çatmak için pusuda bekliyor. Kamuoyunun, reyting açgözlüsü medya ile işbirliği içinde “mülteci trajedisinden bıkkınlık” noktasına doğru gitgide ve durmaksızın yaklaştığına dair işaretler birikiyor. Boğulmuş çocuklar, aceleyle dikilen duvarlar, dikenli teller, aşırı kalabalık toplama kampları ve göçmenlere baş belası muamelesi etme konusunda birbiriyle rekabet eden hükümetler, kıl payı kurtulma ve güvenlik için seyahatin sinir bozucu tehlikeleri; tüm bu ahlaki rezaletler hiç olmadığı kadar az haber niteliği taşıyor ve gittikçe daha seyrek olarak “haberler”de yer alıyor. Ne yazık ki, şokların kaderi normalliğin rutinine dönüşüyor; kendini tüketen, gözden kaybolan ve unutulma örtüsüne sarılarak vicdanlardan kaybolan ahlaki paniğin rutinine... Z. Bauman

Z. Bauman bu kitabında çağımızın en önemli sorunlarından birini eleştirel bir perspektiften hareketle masaya yatırıyor: Göçmenlik meselesi…
96 syf.
·4/10
Mülteci sorunu, sebepleri, etkileri üzerine bir kitap. Daha çok Amerika ve Avrupa'nın politikaları üzerine görüşler vardı, Türkiye'ye yer verilmemiş.
Düşünülmesi ve görülmesi çok da zor olmayan aşikar gerçeklerden bahsediyordu bence çoğunlukla. Konu sosyolojik, psikolojik ve politik açıdan sunulmuş. Oldukça ince bir inceleme kitabından da beklentinin daha fazla olmasına gerek yok zaten. Düşük puanlamama sebep ise okunmasının parantez içi ifadeler, ara sözler, uzun cümleler ve hatta bazen bunların hepsinin bir arada bulunması sebebiyle zorlanmış olması.
Düşman ne kadar güçlü ve entrikacı ise ona savaş açmaya cüret edenlerin kahraman statüsü o kadar yükselir.
Zygmunt Bauman
Sayfa 33 - Ayrıntı Yayınları
istediğimiz kadar sandalyemizi kumsala koyup, yaklaşmakta olan dalgalara bağıralım, ne gelgit dinleyecek ne de deniz geri çekilecektir.
“Yerleşim kapasitesinin sınırlarına ulaşan, dolu bir gezegende barış içinde birlikte nasıl yaşanacak?”
Boğulmuş çocuklar, aceleyle dikilen duvarlar, dikenli teller, aşırı kalabalık toplama kampları ve göçmenlere baş belası muamelesi etme konusunda birbiriyle rekabet eden hükümetler, kıl payı kurtulma ve güvenlik için seyahatin sinir bozucu tehlikeleri; tüm bu ahlâkî rezaletler hiç olmadığı kadar az haber niteliği taşıyor ve gittikçe daha seyrek olarak ‘haberler’de yer alıyor. Ne yazık ki şokların kaderi, normalliğin rutinine dönüşüyor; kendini tüketen, gözden kaybolan ve unutulma örtüsüne sarılarak vicdanlardan kaybolan ahlaki paniğin rutinine...
“Batılı güçlerin yanlış hesaplanmış, ahmakça dar kafalı ve açıkça beyhude politikaları ve askeri girişimlerinin sonrasında, Ortadoğu bölgesinin derin ve görünüşe göre umutsuz istikrarsızlaşmasının sonuçlarına katlanıyoruz.”
Keyfi şiddet düzeni yüzünden evlerini ve kıymetli mülklerini terk etmeye itilen mültecilerin, ölüm tarlalarından kaçarak sığınak arayan insanların akını, çorak topraklardan çimlerin yeşil olduğu yerlere gitme insani arzusuyla hareket eden “ekonomik göçmenlerin” sabit akışını aştı: gelecek vaat etmeyen, verimsizleştirilmiş topraklardan fırsat bolluğu içindeki hayal diyarlarına.
“ Konukseverlik bir yabancıya başka birinin topraklarına vardığında düşman olarak muamele edilmemesidir. Bu yapılırken yabancının zarar görmesine sebep olmadan, yabancının kabulü reddedilebilir; ancak barış içinde ikamet ettiği sürece ona düşmanca davranılmaz. Burada talep edilen kalıcı bir misafir olma hakkı değildir. Dışarıdan gelen birine belli uzunlukta bir süre yerleşik olma hakkı vermek için özel bir anlaşma gereklidir. Bu sadece her insanın sahip olduğu geçici bir ikamet, geçici bir dostluk hakkıdır. Bir küre olarak yeryüzüne sınırsız şekilde yayılamayacakları ve nihayet birbirlerinin varlıklarını hoş görme zorunda oldukları için, yeryüzünün ortak sahipleri olmaları bakımından bu hakka sahiptirler.”
Zygmunt Bauman
Sayfa 62 - Immanuel Kant, Akt: Zygmunt Bauman

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kapımızdaki Yabancılar
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142867
Orijinal adı:
Strangers at Out Door
Çeviri:
Emre Barca
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kamusal kaygı ve korkuların odak ve çıkış noktaları olagelen televizyon haberleri, gazete başlıkları, politik konuşmalar ve internet tweet’leri bugünlerde “göç krizi”ne referanslarla dolup taşıyor; görünüşe göre Avrupa’yı istila ederek, bildiğimiz, uyguladığımız ve el üstünde tuttuğumuz yaşam şeklinin çöküşü ve ölümüne işaret ediyor. Bu kriz, an itibariyle, kanaat oluşturucuların açtığı insan zihni ve duygularını işgal etme ve tabi kılma yönündeki daimi savaşın politik doğrucu bir tür kod adıdır. Bu savaş alanından yapılan haber yayınının etkisi hakiki bir “ahlaki paniğe” neden olmaya başlıyor.

Ben bu sözleri yazarken, nasırlaşmış bir duyarsızlık ve ahlaki körlükten doğan başka bir trajedi gelip çatmak için pusuda bekliyor. Kamuoyunun, reyting açgözlüsü medya ile işbirliği içinde “mülteci trajedisinden bıkkınlık” noktasına doğru gitgide ve durmaksızın yaklaştığına dair işaretler birikiyor. Boğulmuş çocuklar, aceleyle dikilen duvarlar, dikenli teller, aşırı kalabalık toplama kampları ve göçmenlere baş belası muamelesi etme konusunda birbiriyle rekabet eden hükümetler, kıl payı kurtulma ve güvenlik için seyahatin sinir bozucu tehlikeleri; tüm bu ahlaki rezaletler hiç olmadığı kadar az haber niteliği taşıyor ve gittikçe daha seyrek olarak “haberler”de yer alıyor. Ne yazık ki, şokların kaderi normalliğin rutinine dönüşüyor; kendini tüketen, gözden kaybolan ve unutulma örtüsüne sarılarak vicdanlardan kaybolan ahlaki paniğin rutinine... Z. Bauman

Z. Bauman bu kitabında çağımızın en önemli sorunlarından birini eleştirel bir perspektiften hareketle masaya yatırıyor: Göçmenlik meselesi…

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Eymen Said
  • Tuğba Alasırt
  • Elvide Demirkol
  • Eren Tunç
  • Kardelen Demir
  • Beyza
  • Ebru
  • bhmflzf ( Mehmet )

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%0
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%20 (1)
3
%0
2
%0
1
%20 (1)