·
Okunma
·
Beğeni
·
5,7bin
Gösterim
Adı:
Kapital 1. Cilt
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
784
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399322
Kitabın türü:
Çeviri:
Alaattin Bilgi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayinlari
Baskılar:
Kapital 1. Cilt
Kapital 1. Cilt
"Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki sürekli azalmayla birlikte, sefalet, baskı, kölelik, soysuzlaşma, sömürü de alabildiğine artar; ama gene bununla birlikte, sayıları sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin kendi mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütlenen işçi sınıfının başkaldırmaları da genişler, yaygınlaşır. Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği altında fışkırıp boy atan üretim tarzının ayakbağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler."
(Tanıtım Yazısından)
875 syf.
·32 günde·Beğendi·10/10
Kitap 3 ciltten oluşmaktadır. 1. cilt sermayenin üretim ilişkileri süreci, 2. cilt sermayenin dolaşım sürecinden, 3. cilt ise bir bütün olarak kapitalist üretim sürecini incelemektedir.
1.ciltte Para-Meta-Meta’-Para’ üzerinden sermayenin üretim süreci ele alınmaktadır. Meta ve Para arasında ilişkinin üretim sürecinden geçerek nasıl oluştuğu anlatılmaktadır. Artık değerin elde edilişi detaylandırılmaktadır. Ücret ve çalışma üzerinden artık değer sermaye ve emek gücü için önem arz etmektedir. Bu bağlamda Para-Meta-Meta’-Para’ döngüsündeki sermaye birikim süreci ortaya konmaktadır
2. ciltte ise sermayenin dolaşım süreci ve gelişimi üzerinden analizler ortaya konmaktadır. Sermayenin devri kavramı önem arz etmektedir. Toplumsal toplam sermaye nsıl yeniden üretilmekte ve dolaşmaktadır soruları cevaplanmaktadır.
3.Ciltte ise kapitalist üretim süreci bir bütün olarak ele alınmaktadır. Kar, rant, faiz gibi kavramların ilk iki ciltte ortaya konan üretim ve dolaşım süreçlerindeki yeri ortaya konmakta ve incelenmektedir.
Kapital(sermaye), bir kapitalizm incelemesidir. Kapitalizm anlaşılmak isteniyorsa günümüz değişimleri ve Marks’ın yazamadıkları bağlamındaki eksiklerine rağmen okunması gerekiyor. Sosyal bilimcinin kütüphanesinde olması gereken bir kitap. Marks’ın kullandığı bazı kavramları anlamak açısından öncü birkaç yazım okunabilir. İçerik kavranması kolay değil ancak dil anlaşılabilir. Okurken elde kalem olması gerekir bence.
Devlet üzerine yazmak istediği kitabı yazabilmiş olabilseydi eğer Kapital ile o kitap arasında ilişkiler kurmak ve analizin çerçevesini genişletmek açısında çok iyi olabilirdi. Belirli bir dönem de yapılan bir kapitalizm incelemesi olsa da temel argümanları geçerliliği sürdürmektedir. Sınıflar gibi bitemeyen bölümleri bulunmaktadır. Engels’in düzenlemesi ile 2.ve 3. cilt ortaya çıkabilmiştir. Günümüz ilişkilerini anlamak için bu perspektif üzerinden çalışan Marksistlere bakmak da yararlı olacaktır.
Sonuçta:
“kapital, kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir...”
De te fabula narratur!’ Anlatılan senin hikâyendir.
784 syf.
·Puan vermedi
Marks’ın kapitalini herkes bilir ve fakat manifestosunu okur... manifesto doğrudan işçi sınıfı için bir metinken kapital kapsamlı bir üretim ilişkileri analizi yapan sınıf çelişkisini teorik olarak emek artı değer paradoksuna oturtan daha teknik bir okuma gerektiren uzun bir metindir. Marks’ın kapitali için pek çok okur arkaik bir metin olarak görüp kenara itmeyi tercih edebilir bu yaklaşım acemi bir bilmişlikten kaynaklanır. Evet kapital artı değer çelişkisini emek ve üretilen meta mal olarak kavramsallaştırmış çatışma bölgesi olarak işçi sınıfı ve üretim araçlarına sahip kapitalisti işaret etmiştir. 1800lerin dünyası için çok ilerici duran bu fikir şimdiki zamanlarda üretim ilişkilerinin dönüştüğünü dönüşürken sınıfların da kendi içinde dönüştüğünü emeğin ambalajlanıp hizmet olarak yeni bir metaya dönüştüğünü ve tüm yeni orataya çıkan şeylerin kapitalin terminolojisi içerisinde yer almadığını iddia ederek kapitali görmezden gelenler için şu söylenebilir: hala herhangi bir kapitalizm eleştirisi yine de Marks’ın icat ettiği kavramlarla başlayarak ilerler... bu bir zorunluluk olarak ortadayken unutulmaması gereken bir kitap olarak ilgililerine şiddetle tavsiye edilir...
784 syf.
·239 günde·9/10
Mevcut ekonomik sistem olan kapitalizmi olduğu gibi analiz ediyor. Okuduğumdan bu yana çok zaman geçti ama hatırladığım kadarıyla birinci ciltte, çoğunlukla mevcut ekonomik sistemin analizi yer alıyor. Aslında ekonomiyi bilimsel yönden inceleyen bir kitap. Para nedir, meta nedir, değişik değeri, kullanım değeri nedir gibi kavramlar açıklanıyor.
875 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Bilimsel sosyalizmin ana kitabı olan ve kapitalizmin yazılmış, yazılacak en ağır ve kapsamlı eleştirisi olan Kapital; uzun, yorucu ve sabır isteyen bir okuma gerektiren, bunun yanında okuyucuya hayatı boyunca gerekli olacak bilgiler içeren bir başyapıt. Aslında Kapital'i uzun zamandır (yıllara yayılacak derecede) okumak istiyordum fakat tam metine sadık ve en az hatalı çevirisinden okumanın en doğrusu olacağını düşünüyordum. Bu yüzden bugüne kadar beklemek zorunda kaldım diyebilirim. Yordam Kitap bu konuda ciddi anlamda övgüyü ve takdiri hak ediyor.

Meta ve Para başlığı altındaki ilk bölümde metanın altına, altının paraya, paranın da tekrar metaya evrilirken aldığı aşamalar nedenleri ve sonuçlarıyla irdeleniyor kitapta. Derinlemesine analizlerle zenginleştirilmiş, okuması zor ve yoğun ama bir o kadar açıklayıcı bilgilerle yol alıyor.

Paranın sermayeye dönüşümünün ele alındığı ikinci bölümde ise paranın metaya, metanın da tekrar paraya evrilmesi, yani satmak için satın alınması anlatılıyor. Para, faiz ve sermaye kavramlarının tarihi sürecinin işlenerek ortaya çıkış nedenleri anlatılıyor.

Mutlak artık değerin üretimi başlıklı üçüncü bölüm, emek gücünün kullanımı, kapitalist tarafından emeğin sermayeye katkısı, işverenin çalışanlar üzerindeki çalışma saatleri üzerinde hileler yaparak gasp ettiği emek ve zaman, çalışmanın insanla doğa arasındaki ilişkisi, emek ve iş gücünün kullanımı çerçevesinde kapitalist sınıfıyla işçi sınıfı arasındaki mücadeleye yer veriyor. Vardiya sistemi ve çocuk işçiler hakkında çıkarılan yasaların içeriğiyle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşırken, ağır çalışma şartlarının 9, 8 hatta 7 yaşlarına kadar indirgendiği, başta İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerindeki acımasız koşullar altında ölümüne çalıştırılan insanların dramına tanık oluyoruz.

Göreli artık değerin üretimi ismi verilen dördüncü bölümde en dikkat çekici nokta, manifaktür sisteminin dezavantajlarının ve her biri kendi alanında usta zanaatkâr olan işçilerin bu değirmende öğütülerek zaman içinde nasıl birer vasıfsız elemana dönüştüğünün örnekleriyle anlatılması oluyor. Ayrıca ağır sanayi makinelerinin üretilmesiyle birlikte kaçınılmaz bir hâle gelen makineleşmenin emekçiler üzerindeki etkileri de tüm çıplaklığıyla göz önüne seriliyor.

Mutlak ve göreli artık değer üretiminin birlikte ele alındığı beşinci bölümde emek gücü fiyatının kendi değerine göre irdelenmesini ve artık değer oranı için çeşitli formülleri görüyoruz.

Ücretlendirme çeşitleri (Zamana ve parça başına göre) ve ülkeler arasındaki ücret farklarının anlatımıyla şekillenen altıncı bölümün ardından, sermayenin nasıl büyük bir birikime dönüşüp, kapitalist denilen yaratığı oluşturup palazlandırarak insanların başına ne denli bir çorap ördüğü bir kez daha akıllara kazınıyor.

Kitabın içeriğindeki yoğunluk zaman zaman okumayı zorlaştırsa da sömürülen halkların tarihine; emeğin ve üretimin sömürüsünün tarihine derinlemesine bir bakış ile kapitalizm denen canavarın aslında ne kadar güçlü ve bir o kadar alt edilebilir olduğunu idrak ediyoruz okudukça. Paranın, makamın ve gücün değil, emeğin ve hakkın söz sahibi olacağı, olabileceği bir dünya umudu, sömürü düzeninin ancak son bulmasıyla gerçekleşebilir. Ve bu umudun dile gelmiş, kaleme alınmış en büyük yol göstericisidir Kapital.
875 syf.
·Beğendi·9/10
Bir dönem Marks'ın peşinden peygamberimiz diyerek koşmuştur. Siyasal ideolojileri sorgulamak bize düşmez lakin gerçekten devrim etkisi yaratan bir çalışmadır bu. Marks bir peygamber değildi elbet ancak çok hassas çalışan bir bilim adamı olduğu inkâr edilemez.
875 syf.
·77 günde·Beğendi·8/10
İnsanlar bir canavar üretiyor sonra da bu canavarın peşinden sürükleniyor. Bu canavar sermaye. Kitabın en etkileyici düşüncesi sermayeyi işçiler üretiyor olmasına rağmen sermayeyi harcayamamaları hatta sermaye yüzünden tehdit edilmeleri. Bir işçinin bir gün kendisi için bir gün de patronu için çalıştığını söyleyerek nasıl işçilerin çok çalışarak yoksul kalmalarına rağmen patronların daha az çalışarak zengin olduklarını açıklıyor. İnsanlar kendileri için değil, burjuvaziler için çalışıyor.
Bizler burjuvazilere çikolata fabrikası veriyoruz, onlar bize bir tane çikolata verdi diye seviniyoruz.
784 syf.
·Puan vermedi
Kapital, ekonominin yapı taşlarını ve süreç içerisinde geçirdiği temel aşamaları konu edinen büyük bir çalışmadır. Dili son derece ağır olan kitabı okumak ve anlamak için gayet yüksek bir performans, ilgi ve zaman gereklidir.
784 syf.
·Beğendi·10/10
bu kitabi neçə dəfə oxusan da hər dəfə oxuyanda sanki birinci dəfə imiş kimi oxuyursan...heyat yaşam kulavizi kimi kulanila bilir bir kitap mence....
Her türlü teknik ve teknolojik alet, doğa üzerindeki insan iradesinin ya da insan etkinliğinin araçlarıdır, insan emeğinin doğal uzantılarıdır. “Bunlar,insan eli tarafından insan beyninin yarattığı organlardır; nesneleşmiş bilgi gücüdür.”
Ölesiye çalışarak kazanma hırsı, başarı güdüsü ve sahip olma tutkusu, ekonomik etkinlikleri insan yaşamının ana hedefi ve amacı haline getirerek, insanın doğal yaşamdan ve ahlaki değerlerden uzaklaşmasına neden olur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kapital 1. Cilt
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
784
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399322
Kitabın türü:
Çeviri:
Alaattin Bilgi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayinlari
Baskılar:
Kapital 1. Cilt
Kapital 1. Cilt
"Bu dönüşüm sürecinin bütün avantajlarını sömüren ve tekellerine alan büyük sermaye sahiplerinin sayılarındaki sürekli azalmayla birlikte, sefalet, baskı, kölelik, soysuzlaşma, sömürü de alabildiğine artar; ama gene bununla birlikte, sayıları sürekli artan, kapitalist üretim sürecinin kendi mekanizması ile eğitilen, birleştirilen ve örgütlenen işçi sınıfının başkaldırmaları da genişler, yaygınlaşır. Sermaye tekeli, kendisiyle birlikte ve kendi egemenliği altında fışkırıp boy atan üretim tarzının ayakbağı olur. Üretim araçlarının merkezileşmesi ve emeğin toplumsallaşması, en sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla bağdaşamadıkları bir noktaya ulaşır. Böylece kabuk parçalanır. Kapitalist özel mülkiyetin çanı çalmıştır. Mülksüzleştirenler mülksüzleştirilirler."
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 310 okur

  • Ayşe Hümeyra Evliyaoğlu ☭
  • demir demir
  • Müfit Özkan
  • Furkan Can Çelik
  • Hbc
  • Yağmur Rosa Solak
  • Alyoşa Karamazov (Horatio)
  • Mustafa uçar
  • Burak DEMİR
  • Doruk Yenişen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%18.3
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%26.7
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%6.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%22.3
Erkek
%77.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.3 (33)
9
%18.8 (15)
8
%8.8 (7)
7
%2.5 (2)
6
%0
5
%2.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları