Kapitalizm ve Köylülük (Ağalar, Üretenler ve Patronlar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
84
Gösterim
Adı:
Kapitalizm ve Köylülük
Alt başlık:
Ağalar, Üretenler ve Patronlar
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944122436
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Ünlü tarihçi Hobsbawm’a göre: “20. yüzyılın ikinci yarısında, bizim geçmiş dünyayla ilişkimizi sonsuza kadar koparan en dramatik ve çok önemli sonuçları olan toplumsal değişim köylülüğün ölümüdür. (...) Avrupa ve Ortadoğu çevresinde yalnızca bir köylü kalesi kaldı –Türkiye’de köylülük azaldı ama 1980’lerin ortasında hâlâ mutlak çoğunluk olmaya devam etti.” İşte bu kitabın temel konusu da dünyada ve Türkiye’de tarihsel, kuramsal verilerin ışığında, köylülükle ilgili tartışmaların eşliğinde, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümler; özellikle de Türkiye’de köylülüğün başına gelenlerin hikâyesidir.



Değişik kapitalizm modellerindeki köylülüğün farklı değişim süreçlerinin sanayileşmeye etkilerinin incelendiği bu çalışmada; sanayideki kapitalist sermaye birikimi yollarından farklı olan tarımsal dinamiklerin ve tarımın özgüllüğü üstünde durulmuş;dünyadaki somut gelişmelerin incelendiği 20. yüzyılda, tarımının ve tarımsal politikaların önemli dönüm noktaları ele alınmıştır.




Türkiye’deki 1923’ten günümüze kadar tarımsal yapının değişimi, tarım politikaları ve köylülüğe ilişkin tartışmalar kitabın yarısından fazlasını kapsamaktadır.


Sosyalistlerin ve sosyal bilimcilerin köylülüğün değişim sürecini nasıl değerlendirdikleri ise kendi başına bir düşünce tarihi niteliğindedir. Bu çalışmada, toplumsal tarih ile düşünce tarihi bütünselliği içinde olaylar, süreçler ve sınıflar, köylülük ekseninde inceleniyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “üniversite” olmanın vazgeçilemez önkoşulu •eleştirel düşünce ve •sorgulama ortamının varlığıdır.Ülkemizde ise üniversiteler,iktidarların,dini çevrelerin ve darbe yapan askerlerin hışmına uğrayagelmiştir.
Bilimsel düşünüşte “nasıl” sorusu “neden” sorusundan daha önemlidir.Örneğin Aristo “Taş neden düşer?” sorusuna,çünkü bu o nesnenin doğal durumudur ya da böyle olması akla uygundur,der.Oysa Rönesans döneminde,taş “nasıl” düşer sorusuna yanıt aranırken,yerçekimi kanunu bulunmuştur.
(Köylüler kente göç ettikten sonra) ne yapacaklar,kimse bunu bilmiyor,daha da kötüsü kimsenin umurunda değil.İstikrarlı bir Türkiye böyle kurulamaz.Sanayileşme ve tarımın makineleşmesi aynı şeyin iki yüzüdür.
İktisadi kararların temelinde bireysel kararlar olmamalıdır;bireyler,kurumlara tabidir;insanlar ve toplumlar “doğa yasaları”na göre yaşamalıdır.
12 Mart 1971 Darbesi’yle birlikte Türkiye’nin düzenini araştıran ve sorgulayan bilim,edebiyat ve sanat insanlarının çoğu da askeri hapishanelerle tanıştı. (Batılı meslektaşlarımız Türkiye’de bir tek köyü inceleyip akademik yaşamlarında yükselirken,bizlerin payına düşenlere baktıkça YÖK’ün,sosyal bilimler alanında,niye Türkiye’deki üniversitelerin dünya standartlarına bir türlü yaklaşamamasının hesabını tutmasına,acı acı gülümsemekten başka insanın elinden bir şey gelmiyor.)
Yani zengin ülkelerin zengin insanları aşırı beslenmeden;yoksul ülkelerin yoksul insanları açlıktan ölüyor.İşte akılcı olduğu iddia edilen “serbest piyasa” düzeni böyle!
“Dünyada şimdiye kadar görülmedik ölçüde yiyecek üretilirken,dünya nüfusunun dörte birinin aç olması”çok hazindir.Ancak artık anlaşıldı ki,resmi zirvelerden açlığa ilişkin hiçbir olumlu politika çıkmayacak,tersine dev şirketlerin kimlerin ne yiyeceklerine ilişkin denetimlerini artırma politikaları sürecek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kapitalizm ve Köylülük
Alt başlık:
Ağalar, Üretenler ve Patronlar
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944122436
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Ünlü tarihçi Hobsbawm’a göre: “20. yüzyılın ikinci yarısında, bizim geçmiş dünyayla ilişkimizi sonsuza kadar koparan en dramatik ve çok önemli sonuçları olan toplumsal değişim köylülüğün ölümüdür. (...) Avrupa ve Ortadoğu çevresinde yalnızca bir köylü kalesi kaldı –Türkiye’de köylülük azaldı ama 1980’lerin ortasında hâlâ mutlak çoğunluk olmaya devam etti.” İşte bu kitabın temel konusu da dünyada ve Türkiye’de tarihsel, kuramsal verilerin ışığında, köylülükle ilgili tartışmaların eşliğinde, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümler; özellikle de Türkiye’de köylülüğün başına gelenlerin hikâyesidir.



Değişik kapitalizm modellerindeki köylülüğün farklı değişim süreçlerinin sanayileşmeye etkilerinin incelendiği bu çalışmada; sanayideki kapitalist sermaye birikimi yollarından farklı olan tarımsal dinamiklerin ve tarımın özgüllüğü üstünde durulmuş;dünyadaki somut gelişmelerin incelendiği 20. yüzyılda, tarımının ve tarımsal politikaların önemli dönüm noktaları ele alınmıştır.




Türkiye’deki 1923’ten günümüze kadar tarımsal yapının değişimi, tarım politikaları ve köylülüğe ilişkin tartışmalar kitabın yarısından fazlasını kapsamaktadır.


Sosyalistlerin ve sosyal bilimcilerin köylülüğün değişim sürecini nasıl değerlendirdikleri ise kendi başına bir düşünce tarihi niteliğindedir. Bu çalışmada, toplumsal tarih ile düşünce tarihi bütünselliği içinde olaylar, süreçler ve sınıflar, köylülük ekseninde inceleniyor.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Zeynep Gokmen
  • Huri Cerit
  • KA
  • Şeyda
  • Zoncik
  • Grotesk
  • Hüseyin HAKAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%25 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0