Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika

·
Okunma
·
Beğeni
·
600
Gösterim
Adı:
Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
275
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505782
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Tek parti döneminin hayırseverlik anlayışı; “yardımı hak eden” ve “etmeyen” yoksullar ayrımı... İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal politikanın kurumlaşması... 1980 sonrası: Sosyal refah rejiminin çözülüşü; Fakir Fukara Fonu, Yeşil Kart... AKP döneminin muhafazakâr liberalizmi ve hayırseverliğin “dönüşü”...
Ayşe Buğra bu kitapta, Türkiye’deki sosyal politika tarihinin ve tartışmalarının eleştirel bir analizine yöneliyor. Yoksulluğa yaklaşım konusunda, 16. yüzyıldan itibaren kapitalizmin gelişmesine refakat etmiş olan iki yaklaşımın mücadelesi bağlamında yapıyor bunu. Değerler sisteminin merkezine çalışmayı koyan ilk yaklaşım, kamu kaynaklarının sosyal amaçlarla kullanımı konusunda kuşkucudur ve yoksulluğu, yoksulu suçlayarak açıklama imkânını tükettiğinde, hayırseverliği vurgular. Hak temelli olan ikinci yaklaşım ise, toplumu emek piyasasının önüne koyar ve yoksulluğu politik bir sorun olarak ele alır. İki yaklaşım arasındaki mücadele, kapitalizmi saf haliyle korumaya çalışanlarla onu “başka bir şey”e dönüştürmeye çalışanlar arasındaki mücadeledir aslında.
Kitabın önemli bir katkısı, bu mücadele ekseninde, Türkiye’de devlet-toplum ilişkilerinin Cumhuriyet tarihi boyunca geçirdiği evrime yeni bir bakış açısı getirmesidir. Türkiye’de “iri” iddialara ve hararetli tartışmalara konu olan devlet-toplum ilişkilerine, sosyal haklar üzerinden pek fazla bakılmadı. İş hukuku, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanlarına sıkışan çalışmalar, devlet-toplum ilişkilerinin nasıl kurulduğuna ve nasıl anlamlandırıldığına dair bir analizin araçlarına dönüştürülemedi. Ayşe Buğra’nın kitabı, bu bakımdan öncü bir rol üstleniyor.
Gülru Candan
Gülru Candan Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika'yı inceledi.
275 syf.
·10/10
Avrupa'dan Türkiye'ye sosyal politikanın doğuşu ve devinimine dair kusursuz bir başvuru kitabı. Ayşe Hoca'nın akıcı ve yalın dili sayesinde sosyal politika alanına ilgi duyan, bu konuda çalışan herkes için temel kaynaklar arasında yer alacak bir eser.
Ortaçağ Avrupası ' nın tarımsal medeniyeti içinde , sadece sadakayla geçinen bir kesimin varlığı büyük bir toplumsal rahatsızlık uyandırmıyordu.
Aksine , yoksulların belirli bir toplumsal işlevi vardı çünkü onlar zenginlerin sadaka vererek ruhlarının selametini sağlamalarına vesile oluyorlardı.
Dilencilik ve sadaka, toplum düzeninin asli bir parçası olarak varoluyordu.
Bazı insanların , kendi özellikleri ,doğal koşulları veya savaş gibi insan eliyle yaratılan sorunlar nedeniyle , geçimlerini sağlamakta ,hatta karınlarını doyurmakta güçlük çekmeleriyle ilgili bir olgu olarak yoksulluk , tarihin her döneminde ,her toplumda rastlanabilen bir olgu . Ama bugün sosyal bir sorun olarak tartıştığımız biçimiyle yoksulluk ,16 yüzyılda Avrupa'da kapitalizmin ortaya çıkışıyla bağlantılı .
Tanrı dünyayı Adem’e ve onun soyundan gelenlere verdiğine göre, yani dünya insan neslinin ortak mülkü olduğuna göre, nasıl oluyor da bu mülkün parçaları bazı insanların özel mülkiyeti haline geliyor?
Sorunun cevabı şöyle:
-Dünya ve bütün insandan aşağı yaratıklar insanın ortak mülküdür, ama insan kendi kendisinin sahibidir. Kendi üstünde ondan başka kimsenin mülkiyet hakkı yoktur.Bedeninin emeği, elinin işi, tam olarak onundur...
Artık yoksulların varlık nedeni zenginlerin ruhsal selameti olmaktan çıkmış, çalışmakla tanımlanmaya başlamıştı. Yani 16. yüzyılda yoksullar “işgücü” haline gelmişti ve kapitalizmin emek merkezli değerler sistemi içinde dilencilik hoş karşılanmıyordu artık.
17. yüzyılda, "Dilenciler Başbuğu" adında, Yeniçeri Ağalığına bağlı bir memuriyet var ve başvuruları değerlendirerek dilenmek isteyenlere dilencilik belgesi veriyor. Belgesi olmadan dilenenler ise yakalanıyor ve İstanbullu olanlar hapse atılırken taşralılar memleketlerine yollanıyor."
Kapitalizm, özgür emeği yani yaşayabilmek için emeğini satmak zorunda olan mülksüz insanı, bir sözleşme ilişkisi çerçevesinde çalıştırmaya dayanan ve değerler sisteminin merkezine temel değer olarak çalışmayı koyan bir toplum düzenidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
275
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505782
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Tek parti döneminin hayırseverlik anlayışı; “yardımı hak eden” ve “etmeyen” yoksullar ayrımı... İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal politikanın kurumlaşması... 1980 sonrası: Sosyal refah rejiminin çözülüşü; Fakir Fukara Fonu, Yeşil Kart... AKP döneminin muhafazakâr liberalizmi ve hayırseverliğin “dönüşü”...
Ayşe Buğra bu kitapta, Türkiye’deki sosyal politika tarihinin ve tartışmalarının eleştirel bir analizine yöneliyor. Yoksulluğa yaklaşım konusunda, 16. yüzyıldan itibaren kapitalizmin gelişmesine refakat etmiş olan iki yaklaşımın mücadelesi bağlamında yapıyor bunu. Değerler sisteminin merkezine çalışmayı koyan ilk yaklaşım, kamu kaynaklarının sosyal amaçlarla kullanımı konusunda kuşkucudur ve yoksulluğu, yoksulu suçlayarak açıklama imkânını tükettiğinde, hayırseverliği vurgular. Hak temelli olan ikinci yaklaşım ise, toplumu emek piyasasının önüne koyar ve yoksulluğu politik bir sorun olarak ele alır. İki yaklaşım arasındaki mücadele, kapitalizmi saf haliyle korumaya çalışanlarla onu “başka bir şey”e dönüştürmeye çalışanlar arasındaki mücadeledir aslında.
Kitabın önemli bir katkısı, bu mücadele ekseninde, Türkiye’de devlet-toplum ilişkilerinin Cumhuriyet tarihi boyunca geçirdiği evrime yeni bir bakış açısı getirmesidir. Türkiye’de “iri” iddialara ve hararetli tartışmalara konu olan devlet-toplum ilişkilerine, sosyal haklar üzerinden pek fazla bakılmadı. İş hukuku, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri alanlarına sıkışan çalışmalar, devlet-toplum ilişkilerinin nasıl kurulduğuna ve nasıl anlamlandırıldığına dair bir analizin araçlarına dönüştürülemedi. Ayşe Buğra’nın kitabı, bu bakımdan öncü bir rol üstleniyor.

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • Nergizê
  • Nisan’s reads
  • Hidayet çiçek
  • Su
  • Melisa Kaya
  • Nurda
  • Gülru Candan
  • Fatma GÜZEL
  • Umut Can Baylan
  • Derya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%8.3 (1)
8
%41.7 (5)
7
%0
6
%16.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0