Lapa lapa yağan kar, yaklaşan Yılbaşı’nın telaşı ve bir cinayet ya da birkaç cinayet.

Bu kitabı elinize aldığınızda karşılaşacağınız üç öğe bunlar. Bu üç öğe etrafında örülmüş tam yirmi öykü, yirmi farklı hikâye. Kimi uzun kimi kısa ama birbirine hiç benzemeyen bu öykülerin her biri sizi yazarının hayal gücüyle dokunmuş alışılmadık dünyalara, farklı olaylara, tuhaf insanlara götürecek. Kâh bir otobüste bir suça tanık olacaksınız kâh aşk yüzünden işlenen bir cinayete; kâh sevdiğinizi öldüreceksiniz kâh bir romanın içinde cinayet işleyip katil olacaksınız ya da çocuk katiller göreceksiniz. Fantastik dünyalara götüreni de var, çamlar altında romantik bir ortama da, başka ülkelere de. Ama hepsinde kar yağıyor, hepsinde cinayet işleniyor, ister istemez. Eski bir yüzyılda geçeni de var, rüyalarda işleneni de bu cinayetlerin. Yağan karın romantikliğine ya da donduran soğuğa kanın kırmızısı karışıyor hep.

Yirmi yazarımızın kimi ilk kez bu türde bir öykü yazdı, ricamız üzerine; hatta ilk kez öykü yazdı, roman dışında. Onlar için de farklı bir deneyim olduğuna inandığımız bu kitabın içindeki olayların sadece öykülerde, sadece gerçek dışında kalması dileğiyle, keyifli okumalar.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    300
  • ISBN:
    9786055340872
  • Yayınevi:
    Kırmızıkedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Burcu Bergen 
25 May 16:00 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir çok yazarı keşfetmeme ön ayak olmuş şahane kitap. Her bir öykünün temasının kar ve cinayet olması ise yazarların yaratıcılığı hakkında bize ışık tutuyor. Mutlaka okunmalı.

M. 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 5/10 puan

Yirmi farklı hikaye, yirmi farklı yazar.
Ve elbette Hakan GÜNDAY...
Öykülerde ana tema aynı; bir yılbaşı gecesi, kar yağışı ve bir cinayet.
Hakan GÜNDAY'ın öyküsü haricinde Aslı E. Perker, Gülşah Elikbank, Levent METE ve Nermin YILDIRIM'ın öyküsünü beğendim.
Diğer öyküler ise yarıda kesilmiş ya da gereksizce uzatılmış gibiydi.

thebeast 
 31 May 16:14 · Kitabı okudu · 2 günde

Daha önce de bahsetmiş miydim hatırlamıyorum ama, derleme öykülerden oluşan kitaplar ilgimi çekiyor fazlasıyla. Hele bunlar bir tema etrafında toplanıyorsa tadından yenmiyor. Kar İzleri Örttü de böyle güzel bir kitap.

Neden?

E tabii ki: Gel seninle bu gün bir oyun oynayalım. Bu kelimeleri okudun (tekrar yazıyorum temamız Kar, Yılbaşı ve Cinayet). Bu 3 öğenin etrafında bir kurgu oluştur. Eminim ki bir tane daha gelecektir. Lütfen bir tane daha gelirse durdurma kendini. AKLINA KAÇ TANE KURGU GELİYORSA YAZ LÜTFEN. Ufak notlar al. Üşeniyorsan elindeki o çok akıllı zımbırtının notlar kısmına bir şeyler kondur. Daha sonra da bu kitabı oku.

Muhakkak senin yazdıklarına paralel olanları (seninle benzer frekansta olanları) yakalayacaksın. Ama inan pek enteresan kurgular var. Burada da kişisel filtre/ algı dediğimiz olay devreye giriyor. Senin, benim, onun, bizim, sizin, onların, falanın filanın farklılaşmasını sağlıyor. Ve bu farklılıklar olaylara bizim de diğer dediğimiz farklı açılardan yaklaşmamızı sağlayıp yepyeni pencereler açıyor. E haliyle yüzümüzün gülmesini de sağlıyor -boş zamanın olursa bu filtre mevzusunu konuşalım-. İyi ki var.

Kitapta 20 tane de yazar, e haliyle 20 hikaye var. Yakın arkadaşlarım Hakan Günday sevgimi bilirler. Zat-ı şahanelerini takip ederken bu kitapta da bir şeyler karalamış olduğunu görüp aldım. Ha bir de sevgili Doğu Yücel var onu es geçmeyelim. Gerçi Yekta Kopan ve Tuna Kiremitçi ikilisini görünce “git kendini daha fazla sevdirmeden” deyip aldığım rafa bırakmış sonra da geri almış olabilirim Ama kitabı bitirdiğimde aldığıma değmiş diye düşündüm.

Açıkçası Doğu Yücel’ in hikayesini Güneş Hırsızları kitabında da okumuş ve sevmiştim (onun da yorumunu bir ara yazmayı düşünüyorum ya da ekipten birileri yazar sanırım. ya-zar şeklinde aman ha keşke yeni bir şeyler karalasaymış. Neyse..

Adını sanını duymadığım –hepsine yetişemiyoruz malum. Al sana bir klişe daha. Bu ülkede iyi okurdan daha fazla yazar var. Orduyla gelenlerin arasında kaybolmuş bu güzide yazarlar- pek çok yazarın kurgularını okuma şansım oldu. Açıkçası Barış Müstecaplıoğlu ve Nermin Yıldırım’ ın hikayeleri dikkatimi biraz daha fazla çekti.

Genel olarak amacına ulaşmış, klişe olarak andığımız kurgulardan biraz daha uzaklaşmış, açık denizlerde yüzmeye çalışmış bir kitap diyelim. Şans vermekte fayda var.

Long Live Rock’n Roll!!

DERYA... 
25 Mar 06:51 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Farklı yazarlardan farklı farklı hikayelerin anlatıldığı bir kitap...bu tarzı sevmiyorum ben...bazılarını severek bazılarını sıkılarak okudum...okusanızda olur okumasanızda olur kitaplardan...

Kerim Aydın 
28 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bir birinden güzel ve "kanlı" hikayelerin yer aldığı kitap hem öyküseverler için hem de yeni yazarlar keşfetmek isteyen okurlar için ideal.

_cassandra_ 
29 Mar 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

yeni yazarlar keşfetmek için çok iyi bir kitap genel olarak iyi fakat özellikle bazı öykülerine bayıldığımı belirmek isterim................

Kitaptan 25 Alıntı

M. 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Wilson Bentley yıllar boyu kar kristallerinin fotoğraflarını çekip incelemiş ve hiçbirinin birbirine benzemediğini ispat etmişti. Aynı mevsim koşullarında oluşsa bile binlerce kar tanesinden hiçbiri öbürüne benzemiyordu.

Kar İzleri Örttü, Sibel Oral (Sayfa 248)Kar İzleri Örttü, Sibel Oral (Sayfa 248)
M. 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Birisi... Tanrım birisi olsun şu anda! Ona laf edeceğim, onun yanına saklanacağım, yanında yaşadığımı anlayacağım biri, bir arkadaş, bir komşu, bir sevgili, belki kavga ettiğim birisi ama birisi..."

Kar İzleri Örttü, Cem Selcen (Sayfa 87)Kar İzleri Örttü, Cem Selcen (Sayfa 87)

İlk defa bir kızla el ele tutuşmuştum. Ne ilk öpüşme ne ilk sevgi sözcükleri ne de ilk seks beni o ilk el ele tutuşma kadar mutlu etmişti. Teninin tenime dokunduğu anda yaşadığım coşku, yörüngesinden çıkıp uzay boşluğunda sürüklenen bir uydudaki pili bitmiş robotun sürpriz elektrik akımıyla yeniden şarj olup canlanmasına benziyordu.

Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 97)Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 97)
M. 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Yılbaşı akşamlarını oldum olası sevmem zaten. Son yıllarda iyice huzursuz eder oldu beni, neyi kutluyoruz ki, hayatımızdan bir yılın daha eksilmesini mi? Öbür uca bir yıl daha yaklaşmamızı mı? Neyi?

Kar İzleri Örttü, İlknur Özdemir (172)Kar İzleri Örttü, İlknur Özdemir (172)
M. 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Yaksam ya ben bu şehri! İstanbul'u yaksam ya... Bir küçük kıvılcımken şahlanıp alevler bir atın üstünde dörtnala koşturur gibi her yanı sarsa, ortalık hepten aydınlansa ya! Ateşe kesse şehir, cayır cayır kımıltısıyla içimi okşasa, ferahlatsa... Yaksam ya ben bu şehri, sonra uzak bir köşede sır olup seyretsem ya!

Kar İzleri Örttü, Ece Erdoğuş (Sayfa 112)Kar İzleri Örttü, Ece Erdoğuş (Sayfa 112)
Kayra bozboğa 
25 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Dertsiz, tasasız, az biraz mutlu olabileceğim birkaç saat yaşamam için ne yapmam gerekiyordu?

Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 96)Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 96)
_cassandra_ 
10 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Biz karımla birbirimize Lapa lapa yağan karın altında aşık olduk, ilk defa karların içinde öpüştük. insanoğlu kış mevsimini öldürdükten sonra, onunla birlikte hep bu anın hayalini kurduk, günün birinde yeninden karın altında el ele tutuşup gökyüzüne bakacak, bu mucizeyi bir kez daha beraber seyredecektik. Karımı kaybettikten sonra, çok çok geçmeden yanına giderim diye ummuştum, ama olmadı. Onsuz yaşamam gereken zor yıllar varmış. Gene de şu an buradayım, ortak hayalimizi sevdiğim kadını düşünerek gerçekleştireceğim. Bunun için yaradana şükrediyorum.

Kar İzleri Örttü, Barış Müstecaplıoğlu (Sayfa 62)Kar İzleri Örttü, Barış Müstecaplıoğlu (Sayfa 62)
M. 
 01 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Hayatımı yakmayı göze aldığımda, elimden kurtulması imkânsızdı.

Kar İzleri Örttü, Levent Mete (Sayfa 185)Kar İzleri Örttü, Levent Mete (Sayfa 185)
_cassandra_ 
10 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Benim uğursuz olduğumu söylerler. Ben olsam 'öldürücü bir güzelliği var' denilmesini tercih ederdim.
Kibirli miyim?
Evet, belki biraz ...Ama bayağı tanımlar yerine, zarif bir şekilde seçilmiş sözcükleri tercih ederim doğrusu.

Kar İzleri Örttü, Elif Tanrıyar (Sayfa 119)Kar İzleri Örttü, Elif Tanrıyar (Sayfa 119)
Kayra bozboğa 
23 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Teninin tenime dokunduğu anda yaşadığım coşku, yörüngesinden çıkıp uzay boşluğunda sürüklenen bir uydudaki pili bitmiş robotun sürpriz bir elektrik akımıyla yeniden sarj olup canlanmasına benziyordu.

Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 97)Kar İzleri Örttü, Doğu Yücel (Sayfa 97)
3 /