Adı:
Kar İzleri Örttü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
ISBN:
9786055340872
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Lapa lapa yağan kar, yaklaşan Yılbaşı’nın telaşı ve bir cinayet ya da birkaç cinayet.

Bu kitabı elinize aldığınızda karşılaşacağınız üç öğe bunlar. Bu üç öğe etrafında örülmüş tam yirmi öykü, yirmi farklı hikâye. Kimi uzun kimi kısa ama birbirine hiç benzemeyen bu öykülerin her biri sizi yazarının hayal gücüyle dokunmuş alışılmadık dünyalara, farklı olaylara, tuhaf insanlara götürecek. Kâh bir otobüste bir suça tanık olacaksınız kâh aşk yüzünden işlenen bir cinayete; kâh sevdiğinizi öldüreceksiniz kâh bir romanın içinde cinayet işleyip katil olacaksınız ya da çocuk katiller göreceksiniz. Fantastik dünyalara götüreni de var, çamlar altında romantik bir ortama da, başka ülkelere de. Ama hepsinde kar yağıyor, hepsinde cinayet işleniyor, ister istemez. Eski bir yüzyılda geçeni de var, rüyalarda işleneni de bu cinayetlerin. Yağan karın romantikliğine ya da donduran soğuğa kanın kırmızısı karışıyor hep.

Yirmi yazarımızın kimi ilk kez bu türde bir öykü yazdı, ricamız üzerine; hatta ilk kez öykü yazdı, roman dışında. Onlar için de farklı bir deneyim olduğuna inandığımız bu kitabın içindeki olayların sadece öykülerde, sadece gerçek dışında kalması dileğiyle, keyifli okumalar.
Kısa öykülerden oluşan keyifli bir kitap. Yeni yazarlarla tanışmak için şahane bir fırsattı benim için. Bazı öyküler sıkıcı olsa da beni kendine bağlayıp elimden bırakamadan okuduğum öyküler de oldu, tavsiye ederim.
Bir çok yazarı keşfetmeme ön ayak olmuş şahane kitap. Her bir öykünün temasının kar ve cinayet olması ise yazarların yaratıcılığı hakkında bize ışık tutuyor. Mutlaka okunmalı.

Benzer kitaplar

Hakan Günday için okuduğum bir kitaptı. 20 farklı hikayeden oluşuyor. 20si de güzel diyemeyeceğim ama Türk edebiyatı açısından farklı ve denendiği için mutlu olduğum bir tarz. Farklı ve hayal gücünüzü uykudan uyandıracak bir şeyler okumak isterseniz tavsiye ederim.Bütün öyküler kar ve cinayet temalı olduğu için sizinle benzer kurguyu hayal eden yazarı keşfedebilirsiniz. Ben yine de Hakan Günday diyorum.
Çok rastlanmayan bir türde yazılmış , birbirinden değerli 20 yazarımızın öykülerinden oluşan bir kitap #karizleriörttü Kimler var kimler :)
*********
Öykülerin hepsinde ortak olan üç tema var. Yılbaşı, kar ve cinayet.
*********
Evet bu yirmi öyküden bazılarını sevemedim, ancak öyle içine alan hikayeler de var ki ..iki-üç sayfalık öykü size çok kalın bir romanı bir solukta okumuşsunuz hazzı veriyor. Bazılarının tadı damağınızda kalıyor. Bu hikayenin devamı gelmeli mutlaka dediklerim oldu, muhtemelen sizinde olacaktır..
*********
Daha önce kalemi ile hiç tanışmadığım ama mutlaka okumalıyım dediğim yazarlar oldu. Bunun yanında iyi ki yazıyor dediklerimi bir kez daha alkışladım.

Yani demem o ki kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap :)
Yirmi farklı hikaye, yirmi farklı yazar.
Ve elbette Hakan GÜNDAY...
Öykülerde ana tema aynı; bir yılbaşı gecesi, kar yağışı ve bir cinayet.
Hakan GÜNDAY'ın öyküsü haricinde Aslı E. Perker, Gülşah Elikbank, Levent METE ve Nermin YILDIRIM'ın öyküsünü beğendim.
Diğer öyküler ise yarıda kesilmiş ya da gereksizce uzatılmış gibiydi.
Daha önce de bahsetmiş miydim hatırlamıyorum ama, derleme öykülerden oluşan kitaplar ilgimi çekiyor fazlasıyla. Hele bunlar bir tema etrafında toplanıyorsa tadından yenmiyor. Kar İzleri Örttü de böyle güzel bir kitap.

Neden?

E tabii ki: Gel seninle bu gün bir oyun oynayalım. Bu kelimeleri okudun (tekrar yazıyorum temamız Kar, Yılbaşı ve Cinayet). Bu 3 öğenin etrafında bir kurgu oluştur. Eminim ki bir tane daha gelecektir. Lütfen bir tane daha gelirse durdurma kendini. AKLINA KAÇ TANE KURGU GELİYORSA YAZ LÜTFEN. Ufak notlar al. Üşeniyorsan elindeki o çok akıllı zımbırtının notlar kısmına bir şeyler kondur. Daha sonra da bu kitabı oku.

Muhakkak senin yazdıklarına paralel olanları (seninle benzer frekansta olanları) yakalayacaksın. Ama inan pek enteresan kurgular var. Burada da kişisel filtre/ algı dediğimiz olay devreye giriyor. Senin, benim, onun, bizim, sizin, onların, falanın filanın farklılaşmasını sağlıyor. Ve bu farklılıklar olaylara bizim de diğer dediğimiz farklı açılardan yaklaşmamızı sağlayıp yepyeni pencereler açıyor. E haliyle yüzümüzün gülmesini de sağlıyor -boş zamanın olursa bu filtre mevzusunu konuşalım-. İyi ki var.

Kitapta 20 tane de yazar, e haliyle 20 hikaye var. Yakın arkadaşlarım Hakan Günday sevgimi bilirler. Zat-ı şahanelerini takip ederken bu kitapta da bir şeyler karalamış olduğunu görüp aldım. Ha bir de sevgili Doğu Yücel var onu es geçmeyelim. Gerçi Yekta Kopan ve Tuna Kiremitçi ikilisini görünce “git kendini daha fazla sevdirmeden” deyip aldığım rafa bırakmış sonra da geri almış olabilirim Ama kitabı bitirdiğimde aldığıma değmiş diye düşündüm.

Açıkçası Doğu Yücel’ in hikayesini Güneş Hırsızları kitabında da okumuş ve sevmiştim (onun da yorumunu bir ara yazmayı düşünüyorum ya da ekipten birileri yazar sanırım. ya-zar şeklinde aman ha keşke yeni bir şeyler karalasaymış. Neyse..

Adını sanını duymadığım –hepsine yetişemiyoruz malum. Al sana bir klişe daha. Bu ülkede iyi okurdan daha fazla yazar var. Orduyla gelenlerin arasında kaybolmuş bu güzide yazarlar- pek çok yazarın kurgularını okuma şansım oldu. Açıkçası Barış Müstecaplıoğlu ve Nermin Yıldırım’ ın hikayeleri dikkatimi biraz daha fazla çekti.

Genel olarak amacına ulaşmış, klişe olarak andığımız kurgulardan biraz daha uzaklaşmış, açık denizlerde yüzmeye çalışmış bir kitap diyelim. Şans vermekte fayda var.

Long Live Rock’n Roll!!
Bir birinden güzel ve "kanlı" hikayelerin yer aldığı kitap hem öyküseverler için hem de yeni yazarlar keşfetmek isteyen okurlar için ideal.
yeni yazarlar keşfetmek için çok iyi bir kitap genel olarak iyi fakat özellikle bazı öykülerine bayıldığımı belirmek isterim................
İsmi her zaman ilgimi çekmiştir. Bir kitaba isminden aldanarak yaklaşım göstermek kesinlikle doğru değil. Ama malesef bu kitap benim için öyle
Hakan Günday'ın eserini barındırdığı için aldığım bir kitaptı ama konu sınırlandırılması bile yapılsa yazarlığın sınırlarının olmadığına şahit oldum. :)
Aradığın şeyin ne olduğunu sor kendine. Eğer huzur arıyorsan, aşktan uzak dur. Çünkü eğer aşk arıyorsan, bir daha rahat bir uyku yüzü görmeyecek gözlerin.
İlk defa bir kızla el ele tutuşmuştum. Ne ilk öpüşme ne ilk sevgi sözcükleri ne de ilk seks beni o ilk el ele tutuşma kadar mutlu etmişti. Teninin tenime dokunduğu anda yaşadığım coşku, yörüngesinden çıkıp uzay boşluğunda sürüklenen bir uydudaki pili bitmiş robotun sürpriz elektrik akımıyla yeniden şarj olup canlanmasına benziyordu.
"Birisi... Tanrım birisi olsun şu anda! Ona laf edeceğim, onun yanına saklanacağım, yanında yaşadığımı anlayacağım biri, bir arkadaş, bir komşu, bir sevgili, belki kavga ettiğim birisi ama birisi..."
Wilson Bentley yıllar boyu kar kristallerinin fotoğraflarını çekip incelemiş ve hiçbirinin birbirine benzemediğini ispat etmişti. Aynı mevsim koşullarında oluşsa bile binlerce kar tanesinden hiçbiri öbürüne benzemiyordu.
Yaksam ya ben bu şehri! İstanbul'u yaksam ya... Bir küçük kıvılcımken şahlanıp alevler bir atın üstünde dörtnala koşturur gibi her yanı sarsa, ortalık hepten aydınlansa ya! Ateşe kesse şehir, cayır cayır kımıltısıyla içimi okşasa, ferahlatsa... Yaksam ya ben bu şehri, sonra uzak bir köşede sır olup seyretsem ya!
Teninin tenime dokunduğu anda yaşadığım coşku, yörüngesinden çıkıp uzay boşluğunda sürüklenen bir uydudaki pili bitmiş robotun sürpriz bir elektrik akımıyla yeniden sarj olup canlanmasına benziyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kar İzleri Örttü
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
ISBN:
9786055340872
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Lapa lapa yağan kar, yaklaşan Yılbaşı’nın telaşı ve bir cinayet ya da birkaç cinayet.

Bu kitabı elinize aldığınızda karşılaşacağınız üç öğe bunlar. Bu üç öğe etrafında örülmüş tam yirmi öykü, yirmi farklı hikâye. Kimi uzun kimi kısa ama birbirine hiç benzemeyen bu öykülerin her biri sizi yazarının hayal gücüyle dokunmuş alışılmadık dünyalara, farklı olaylara, tuhaf insanlara götürecek. Kâh bir otobüste bir suça tanık olacaksınız kâh aşk yüzünden işlenen bir cinayete; kâh sevdiğinizi öldüreceksiniz kâh bir romanın içinde cinayet işleyip katil olacaksınız ya da çocuk katiller göreceksiniz. Fantastik dünyalara götüreni de var, çamlar altında romantik bir ortama da, başka ülkelere de. Ama hepsinde kar yağıyor, hepsinde cinayet işleniyor, ister istemez. Eski bir yüzyılda geçeni de var, rüyalarda işleneni de bu cinayetlerin. Yağan karın romantikliğine ya da donduran soğuğa kanın kırmızısı karışıyor hep.

Yirmi yazarımızın kimi ilk kez bu türde bir öykü yazdı, ricamız üzerine; hatta ilk kez öykü yazdı, roman dışında. Onlar için de farklı bir deneyim olduğuna inandığımız bu kitabın içindeki olayların sadece öykülerde, sadece gerçek dışında kalması dileğiyle, keyifli okumalar.

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Almila Nur YILDIRIM
  • Büşra Çiftçi
  • Gözde Sönmez
  • ceren derici
  • Halil Bozdağ
  • Gaip
  • Özge
  • Butterfly
  • Loana
  • Merve

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%28
25-34 Yaş
%36
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (6)
9
%9.1 (2)
8
%27.3 (6)
7
%9.1 (2)
6
%9.1 (2)
5
%13.6 (3)
4
%4.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0