Karanlığın Soluğu

8,2/10  (24 Oy) · 
74 okunma  · 
18 beğeni  · 
825 gösterim
New York... Kentlerin belki de en karmaşığı... Olağanüstü gölgelerin egemenliğinde, birçok gizi barındıran o kalabalık kent. Kalabalığın içinde neler yaşanıyor? Sapkınlıklar, kaçırılmalar, cinayetler... Bu kentin en büyük tutkusu cehennem belki de. Ve o cehennem bir kitapta soluk alıp vermeye başlıyor, cehennemin karanlığı gözlerimizi yakıyor. Kötü Ruh'la Türk okurlarını sımsıkı yakalayan Maxime Chattam'ın yeni romanı Karanlığın Soluğu bizi soluksuz bırakıyor.

İlk kitapta FBİ'den ayrılan Joshua Brolin, bu kez polis teşkilatından da uzakta bir özel detektif olarak çıkıyor karşımıza. Teşkilatın içinden Annabel ile birlikte korkunç bir ya da birkaç katilin peşinde olarak... Her şey, çırılçıplak ve kafa derisi kazınmış olarak bulunan bir kurbanla başlıyor. Ve kurbanlar gün geçtikçe artıyor. Kadın, erkek, çocuk... Öldüler mi, yoksa hâlâ yaşıyorlar mı? Yaşıyorlarsa, nasıl bir işkencedir çektikleri? Caliban, her şeyin ve herkesin efendisi bu tüyler ürpertici macerada. Ama Caliban kim? Ve aslında kim kimin efendisi? Bu dünyaya egemen olan iblisler uzağımızda mı yoksa bir nefes kadar yakın mı bize? New York bir ses oluyor kulağımıza dolan, kentin gölgeleri de kâbuslarımız... Karanlığın Soluğu, bizi esir alıyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2009
  • Sayfa Sayısı:
    416
  • ISBN:
    9786051113920
  • Orijinal Adı:
    In Tenebris
  • Çeviri:
    Ali Cevat Akkoyunlu
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Uğur D. 
26 Mar 2015 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Lise yıllarımda okuyup beğendiğim ama aslında çok da güzel olmayan, çok çok bilindik konusu ile merak uyandıran çerez niteliğinde bir polisiye.

Kitaptan 6 Alıntı

Tatil onun gözünde birden, sakin durması için ve itaatini garantilemek üzere köpeğin önüne atılan bir kemiğe benzemişti. Gidecekti ve yeniden seyahate çıkabilmek için uzun uzun çalışmak üzere geri dönecekti. Yaşamak bedava değildi, doğum ilk fatura olmuştu, son taksiti olabildiğince ertelemek için bütün senetleri ödemek gerekiyordu. Bu Özgür İnsanlar Ülkesi'nde kimse kendisi olamıyordu.

Karanlığın Soluğu, Maxime ChattamKaranlığın Soluğu, Maxime Chattam
Asiye Yıldız 
16 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Annabel düşünerek geçirdiği bir suskunluktan sonra pişmanlığın hissedildiği bir sesle konuştu:
- Dünya doğru dönmüyor, bazen işlerin giderek kötüleştiği fikrine kapılıyorum.
- Dünyanın bu işte hiçbir suçu yok; asıl kabahati olanlar insanlar.

Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 171)Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 171)
Asiye Yıldız 
16 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kendiyle barışmış, karşılığında da cevabı bulmuştu: hiçbir cevap olmadığını kabullenecekti artık.

Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 97)Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 97)
Asiye Yıldız 
16 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsan yabancıların merakını gidererek kendine müttefikler sağlar.

Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 95)Karanlığın Soluğu, Maxime Chattam (Sayfa 95)
İrfan G 
22 Eki 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ölüm.
Soluk dişlerini ve boş göz çukurlarını sergileyen ölüm.
Her yerde, karşı konulmaz dalgalar halinde gelen ölüm.
İşte onları bekleyen, oydu.

Karanlığın Soluğu, Maxime ChattamKaranlığın Soluğu, Maxime Chattam