Karanlık Aşk 4 — Tüm Hızıyla (Karanlık Aşk #4)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.106
Gösterim
Adı:
Karanlık Aşk 4 — Tüm Hızıyla
Alt başlık:
Karanlık Aşk #4
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052006153
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Karanlık Aşk 4 — Tüm Hızıyla
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınları
Elif ve Demir uzun bir yoldan geçip çetin bir savaş verdiler. Tüm yenilgilerden sıyrılıp sonunda kazandılar. Zor sınavlardan sonra kazandıkları mutluluğu eşsiz güzelliklerle taçlandırdılar. En önemlisi tüm renklerinden sıyrılıp kendilerini birbirlerinde akladılar.

Serinin dördüncü ve son kitabında Elif ve Demir’in aşklarının güzel meyveleriyle yaşadıkları keyifli ve zorlu serüvene şahit olacaksınız. Zaman zaman onlarla gülüp her sayfayı heyecanla çevireceksiniz. Macera kaldığı yerden devam ediyor. Hem de tüm hızıyla…

“O gece, herkesin arzuladığının aksine, beni daha da güçlü kıldı. Zordu, çok zor. Yaşananları kaldırmak güçtü. Yaşanacakları tahmin etmek imkânsızdı.Hikâyem kurumuş bir defne yaprağına yazılıydı sanki. Okuyabildiğim kadarını yaşamıştım. Ben o gece benliğimde yaşam bulan tüm beyazları siyaha sattım. Benim değiştiğimi düşündüler. Oysaki ben yenilendim. Gerçek benliğimi buldum. Ne kadar güçlü olduğumu anladım. Kendim kararırken, siyahı akladım. Ve bir hikâyeye başladım. Kendi yazdığım, başrolünü üstlendiğim bir hikâyeye...Ben kim miyim? Ben Elif Sancak Kara. Beyazlarında peyda olan siyaha karışmış bir kadın...”
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çok sevdiğim bir kitap serisi oldu. Yaşımdan dolayı biraz çocuksu geldi ama anlatımı, dili güzeldi. Sıkılmadan kolay okudum ve dinlendim. Çevremdeki herkese tavsiye ettiğim gibi size de ediyorum.

Yazarın emeğine sağlık
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Herkes kitaplardan bahsetmiş, ben size biraz yazarından bahsetmek istiyorum. Lütfen sonuna kadar okuyun.

Senelerce çevremin baskısından dolayı bu kitap serisi kadar yazarından da nefret etmiştim. Kitaplarını okumamıştım, yazarını hiç görmemiş konuşmamıştım ama güvendiğim insanlar sevmiyorsa bir bildikleri vardır diye düşünüp bende bir çok sosyal medyada yazar ve kitapla ilgili kötü söylemlerde bulunmuştum.

Geçen sene sevdiğim birkaç yazarı görmek için Ankara kitap fuarına katıldım. İmza yerlerini ararken Müptela standını gördüm. Bir kalabalık vardı ki anlatamam. Merakıma yenilip sağından solundan dolaştığımda Tuğçe Aksal'ın imzasının olduğunu fark ettim. İlk anda aklımdaki düşüncelerden dolayı içimde bir nefret, iğrenme duygusu oluştu. Bu kadar insan bu kitap için imza sırasına mı girmiş, bu kadının yüzüne mi bakıyorlar diye kendi kendime söylenirken Yazarın güler yüzü kafamı kurcaladı. Kitap bakma bahanesiyle stant önümde oyalanıp yazarı ve kalabalığı izledim.

Yapmacıklıktan uzak, doğal bir gülümsemesi var öncelikle onu söyleyeyim. O kadar samimiydi ki gelen herkese sıkıca sarılıyordu, seviyordu. Sanki herkesi yıllardır tanıyormuş gibi davranıyordu. Gözü her zaman sıradaki okurlarının üzerindeydi. En ufak bir terslikte anında müdahale ediyordu. Hiçbir soruyu cevapsız bırakmıyordu. Ailesiyle gelen okurların aileleriyle konuşuyor, engelli okurlarının ayağına kadar gidiyor, torununu getiren bir teyzeyi sırada yorulmasın diye kalkıp yerini verdiğini ve elini öptüğünü gördüğüm an ne oluyor dedim yalan yok.

O kadar söylenenler, kitapları, arkadaşlarımın muhabbetleri ve karşımda duran kadın. Tamamen birbirine zıttıydı. Rol mü yapıyor diye merak edip sıraya girdim. O kadar kontrollü ki, sıraya aradan girmeye çalışanları fark edip kibarca uyardı her seferinde. Okurlarına da asla söz söyletmiyor bu arada. Stant görevlileri kitapların önünü kapatıyorlar diye sertçe uyarıda bulunduğunda Tuğçe Hanım onları kibar ama uyaran bir dilde uyardı ve bir sıkıntı olduğunda okurlarına değil ona söylenmesi gerektiğini söyledi. Hak yemediğini görünce vicdanım ufaktan sızlamaya başladı ama hala ortada bir oyun olduğunu düşünen bir tarafımda vardı. Bu arada ben hariç sırada olan herkes çok heyecanlıydı. Kitaplarından, yazardan, diğer imza günlerinden bahsedip duruyorlardı. Fotoğraflarını çekiyorlar, kadını fotoğraftan bile seviyorlardı. Bu kadar sevgi gerçekten garip gelmişti o an.

Sıra bana geldi. Konuşmadım. Sadece baktım o ise gülümseyerek hoş geldin dedi. Kitabım yok dedim. Açıkçası hiç okumadım dedim. Önemi yok sarılmak ister misin diye sordu. Beni hiç tanımıyor, hatta bakışlarımdan ters biri olduğumun belli olduğuna adım kadar eminim, kitabım yoktu hatta hiç okumamıştım ama o diğer okurlarından ayırmaksızın bana yakın davranmıştı. Hasta olduğumu bahane edip sarılmadım. Sadece onu görmek için sıraya girdiğimi söyleyip çıkıp gittim. Biraz samimiyetten telaşlanmıştım. Sadece gülümseyip arkamdan iyi günler diledi ve diğer okurlarına geçti.

Kafam allak bullak diğer imza günlerine katıldım. Fuardan çıkmadan da şu çok bahsedilen Karanlık Aşk kitabının ilkini alıp eve döndüm. Kitabı bir günde bitirdim. Bahsedilen hiçbir şeyi göremedim. Açık arıyorum ya gidip diğer serileri sipariş verdim. Gelir gelmez onları da okudum. Size şunu söylemeliyim kendimden utandım. Bunca senedir bir yalanı savunduğumu fark ettiğim an vicdan yüküm öyle arttı ki o gece ciddi ciddi ağladım. Yazar bu yazıyı okur mu bilmiyorum ama gerçekten çok ÖZÜR DİLERİM.

Senelerce kötü yorum yapıp, karalayanlardan biri de bendim ve sadece çevreme güvenmiştim ve kitapla ilgili hiçbir söylenenin gerçek olmadığına okuyup şahit oldum. Arkadaşlarıma bunu söylediğimde çok tartıştık ama zorla da olsa onlara da kitabı okuttum ve şu an onlarda kendilerini benim gibi hissediyorlar.

Demem o ki kimseyi okumadan yargılamayın arkadaşlar. Bu kitap serisinin sosyal medyalarda dolaşan yazılarla uzaktan yakından alakası yoktur. Okumaktan çekinmeyin.

İyi günler.
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okuma alışkanlığı kazanmama vesile olan kitap serisidir. Doğuda görev yapan bir polisim ve boş zamanlarımı oyun oynayarak harcıyordum. Badimin elinden düşürmediği bu kitapları, sıkıntıdan bir nöbet gecesi vakit geçsin diye okumaya başladım. İlk kitabı o gece bitirdim. Diğer kitapları da neredeyse o ay içerisinde okudum. Kesinlikle Tuğçe Aksal'ın kaleminde bir büyü olmalı çünkü hiçbir zaman bir kitapta 10 sayfadan ileriye gidememiştim. Konusuyla, yazım diliyle, karakterleriyle gerçekten benim gibi okuma özürlü birine bile kitap okumayı sevdirdi.
Şöyle bir sitedeki yorumlara göz attım da. Bizim düşmana ihtiyacımız yok lan. Biz bize yetiyoruz zaten. Kitabı okumasam söylediklerinize inanmayı tercih etsem sizin günahınıza bende ortak olacaktım. Yazık, biz bu insanlar için mi gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Kardeşlerime, aileme, tüm arkadaşlarıma önerdiğim gibi size de öneriyorum. Okumayı sevmiyorsanız bu kitaplardan başlayın derim.
Mardin'den selamlar.
336 syf.
·3 günde·1/10 puan
Karanlık Aşk Serisi -Spoi İçerir

Kitaplardan tek tek bahsetmek yerine serinin tüm kitaplarından bir arada bahsetmek istiyorum. Kitabı tek bir cümle ile anlatacağım öncelikle. Bu cümle "Kötü Çocuk" hikayesi olacak.

Bir kızımız var ismi Elif. Elif tecavüze uğrar. Evet doğru. Başına çok kötü bir şey gelir. İğrenç ve de insanlık dışı bir şey. Ama hiçbir şey olmamış gibi hikaye devam eder. Ne olur biliyor musunuz? Baş karakterimiz ona bu iğrençliği yapan kişi ile sevgili olur hatta evlenir ve de çocukları olur. Konu olarak, içerik olarak, karakterler olarak kitap iğrençti. Cidden iğrençti. Bir insan bu konu ile nasıl kitap yazabilir. Hadi yazdın olay örgüsünü bu şekilde nasıl yapabilir. Bu olayı çok basit bir şeymiş gibi anlatmış yazar. Hani sanki tecavüz çok basitmiş, bunu bir insanın yaşaması çok olağanmış gibi yazmış. Ona, bunu yapan kişiye aşık olmak, evlenmek ve çocuklarının olması çok sıradan bir olaymış da ben abartıyormuşum gibi geldi.

Ben basılı halini okumadım. Belki bir nebze olayların gidişatı değişmiş olabilir ancak genel olarak kitabın içeriği değişmediğine eminim. Çok kötü bir konusu vardı. Kurgusu, karakterleri kötüydü. Bu derece iğrenç bir olayı çok sıradanmış gibi anlatılması zaten son noktaydı. Kesinlikle okumayınız.
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kim ne söylerse söylesin okumaktan sıkılmadığım, her okuduğumda ilk kez okuyormuş gibi hissettiğim, okumadığım anlardaysa karakterleri çok özlediğimi fark ettiğim bir kitap serisidir.
İnsanların ne düşünerek okuduklarını, yada okumadan nasıl bu kadar kötü yazılar yazabildiklerini anlamıyorum. Yalan yanlış bilgiler, olmayan konuların yazılmış gibi davranılması, kitaptaki olayları cımbızla çekip sanki sayfa sayfa yer verilmiş gibi yazılan tepkiler. Nereye gidiyoruz biz insanlar olarak anlamıyorum.
Maalesef ki her meslekteki durum bu. Başarıyı mı çekemiyoruz, başarılı olamadığımız için tepkimiz bunu başaranlara mı anlamıyorum ama benim mesleğimde bile karşıma gelen bir durum bu. Meyve veriyorsan taş yemeğe hazırlıklı olmalısın bu dünyada.
Kıskançlık bu kadar vicdanı karartmamalı. Ortaya konulan bir ürün var ve belki de siz hiçbir zaman böyle bir şey yapmanın zorluğunu bilemeyeceksiniz. Biraz duyarlı olun lütfen ve insanların geleceklerine, sırf çekemediğiniz için engel olmayın.
Kitap serisine bayılıyorum. Çevremdeki herkese tavsiye ettim. Bizim yaşımıza çok uygun olmasa da, sonuçta lisede geçiyor. Hepimiz lise okuduk değil mi? O günlere özleminizi gidermek için ideal bir kitap serisidir.
Kötü bahsedilen tüm yazılar, eleştirmenlerin kara vicdanlarındandır. Lütfen ön yargılı olmadan kitapları alıp, sonuna kadar okuyun ve öyle yorum yapın.
336 syf.
·1 günde·6/10 puan
Serinin son kitabıyla yorum yapmadan geçmek istemedim.Demir ve Elif'in hikayesini okumak çok güzeldi.Elif çok güçlü bir kadın yaşadıklarına rağmen dimdik durması ve hayata yeniden başlaması -tabi Demir ile birlikte-çok güzeldi ben çok sevdim.Ilk defa kötü olmayan bir karakter vardı.Demir.Aslında kitabın başlarında Elif'e ne kadar kötü davransada kız kardeşine üzgün ve yaralı bir adam o.Kitabın tek sevmediğim özelliği sonlarda çok hızlı gitmiş olması mesela Cem ve Cansu nasıl âşık oldu düğünleri nasıldı?Cem Cansu ile birlikte olabilmek için neler yaptı?O değilde sen 5 çocuğu nasıl doğurdun be bacım?Senin kilon neydi zaten neyse oraları merak etmedim değil Cem çok tatlı bir karakter keşke güzel yazar onlarla ilgilide bir kitap yazsa.Ben kitabı beğendim ama dediğim gibi hızlı olmasaydı keşke.Okuyun.Okutun.
336 syf.
·Beğendi·10/10 puan
İşte aradığım kitap. Bu kitap biraz çerezlik gibi de olsa çok güzeldi. Beğenerek hızla okudum. Çocuklarımızı tanıyoruz adım adım :) İlk 3 kitabı okuduysanız mutlaka okuyun bunu. Çok seveceksiniz
336 syf.
·10/10 puan
Demir ile Elif'in hayatı dolu dizgin devam ediyor.
Bora ve Melek'in de kızları oluyor. Asıl bu kitapta Cem aşık oluyor ama iyi bir insan değil aşık olduğu kişi.
Cem'in diyalogları bu kitapta tam zirvede çoğu yerde insanı gülmekten kırıp geçiriyor ve Cem'in hayatına Cansu giriyor... Cem'e bir aşk kokusu geliyor ama bu sefer ki doğru aşk....
Güzel bir kitaptı ve güzel bir seri devamı gelecek gibi duruyor en azından çocukların hayatı konu olur diye tahmin ediyorum.
İyi okumalar..
Tekrar tekrar okudugum en güzel kitap... Okumak isteyenlere tavsiye ediyorum. Tabi lise çağında baslayan askları biraz garibime gitsede sonucta kitap.. basarili.
336 syf.
·Puan vermedi
Serinin son kitabın da doğumlar evlilikler gerçekleşiyor. Biraz daha karanlıktan uzak aydınlığa yaklaşıyorlar. Gülerek keyif alarak okudum. Mutlu son olan kitapları seviyorum.

Siyah beyaza tutuldu. Beyaz siyaha yön oldu. Birlikte çok güzel aşk oldu.
336 syf.
·5/10 puan
Serinin son kitabı, devamı gelir mi bilmiyorum ama şu an en son basılan kitap. Anlatım, kurgu... Hepsi harikaydı. Birçok kişi kurguyu saçma olarak düşünüyor. Yanlış düşünce bence... Haklısınız bazı konularda ama bu kitap, gerçek hayatta olan birşey değil ki nefret ediyorum gibi sözler yazıyosunuz. Hiç kimse bunu hak etmez. Kitabımıza gelirsek bu sefer Cem' in düşüncelerine daha çok yer verilmiş. Benim hoşuma gitti. Eğlenceli...
" Aşk, dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acılarından yaratılmıştır. Cennetin huzuruyla cehennemin azabının arasında kalan bir araftır. "
Hayat denen, nefes aralarında taşıdığın beden ağır gelirdi kimi zaman. Daralırdı ruhun. Karanlık esir ederdi seni, yalnızlığına çekerdi. Korkuların fırsat bu fırsat deyip gün yüzüne çıkardı. Ama unuttuğu bir şey vardı insanın, her gece iki gündüzün arasındayken aydınlıktan kaçış yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlık Aşk 4 — Tüm Hızıyla
Alt başlık:
Karanlık Aşk #4
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052006153
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Karanlık Aşk 4 — Tüm Hızıyla
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Müptela Yayınları
Elif ve Demir uzun bir yoldan geçip çetin bir savaş verdiler. Tüm yenilgilerden sıyrılıp sonunda kazandılar. Zor sınavlardan sonra kazandıkları mutluluğu eşsiz güzelliklerle taçlandırdılar. En önemlisi tüm renklerinden sıyrılıp kendilerini birbirlerinde akladılar.

Serinin dördüncü ve son kitabında Elif ve Demir’in aşklarının güzel meyveleriyle yaşadıkları keyifli ve zorlu serüvene şahit olacaksınız. Zaman zaman onlarla gülüp her sayfayı heyecanla çevireceksiniz. Macera kaldığı yerden devam ediyor. Hem de tüm hızıyla…

“O gece, herkesin arzuladığının aksine, beni daha da güçlü kıldı. Zordu, çok zor. Yaşananları kaldırmak güçtü. Yaşanacakları tahmin etmek imkânsızdı.Hikâyem kurumuş bir defne yaprağına yazılıydı sanki. Okuyabildiğim kadarını yaşamıştım. Ben o gece benliğimde yaşam bulan tüm beyazları siyaha sattım. Benim değiştiğimi düşündüler. Oysaki ben yenilendim. Gerçek benliğimi buldum. Ne kadar güçlü olduğumu anladım. Kendim kararırken, siyahı akladım. Ve bir hikâyeye başladım. Kendi yazdığım, başrolünü üstlendiğim bir hikâyeye...Ben kim miyim? Ben Elif Sancak Kara. Beyazlarında peyda olan siyaha karışmış bir kadın...”

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Damla
  • Melike KANDEMİR
  • Sedanur Akdağ
  • Naz
  • Nursel KOKA
  • Ruzgarnglgesi
  • Mrs. Book
  • Büşra Koç
  • Melisa Şenkal
  • Gri Kadın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (42)
9
%4.3 (3)
8
%5.7 (4)
7
%7.1 (5)
6
%7.1 (5)
5
%7.1 (5)
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%7.1 (5)