·
Okunma
·
Beğeni
·
280
Gösterim
Adı:
Karanlıklar Dükü
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052995907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Maskeli bir adam

Maximus Batten yirmi yıl önce annesi ile babasının cinayete kurban gidişine tanık olmuştur. Artık Wakefield Dükü olan Maximus günlerini parlamentoya yön vererek geçirmektedir. Fakat geceleri St. Giles Hayaleti olarak bu tehlikeli muhitte katilin izini sürmektedir. Bir gece ona meydan okuyup geri adım atmayan bir kadınla karşılaşır...

Dengiyle karşılaştığında

Artemis Greaves hayatını bir refakatçi olarak geçirse de gösterişsiz kıyafetlerinin altında bir avcının kalbi atmaktadır. St. Giles Hayaleti onu serserilerden kurtardığında Artemis karşısındakinin kendisi gibi biri olduğunu görür ve içinde bir merak kıvılcımı doğar. Bu kıvılcım, Hayalet'in gerçek kimliğini anladığında yangına dönüşecektir.

Tutkuları açığa çıkacak

Artemis cüretkâr bir hamle yapıp Maximus'tan nüfuzunu kullanarak hapsedilen ağabeyini özgürlüğüne kavuşturmasını ister. İstediğini alamazsa dükün gizli kimliğini açığa çıkaracaktır. Ama güçlü bir düke şantaj yapmanın riskleri vardır. Kaplanı kuyruğundan yakalayan Artemis, Maximus'un gazabıyla mı yoksa tutkulu dokunuşlarıyla mı karşı karşıya kalacaktır?

“Romantizm ve gizemle örülmüş bir öykü.”

- Publishers Weekly

“Karanlıklar Dükü aşkın büyüsüne inanmanızı sağlayacak.”

- RT Book Reviews
384 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Karanlıklar Dükü
Elizabeth Hoyt,
Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap bitirme şerefine eriştim. Tabi buda en sevdiğim yazarlardan biri oldu. Kitabını görür görmez okumak istediğim nadide yazarlardan
Şimdi kitaba gelirsek nedense ilk yüz sayfa zorla okudum resmen Penelope karekterine gıcık olarak. Ve Artemis
Bilemiyorum kızı da sevmedim karekter olarak bana hiç biri gerçekçi gelmedi duyguyu hissetmedim . His bulamadım güzeldi ama benim beklentim daha yüksekti kitapta en sevdiğim karekter Apollo oldu sanırım/kızın kardeşi bu arada/ ne alaka bilmiyorum ama inanin öyle
Yani kısaca benlik değildi kitap
384 syf.
·1 günde·6/10
Pegasus çok şükür Hoyt'u hatırladı. Yayın evinden hamle gelmeyince geçen şubat ayından beri seriyi okumaya devam ediyorum. 4 kitap sonra da (2 ana + 2 yan kitap) bitirmiş olacağım. Seriyi sevenler yayın evinin keyfini beklemektense İngilizce'sini okuyup bitirsinler. Malum, bu kitap 22 ay sonra çıktı, sonraki kitabı ağırlık verdikleri psikolojik/gerilim ve kişisel gelişim kitaplarından ötürü garanti 3 sene sonra çıkarırlar.

BÜYÜK ORANDA SPOILER İÇERİR!!!

Kitap hem beklediğimi verdi hem de vermedi. Açıkçası biraz daha sırlarla dolu ve macera dolu bir kitap bekliyordum. Sonuçta Artemis şu kitaba kadar tam bir sır kutusuydu. Kendisinden daha karanlık şeyler beklerdim. Meğerse kardeşiyle birlikte kader kurbanı olmuşlar.

Ayrıca St. Giles Hayaleti diğer 2 kitaptakine göre daha az yer kaplıyordu. Bu özelliği beğenmedim demek isterdim fakat karaktere fazla gıcık olduğum için boş veriyorum.

Kitap Artemis'in geçmişi ve bu dük bozuntusunun ailesinin katilini araması diye 2'ye ayrılıyor. İyi ki yazar Artemis'e daha sık yer vermiş. Adam kitabın son çeyreğine kadar boş boş dolandı durdu.

Kitapta ufak da olsa Asa'yı gördüm. Olaylarla alakası olmamasına rağmen kendisi en büyük zarara uğradı. Ve ilerleyen kitaplarda büyük rol oynayacak yeni bir karakter geliyor. Nasıl bir karakter henüz fikrim yok.

Kitabı resmen Artemis sırtlamış. Allah'ım sen ne güzel bir kadınsın öyle! Zaten serinin 3. kitabından beri gözüm tutmuştu hatunu. Büyük oranda kendisinden beklediğim hareketleri gerçekleştirdi. Hayatım boyunca okuduğum ruhen en olgun kadın karakter kendisi oldu.

Yalnız bu kadar alçak gönüllü olduğunu ben de tahmin etmiyordum. Kadın bildiğiniz bunun kitabını yazmış. Maximus ile ilişkisindeki riskleri ve zorlukları biliyordu ve bunları olduğu gibi kabullenmesini sevdim. Tabi bu uysal göründüğü anlamına gelmiyor. Kitap ilerledikçe haklı sebepler ortaya koyarak niçin ilişkiyi sürdüremeyeceğini de güzel bir biçimde anlatıyor.

Ama Artemis'in içinde özgür bir ruh da mevcut. Her ne kadar kuzeninin Maximus'a ilgisi olduğunu bilse de onunla ilişki yaşamaktan çekinmedi. Sonradan kuzenine yaptığı şey için üzüldü ama pişman olduğunu sanmıyorum. Bu durumlarda kadın karakterler fazlasıyla drama bağlıyorlar. Artemis, tersini gördüğüm ilk kişi oldu. Yalnız sapıklıkta Winter'ı aratmamasına oldukça güldüm. Kendini dükün kişisel hizmetkarına gösterecek kadar vurdumduymaz olması oldukça eğlenceliydi.

Artemis'in biricik kardeşi Apollo da ayrı şahane! İntikam Maskesi'nde 3 sayfa görünmesine rağmen ona ve kardeşine duyduğu sevgiye bayılmıştım. Şimdi ise bu durum katlanarak arttı. Kardeşler arası bağın hala sıkı olmasını sevdim. Meğerse bombalar Apollo'da saklıymış. Ama burada kendi gözlemim kadar Artemis'e de canı gönülden inanıyorum. İki kardeşin bu durma düşmesinin sebebi kesinlikle Apollo'nun suçu değil. Kimin olduğunu sonraki kitapta öğreneceğim. Şimdiden o kişi için hoş olmayan düşüncelerimi hazırladım. Ayrıca bu kitapta Apollo'ya zarar veren karaktersizin de Allah belasını versin diyorum.

Şimdiiii, gelelim Maximus ayısına! Yazarın bu serisindeki diğer karakterlere nazaran kendisi için fazla bir hazırlık yapmadığını gördüm. Bildiğimiz klasik historical düküydü. Normalde kendisini es geçerdim fakat karşısında Artemis isimli bir tanrıça olunca iş değişiyor. Zamanında Maximus, Artemis'e ağır gelir demişim. Düzeltiyorum: Maximus, Artemis'i hiç mi hiç hak etmiyordu.

Oğlum, seni de kara listeme aldım! Neymiş "Ben bir düküm, Artemis'i bırakmam ama o sadece metresim olmalı. Ben onun soylu kuzeniyle evleneceğim." Terbiyesize bak ya! Unvan olarak yüksek olabilirsin ama adam olmadığın kitap boyunca o kadar belli ki. Oldukça melek gibi bir babası olmasına rağmen ona piç diyen birinden ne beklenir ki zaten! Yerin dibine gir inşallah!

Seride Maximus ayısından sonra bir de James denen bir arkadaş mevcut. Her zamanki gibi hayalet arayacağım niyetine yine mikser görevini üstlenmiş durumda ama bu sefer mikserliği ona pahalıya patladı. Kitabı gelecekte okuyacak olanları bilemem ama başına geleni okuyunca bir "Ohhhh" çekmiş olabilirim. Gönül isterdi şu karakterden sonsuza kadar kurtulayım, maalesef 8. kitabın baş kahramanı kendisi.

Kitapta Artemis ve Apollo'dan sonra beklediğim kişi tabi ki biriciğim Winter'dı. Tabi gelir gelmez yine Winter'lığını yaptı. Artemis'in başına gelenden sonra kendisini ölü kabul etmesi kopardı beni. Herhalde aynı şey eşinin başına gelse "Eşim nasıl olsa öldü." diyerek ortamdan çekip gidecek. Godric ile de iyice kanka moduna girmişler. Ama bu ikiliyi anca 2 sayfa okumak üzdü. Ben biraz daha kitaba dahil olmalarını isterdim. Ah eşek Maximus ah! Derdini bu kankitolara anlatsan ne sen uzun seneler katil arardın ne bu ikiliyi az okurduk.

Ya, ben şimdi Winter bebeğimle 9. kitaba kadar ayrı mı kalacağım? İzninizle ağlama köşeme çekiliyorum.
384 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Yazarın kitabını bir şevkle okudum okumasına , çook da beğendim de ve her güzel bir şeyin sonu olduğu gibi bu güzel kitap da üzülerek söylüyorum bittiii. Serinin yedinci kitabının da çıkmasını beklerken herhalde bir iki yıl daha geçer.
SPOİLER İÇERİR!!!


Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse;
Maximus Batten yirmi yıl önce annesi ile babasının cinayete kurban gidişine tanık olmuştur. Artık Wakefield Dükü olan Maximus günlerini parlamentoya yön vererek geçirmektedir. Fakat geceleri St. Giles Hayaleti olarak bu tehlikeli muhitte katilin izini sürmektedir. Ve bir gece ona meydan okuyup geri adım atmayan bir kadınla karşılaşır...

Dengiyle karşılaştığında
Artemis Greaves hayatını gösterişsiz kıyafetlerinin altında bir refakatçi olarak geçirmektedir. St. Giles Hayaleti onu serserilerden kurtardığında Artemis karşısındakinin kendisi gibi biri olduğunu görür ve içinde bir merak kıvılcımı doğar. Ve St. Giles Hayaletinin gerçek kimliğini öğrenmesiyle de hapsedilen ağabeyini kurtarmak için düke şantaj yapmaya kalkışır; eğer dük istediğini yapmazsa gizli kimliğini açığa çıkaracaktır.
Peki bu oyundan (şantajda) kim galip gelecek?

Maximus ile Artemis’in birbirine denk olduğunu kitabı okurken daha iyi anlayacaksınız. Her ne kadar Maximus başlarda kendine denk görmese de..
Serinin bir sonraki kitabı Artemis’in kardeşi Apollo’yu anlatacak ve bu kitapta okuduğum kadarıyla bile Apollo benim merakımı cezbetti şimdiden umarım sevgili yayınevi azcık insafa gelir ve serinin devam kitabı için bu kadar beklemek zorunda kalmayız.
384 syf.
·1 günde·9/10
Elizabeth Hoyt'un pdf ile okumadığım ve satın aldığım tek kitabı olduğu için yer bende ayrı. Kitabı göğsüme bastıra bastıra okuduğum doğrudur. Hoyt okumayı gerçekten çok özlemişim. Olay örgüsündeki heyecan ve aşk çok yerindeydi. Tabi maximus'un beni delirtmediğini söylersem de yalan olur. İşleri boşu boşuna yokuşa sürse de sonunda akıllandı çok şükür. Apollo'nun hikayesini de merakla bekliyorum. Kesinlikle tavsiye ederim pişman olmayacaksınız.
Maximus’un kaşları havalandı. “Bir Leydiye göre kanlı avlara fazla meraklı gibisiniz, Bayan Greaves.”
Artemis omuz silkti. “Onun yetişkin bir tavşanı yakalayabilmesine hiç ihtimal vermiyorum, Ekselansları. Ayrıca,” diye ekledi genç kadın doğrulurken, “ne de olsa av tanrıçasının ismini taşıyorum.”
Elizabeth Hoyt
Sayfa 113 - Pegasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlıklar Dükü
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052995907
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Maskeli bir adam

Maximus Batten yirmi yıl önce annesi ile babasının cinayete kurban gidişine tanık olmuştur. Artık Wakefield Dükü olan Maximus günlerini parlamentoya yön vererek geçirmektedir. Fakat geceleri St. Giles Hayaleti olarak bu tehlikeli muhitte katilin izini sürmektedir. Bir gece ona meydan okuyup geri adım atmayan bir kadınla karşılaşır...

Dengiyle karşılaştığında

Artemis Greaves hayatını bir refakatçi olarak geçirse de gösterişsiz kıyafetlerinin altında bir avcının kalbi atmaktadır. St. Giles Hayaleti onu serserilerden kurtardığında Artemis karşısındakinin kendisi gibi biri olduğunu görür ve içinde bir merak kıvılcımı doğar. Bu kıvılcım, Hayalet'in gerçek kimliğini anladığında yangına dönüşecektir.

Tutkuları açığa çıkacak

Artemis cüretkâr bir hamle yapıp Maximus'tan nüfuzunu kullanarak hapsedilen ağabeyini özgürlüğüne kavuşturmasını ister. İstediğini alamazsa dükün gizli kimliğini açığa çıkaracaktır. Ama güçlü bir düke şantaj yapmanın riskleri vardır. Kaplanı kuyruğundan yakalayan Artemis, Maximus'un gazabıyla mı yoksa tutkulu dokunuşlarıyla mı karşı karşıya kalacaktır?

“Romantizm ve gizemle örülmüş bir öykü.”

- Publishers Weekly

“Karanlıklar Dükü aşkın büyüsüne inanmanızı sağlayacak.”

- RT Book Reviews

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • İlkim Pınar Saral
  • Ikbal Bol
  • büşra sert
  • Varsiya
  • PINAR DEĞİRMENCİ
  • Serpil Kır
  • rego
  • mucdem
  • Maggie

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%16.7 (1)
8
%33.3 (2)
7
%0
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0