Adı:
Karanlıktan Sonra
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050943214
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Volkan Erdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Ona karşı koyamazsın…

Sık sık aynı rüyayı görüyorum: Yedi yaşındayım ve yine öksüzüm. Yapayalnızım ve güvenebileceğim tek bir yetişkin yok çevremde. Gece olmak üzere. Hep aynı rüya. Rüyamda, hep yedi yaşına dönüyorum.

Bütün bir geceyi dışarıda geçirmek zorunda olan bir genç kız… Onun iki aydır uyanmak istemeyen kız kardeşi… Aşk otellerinden birinde korkunç şekilde dövülen bir eskort kadın… Karanlık yanını büyük bir ustalıkla gizleyen bir erkek… Ve güzel bir kızı başka bir gerçekliğe kaçıran Yüzü Olmayan Adam… Karanlıktan Sonra gece insanlarının romanı… Bütün Murakami romanları kadar gizemli ve ürpertici…
180 syf.
·10/10
Bu kitap bana taa Ankaralardan hediye gelmişti. Ama okumak için kendimi hazır hissedemedim bir türlü. Bilmediğim bir yazar ile ilk kez tanışmak ürkütücü oluyor benim için. Derken zaman geçti. 2 gün önce saat bilmem kaç raftan aldım ve okumaya başladım. Normalde çok fazla süslü cümleler içeren kitaplar pek hoşuma gitmez ama.. Bir kitaba o süsler bu kadar mı yakışır yahu ! Kelimeler cümlelerin içerisinde yağ gibi kayıyor. Bir bakıyorsun ki sayfa sonuna gelmişsin. Olayları resmen yaşıyorsun o cümlelerin içerisinde. Kitap 180 sayfa . Ve bu 180 sayfada sadece bir gece anlatılıyor. Bir genç kızın dışarıda geçirdiği masum bir gece.. Kitapta belirli bir son yok. Yazarımızın tarzı da buymuş sanırım. Yani sonu sen belirliyorsun. İster mutlu yaz ister mutsuz . Ama sonu saçma sapan bitmiyor . Eksiklikten çok merak duygusunu hissediyorsun. "Acaba ne oldu ? " gibisinden. Bu kitabı okuduktan sonra geceyle olan samimiyetim azaldı , geceye bakış açım değişti. Gecenin karanlık yüzüyle bu kitapta tanıştım yani. Her yorumdan sonra ; " kesinlikle okumalısınız " cümlesini klişeleştirmek istemiyorum artık. Ben anlatayım siz karar verin. Orta yolu bulalım
180 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Epey bir zamandır pek çok yerde karşıma çıkıyordu Haruki Murakami ismi. Çevremde kitaplarını okuyan ve ondan övgüyle söz eden pek çok insan vardı, gazetelerin kitap eklerinde hakkında olumlu yazılar okudum, bakındığım kitapçı raflarında hep iyi yerlerde konuşlanmış gördüm kitaplarını. Ama ben nedense bana hitap etmeyeceğini düşüğündüğüm bir bestseller yazarı olarak kodlamışım kafamda, yüz vermedim Murakami'nin bana habire göz kırpan kitaplarına. İlk kez bir kitap fuarında yine nedendir bilinmez yendim bu direncimi ve iki kitabını birden aldım: Karanlıktan Sonra ve Sahilde Kafka. Ve sanırım, sarmazsa kalın olanı elimde uzun süre kalmasın diye, daha kısa olmasının da etkisiyle Karanlıktan Sonra'yla başlamaya karar verdim.

Çok akıcı, duru bir dili var yazarın. Elinize aldığınız andan itibaren su gibi akıp gidiyor (bakmayın benim dört günde bitirdiğime. hayatımdaki yoğunlukla ilgili, yoksa bir günde bitirilecek bir kitap bu). Öykünün şimdiki zaman kipinde anlatılıyor olmasının da bu akıcılıkta payı olduğunu düşünüyorum sebebini açıklayamayacağım bir biçimde.

Bir gecede olup bitenleri anlatıyor yazar. Dakikalar ilerledikçe Tokyo'nun farklı semtlerine, semtlerde yaşayan karakterlerin başından geçenlere götürüyor bizi. Sorduğu soruların hiçbirine yanıt vermiyor, aslında soru da sormuyor. Yalnızca anlatıyor, anlattıkça açılıyor, sürüklüyor.

Tek bir kitapla yorum yapmak doğru değil belki ama bu kitabından yola çıkarak söylüyorum; özgün bir anlatımı olan, farklı bir yazar Murakami, hakkını teslim etmek lazım. Diğer kitaplarını okumaya da şimdiden karar verdim.
180 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Japonların günümüzde en çok okunan yazarlarından biri olan Haruki Murakami'nin Karanlıktan Sonra adlı kitabını, yazarın diğer kitapları gibi merakla ve heyecanla okudum. Yazarın alışılmış tarzının biraz dışında olduğunu söylemeliyim, çünkü belirli bir hikaye değil de daha çok durum öykücülüğü mevcut. Oldukça akıcı ve sade bir dilin yanında güzel detaylar ve herkesin aklına gelmeyecek zeka ürünü benzetmeler içeriyor kitap. Murakami farklı kişi ve ortamlardan aktardığı olayları daha sonra birbirine bağlayarak bir hikaye zinciri oluşturuyor. Diyalogların samimi ve keyifli olduğunu söylemek mümkün. Konuya gelmek istiyorum ancak kitabın tek bir konusu yok. Genel olarak gece vakti farklı mekanlarda geçen ilginç olaylar anlatılıyor fakat bit öykü kitabı değil. Bazen şaşkınlığa uğratıp Murakami ne yapmış böyle dedirten türden. Geceleri dışarıda dolaşan Eri adında bir kız, onun sürekli uyuyan ablası Mari, caz grubunda saksafon çalan Takahaşi adında öksüz bir genç ve bir aşk otelinde Çinli bir eskort kızı öldüresiye döven Şirakava adlı şirket çalışanı kitaptaki karakterlerden başlıcaları. Düşünün bu kadar farklı ve garip kişilikleri bir araya getiriyor yazar. Olumsuz yorumların aksine beğendim açıkçası. Yazar biraz tarzının dışına çıkmış olsa da iyi bir eser ortaya koymuş. Durağan yapısı belki biraz sıkabilir, çünkü hızla ilerlemiyor ve ortam tasvirleri fazla. Mükemmel bir kitap olduğunu söylemiyorum eksikleri var ancak başarılı bence. Aranızda beğenmeyenler çıkacaktır kitabı fakat şunu belirtmem lazım ki, Murakami'nin esas tarzının biraz dışında bir kitap.
180 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yine Murakami'den beklentilerimi karşılayan bir eser. Dili sade, akıcı ve oldukça heyecanlı ilerliyor.
Kitap oldukça gizemli, kafanızda çok fazla soru işareti oluşturacak cinsten. Eğer daha önceden yazara alışıksanız, okuyucuya bırakılan sonlara da alışıksınızdır. Ancak ben alışık olmama rağmen, bu defa kafamda bazı şeyler yerleşmedi. Yerleşebilseydi daha güzel olurdu. Ancak yine de keyifle ve bir solukta okudum. Tavsiye ederim.
180 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Murakami kitabı. Her sene bir adet. Son okuduğum kitabı en sevdiğim kitabı olmuştu. Tsukuru Tazaki'den bile çok. Ama İbrahim hocayla konuşurken, onun kitaba-Tsukuru- olan sevgisini dinlerken biraz da haksızlık ettim diye düşünmedim değil.

Karanlıktan Sonra da bir Murakami kitabındaki klasik şeylerle dolu: müzik parçaları, eserleri; genç bir kız ya da erkek; olağan üstü hatta doğa dışı, ya da normal ötesi olabilen ve hikâyeye bir şekilde eklenen ilgi çekici bir ana yan olay, bir sır, bir gizem; son olmayan bir son. Buna uymayan bir kitabı varsa yazarın okumamışımdır, ya da okuduysam da unutmuş olabilirim.

Kitap tek bir geceyi anlatıyor. Karakterlerimiz, uyumayan karakterlerimiz kendilerini anlatıyor ve birbirlerini dinliyorlar. Birbirlerini dinledikçe hayatları hakkında yeni olasılıklar, yeni yollar, sapaklar keşfediyor ya da bunu hayâl ediyor, dile getiriyorlar. Sabaha ulaşana dek karakterlerimiz iyi ya da kötü olmaktan değil kendileri olmaktan muzdaripler, ya da memnunlar ya da bunu anlamaya çalışıyorlar. Bunu yaparken birbirlerine ayna oluyor ya da ayna tutuyorlar. Bütün kitabı -bir an hariç- uyuyarak geçiren Eri ve onu izleyen maskeli adam ise bize birbirini dinleyen ve gören karakterlerimizi düşündürüyor ve ayrıca kitap bizden, biz okurlardan da söz ettiği için, bizim de onlara, o karakterlere, kitaba, hayata baktığımızı düşündürüyor ve sanki, tam emin olamasam da maskeli adamın tek bir söz etmeden Eri'yi izlemesi gibi, ve o onun rüyası ya da gerçeği olması gibi, biz de eserin, karakterlerin izleyeni olarak bu rüyaya, bu gerçeğe bakıyoruz ve yazar bize bunu hatırlatıyor. Belki kitap okumayı, edebiyatı bir seyretme eylemine, ama bir anlama çabasına, anlatma gayretine benzetiyor, dönüştürüyor; edebiyat gecedir diyor; ya da aşk gecedir, insan olmak gece olmaktır, diyor belki de. Gece herkesin kendisi olabildiği bir mekân ve zamandır diyor, belki de, belki de. Edebiyat izlediğimiz ve olduğumuz, anladığımız bir mekândır. belki de.

Kendi adıma Murakami'nin en sevdiğim eseri bu değil. Tsukuru Tazaki 2.sırada, söylediğim gibi, bir çeşit pişmanlık da hissetmiyor değilim bu konuda, ama Sputnik Sevgilim'den, ve yazarın hikâyelerinden daha iyi bir eser olduğunu söyleyebilirim.
180 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Son zamanlarda yazarın kitaplarını görüyordum her yerde. Ben de okuyayım dedim. Hoşuma da gitti anlatımı. Gayet akıcı bir dili var. Bu kitabı da sevdim, bana hitap etti. Sanırım diğer kitaplarını da okuyacağım.
180 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı kendisiyle yeni tanışmama rağmen ilk kitapdan beni kendine çekti.
Kitap tek bir geceyi anlatıyor ve sonu yok sonu sizin hayal gücünüze kalmış. Aslında okurken sonunu merak ediyor insan acaba Yüzü Olmayan Adam kim? Yada Eri dalmış olduğu derin uykudan uyanabilcekmi?
Benim için acabalarla dolu bir kitap oldu. Sizde benim gibi hayal dünyasını seven sonu olmayan kitaplara hayalinizden sonlar yazmayı seviyorsanız kesinlikle bu kitabı tavsiye ediyorum...
180 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum

Haruki Murakami'nin son kitabı yine yine mükemmel :D Kitap aslında 2004 yılında yayınlanmasına rağmen maalesef biz de yeni yayınlanıyor. Karanlıktan sonra kitabı da diğer murakami kitapları gibi gizemli ve ürpertici. Kitabın sonu yine klasik olarak açık bırakılarak okuyucunun tamamlamasını istemiş. Başından sonuna kadar güçlü karakterler ile bezenmiş, ilginç olaylara yer verilmiş. Kitabı kesinlikle tavsiye ederim.
180 syf.
·7/10
Okurken su gibi akan romanlarının sonu,yorumlayanın önüne bentler koyan Japon yazar Haruki MURAKAMİ'nin Türkçe'ye çevrilmiş son kitabı "Karanlıktan Sonra".
Bir gün içinde geçen bir roman.Anlatıcı,kendisine "görüş açısı" adını verip;kimliksiz bir yol arkadaşı gibi,kitap boyu size eşlik ediyor.Zaman nasıl azsa,kişi de az.Bütün geçeyi evinden uzakta geçiren bir genç kız,O'nun iki ay boyu koma olmayan ama yine de uyandırmayan bir uykuda olan ablası,otelin birinde şiddet gören bir eskort,karanlık yanını statüsü ile kamufle eden bir iş adamı ve genç bir trombonist.Tüm bu karakterlerin yolunu kesiştiren bir gece.
Sonu mu?Yok.Etkili bir giriş,istikrarlı bir gelişme bölümünden sonra okuyucuya nanik yaparcasına havada bırakılan bir son.Sonu yok.Garip bir şekilde yine de lezzet veren kitapla,son sayfasını kapattıktan sonra elinizde birkaç kere çevirip "Eee,yani?" sorularıyla vedalaşacaksınız.Değişik ama yine de çok keyifliydi tüm Murakami kitapları gibi.
180 syf.
·Beğendi·9/10
Okuduğum ilk Murakami olur kendileri. Bol imge ve gönderme içeren bu kitapta on ikiden sonra hayatları birbiriyle kesişen her yönden farklı insanlar işlenmiş.. Uzun zamandır uyanmayan ablası Eri yüzünden evde duramayan Mari geceyi bir kafede kitap okuyarak geçirirken ablasının arkadaşı olan Takahaşi'yle karşılaşır. Konuşmada pasif kalmayı seçen kızımızın ilgisiz mizacı sizi yanıltmasın, içten içe kendini ifade etme ihtiyacında olduğu aşikâr.. Takahaşi, kızın yanından ayrıldıktan sonra Alphaville Oteli'nin yöneticisiyle karşılaşır. Regl olduğu için müşterisinden dayak yiyen Çinli genç kadının varlığını yöneticiden öğrenince onunla anlaşabilmeleri için Çince bilen Mari'mizi çağırmalarını tavsiye eder... Böylece Mari gece hayatına dair daha derin şeyler keşfetmeye başlar.. Çinli eskortu döven adam, beyaz yakalı evli bir şirket çalışanıdır. Gündüzleri tam bir beyefendi görüntüsü çizen bu adam, kızı o hale getirdiğine göre kimseyi gerçekten tanımanın mümkün olmayacağı tekrar gündemimiz olabilir.. Kitap, şarkıları ve daha birçok güzel detayıyla okunması gerekenler listenize yerleşebilmeli.
.
"Biliyor musun, yaşamlarımız aydınlık ve karanlık diye basitçe ikiye ayrılmaz. İkisinin arasında gölgeli bir ara bölge vardır. O gölgenin katmanlarının farkına varıp onları idrak etmek sağlıklı bir zekanın işidir. Ve o sağlıklı zekayı elde etmek için de zaman ve gayret gerekir."
180 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Haruki Murakami' nin okuduğum ikinci kitabı ve kesinlikle çok güzeldi. Gizemli, merak uyandırıcı bir kitap. Karakterler, mekanlar çok güzel tasvirlenmiş. Yazar belli bir sona bağlamayıp hikayeyi size bırakıyor bu da daha güzel olmasını sağlıyor.
"Biliyor musun, bazen kendi gölgemle yarışıyormuşum gibi hissediyorum" diyor Korogi. "Ne kadar hızlı koşsam da kaçamıyorum. Kimse kendi gölgesinden kaçamaz."
Haruki Murakami
Sayfa 151 - Doğan kitap
Hem zaten karşına doğru kişi çıktığında, o zaman kendi kendine şimdikinden daha çok güveneceksin, buna inanıyorum ben. O yüzden yarım yamalak şeylerle yetinme. Bu dünyada tek başına yapacağın şeyler olduğu gibi iki kişi olmadan yapamayacağın şeyler de vardır. İkisini denge içinde yürütmek önemlidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlıktan Sonra
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050943214
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Volkan Erdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Ona karşı koyamazsın…

Sık sık aynı rüyayı görüyorum: Yedi yaşındayım ve yine öksüzüm. Yapayalnızım ve güvenebileceğim tek bir yetişkin yok çevremde. Gece olmak üzere. Hep aynı rüya. Rüyamda, hep yedi yaşına dönüyorum.

Bütün bir geceyi dışarıda geçirmek zorunda olan bir genç kız… Onun iki aydır uyanmak istemeyen kız kardeşi… Aşk otellerinden birinde korkunç şekilde dövülen bir eskort kadın… Karanlık yanını büyük bir ustalıkla gizleyen bir erkek… Ve güzel bir kızı başka bir gerçekliğe kaçıran Yüzü Olmayan Adam… Karanlıktan Sonra gece insanlarının romanı… Bütün Murakami romanları kadar gizemli ve ürpertici…

Kitabı okuyanlar 792 okur

  • Şevval Gençoğlu
  • Aylin Doğramacı
  • Münevver Ersenöz
  • Cem Araz
  • Berkan Aksoy
  • Esranur Çakmak Dülger
  • Hale Şenözgen Buruş
  • Merve Uygur Celep
  • Damla Usluer
  • Betül ORHAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.7
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%20.6
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.6
Erkek
%22

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.1 (50)
9
%14.5 (45)
8
%22.3 (69)
7
%25.2 (78)
6
%11 (34)
5
%6.1 (19)
4
%2.3 (7)
3
%1 (3)
2
%0.6 (2)
1
%1 (3)

Kitabın sıralamaları