1000Kitap Logosu
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri

Karartma Geceleri

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.2
837 Kişi
2.801
Okunma
700
Beğeni
18,4bin
Gösterim
260 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 7 sa. 22 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Çınar Yayınları · Aralık 2017 · Karton kapak · 9789753482745
Diğer baskılar
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda. Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir. Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür. (Tanıtım Bülteninden)
4 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺12,79
8.2
10 üzerinden
837 Puan · 156 İnceleme
Semih
Karartma Geceleri'ni inceledi.
260 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Aydınlatalım Geceleri!
Pablo Picasso'nun çok sevdiğim bir sözü var: "Sanatçı, her yandan gelen duyguları algılayan bir anten gibidir." Aslında bu söz bir "benzetme" değil, bir "tanım"dır. Hatta muazzam bir sanatçı tanımıdır... Mesleği, zanaatı veya uğraşı ne olursa olsun, bir insan kendisini yaşadığı toplumun şartlarına kapatmamalıdır. Çünkü kapatırsa, üç maymundan en az biri olur. Üç maymundan en az biri olmak da sıradan bir insan olmak demektir. Oysaki sanatçı ruhlu insanlar, isteseler de istemeseler de kendilerini sorumlu hissederler. Bu sorumluluk sanatçıdan sanatçıya değişir: Kimisi vatana, kimisi halka, kimisi ırkına, kimisi doğaya, kimisi insanlığa, kimisi ise en miniğinden evinden beslediği bir kediye karşı kendisini sorumlu hisseder. Hisseder de sonunda bir "anten"e dönüşür. Her yandan gelen duyguları, düşünceleri, sözleri algılar. Algıladıktan sonra ise, sorumluluk duyduğu şeye karşı uygun olmayan hiçbir duyguyu, düşünceyi, sözü kabul etmez. Kabul etmeyince de açar ağzını yumar gözünü ve elbette sakınmaz sözünü. İşte bir sanatçının içindeki eleştirel ruh da tam bu noktada ortaya çıkar. Bu nedenledir ki, biat eden ve eleştirmeyen insanlar günümüzde "sanatçı" olarak kabul edilmez... Neden sanatçı kavramını kendimce bu şekilde yorumladım? Çünkü Rıfat Ilgaz'ın Karartma Geceleri isimli bu eserinde bir öğretmen ve bir şair olmasına karşın 1940'lı yılların Türkiye'sine kayıtsız kalamayan Mustafa Ural ismindeki bir kişinin yaşadıkları anlatılmış. Peki kitapta anlatılan dönem nasıl bir dönemdir? İkinci Dünya Savaşı'nın kapımızda olduğu, daha Birinci Dünya Savaşı'nın tahribatını üzerimizden atamadığımız ve dolayısıyla İkinci Dünya Savaşı'na girmekten çekindiğimiz bir dönemdir. Hitler ısrarla bizi yanında savaşmaya davet eder. Böyle olunca Türkiye'deki ırkçıların sayısı da Hitler sempatizanlarının sayısı da günden güne artmaktadır. Ülkenin içi ise içler acısıdır. Karne ile alınan ekmekler, bitmeyen uzun kuyruklar, kışın yakacak odun-kömür bulunamaması, halkın her geçen gün yoksullaşması, kahvelerde içecek çayın bile bulunmadığı karanlık bir dönem... Tüm bunların yanında dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması vardır. Şimdilerdeki "kapatma" uygulaması ile benzerlik kurulabilir... Bu dönem aynı zamanda ülkenin aydınlarına baskı uygulanan bir dönemdir. Yazarımız Rıfat Ilgaz'ın amacı da işte bu dönemleri, bu karanlık günleri, bu sefaletle iç içe olan günleri bize olduğu gibi aktarmaktır. Bunu ise bir öğretmen ve şair olan Mustafa Ural ile gerçekleştirmiştir. Mustafa Ural, edebiyat öğretmeni iken bir şiir kitabı bastırır. Eser boyunca hangi şiirinden dolayı başı belaya girdiği okura açıklanmaz. Fakat şiir kitabının toplatıldığı ve Mustafa Ural'ın yargı makamı tarafından her yerde arandığı daha kitabın başlarında okura anlatılır. Edebiyat öğretmenimiz Mustafa Ural ister ki, halk bilinçlensin, kendi çektiklerini fark etsin, her şeye razı olmasın ve gücünün farkına varsın. Çünkü halkını sever, halkın parasıyla okumuş olduğu için ona karşı kendisini sorumlu hisseder. Öğretmenimizin tek bildiği şey, kısaca, ezilen halktan yana oluşudur... Mustafa Ural, ilk başlarda sağlık sorunlarını göz önünde bulundurarak hemen teslim olmak istemez. Çünkü teslim olduktan sonrası karanlık ve bilinmezdir. Bir süre İstanbul sokaklarında kaçmaya başlar. Karartılmış gecelerde bazen bir sokak köpeği, bazense bir fare gibi dolaşıp durur. Yeri gelir aç kalır yeri gelir susuz kalır, hatta yeri gelir sokakta sabahlar; ama yine de teslim olmaz. Ayrıca kimi zaman dostlarından, kimi zaman ise dost bildiklerinden yardım ister. Fakat nereye kadar kaçacaktır, yakalandığında veya teslim olduğunda şartlar nasıl olacaktır, bunları da okuyarak görmeniz gerekir. Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Aslında Mustafa Ural ile Rıfat Ilgaz'ın kitapta anlatılan dönemlerde yaşadıkları birbiri ile örtüşmekte. Birçok okur tarafından eserin bir anı eser veya yarı otobiyografik eser olduğu da söylenir. Rıfat Ilgaz'ın hayatını ve yaşadıklarını araştırdıktan sonra ben de bu şekilde düşünmeye başladım. Fakat kesin cümleler kurmak istemiyorum. Ayrıca kitapta dönemin edebi yapısı da önümüze sunulmuş. Sabahattin Ali, Nihal Atsız, Nazım Hikmet, Hasan Ali Yücel ve şu an hatırlayamadığım birçok isimden bahsedilmiş. En çok da Sabahattin Ali'nin haksız yere yaşadıklarına değinilmiş. Dolayısıyla cesur bir eser... Son olarak bu eseri okumama vesile olan Büşra B. arkadaşıma teşekkür ederim. Karartılmamış, aydınlık geleceklerde hep birlikte buluşmak dileğiyle, keyifli okumalar dilerim.
Karartma Geceleri
8.2/10
· 2.801 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
118
Büşra Öksüz
Karartma Geceleri'ni inceledi.
260 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Kitap yazımı çok akıcı. Geçen dönemi çok güzel ve net bir şekilde anlatmış. Dönemin "solcuları" diye hitap edebileceğimiz bir eser. Kitapta anlatılanlara katılmadığım yerler olduğu gibi, katıldığım da çok yer oldu. Genel olarak düşüncelerini beğendim. İnsanı düşünmeye sevk ediyor. Fakat kitap sonrasında anlatılan yıllarda gerçekten de bunlar mı olmuş diye araştırma ihtiyacı duyuyor insan. Özellikle katılmadığım yerler için mutlaka araştırma yapacağım. Rıfat Ilgaz
Karartma Geceleri
8.2/10
· 2.801 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
melike kaplan
Karartma Geceleri'ni inceledi.
269 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Kıymetli yazarımız Rıfat Ilgaz'ın harika bir kitabı. Bir gün içinde bitirmemek için inanın iş çıkarttım kendime. Kitap kahramanımız Mustafa Ural'ın yakalandığı anla başlıyor ve olay örgüsü başa sarılıyor. Bir öğretmen, solcu olduğunu kendisi bile tam kabullenmeyen ama o dönemde çok cesurca şiirler, kitaplar çıkartan bir öğretmen. Bu kitap yüzünden aranıyor ve kaçış hikayesini anlatıyor. Yan kahramanlar var saklanacağını düşündüğü arkadaşları, reddedildiği kişiler, beklenmedik olaylar hep bir yolunu buluyor son ana kadar. Ayten var kitapta. Tam istenen kadın genç kız. Başta kızıyordum o yakınlaşmalarına ama karısı Şükran'ın olayı patlak verince hak verir gibi de oluyor insan ama yine de ne bileyim koca bir dönem kitabı aklımda böyle karı koca ihaneti gibi kalmamalıydı. Başka türlü bitebilirdi. Bunun haricinde dönem kadınları, 2. Dünya Savaşına nasıl girmediğimiz o dönem bize uygulanan ambargolar. Buğdaya falan el konması durumu açıklıyor. Çay bulamamaları, ekmek karneleri tam bir solcu gözüyle anlatılmış. Casuslar yine bolca. Çok güzel ve derin başlayıp son 30 sayfası beni üzen kitap oldu. Ama tabii ki tavsiye ediyorum. Çok yalın sade bir roman.
Karartma Geceleri
8.2/10
· 2.801 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Veronal
Karartma Geceleri'ni inceledi.
260 syf.
·
77 günde
·
Puan vermedi
İnceleme meraklılarına, kitabı herkes okusun
Karartma: Savaş sırasında, düşman uçaklarının hedeflerini bulmalarını güçleştirmek, saldırılarından korunmak için, geceleri ışıkları örtme ya da söndürme biçiminde uygulanan önlem. ‘’Karartma Geceleri’’ deyince ben mecazen kullanılan bir ifade olarak anlamıştım, benim gibi anlayan varsa baştan aydınlatmak isterim ki belki de bu başlık hiç bu kadar gerçek anlamda kullanılmamıştır. Kitap, 2.Dünya Savaşı'nın ülkemiz üzerindeki etkilerini konu alıyor. Bu etki öylesine bir etki değil, daha önce de bir incelememde bahsetmiştim, Türkiye adeta taraflarından biriymiş gibi bu savaşın her açıdan (siyasi, ekonomik, askeri, sosyal) tesiri altında kalıyor. Geceleri gelebilecek herhangi bir saldırının önüne geçmek için karartma uygulamasına geçiliyor. Yine dışarıdan gelecek tehlikelere karşı sınırda bir milyon asker bekletiliyor, bu da ülkede iş gücünün azalmasına yol açıyor. Ekonomi bu durumdan bu kadar etkilenmişken bir de Almanlara, adeta savaşa katılmama vergisi gibi, buğday gibi gıda yardımı yapılıyor. Nazi Almanya’sının estirdiği faşizm rüzgarından Türkiye de payını alıyor, iktidar ve yanlıları tarafından aşırı bir milliyetçilik benimseniyor, özgürlükçü düşünceler hiçe sayılıyor, yazarların, şairlerin yazdıkları, dergiler gazeteler mercek altına alınıyor. Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal gibi bu dönemde yaşayan birçok aydın gerek eski TCK’nın 141. ve 142.maddelerinden, gerek komünizm propagandası yapmaktan suçlanıyor. Suçlananlardan biri de Rıfat Ilgaz.. Onun diğerlerinden farkı kendisine isnat edilen bir suçun olmayışı. İşte kitap da tüm bu konuları geniş bir yelpazeyle ele alıyor. Hani bazen bir roman okursunuz fakat politik detaylar vardır anlamakta zorlanırsınız. Rıfat Ilgaz, öyle bir beceriyle o dönemi yansıtıyor ki ne size bir bilgi verildiğini hissediyorsunuz ne de bir bilgi eksikliğiniz olduğunu.. Kitabın ana karakteri Mustafa Ural, okuyan herkes anlamış olacaktır ki Mustafa Ural, Rıfat Ilgaz’ın kendisinden başkası değil.. Çünkü karakter de aynı Rıfat Ilgaz’ın hastalığına sahip aynı sebepten serbest bırakılıyor, aynı okullarda öğretmenlik yapıyor ve nihayetinde aynı şiirleri yazıyor. Bu kitap eminim okuyacak herkesi üzecektir. Hapishane koşulları (hijyenik olmayan dar koğuşlar, yetersiz besinler..) yapılan falakalar, işkenceler..Maalesef bunlar yakın Türkiye tarihinin gerçekleri. Zaten Türkiye’nin 1987’de AB komisyonunun zorunlu yargı yetkisini kabul etmesinden sonra bu hususlardan dolayı İHAM devleti çok sayıda ve yüklü miktarda tazminata mahkum etmiştir. Bugün, yazarın kitapta ‘’Sözgelimi, kapısız bir helanın önünde nöbetçinin arkasını dönüp dikilmesi bile bu tür insanlıklardan biri, belki de en önemlisiydi.’’ İfadesinde belirttiğinin aksine nöbetçinin arkasını dönmemesi aşağılayıcı muamele olarak kabul edilip AİHS’ye taraf ülkelerin sorumluluğunu doğuruyor. Şunları söylüyordu Rıfat Ilgaz ya da Mustafa Ural, ‘’İstiyorum ki halk kendi çektiklerinin farkına varsın. Bir kez halk yoksulluğunun farkına varırsa..Kaderine öylesine razı olmuş görünüyor ki..’’ Mustafa Ural da tıpkı Rıfat Ilgaz gibi toplumcu bir yazar. Halk için yazıyor, halk uyansın, halk bilinçli olsun, içinde bulunduğu ahvalin farkına varsın istiyor. İşçi sınıfından söz ediyor bir de var olup da var olduğundan haberi olmayan işçi sınıfından.. Nihayetinde 2.Dünya Savaşı’nın sonlanması ve Almanların yenilgisiyle kitap da sona eriyor. Dolayısıyla milliyetçilik önemini kaybediyor. Sağcılık ve Turancılık da solculuk gibi suç sayılıyor. Nihal Atsız-ki kendisi Sabahattin Ali’yi komünizm propagandası yapmakla suçlayıp Şükrü Saraçoğlu’na ihbar etmişti- gibi milliyetçi yazarlar da zan altında tutuluyor. Son olarak da bir parça romantizm yer alıyor; biraz hüzün, biraz şaşkınlık, biraz mutluluk: ‘’Sen küçülmezsin, kitapları sevdiğin sürece..’’ Ben detaylara boğdum sizi, bunları meraklısı okusun. Ama kitap gerçekten keyifli, mutlaka alın okuyun.
Karartma Geceleri
8.2/10
· 2.801 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
28