Karartma Geceleri

8,2/10  (72 Oy) · 
276 okunma  · 
59 beğeni  · 
1.753 gösterim
Rıfat Ilgaz, ilk defa Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere tavsiye edildi. Özellikle Hababam Sınıfı ile ünü sınırlarımız ötesine taşan Ilgaz’ın şimdiye dek hiçbir yapıtı devlet okullarında okutulamıyordu. Bakanlıkça Eylül 2004’te açıklanan listeye Karartma Geceleri de alındı.Peki nedir Karartma Geceleri’nde anlatılan? İkinci Dünya Savaşı’nın sınırlarımıza dayandığı 1944 yılında baskın tehlikesine karşı geceler karartılmaktadır. Karartma Geceleri, Mustafa Ural adlı öğretmenin, ikinci şiir kitabı Sınıf’tan dolayı hakkında çıkartılan tutuklama kararı sonrasındaki kaçış serüveninin öyküsüdür. Attilâ İlhan’ın Fedailer Mangası’nın demirbaşı olarak adlandırdığı, 1940 Kuşağı’nın toplumcu-gerçekçi şairlerinden Rıfat Ilgaz’ın kendi yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı Karartma Geceleri, bir anı-roman değildir; yazarın, anılarını yeniden bir zaman kurgusuna yerleştirmesiyle ortaya çıkmıştır. Romandan uyarlanan, yönetmenliğini Yusuf Kurçenli’nin yaptığı ve Tarık Akan’ın başrolünü oynadığı Karartma Geceleri filmi de, ülkemizde ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alarak büyük bir ilgi görmüştür. Karartma Geceleri, Türkiye’nin aydınlığı arama çabasına yol gösteren önemli bir başyapıttır.
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9753480245
  • Yayınevi:
    Çınar Yayınları
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
24 Mar 07:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Spoiler Var !!

Rıfat Ilgaz bizim Hababam sınıfı yazarımız söylemeye gerek yok.
Karartma Geceleri yani = Karartma bir ASKERLİK TERİMİ
savaş sırasında, düşman uçaklarının hedeflerini bulmalarını güçleştirmek, saldırılarından korunmak için, geceleri ışıkları örtme ya da söndürme biçiminde uygulanan önlem.

Bu kitapta 1944'Ten başlayıp 1960'lara ve belki 70 kadar sürecek acıların çilelerin olayların bir nebze örneğini bu eserde ufakta olsa göreceğiz o zamanlar fm radyolar vardı insanlar olayları oradan takip ederdi para denen şey maalesef yok gibiydi ekmek kısıtlı su kısıtlı şeker yok karne ile bakkal ekmek alışverişi yapılırdı ne verirlerse o yenirdi bunca acı sıkıntı yetmezmiş gibi sağcılar solcular ölümüne birbirlerini yerdi halka saldırırlardı dışarı çıkmak yürek isterdi tam bir baskı vardı sadece Almanya Naziler den değil ülkemizde sıkıntılar çekti

Her ne ise gelelim konumuza Mustafa Ural ceza evinde açar gözünü pis nemli ve pireli bir yerdir kuru ekmekle karın doyurur zavallı Mustafa Ural gel zaman git zaman koğuşlar ve cezaevi boşalır herkesi askere alıyorlardır komutan konuşma yapar kimse konuşmayacak konuşanı öldürürüm der o arada bizim Mustafa Ural ile Halil konuşmaktadır buna kızan komutan onları taş odaya kapattırır korkunç ceza verdiği o yere bizim Mustafa Ural arkadaşı Halil'e başlar başından geçenleri anlatmaya Mustafa Ural edebiyat öğretmenidir sıkıyönetim bölgesindedir bir arkadaşına uğrar eserlerinin tehlikeli olduğunu ayağını denk alması gerektiğini söyler artık Mustafa'ya rahat yüzü yoktur eserleri toplanıyor ve her yerde aranıyordur kime gitse ne etse olmaz arkadaşına sığınır yardım etmez Mustafa Ural en sonun da eski öğrencisi Cengie gider Cengi hocasına bu zor zamanda yardım etmeye kararlıdır Cengiz ile Mustafa bir süre kalır fakat kız arkadaşı Mustafa'yı istemez ve şikayet ile tehdit eder evden ayrılır bir süre dışarıda geçirdikten sonra yine Cengiz'in yanına gelir sonra karısını özler gece yarısı onu görmeye gider ama karısı ona soğuk davranır istemez Mustafa'yı evden gider ve polislere en sonunda Mustafa Ural yakalanır suçu propaganda mahiyetinde kitap yayınlamaktır gerisi ve daha fazlası kitapta okuyan herkese keyifli okumalar sevgiyle ve kitap ile kalın her şey gönlünüzce olsun Türkiye...

M. 
 13 Tem 23:44 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda şair olan, yazdığı şiirlerle sistemi eleştiren Mustafa Ural toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Teslim olmak istemez, kaçmaya ve birkaç dostunun evinde saklanmaya başlar. Bu sırada ikinci dünya savaşı sürmektedir ve ülkede sıkı yönetim vardır.
Rıfat Ilgaz'dan okuduğum ilk kitaptı. Yazıldığı dönemi en iyi yansıtan kitaplardan biri. İçinde bol bol Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet barındıran.

vurkan i 
09 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

1940ların savaş ortamında Türkiye anlatılıyor.Savaşa girmiyoruz ama birçok zararından fazlasıyla etkileniyoruz.Ekmek, kömür karneyle.İnsanlar içmeye çay bulamıyor.Şeker yok karaborsadan bulunursa büyük bir nimet.Aynı şekilde temizlik olayı da ikinci plana atılmış.Bir yandan da sağcılık solculuk gerilimleri var.Yazarlar birbirini ihbar ediyor vb.Yazar bu konuları irdelemiş kendi pencersinden.

Beste Gülen 
22 Ağu 02:25 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lisans hayatımın son yılında Çağdaş Türk Romanı adlı derste didik didik ettiğim, duygusal bağımın olduğu yegâne kitaptır kendisi. Sürükleyici ve bir o kadar da içten yazılmıştır. Tarık Akan'ın başrol oynadığı filmi de vardır. Hemşerim Ilgaz! Nurlar içinde yat...

Melek kapilar 
 23 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · Puan vermedi

Karartma geceleri ,Rıfat Ilgaz'ın karatılmış yıllarının güncesi niteliğinde otobiyografik bir roman.
Bir şiir kitabı nasıl sakıncalı bulunur ve toplatılır ?
Öğretmen olan yazarı hakkında nasıl olur da arama,yakalama kararı çıkartılır ?
Neden korkuyorlardı halkını kucaklayanlardan ?Tabii ki bu soruların cevabını,iktidarın hangi mantıkla şiire ve yazarına baktığında bulmak mümkün.
73 yıl geçmesine rağmen,hiç mi değişmez kaçanlarla kovalayanlar ?
Jurnalcilik,adam kayırma neden her devrin trendi olmuş ? Neden karanlığa ışık çakanları cezalandırmışız ?
Aydınlanma peşinde koşan bir avuç idealist yazarı,çizeri zindanlarda çürütmek,ülkenin aydınlık yarınlarını karanlıklara boğmak değil de nedir ?
2.Dünya savaşı yıllarındaki gibi çay olmadığından ıhlamur içilmiyor,karnesiz ekmek de var ama insanlık onuru ve düşündüğünü yazıp söyleyebilme özgürlüğü halen karaborsa.
Dupduru akan bir Türkçe ile kaleme almış yazar anılarını.
Vefanın,vefasızlığın,koşulsuzca sevmenin ve ekmeğini bölüşmenin,bir idealin peşinden koşarken pek çok bedel ödemek zorunda kalmışlığın örnekleri var paragraflar dolusu....
Yakın tarihimize ayna tutan bu değerli esere kitaplığınızda yer açın.
84 ekmek parasına öğretmenlik yapılan sıkıyönetim yıllarında,Toplumcu gerçekçi yazarlarımızın nasıl sindirilmeye çaşıldığını,entrikaları,muhatabının kaleminden okuyun.
Romanın finali bir iyi,bir de kötü sürpriz gelişme ile bitiyor.Okuyup yorumlamayı sizlere bırakıyorum.
Eser,MEB tarafından 100 temel arasına alınarak hak ettiği değere kavuşturuldu 2004 yılında.
Unutmayalım ki Şiirler boşuna değil.
Okuyalım 1000kitap dostları...

Elif Ergül 
19 Nis 21:45 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Almanya'nın Hitler öncülüğünde Polonya'ya harp ilan etmesiyle batı dünyası 1939 yılında çılgınca bir savaşa girdi. 70 milyon insan öldü. II. Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte Türkiye'de ekonomik sorunlarla karşılaşıldı. Savaşın ilerleyen dönemlerinde müttefiklerinden aldığı savaşa katılma çağrılarını kabul etmese de olası bir saldırıya karşı büyük bir orduyu sürekli hazır tuttu. Tarım üretiminin hayvan ve insan gücüyle yapıldığı o yıllarda yaklaşık bir milyon erkeğin silahaltına alınması tarım üretimini düşürmüştü. Ekmek,zeytin ve şeker karne ile satılmaya başlanmıştı. Karartma geceleri tamda bu dönemi anlatmaktadır. Rıfat Ilgaz bir yazısı dizisinde romanı şu şekilde anlatmaktadır:
'Romanın başkişisi Mustafa Ural, babam gibi, kitabı toplatılan bir öğretmen-şairdir. Onun polisten iki buçuk aylık kaçma serüveni, romanın çatısını oluşturur; ancak özellikle vurgulamak istediğim, o çatının altında yaşananlar salt babamın değil, o kuşağın yaşadıklarıdır. Fedailer Mangası’nın çektiği sıkıntılardır, romanda anlatılan; ki bu, toplumun sıkıntılarından ayrı tutulamaz.'

Selçuk Çelebi 
16 Şub 13:28 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı ilkokul beşinci sınıftayken okumuştum(bu sitede okuma tarihi en eski olanı seçtim mecburen). Hala; roman kahramanının , gideceği eve polisler gelince sokağın başında gizlice evi gözlerken ki o sahne zihnimde netliğini korumaktadır. Çok etkilenmiştim. Aradan yıllar geçti ve Büyük ustanın oğlu ile sohbet etme imkanını buldum ve bu kitabın yazılmasında Rıfat IlgazI ın yaşadıkları ile Sabahattin Ali ' nin yaşadıklarının etkisinin olduğunu duyunca hem çok şaşırmış hem de ustaya olan saygım bir kat daha artmıştı. Ayrıca Tarık Akan' a da ödül aldırmış bu kitabın filmi o da ayrı bir bilgi ;) Neyse lafı uzatmayım fazla okuyun ne kadar haklı olduğumu anlayacaksınız.

lokman fındık 
20 May 01:03 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 7/10 puan

Rifat ilgazin ilk kitabını okuyusum . Fena değildi genelde dili sade bir eser olmuş . Kitabın içerisi fokur fokur kaynıyor adeta 1944 lerdeki türkiye gibi . Yazılmış olduğu dönemden izler taşıyan bir roman . Sol ve sağ görüşün türkiyede ki ilk uyanıslarini kaleme almış subjektif bir şekilde .

hatice yitük 
30 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitapta 1945 li yıllarda yaşanan sıkı yönetimin zorlukları, ülkemizin ve insanlarımızın acı geçmişleri, yaşadıkları zorluklar en ince detayına kadar anlatılıyor. Kitabin kahramanı halkın sorunlarına yönelik şiirler yazdığı için suçlu görülen bir sanatçı. Kitapta şairin teslim olmaktan kaçış serüveni anlatılıyor. Okurken içinizin burkulacağı bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.

Hamit Pala 
23 May 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 10/10 puan

2. Dünya Savaşına girmemiş bir Türkiye'de savaşan bir ülkede yaşanıyormışçasına çekilen sıkıntılar. 1940'ların sosyal, siyasi, ekonomik açıdan insana yansıması ve sanat yönünden değerlendirilmesi yapılan romanın akıcı dili, dinamik içeriği, sürükleyen ve merak uyandıran anlatımı yerinde kullanılmış. 14 paragrafüstü birim (bölüm) mevcut. İlk bölümden sonra kozmik zamanda yaşananlar aktarılıyor ve ilk bölümün sebepleri irdeleniyor. Mustafa Ural'ın nezdinde bir ailenin ve çevresinin sıkıntıları, özellikle bir öğretmenin hayatı konu ediliyor.

2 /

Kitaptan 38 Alıntı

Muzaffer Akar 
18 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi.

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 1 - Aydın Ilgaz'ın önsözünden.)Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 1 - Aydın Ilgaz'ın önsözünden.)
hatice yitük 
30 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Halkımızdan gelişmeler istediğimiz zaman, onu alfabesiz bırakan yetkililer bile rahatsa şöyle diyebiliyorlar: Ne yazık ki halkımız cahil.. Ondan olgun davranışlar bekleyemeyiz!

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 217)Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 217)
M. 
13 Tem 23:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Milyonlarca insan, bir ırkın, öbüründen daha üstün olmayacağını ispatlamak için silinmedi mi yeryüzünden?

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 255)Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 255)
M. 
09 Tem 21:45 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bilsem ki kimsenin parmağı yok
Bu sürüp giden işkencede,
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah
Çekerdim darağacına kendimi
Bilsem ki suç bende!

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 45)Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 45)

"Onu korkutan trenin kalabalığı değil, tam tersine kimsesizliği olmuştu. Paltosunun yakasını kaldırdı vurdu havaalanı yolundan Londra asfaltına... "

Karartma Geceleri, Rıfat IlgazKarartma Geceleri, Rıfat Ilgaz
M. 
13 Tem 23:35 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İnsan, gireceği kavganın çapı kadar iyi olma gereğini duyuyor.

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 242)Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz (Sayfa 242)
4 /