Karartma GeceleriRıfat Ilgaz

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.493
Gösterim
Adı:
Karartma Geceleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda.
Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir.
Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür.

(Tanıtım Bülteninden)
Romanın başkahramanı Mustafa Ural şiddet ve baskı ortamında idealleri uğrunda mücadele vermekte.Yıl 1944. Söylemeye bile gerek yok felâket yılları. Dünya birbirine girmiş durumda. Faşizme karşı büyük bir savaş verilmekte. Türkiye savaş dışı kalmayı başarmış başarmasına ama ülkede sefalet diz boyu. Ekmekten çaya her şey lüks, her şey karaborsa.Korkunç da bir baskı ortamı var ülkede. Mustafa Ural bir edebiyat öğretmeni. Daha da önemlisi bir aydın.Yayımlanır yayımlanmaz toplatılan bir şiir kitabı yüzünden aranmakta. Ciğerlerinden hasta. Mevsim kış. Dahası ülkede Alman sempatizanları solculara nefes aldırmıyor. Sözün kısası, tutuklanırsa hali duman. Ne kadar geç yakalanırsa o kadar iyi. Güzel bir roman Karartma Geceleri. Samimi, gerçek.Romanı, yazarın kendi yaşam öyküsünden bağımsız düşünemiyorum Mustafa Ural, Rıfat Ilgaz değil de kim Allah aşkına.
Edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda şair olan, yazdığı şiirlerle sistemi eleştiren Mustafa Ural toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Teslim olmak istemez, kaçmaya ve birkaç dostunun evinde saklanmaya başlar. Bu sırada ikinci dünya savaşı sürmektedir ve ülkede sıkı yönetim vardır.
Rıfat Ilgaz'dan okuduğum ilk kitaptı. Yazıldığı dönemi en iyi yansıtan kitaplardan biri. İçinde bol bol Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet barındıran.
Karartma geceleri ,Rıfat Ilgaz'ın karatılmış yıllarının güncesi niteliğinde otobiyografik bir roman.
Bir şiir kitabı nasıl sakıncalı bulunur ve toplatılır ?
Öğretmen olan yazarı hakkında nasıl olur da arama,yakalama kararı çıkartılır ?
Neden korkuyorlardı halkını kucaklayanlardan ?Tabii ki bu soruların cevabını,iktidarın hangi mantıkla şiire ve yazarına baktığında bulmak mümkün.
73 yıl geçmesine rağmen,hiç mi değişmez kaçanlarla kovalayanlar ?
Jurnalcilik,adam kayırma neden her devrin trendi olmuş ? Neden karanlığa ışık çakanları cezalandırmışız ?
Aydınlanma peşinde koşan bir avuç idealist yazarı,çizeri zindanlarda çürütmek,ülkenin aydınlık yarınlarını karanlıklara boğmak değil de nedir ?
2.Dünya savaşı yıllarındaki gibi çay olmadığından ıhlamur içilmiyor,karnesiz ekmek de var ama insanlık onuru ve düşündüğünü yazıp söyleyebilme özgürlüğü halen karaborsa.
Dupduru akan bir Türkçe ile kaleme almış yazar anılarını.
Vefanın,vefasızlığın,koşulsuzca sevmenin ve ekmeğini bölüşmenin,bir idealin peşinden koşarken pek çok bedel ödemek zorunda kalmışlığın örnekleri var paragraflar dolusu....
Yakın tarihimize ayna tutan bu değerli esere kitaplığınızda yer açın.
84 ekmek parasına öğretmenlik yapılan sıkıyönetim yıllarında,Toplumcu gerçekçi yazarlarımızın nasıl sindirilmeye çaşıldığını,entrikaları,muhatabının kaleminden okuyun.
Romanın finali bir iyi,bir de kötü sürpriz gelişme ile bitiyor.Okuyup yorumlamayı sizlere bırakıyorum.
Eser,MEB tarafından 100 temel arasına alınarak hak ettiği değere kavuşturuldu 2004 yılında.
Unutmayalım ki Şiirler boşuna değil.
Okuyalım 1000kitap dostları...
1940ların savaş ortamında Türkiye anlatılıyor.Savaşa girmiyoruz ama birçok zararından fazlasıyla etkileniyoruz.Ekmek, kömür karneyle.İnsanlar içmeye çay bulamıyor.Şeker yok karaborsadan bulunursa büyük bir nimet.Aynı şekilde temizlik olayı da ikinci plana atılmış.Bir yandan da sağcılık solculuk gerilimleri var.Yazarlar birbirini ihbar ediyor vb.Yazar bu konuları irdelemiş kendi pencersinden.
1944 yıllarında Alman harbi sırasında her şeyin kıtlığı yaşanmaktadır.O dönemde yazdığı şiir kitaplarından dolayı aranan bir yazarın,yakalanmamak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.
Filmi kadar da kitabı da etkilici 12, Eylül cuntası Türkiye'nin karanlık yüzünü anlatıyor. Sevgili yazar Rıfat Ilgaz dili döndüğünce yazmış yalnıs hatırlamıyorsam bu kitap yasaklılar arasındaydı. Hatta icerde yattı malum Türkiye de adalet yok! Adalet hüküm verenlerin iki dudağı arasında. Kitap adı üstünde "karatma geceleri" mesaj içerikli yaşanmış karanlık güçleri anlatıyor! Ama şunu söyleme den geçemiceğim neden darbe olur? Darbe niçin yapılır 12 eylül darbesi kimin projesidir? Siyasi icerikli sol ruhun keskin kalemi Rıfat Ilgaz saygıyla anıyorum e.. Kaleme kelepçe vurulamıyor!
Rıfat Ilgaz’ın kendi hayatından izler taşıyan romanı 1940’lı yıllarda geçiyor. Edebiyat öğretmeni Mustafa Ural yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Yakalandığı anda onu gözaltında zor günler beklemektedir. Bu yüzden teslim olmak istemez. Kaçar ve birkaç arkadaşının yanında saklanmaya çalışır.

Kitabı baştan sona içimdeki sıkıntıyla okudum. Bir yanım yakalansa da bu kaçış bitse derken diğer yanım yakalandığı anda daha kötü şeylere maruz kalacağını fısıldadı. Birçok insanın başından geçen bu süreci okurken bile bu kadar bunaldıysam bunları gerçekten yaşamak zorunda kalan insanların psikolojisini düşünemiyorum.

Bu arada kitabın Tarık Akan’ın başrolünde olduğu 1990 yapımı bir filmi de var. Birçok festivalden ödül almış, başarılı bir uyarlama. Trajikomik olan ise işkence gören insanları anlatan film, polisleri kötü gösteriyor diye yasaklanmış, sansüre uğramış ve filmin yapımcısı tutuklanarak işkence görmüş. Kitapta, filmde görsek inandırıcı bulmayacağımız, “Böyle şey mi olur ya?” diyeceğimiz olaylar, gerçek hayatta yaşanıyor maalesef.
Lisans hayatımın son yılında Çağdaş Türk Romanı adlı derste didik didik ettiğim, duygusal bağımın olduğu yegâne kitaptır kendisi. Sürükleyici ve bir o kadar da içten yazılmıştır. Tarık Akan'ın başrol oynadığı filmi de vardır. Hemşerim Ilgaz! Nurlar içinde yat...
Kitabı ilkokul beşinci sınıftayken okumuştum(bu sitede okuma tarihi en eski olanı seçtim mecburen). Hala; roman kahramanının , gideceği eve polisler gelince sokağın başında gizlice evi gözlerken ki o sahne zihnimde netliğini korumaktadır. Çok etkilenmiştim. Aradan yıllar geçti ve Büyük ustanın oğlu ile sohbet etme imkanını buldum ve bu kitabın yazılmasında Rıfat IlgazI ın yaşadıkları ile Sabahattin Ali ' nin yaşadıklarının etkisinin olduğunu duyunca hem çok şaşırmış hem de ustaya olan saygım bir kat daha artmıştı. Ayrıca Tarık Akan' a da ödül aldırmış bu kitabın filmi o da ayrı bir bilgi ;) Neyse lafı uzatmayım fazla okuyun ne kadar haklı olduğumu anlayacaksınız.
Kitap , bir kitaba okuma yasağı gelip kaldırılmasını anlatırken kahramanın içinde bulunduğu ruh halini anlatıyor. Tabi bir kitabın yasaklanmasını anlatırken kitabın kendisinin de okuma yasağı getirilip her yerden kaldırılması bir hayli gülünç. Anlattığı konu bakımından ya da değinmek istediği olaylar açısından ağır bir kitap olmasına rağmen okutturuyor. Beğendiğim ve beni düşündüren kitaplardan biri.
Yıl 1944. İkinci Dünya Savaşı kapımıza kadar dayanmıştı. Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için direniyor ama tüm etkileri ülkemizin üstünde. Ekmek, yakacak ve temel ihtiyaç sıkıntısı çekiyoruz. Bu gibi ürünler karneye bağlanmış durumda. Ülkenin her yerinde karartma uygulamaları başlamıştı. Ülkenin aydınlarına baskı uygulanan bir dönemde başlamıştı.
Kitabımızın ana karakteri Mustafa Ural bir öğretmen ama bir suçu olduğu için aranıyordu... Yazdığı şiir kitabı toplatılmıştı ve Mustafa Ural polisler tarafından aranmaktaydı. Sağlık nedenleri yüzünden hemen teslim olmak istemiyordu. Eşin dostun evlerine sığınıyordu ama sürekli bir kaçmak zorundaydı.

Kitabı biraz uzun sürede okudum çünkü tam bu kitap elimdeyken Sinop’a gittim ve bu benim için gerçekten çok iyi oldu. O cezaevinde siyasi suçluların yerlerini, mahsenleri görünce beni etkiledi. Kitapta bu konu üzerinden gidince baya bağladı beni. Görüş olarak sağ tarafa ve Hüseyin Nihâl Atsız yanlısı olsamda karşı fikirleri okumayı severim. Sabahattin Ali ve Hüseyin Nihâl Atsız atışmalarına kitapta yer vermeside beni mutlu etti. Görüş olarak karşı olsamda kitap ırkçılığını hiç sevmem. Mustafa Ural kitabımızın yazarı Rıfat Ilgaz’ın kendisiydi bence...

Kitabı okuyacak arkadaşlara tavsiye ederim ama biraz bilgi birikimi gerektiriyor. Karartma uygulamasını bilmeli. Sağ-Sol kavgalarını. Turancılık davasını bu gibi konularda bilgi birikimi gerçekten gerekli. Kitaptan gereken zevki almak için.
Rifat ilgazin ilk kitabını okuyusum . Fena değildi genelde dili sade bir eser olmuş . Kitabın içerisi fokur fokur kaynıyor adeta 1944 lerdeki türkiye gibi . Yazılmış olduğu dönemden izler taşıyan bir roman . Sol ve sağ görüşün türkiyede ki ilk uyanıslarini kaleme almış subjektif bir şekilde .
"Her şair biraz horoz değil midir, ötmesini bildiği için..."
Rıfat Ilgaz
Sayfa 239 - Kültür Yayınları
Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi.
Rıfat Ilgaz
Sayfa 1 - Aydın Ilgaz'ın önsözünden.
"Kitabını aç, okumaya başla ki ben de şu eve yararlı olduğuma inanayım!"
Rıfat Ilgaz
Sayfa 95 - Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karartma Geceleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda.
Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir.
Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 504 okur

  • Xwê Zan
  • Burcu
  • Duygu Altıntaş
  • ebru kavalcı
  • Görkem CAN
  • Scarlett
  • büşra surer
  • Sevil Erdoğmuş
  • Cuma PAK
  • Çilem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%5.8
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.9
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.3 (35)
9
%30 (45)
8
%22 (33)
7
%16 (24)
6
%3.3 (5)
5
%3.3 (5)
4
%0.7 (1)
3
%0.7 (1)
2
%0
1
%0.7 (1)

Kitabın sıralamaları