Karartma Geceleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.300
Gösterim
Adı:
Karartma Geceleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda.
Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir.
Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür.

(Tanıtım Bülteninden)
260 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Başlangınçta kıtabı ilginç buldum ama kitaba başladıgımda çok akıcı oldugunu farkettim normalde 1 günde en fazla 25sayfa kıtap okurdum bu kıtabda tam bir günde 60 sayfa okudum harbiden cok akıcı aşırı derecede ve çok beğenerek okudum ve yazarkendi hayatını anlatıyo bu kıtap dönemdi savaşlarımızın oldugu dönemde yazılmıstır o sıralar ortalık karısık ama kıtaba bayıldım harbiden okumanızı tercih ediyorum .
260 syf.
·Beğendi·10/10
Denilince aklıma ilk gelen dostluk dostluğun ne demek olduğudur... Şuan da gördüklerimizin dostluk mu?
Dostluk tabirini Rıfat Ilgaz’ın şu satırlarıyla tabir edebilirim:
“Ustası değil, ancak işçisi… Benim işim polisten kaçmak… Yakalanmamak… Polisle karşılaşınca da çuvallamamak… Rastlantılardan yararlanmasını bilmek bir de…”
“Hepsi bu kadar değil demek.”
“Yirmi günlük deneyimlerime göre bu kadar değil… Bir de dostların desteği, yardımı.”
İnsanın sırtını dayadığı kişilere güvenmesidir. Bazen çok ince düşünmek gerekir kararlar alırken. En ince ayrıntı neyse oraya kadar düşündüysen kendini düşünüyorsundur. İnce düşün ki kendini düşünmüş ol.
Mustafa Ural’ın da İkinci Dünya Savaşı zamanların da yayımladığı kitabın toplatılması ve tutuklanmasının kararlaştırılmasıdır. Dünya savaş halinde her taraf karışık. Türkiye’de savaş olmamasına rağmen etkilenmiş durumda Karartma Geceleri üzerine sinmiştir. Karnını doyursan o kış günü ısınmaya odun bulmak zor, odun alsan aç kalıcaksın geçimin zor olduğuna deyinebiliriz. Mustafa Ural ciğerlerinden hasta, polise hemen teslim olmamasının en büyük nedenidir. Mustafa Ural gibi aydınların da üzerine baskı uygulanan bir dönemdir. Yayımalanan en ufak solculuk görüşlerinde tutuklanılması baş gösterilmiştir.
Ve….
Özgürlük… Özgürlük ne demek… Biz özgür müyüz?
Kime göre neye göre aslında özgürlük. Şuan belki Mustafa Ural’ın istediği özgürlüğün içerisindeyiz. Peki gerçekten özgürlük var mı? Hepimiz düşüncelerimizi özgürce söyleye biliyor muyuz? Evet baskı yok ama kimin bakısı yok? Devletin mi baskısı yok? Milletimizin mi? Dışarda istediğimiz gibi düşüncelerimizi savunabilmek dileği ile….
Romanın başkahramanı Mustafa Ural şiddet ve baskı ortamında idealleri uğrunda mücadele vermekte.Yıl 1944. Söylemeye bile gerek yok felâket yılları. Dünya birbirine girmiş durumda. Faşizme karşı büyük bir savaş verilmekte. Türkiye savaş dışı kalmayı başarmış başarmasına ama ülkede sefalet diz boyu. Ekmekten çaya her şey lüks, her şey karaborsa.Korkunç da bir baskı ortamı var ülkede. Mustafa Ural bir edebiyat öğretmeni. Daha da önemlisi bir aydın.Yayımlanır yayımlanmaz toplatılan bir şiir kitabı yüzünden aranmakta. Ciğerlerinden hasta. Mevsim kış. Dahası ülkede Alman sempatizanları solculara nefes aldırmıyor. Sözün kısası, tutuklanırsa hali duman. Ne kadar geç yakalanırsa o kadar iyi. Güzel bir roman Karartma Geceleri. Samimi, gerçek.Romanı, yazarın kendi yaşam öyküsünden bağımsız düşünemiyorum Mustafa Ural, Rıfat Ilgaz değil de kim Allah aşkına.
260 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
(Spoiler içerir ) 1944 Türkiye ‘sinde aydınların yaşamış olduğu sıkıntıları anlatan bir roman , suçu şiir yazmak olan bir edebiyat öğretmeninin haketmediği şekilde firar gezmesi ve yakalanıncaya kadar geçen zamanı anlatıyor . Dil ve üslup o kadar akıcı ve samimi ki kitabı gün boyu elimden bırakamadım ve 1 gün içerisinde okudum .Öğretmenimiz Mustafa Ural ‘ın yerine koydum kendimi ve böyle bir durum başıma gelse hangi dostlarım yanımda olurdu kimin kapısını çalardım diye düşünmeden kendimi alamadım .Romanda en sevdiğim karekterlerden biri de Cengiz’di . Ne mutlu hayatında böyle insanlar biriktirebilenlere diyorum .Kitabın sonunda Şükran’ın mahkemeye kendisi için değil de İlhan için geldiğini anlamış bulunduk ve üstümüzden büyük bir yük kalktı :)) Sabahattin Ali ‘ler Nazım Hikmet’ler süreli yayınlar dergiler , buram buram edebiyat mücadelesi kokan bir kitap .Kitabımız 100 temel eser içinde , okuyun okutun diyorum tarafımdan tavsiye edilir .
269 syf.
·5 günde·10/10
Edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda şair olan, yazdığı şiirlerle sistemi eleştiren Mustafa Ural toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Teslim olmak istemez, kaçmaya ve birkaç dostunun evinde saklanmaya başlar. Bu sırada ikinci dünya savaşı sürmektedir ve ülkede sıkı yönetim vardır.
Rıfat Ilgaz'dan okuduğum ilk kitaptı. Yazıldığı dönemi en iyi yansıtan kitaplardan biri. İçinde bol bol Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet barındıran.
260 syf.
·Beğendi·9/10
Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz'ın 'Sınıf' isimli şiir kitabından dolayı hakkında arama kararı çıkarılıp köşe bucak arandığı karartılan günlerinden kalan katran rengi acılarının adıdır.
Bir sıkıyönetim dehşetinin hikayesidir.

Bir şiir kitabından dolayı tutuklanır, ve hatta mahkum olur Ilgaz.

Bu şiir kitabını da okuyun. 'Sınıf'ı.. Dahası hukuk tarihimizin yüz karası olan gerekçeli mahkeme kararını da bulup okuyun. Mahkeme hükmünü kurarken, kitabın hükümet tarafından sakıncalı bulunmasını yeterli görüyor apaçık... Utanç verici! Kararı veren heyetin biri hukuk fakültesi mezunu, ikisi ise asker.

Türkali, 'Güven' romanında üzerinde Nazım'ın şiirini taşıyan ve yakalandığında suçlandırılacağını bilen roman kahramanı Turgut'u ''Suç mu şiir yazmak? Suç olmayan ne var bu ülkede? Niye yıllardır cezaevinde Nazım?'' diye konuşturur.

Anlatılan yıllar tam da Ilgaz'ın Karartma Geceleri'nde geçen zamanlardır üstelik.

Ilgaz, şalterleri indirilmiş bir ülkenin karanlığında çocukların açlığından bahsetti, çalışmak zorunda bırakılmasını yazdı Sınıf'ta. Ve komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla zindana tıkıldı!

Güven'de Turgut ''Suç mu şiir yazmak?'' diye sordu. Sonra ''Suç olmayan ne var bu ülkede?'' diye cevapladı kendi sorusunu.

Ilgaz, bu topraklarda yaşamının tam 5 yıl 5 ay 25 gününü hapishanelerde çürüttü.

Sınıf'tan 60 yıl, ölümünden ise 11 yıl sonra devlet onu öğrencilere tavsiye etti.
Karartma Geceleri 100 Temel Eser arasına alındı.

60 yıl önce bir cani gibi köşe bucak aranan bir adamın acıları 60 yıl sonra öğrencilere okumaları için tavsiye edildi yani.
260 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Karartma geceleri ,Rıfat Ilgaz'ın karatılmış yıllarının güncesi niteliğinde otobiyografik bir roman.
Bir şiir kitabı nasıl sakıncalı bulunur ve toplatılır ?
Öğretmen olan yazarı hakkında nasıl olur da arama,yakalama kararı çıkartılır ?
Neden korkuyorlardı halkını kucaklayanlardan ?Tabii ki bu soruların cevabını,iktidarın hangi mantıkla şiire ve yazarına baktığında bulmak mümkün.
73 yıl geçmesine rağmen,hiç mi değişmez kaçanlarla kovalayanlar ?
Jurnalcilik,adam kayırma neden her devrin trendi olmuş ? Neden karanlığa ışık çakanları cezalandırmışız ?
Aydınlanma peşinde koşan bir avuç idealist yazarı,çizeri zindanlarda çürütmek,ülkenin aydınlık yarınlarını karanlıklara boğmak değil de nedir ?
2.Dünya savaşı yıllarındaki gibi çay olmadığından ıhlamur içilmiyor,karnesiz ekmek de var ama insanlık onuru ve düşündüğünü yazıp söyleyebilme özgürlüğü halen karaborsa.
Dupduru akan bir Türkçe ile kaleme almış yazar anılarını.
Vefanın,vefasızlığın,koşulsuzca sevmenin ve ekmeğini bölüşmenin,bir idealin peşinden koşarken pek çok bedel ödemek zorunda kalmışlığın örnekleri var paragraflar dolusu....
Yakın tarihimize ayna tutan bu değerli esere kitaplığınızda yer açın.
84 ekmek parasına öğretmenlik yapılan sıkıyönetim yıllarında,Toplumcu gerçekçi yazarlarımızın nasıl sindirilmeye çaşıldığını,entrikaları,muhatabının kaleminden okuyun.
Romanın finali bir iyi,bir de kötü sürpriz gelişme ile bitiyor.Okuyup yorumlamayı sizlere bırakıyorum.
Eser,MEB tarafından 100 temel arasına alınarak hak ettiği değere kavuşturuldu 2004 yılında.
Unutmayalım ki Şiirler boşuna değil.
Okuyalım 1000kitap dostları...
260 syf.
·Puan vermedi
1940ların savaş ortamında Türkiye anlatılıyor.Savaşa girmiyoruz ama birçok zararından fazlasıyla etkileniyoruz.Ekmek, kömür karneyle.İnsanlar içmeye çay bulamıyor.Şeker yok karaborsadan bulunursa büyük bir nimet.Aynı şekilde temizlik olayı da ikinci plana atılmış.Bir yandan da sağcılık solculuk gerilimleri var.Yazarlar birbirini ihbar ediyor vb.Yazar bu konuları irdelemiş kendi pencersinden.
220 syf.
·2 günde·5/10
1944 yıllarında Alman harbi sırasında her şeyin kıtlığı yaşanmaktadır.O dönemde yazdığı şiir kitaplarından dolayı aranan bir yazarın,yakalanmamak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.
260 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Filmi kadar da kitabı da etkilici 12, Eylül cuntası Türkiye'nin karanlık yüzünü anlatıyor. Sevgili yazar Rıfat Ilgaz dili döndüğünce yazmış yalnıs hatırlamıyorsam bu kitap yasaklılar arasındaydı. Hatta icerde yattı malum Türkiye de adalet yok! Adalet hüküm verenlerin iki dudağı arasında. Kitap adı üstünde "karatma geceleri" mesaj içerikli yaşanmış karanlık güçleri anlatıyor! Ama şunu söyleme den geçemiceğim neden darbe olur? Darbe niçin yapılır 12 eylül darbesi kimin projesidir? Siyasi icerikli sol ruhun keskin kalemi Rıfat Ilgaz saygıyla anıyorum e.. Kaleme kelepçe vurulamıyor!
260 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Rıfat Ilgaz’ın kendi hayatından izler taşıyan romanı 1940’lı yıllarda geçiyor. Edebiyat öğretmeni Mustafa Ural yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Yakalandığı anda onu gözaltında zor günler beklemektedir. Bu yüzden teslim olmak istemez. Kaçar ve birkaç arkadaşının yanında saklanmaya çalışır.

Kitabı baştan sona içimdeki sıkıntıyla okudum. Bir yanım yakalansa da bu kaçış bitse derken diğer yanım yakalandığı anda daha kötü şeylere maruz kalacağını fısıldadı. Birçok insanın başından geçen bu süreci okurken bile bu kadar bunaldıysam bunları gerçekten yaşamak zorunda kalan insanların psikolojisini düşünemiyorum.

Bu arada kitabın Tarık Akan’ın başrolünde olduğu 1990 yapımı bir filmi de var. Birçok festivalden ödül almış, başarılı bir uyarlama. Trajikomik olan ise işkence gören insanları anlatan film, polisleri kötü gösteriyor diye yasaklanmış, sansüre uğramış ve filmin yapımcısı tutuklanarak işkence görmüş. Kitapta, filmde görsek inandırıcı bulmayacağımız, “Böyle şey mi olur ya?” diyeceğimiz olaylar, gerçek hayatta yaşanıyor maalesef.
260 syf.
·Puan vermedi
Lisans hayatımın son yılında Çağdaş Türk Romanı adlı derste didik didik ettiğim, duygusal bağımın olduğu yegâne kitaptır kendisi. Sürükleyici ve bir o kadar da içten yazılmıştır. Tarık Akan'ın başrol oynadığı filmi de vardır. Hemşerim Ilgaz! Nurlar içinde yat...
Ölçülü yaşamak! Bu da bir başka zincir vurmak olacaktı kendi eliyle kendi özgürlüğüne...
Rıfat Ilgaz
Sayfa 201 - Çınar Yayınları
Cebindeki üç-beş liranın emanetliğinden ne olacaktı. Ne saat ne de değerli kol düğmesi... Peki, ya şiir müsveddeleri? En değerli emanetleri bunlardı, ama üste para verse kimse alıp götürmezdi onları.
Rıfat Ilgaz
Sayfa 158 - Çınar Yayınevi
"Sakın öğreteceğin Türkçeyle birlikte Türklüğünü de satın almaya kalkışmasınlar!"
Rıfat Ilgaz
Sayfa 211 - Çınar Yayınları
Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi.
Rıfat Ilgaz
Sayfa 1 - Aydın Ilgaz'ın önsözünden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karartma Geceleri
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Karartma Geceleri
Karartma Geceleri
Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda.
Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir.
Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 843 okur

  • Ceren Deveci
  • gogol'un paltosu
  • Deniz
  • Ömer Faruk Çakır
  • Beyza Y
  • Anıl Aydın
  • Beren Sefer
  • Saniye Yılmaz
  • Zeynep Kotza
  • Melike

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%5.8
18-24 Yaş
%24.2
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%18.8
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.9
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.4 (55)
9
%26.9 (66)
8
%22.4 (55)
7
%15.5 (38)
6
%4.9 (12)
5
%2.9 (7)
4
%1.2 (3)
3
%0.8 (2)
2
%0
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları