10,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
1.690 gösterim
Kardeş Mektupları
"Canım kardeşim,
Küskün aşıklar gibi beklediğim mektubun nihayet geldi. Bir yandan okudum, bir yandan seni öptüm ve sonra gökyüzüne feri iki misli artmış gözlerle baktım."

...

"Canım ağabeyim,
Dün İskilipten döndüm. Filmleri, mecmuayı, mektubunu ve kartını buldum. Çevremde seni de bulacağımı yüzde beş bir ihtimalle ümit ediyordum. Bu yüzden mektup yağmuru altında hep sizi arandım."

Cumhuriyetin ilk aydınlarından iki genç, birbirine tutkuyla bağlı, birbirlerinin hayatlarını, düşüncelerini, ürünlerini şiddetle etkileyen iki kardeş: Ağabey Sabahattin Eyuboğlu ve küçük kardeş Bedri Rahmi. Aynı evde yaşamadıkları tüm zamanlarda sayfalarca mektup yazarak ulaşmışlar birbirlerinin dünyasına; anlatmışlar, paylaşmışlar, eleştirmişler. Bedri Rahminin ölümünün ardından oğlu Mehmet Hamdi Eyuboğlu, ceviz sandıklardan, bahçedeki depodan, babasının yazı masasından, atölyesinden toparlamış kardeş mektuplarını. Neredeyse tümü Eski Türkçe yazılı mektuplar okunmuş, şimdi kaybolup gitmiş kelimeler Türkçeleştirilmiş, sıraya konmuş...

Kardeş mektuplarının yanı sıra anne ve baba mektuplarının da yer aldığı bu kitapla yakın tarihimizde bir gezinti yaparken, kültür hayatımızda derin izler bırakmış iki aydın insanı da "çok özel" yanlarıyla tanıyacaksınız.
  • Baskı Tarihi:
    2003
  • Sayfa Sayısı:
    351
  • ISBN:
    9789754584578
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Atölyede yirmi kişi kadarız. Yarısı kız. Hayatımda ilk defa kızlarla aynı atölyede çalışıyor, aynı dershanede yan yana ders dinliyorum. On sekiz yaşına kadar Anadolu’da dolaşan gördüğü en büyük şehir, Kütahya, Artvin ve Trabzon’dan ibaret olan bir delikanlı için kızlarla dolaşmak ne kadar güzel şey. İnsanın içi bir hoş oluyor. Nazari dersler içinde en sevdiğim dersler estetikle mitoloji, bir türlü ısınamadığım da anatomi ve menazır. Estetikle mitolojiye Ahmet Haşim geliyor… Son dersinde bize Ogüst Kont’tan bahsedecekti. Bilmem nereden açıldı, uzun uzadıya yolda gördüğü bir sıpayı anlattı. Dünyada sıpadan güzel bir mahluk olamazmış! Sıpanın kulakları kadar yumuşak kulak, gözleri kadar gözler göz bulunmazmış! Sonra Amerikalı bazı kadınların giyimlerine geçti. “Mübarekler ne kadar güzel renkler seçiyorlar, kadın değil papağan dersin. En göz alıcı renklerden korkmuyorlar. Çingene pembesi üstüne acı badem yeşili. Cesaretlerine bayılıyorum.” dedi.

Kardeş Mektupları, Bedri Rahmi EyüboğluKardeş Mektupları, Bedri Rahmi Eyüboğlu
Sefa Yılmaz 
05 Mar 16:03 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bedri Rahmi Eyuboğlu'ndan Sabahattin Rahmi Eyuboğlu’na - Trabzon, 17 Mart 1927
Evet, Ağabey sıramdan kalkmak... Kapıyı sinirli bir elle parçalar gibi vurmak... ve çıkmak... Sınıftan, okuldan, hatta hatta, Trabzon’dan çıkmak... Geçip gitmek, belamı aramak istiyorum Ağabey... Bunları... Size keşke yazmasaydım Ağabey... Ama ne yapayım?..

Kardeş Mektupları, Bedri Rahmi Eyüboğlu (Sayfa 17 - Bilgi Yayınevi)Kardeş Mektupları, Bedri Rahmi Eyüboğlu (Sayfa 17 - Bilgi Yayınevi)