Adı:
Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719806
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Barro blanco
Çeviri:
Zeyyat Selimoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Şeker Portakalı" adlı romanıyla ülkemizde yediden yetmişe herkesin sevgilisi olan Brezilyalı ünlü yazar "Jose Mauro de Vasconcelos"tan bir roman daha sunuyoruz. Romanın başkişisi damarlarında Çingene kanı taşıyan yetim Chicao'dur. Brezilya'nın kıraçlarında büyüyen Chicao, rüzgarı ve denizi kardeşi bilir. Ateşli, güzel Joaninha'nın sevgilisi ve o kıyının en güçlü erkeği olur. Okuyunca siz de göreceksiniz, "Vasconcelos", yine o her zamanki yalın, şiir dolu, sokulgan anlatımıyla, özsuyunu doğadan alan, sevgi ve özlem dolu, yaşamın içinden sürüp gelen bir roman daha yaratıyor. Bu romanda rüzgar canlanır, ışık ve müzik gereçlerinin, dans adımlarının ve yürek çarpıntılarının gürültüsüne dönüşür. Anlattığı toprakları ve o toprakların insanlarını çok iyi tanıyan "Vasconcelos", o insanların duygularını, düşüncelerini, o topraklara bağlılıklarını ve o topraklardan kopuşlarını büyük bir ustalıkla yansıtıyor.
Çok sıkıcı. Sayfalar ilerlemiyor...
Şeker Portakalı'nı yazmış bir yazar böyle bir kitabı nasıl yazmış anlayamadım.
Tavsiye etmem ama yine de okuyun.
Çok güzel kitaptı. Hem de çok acımasızdı.

Ayrıca, yazar tüm acıları aks ettirmeyi çok iyi biliyordu, çünkü okurken pek çoğunu içimde hissettim.
vasconcelos'un insan psikoloji ve davranışları hakkında yer yer müthiş gözlemler yaptığı kitabı. Belki altı çizelecek, üzerinde durulacak çok cümle yok ama bazı yerlerin genel yapısı itibariyle üzerinde düşünülmesi gerekiyor.

İnsan psikolojisi ve davranışları dedim. Mesela kitabın başında joaninha karakteri, o dönemki brezilya kadınına oldukça benzemekle birlikte şu anda bile brezilya kadınının o özelliklere sahip olduğunu görürüz. Brezilya kadınını geleneklere sadık, itaatkar bir kadın tipi olarak sınıflandırırsak ne kadar doğru bir tespit yaptığımız hakkında kesin bir karar veremem ama bu karara bir eğilimim var. Her ne kadar brezilya kadını sadık, itaatkar olsa da yeri geldiğinde hakkını savunan, susmayan, direnç gösteren bir yapıya sahip. Bunu joaninha sayesinde gözlemleyebiliyoruz.

Kitabın ilerleyen sayfalarında Chicao tuzlada çalışmaya karar verir. Tuzlaların genel çalışma prensibi kitapta anlatıldığından yola çıkarsak kapitalizmin özetidir. Ve göçmen bir İspanyol tuzlaların bu kapitalizm benzeri çalışma prensibini karşısındaki Chicao'ya acıyarak anlatır. Kazananın her zaman büyük balık olduğunu, kaybedenin ortada kalan balıklar ve hep yem olacak balıklar olduğunu, hep yem olacak balıkların ise acımasız iş saatlerinde, iş güvenliğinden yoksun olarak çalışan, beş kuruş paraya tamah eden yoksul insanlar olduğunu vurgular. Belki de dönemin şartlarından dolayı tam olarak söyleyemese de yazarın dilinde sosyalist bir hava hakim.

Efsaneler, rivayetler, fallar gerçekten yaşandı mı, yoksa insanlar onlara inandığı sürece yaşayacak mı? Chicao kendisine söz edilen efsaneye inanır, gerçek olduğunu düşünür. Efsane gerçek olduğu düşünülürse gerçekleşir. Kitabın sonunda ise Chicao inandığı için efsane gerçekleşiyor. Aslında susuz, uykusuz, aç kalan Chicao'nun halüsinasyonundan başka bir şey değil gerçekleşen. Yani efsane Chicao dışında gerçekleşmiyor. Yani efsane sadece Chicao'da gerçekleşmişse bu tamamen gerçekleşmiş mi oluyor?

Kitabın teması memleket özlemidir. Hayatından ne kadar mutlu olursa olsun kendini yaşadığı yere bağlı hissetmeyen Chicao, geçmişe özlem, çocukluğa özlem, memleketine özlem duyar. Aslında içinde pişman ve acılıdır. Sevdiklerini orada tek başına bırakmış olmanın verdiği acı, bencillik yaptığı için verdiği acı. Kol gürreşi şampiyonudur, bölgenin en güçlü erkeğidir, bölgenin en güzel kızıyla beraberdir, parası vardır ama bir şeyler eksik. Günümüz kalabalık şehirde yaşayan plaza çalışanı gibidir. Hep bir şeyler eksiktir. Bu yüzden bir efsaneye ihtiyaç duyar. O efsaneyi kendi yaratır. Kendi yaşar. Kitabın sonunda ise efsanesine kavuşur: Memleketine, çocukluğuna, sevdiği insanlara. Chicao susuzluktan değil yalnızlıktan, özlemden ölmüştür.
Şeker Portakalı serisinden sonra yazarın diğer kitaplarını merak ettiğim için alıp okumak istedim. Ama bana pek etkileyici gelmedi, okurken sıkıldım. Yine de hâlâ yazarın diğer kitaplarını merak ediyorum.
Spoi vermek istemiyorum o yüzden kısa tutacağım. Yavaş yavaş fakat derinden işleyen bir anlatımı var. Son sayfalarda su gibi akarken orta kısımlarda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kitabın sonundan yinedegüzel şeyler bekliyordum açıkçası. Ve geri kalanlar hakkında merakta kaldım joaninha ya ne oldu mesela?
Her şeyiyle güzeldi yinede alınıp okunması gereken bir kitap.
Vasconcelos u ben de çoğunluk gibi Şeker Portakalı yla tanıdım. Bu kitabında ise yetişkinlere yönelik bir anlatımı olduğundan ilk başta okuyanlara garip gelebilir. Fakat dikkatle bakılırsa o aynı yazar. Doğallığı, samimiyeti, olaylara yaklaşımı...
Kitap bildiğimiz ama gözardı ettiğimiz noktalara oldukça güzel değiniyor. Yazar sempatikliğinin altında hayatın acımasız gerçeklerini açıkça yüzümüze vuruyor. Betimlemeleriyle olayları öyle güzel resmetmiş ki ben film izler gibi izledim.
Katılmadığım fikirler dahi gerçekti.
Bence okunması gereken bir kitap.
Yazar anlatmak istediğini yani halkı, halkın yaşadığı toprakları, zorlukları çok güzel anlatmış.
Karakterinin sürekli yeni şeyler denemek istemesi, asla yetinmeyişi; özgürlük arayışı mı yoksa doyumsuzluk mu diye düşündürüyor.
Akıcıydı ben keyif aldım. Sayfalar aktı gitti.
Bu kitabın tercih edilmeme sebebi bana kalırsa diğer kitabı gibi olmasının beklentisi.
Kum hiç yalan söylemez. Kuraklık çeken yerlerden kaçtım, susuzluk çeken yerlerde öleceğim. Yüreğim kurumuştur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kardeşim Rüzgar Kardeşim Deniz
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719806
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Barro blanco
Çeviri:
Zeyyat Selimoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Şeker Portakalı" adlı romanıyla ülkemizde yediden yetmişe herkesin sevgilisi olan Brezilyalı ünlü yazar "Jose Mauro de Vasconcelos"tan bir roman daha sunuyoruz. Romanın başkişisi damarlarında Çingene kanı taşıyan yetim Chicao'dur. Brezilya'nın kıraçlarında büyüyen Chicao, rüzgarı ve denizi kardeşi bilir. Ateşli, güzel Joaninha'nın sevgilisi ve o kıyının en güçlü erkeği olur. Okuyunca siz de göreceksiniz, "Vasconcelos", yine o her zamanki yalın, şiir dolu, sokulgan anlatımıyla, özsuyunu doğadan alan, sevgi ve özlem dolu, yaşamın içinden sürüp gelen bir roman daha yaratıyor. Bu romanda rüzgar canlanır, ışık ve müzik gereçlerinin, dans adımlarının ve yürek çarpıntılarının gürültüsüne dönüşür. Anlattığı toprakları ve o toprakların insanlarını çok iyi tanıyan "Vasconcelos", o insanların duygularını, düşüncelerini, o topraklara bağlılıklarını ve o topraklardan kopuşlarını büyük bir ustalıkla yansıtıyor.

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • veli tan
  • Ozan Yılmaz
  • Nazmi Kayhan
  • Çiğdem Bölek
  • Meryem Yabalak
  • Ebru Sarıkaş
  • Bey Böyrek
  • Zeynep
  • runkliii
  • Bilal DEMİR

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%23.6
25-34 Yaş
%36.1
35-44 Yaş
%26.4
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68
Erkek
%32

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.4 (10)
9
%8.2 (4)
8
%14.3 (7)
7
%28.6 (14)
6
%14.3 (7)
5
%8.2 (4)
4
%4.1 (2)
3
%0
2
%2 (1)
1
%0