Karışık Duygular

8,0/10  (30 Oy) · 
93 okunma  · 
30 beğeni  · 
2.318 gösterim
Karışık Duygular, kalp ile zihin arasındaki ezelî çatışmanın yol açtığı kısa fakat karmaşık bir labirent. Stefan Zweig, dünyanın siyah ve beyazlardan oluşmadığını, o parlak biçemiyle bir kez daha hatırlatıyor okurlarına.

Başında kavak yelleri esen ve aslında akademik ortama pek de fazla ilgi duymayan genç bir üniversite öğrencisi ile entelektüel açıdan yaratıcı olduğu günleri geride bırakmış olgun profesörün hayatları bir noktada kesişir. Genç adam hayranlıkla bağlandığı hocasına yarıda kalan eserini tamamlaması için canla başla yardım ederken, onun genç karısı ile de dostluk kurar. Ne var ki bu çiftin asla öğrenmek istemeyeceği sırlarının tanığı olacaktır.

Yordam Kitap, Avrupa'nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardan Stefan Zweig'ın en önemli yapıtlarından oluşan seçkiyi okurlarına kıvançla sunuyor. Behçet Necatigil, Tahsin Yücel, Salah Birsel, Hamdi Varoğlu, Ali Avni Öneş, Deniz Banoğlu gibi usta edebiyatçı çevirmenlerimizin yarattığı dil lezzetiyle...
Şeyma Demirhan 
27 Şub 15:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Stefan Zweig, insansı duyguları mükemmel bir şekilde yansıtan, kelimelerle oynayan, cümlelerle dans eden muhteşem bir sanat ortaya koymuş. Muhtemelen bu yeteneğini gözlemciliğine ve psikolojik derinliğine borçludur. Okuduktan sonra yazarla ilgili küçük incelemelerde bulundum, insan doğasını en iyi ve en kötü yanlarını bu denli iyi yansıtması, bu sayede her devrin okuruna hitap
edebilen anlatılara dönüştürmüştür.insan keşfine dair yapıtları muazzam. Tabi bunda çevirinin etkisi azımsanamayacak derecede büyük. Beni en çok cezbedense duyguları okuruna okadar iyi yansıtmış ki yazdığı her cümleyi içimde hissetmem oldu.
Karışık Duygular “Derinlerdeki mahzenlerde, köklerin yayıldığı mağaralarda ve yüreğin karanlık kuyularında tutkunun hakiki ve tehlikeli canavarları fosforlu pırıltılarını saçarak dolaşırken, gizlice çiftleşir ve en akıl almaz biçimlerde birbirlerini parçalarken yazarların yaşamın sadece ışığın vurduğu üst kıyısını, duyguların açıkça ve kurallara uygun olarak sergilendiği kesimlerini anlatması rahatlıktan mı, korkaklıktan mı yoksa bakış darlığından mı geliyor acaba?”