Karlsbad'da Geçen Günlerim

·
Okunma
·
Beğeni
·
363
Gösterim
Adı:
Karlsbad'da Geçen Günlerim
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
97
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752439740
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kopernik Kitap
“2 Temmuz Salı – (...) Almanların bize memleketimizi İngiliz istilasından kurtarmada, yardımlarının derecesini mantıken meydana çıkarabiliriz. Benim bu hususta daima olumsuz sonuca varan kanaatlerim, Veliaht Hazretleri ile vuku bulan seyahatimiz münasebetiyle gerek İmparator ve gerek Hindenburg ve Ludendorf’la olan görüşmelerle pekişmiştir.

Bir devlet adamı, kendi insani hislerine tabi olarak devlet meselelerini halledemez, o salahiyete sahip değildir. Memleket, kimsenin malikânesi değildir. Yalnız, biz Türkler memleket ve milletin idaresini elimize aldığımız zaman, kendi şahsi davranışlarımızdaki cömertliği, devlet meselelerinin ecnebilerle hallinde düstur ediniyor, bir çocuk gibi aldanıyoruz.”

1931 yılındaki tarih çalışmaları esnasından Çankaya’daki eski köşkün kütüphanesinde bulunan bu hatırat, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından altı deftere kaydedilmiş günlüklerden oluşmaktadır. Atatürk’ün Karlsbad’da Geçen Günlerim şeklinde isimlendirdiği her hâliyle ilgi çekici bu metinler, Mustafa Kemal’in Karlsbad’da geçen günlerini, o günlerde bazı toplumsal meselelere bakışını, okuduğu bazı kitapları ve daha birçok hususta önemli, dikkat çekici ayrıntıları içeriyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleminden çıkan bu nadide eseri yazılışından 100, ilk basımından 35 sene sonra yeniden yayımlamanın gururunu yaşıyoruz.
97 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap Mustafa Kemal Atatürk'ün 1918 yılında şu an da Çek Cumhuriyeti sınırları içersinde yer alan ve günümüzde adı Karlov Vary olan yerde sağlık sorunları yüzünden kaldığı dönemde tuttuğu notlardan oluşmaktadır.

Yıllar önce Afet İnan tarafından hazırlanan ve Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan kitap, uzun yıllardır piyasada olmamasına istinaden gözden geçirilmiş ve düzenlemeler de yapılarak tekrar yayımlanmış. İyi ki de yayımlanmış. Bu kitaptan şunu öğreniyoruz ki, Atatürk ta 1918 ve öncesinde de hem okumuş hem de çeşitli notlar almış.

Kitap 30 Haziran 1918 Pazar günü tutulan ilk yazıyla başlar. Burada Karlsbad istasyonuna ulaşılması ve buradan hareketle kendisini karşılayanlar hakkında bilgiler veriyor. Kalacağı ev, kendisiyle ilgilenecek doktor, doktorun yapılması gerekenler listesi, doktorla yapılan yarı şaka yarı ciddi konuşmalar sayesinde bölgenin ekonomik yapısı hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

Siyasi ve askeri değerlendirmeler yapmadan duramaz. Balkan Savaşları sonucu çizilen sınırın ve savaşsız verilen toprak parçası konusunda neler yapılması gerekir diyerek düşüncelerini de belirtir.

Savaş anılarını da yanına gelen kişilerle paylaşır ve özellikle Muş cephesinde yaşadığı o askeri başarı olan Ricat
(geri çekilme) sonunda düşman askerini şaşırtıp, daha sonra nasıl bozguna uğrattığını anlatır.

Arıburnu hatıralarını anlatır. Orada 'kumandan cesaretsizliğin' nelere mal olacağına dem vurur. Bir kumandanla yaşadığı
ricat olayını tartışır ve komutanı ikna ederek, askerin başında kalmasını sağladıktan sonra o birliğin elde ettği başarıyı
da anlatır.

Buradan hareketle Mustafa Kemal 'Komutanın' cesareti, bilgisi, azmi, kararlılığı hakkında görüş bildirdikten sonra eğer yönetici (komutan) korkarsa zaten baştan olaya mağlup başlar diyerek 'cesaret' örneği dersi verir.

O mahalde kaldığı sürece günlük rutin yapılan işler haricinde ziyarete gelen veya karşılaştıkları zevatla yapılan görüşmeler
de günlük içersinde yer almaktadır. Hatta bir seferinde Cemal Paşa'ya tuttuğu notları da gösterip, okutur.

Mustafa Kemal o dönemde hem Osmanlıyı bilip hem de Avrupa'yı görünce aradaki farkı da anlar ve biz okuyup belli bir
seviyeye gelmiş kişiler hiç okumayan kişiler seviyesine inemez diyerek bir durum tespiti de yapar ama sonra devamında
şunu da söyler: "onları kendi mertebeme çıkarayım..."

Mustafa Kemal'in 1918 yılında tuttuğu hayata dair düşüncelerini okuyoruz. Evlilik, kadın, erkek ilişkileri, eğitim, sosyal hayat içinde bulunma gibi çeşitli düşüncelerini notlar halinde bize aktarıyor.

Yabancı dil öğrenmeden bahseder ve kendisine Almanca bir eğitmen bulunmasını ister ama anlaşamaz. Devamında bazı düşünceleri daha sonra kurulacak Cumhuriyet ve yeni devletin içinde yer alır.

"Günlerim" okunduğunda sadece askeri görüşleri ya da orada yemek yemesi, davetlere gitmesi yok. Çok daha büyük bir düşünceyle içtimai hayatla ilgili görüşlerini de okuyoruz.

Kitabın boyutu küçük ama içerik boyutundan daha geniş sayılabilir. Açıkçası hiç beklemediğim kadar etkili, güzel bir çalışma.

Sürekli kitap okuyan, notlar alan, Fransızca bildiği halde Fransızcasını daha da ilerletmek için Fransızca hoca tutması ve ondan özel ders alması ama hocanın 'Fransızca ders almanıza gerek yok, sadece biraz lügata bakmanız yeterli' diyerek Fransızcasının iyi olmasını da buradan öğreniyoruz.

Balkan Savaşları, Trablusgarb savaşı gibi savaşlarla ilgili düşüncelerini de notlarına alır.

Ezcümle: Tavsiye ederim


Notlar:

+ Bu kitabı yeniden basarak bizleri sunan yayınevine ve yayıma hazırlayan Selma Günaydın'a teşekkür ederim.
+ Sunuş kısmında kitabın yazım süreci hakkında bilgiler yer alıyor.
+ Kitabı yeniden basarken eski baskının temel alındığını bazı yerlerde sadeleştirme yapıldığı bilgisi veriliyor.
+ Eski baskıda Fransızca tutulan notlar bu baskıda tercüme edilerek okuyucuyla buluşturuluyor.
+ Kitabın kapak tasarımı, yazı tipi ve arka kapak tanıtım yazısı güzel hazırlanmış.
+ İçindekiler ve dizin olması da doğru.

- 'Sunuş' kısmında 'Karslbad'da niçin bulunduğuna dair kısa bilgi notu eklenebilirdi. Belki daha sonraki baskılarda bu
dikkate alınır. Bu sayede Mustafa Kemal'in niçin orada bulunduğu daha anlaşır hale gelir. Ben bu eklemeyi şu şekilde yapıyorum:
"İstanbul’a geldik, fakat muvasalâtımız (Bir yere ulaşma, varma) zamanında, kendimce feci bir ıstırap hissettim.
Doktorlar sol böbreğimden rahatsız olduğumu söylediler. Bir ay kadar yatağımı terkedemedim. Doktor arkadaşların tedavisi,
ıstırabımı bir türlü esasından menedemiyordu. Bir aralık iyileşir gibi oldum, fakat tekrar yattım.
Nihayet doktorlar Viyana’ya gitmekliğim lüzumunda ısrar ettiler.

Viyana’da müracaat ettiğim profesör benim sanatoryumda yatmaklığımı zaruri gördü. Bir ay kadar Viyana civarındaki (Kotaj Sanatoryumu) da bizzat bu profesör tarafından tedavi olundum. Sonra yine aynı profesörün tavsiyesiyle, Karlsbad’a gittim. Rahatsızlığım henüz tamamıyla zail olmamış (ortadan kalkmamış-geçmemiş) bulunduğu bir tarihte
(Gazi Paşa Karlsbad’da aldığı notlara bakarak bu tarihi buldu) 1918 Temmuzunun 5’inci cuma günü Karlsbad’daki ikâmetgâhıma İzmir’de tanıdığım bir zat,
diğer bir arkadaşıyla geldiler. "

(Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal'in Ağzından vahidettin / Atatürk'ün Bana Anlattıkları / Bateş Yayınları -İstanbul 1998 S.44)

#32697370

- 19.sayfada geçen "Ya, ya!" diye seslendim. Şimdi buradaki Türkçe "Ya, ya!" mı yoksa Almanca "Ja, ja" nın Türkçe okunuşu olan "Ya, ya! mı bence Atatürk, Almanca bildiği için Evet anlamında yazılışı "Ja" ama okunuşu "Ya" demiştir düşünüyorum.

- 25.sayfada geçen Lektür ve resitasyon'un Türkçeleri dipnot olarak verilebilirdi.

- 84.sayfa da geçen "Trop de Zel" ne anlama geliyor bu da dipnot verilebilirdi.

+ 28-30 Ekim 2018 tarihleri arasında okunup, notlar çıkarılmış ve 30 Ekim 2018 tarihinde yazıya dökülüp, siteye eklenmiştir.
97 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bir dönemin değil her dönemin lideri olabilecek bir düşünce yapısına sahip olduğu aslında her zaman kendini ufak ufak hissettirdiği kanıt niteliği olan bir eser ile karşı karşıyayız.
İlk olarak Afet inan tarafından karşımıza çıkan eser Selma Günaydın tarafından tekrar güncellenerek yeni baskısıyla karşımıza çıkıyor.
Atamız tarafından dönemin Avusturya-Macaristan imparatorluğundaki Karslbad şehrinde böbrek rahatsızlığının tedavisi amacıyla 1 aylık bulunduğu bir dönemde(30 haziran/28 temmuz 1918) 6 defterden oluşan anılarının toplamı olan bu eser kısa olmasına rağmen içinde pek çok güzellik barındırıyor.
Gazi yer yer anılarında günlük yaşadığı olayları işlerken hırslarıyla,arzularıyla kimi zaman kararsızlıklarıyla gayet perdesiz bir şekilde insani yönünü gözler önüne sermiş.Dikkat çeken hususlardan birisi dil öğrenme çabası ki bir kaç dil bilmesine rağmen daha iyi bir dil konuşma için hiç usanmadan öğretmen bulma ve öğrenme çabası bunun yanında hastalık dönemi olsun savaş dönemi olsun her ne koşulda olursa olsun kitap aşkı takdire şayan.
Padişahın vefatına bile verdiği reaksiyon aslında Gazi'nin içindeki kıvılcımı hissettirmesi açısından bile yeterli.
Bunun yanında Karlsbad'da bulunduğu dönemde zaman zaman Türk paşaları ile yemeklerde görüşmelerine de anılarında yer vermiş.Bu görüşmelerde siyasi değerlendirmeler yapmakla birlikte aslında idealindeki yapıda kadın-erkek konumunun ve sosyal yapısının inceliklerini de paylaşmış.
Uzun lafın kısası Gazinin ileri görüşlülüğü yadsınamayacak kadar gözler önünde.Bununla birlikte düşüncelerinin büyük kısmını anılarında paylaşmaktan açıkça çekindiğini de dile getiriyor kendisi bunun birinci nedeni güvenlik ikinci nedeni ise daha bazı fikirlerinin son rötuşlarını kafasında yapmamış olması.
Şimdiden keyifli okumalar diler şiddetle tavsiye ederim...
97 syf.
·1 günde·8/10
Kopernik Kitap’da dört adet bu şekilde Mustafa Kemal el yazısından çevrilmiş eser mevcut.

Karlsbad, biliyorsunuz Mustafa Kemal’in genel anlamda tedavi amaçlı gittiği bir şehirdi. Vefatına dek süreceği öksürük sıkıntısına bir çözüm bulabilme amacıyla oradaydı.

O zaman Avusturya-Macaristan sınırlarında olan Karlsbad şuan Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer almakta.

Günlük-Notlar adına ne dersek diyelim; 30 Haziran 1918 - 28 Temmuz 1918 tarihlerini kapsıyor.

İnkılapların gerçekleştirilmesine dair yeni yeni oluşan fikirlerini, okuduğu kitapları, paşalar ve Osmanlı hakkındaki düşüncelerini göreceksiniz.

Buyurun.
97 syf.
·Puan vermedi
Bu kitapin iki yani var bunlar diger hatiratlara gore cok ketum olmamasi ve gelecekteki türk kadini tasfirini acik acik belirtmesidir. Ayrica kisisel bakimiyla türk subaylarini cok iyi temsil ettigide anlasiliyor.
"İdrak sahipleri için cehalet ve şarlatanlığı takdir etmek doğaldır ki müşkül değildir."

(Müşkül: Engel, zor.)
Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 58 - Kopernik Kitap, 1.Baskı
Her yeni yetişen, kendinden eskisini beğenmeyecek kadar yükselirse o zaman, ancak o zaman gelecek nesiller bir diğerinden kademe kademe yüksek seviyede bir yüksek silsile vücuda getirebilir ki insanlığın ilerlemesinin gayesi de budur.
Bir devlet adamı, kendi insani hislerine tabi olarak devlet meselelerini halledemez, o salahiyete sahip değildir. Memleket, kimsenin malikanesi değildir.
"Saat 6.00’da kalkmayı düşünürken saat 7.00’de kalktım. Şevki beni kaldıracaktı hâlbuki, ben onu kaldırdım, hiddetlendim. Şevki’ye çıkışmaya başladım. Şevki tıraş ediyordu. Mahmurluktan, benim çıkışmamdan büsbütün şaşırdı. Usturayı sol bıyığımın yanında yanağıma bastırdı. Kan başladı, dindirmek mümkün değil, asabiyetim arttıkça arttı. Çabuk gideyim derken şimdi kanı dindirememek yüzünden tamamen gecikiyordum. Nihayet şap, pudra, kolonya... Kan durur gibi oldu."
Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 32 - Kopernik Kitap, 1.Baskı
"Memleketin selameti, milletin refah ve saadeti hangi siyaseti, hareketi tarzını gerektiriyorsa o siyaset adamları, o günün idarecileri olur. Muhalifler icabında bu hususta yardım bile ederler."
Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 27 - Kopernik Kitap, 1.Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karlsbad'da Geçen Günlerim
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
97
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752439740
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kopernik Kitap
“2 Temmuz Salı – (...) Almanların bize memleketimizi İngiliz istilasından kurtarmada, yardımlarının derecesini mantıken meydana çıkarabiliriz. Benim bu hususta daima olumsuz sonuca varan kanaatlerim, Veliaht Hazretleri ile vuku bulan seyahatimiz münasebetiyle gerek İmparator ve gerek Hindenburg ve Ludendorf’la olan görüşmelerle pekişmiştir.

Bir devlet adamı, kendi insani hislerine tabi olarak devlet meselelerini halledemez, o salahiyete sahip değildir. Memleket, kimsenin malikânesi değildir. Yalnız, biz Türkler memleket ve milletin idaresini elimize aldığımız zaman, kendi şahsi davranışlarımızdaki cömertliği, devlet meselelerinin ecnebilerle hallinde düstur ediniyor, bir çocuk gibi aldanıyoruz.”

1931 yılındaki tarih çalışmaları esnasından Çankaya’daki eski köşkün kütüphanesinde bulunan bu hatırat, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından altı deftere kaydedilmiş günlüklerden oluşmaktadır. Atatürk’ün Karlsbad’da Geçen Günlerim şeklinde isimlendirdiği her hâliyle ilgi çekici bu metinler, Mustafa Kemal’in Karlsbad’da geçen günlerini, o günlerde bazı toplumsal meselelere bakışını, okuduğu bazı kitapları ve daha birçok hususta önemli, dikkat çekici ayrıntıları içeriyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleminden çıkan bu nadide eseri yazılışından 100, ilk basımından 35 sene sonra yeniden yayımlamanın gururunu yaşıyoruz.

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Şükrü Aktaş
  • Okan Yalçın
  • Rmmberg
  • Serkan Özdemir
  • Murat Ç
  • Alinaaa
  • Buğra Göcen
  • Habip Eroğlu
  • Berkay Özcan
  • Ahmet Emre Kocabaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (12)
9
%12.5 (2)
8
%6.3 (1)
7
%0
6
%6.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0