Karmaşık Duygular

8,3/10  (31 Oy) · 
80 okunma  · 
40 beğeni  · 
777 gösterim
Zweig insani duyguları büyük bir ustalıkla çözümleyebilmesini keskin gözlemciliğine ve psikolojik derinliğine borçludur. Benzersiz maceralar, büyük sırlar, marazi saplantılar, duygusal ikilemler ve gerilimler, bu sayede çağları aşarak, her devrin okuruna hitap edebilen anlatılara dönüşür. Bu derlemedeki novella ve öykülerinde de, duygudaşlığı elden bırakmadan insan doğasının en iyi ve en kötü yanlarını gözler önüne serer. Bunlar sevgiye, ölüme, yitirilen ve yeniden canlanan umuda, yeniden kazanılan inanca, gençliğe ve insanın kendini keşfine dair yapıtlardır.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2015
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9786053324942
  • Çeviri:
    İlknur İgan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Yayınları
  • Kitabın Türü:
TOUJOURS 
 10 Ağu 20:47 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Hani diyordu ya Orhan Veli “Cımbızlı Şiir” başlıklı kısa ama öz şiirinde: “…Bir elimde cımbız / Bir elimde ayna / Umurumda mı dünya…” Zweig ustanın durumu da aslında ona benzer... Orhan Veli’nin bir elinde aynası, bir elinde cımbızı, bir de nevaleyi dizmişse değme keyfine… Zweig’ın bir elinde çok çok fonksiyonel fotoğraf makinesi, diğer elinde hem içsel hem dışsal çekimleri ustalıkla yapabilen kamerası… Arkasından dökülsün kelimeler, gelsin cümleler, betimlemelerin feriştahları, öykülemelerin kralları…

Cımbız, ayna, teknolojik aygıtlar bir yana Stefan Zweig gerçek bir ustadır. Onun adıyla birlikte "fotoğraf makinesi", ve "kamera" sözcüklerini seçmemim sebebi ne zaman eserlerini okusam bende bu intibayı uyandırmasıdır. Sanki bir adam bir elinde fotoğraf makinesi, diğer elinde kamera ile sürekli çekim halindeymiş gibi… Öyle sıradan çekimler de değil ha! Usta neyi çekeceğini, nasıl çekeceğini, ne kadar çekeceğini, çok çok iyi biliyor. Belki bir masa başında okuyorsunuz, belki çayır çimende, belki uzanırken boylu boyunca bir yatağa, kanepeye, sahile… Ama merak etmeyin! Zweig okuyorsanız o sizi potansiyelinizden kinetiğinize çevirmeyi iyi bilir… Yerinizden kımıldamadan dünyanın öbür ucuna gidip gelirsiniz, bir yemeğe konuk olur onlarla yemeğinizi yer, bir baloda onlarla eğlenir, yolculuğa çıkar, onlarla birlikte koşar, sürünür, sıçrar, düşer, kalkar, onlarla uyur uyanırsınız…

İnsanı duyguları büyük bir ustalıkla analiz edebilen Zweig keskin bir gözlemci olmasının yanında, psikolojik derinliği olan bir yazardır. Bu kadar çok şeyi bu kadar derinlemesine nereden biliyor derseniz hayatı tam manasıyla dibine kadar yaşamış olduğunu söyleyebilirim. Evet tam da dibine kadar… Kendini, kendi rızasıyla ölümün kucağına koyacak kadar… Zweig, Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşamış, çalışmış; hayatının büyük kısmını evleri basılarak, kitapları toplatılarak geçirmiş bir Yahudi’dir. Ve bu dünyanın haksızlığına, ikiyüzlülüğüne, acımasızlığına göz yummayıp hayata gözlerini yummuş bir kişilik…1942’nin Soğuk Şubat ayında 2. Eşi Lotte ile birlikte intihar eden, edebiyat sahnesinden erken inse de arkasında birçok yapıt bırakan sanatçıdır. Onun metinlerinde önemli olan duygudur, tutkudur, ruhi ve fiziki gözlemdir. Bütün bunların yanında bir de umuttur. Onun umudu da elbette tükenene, yitirilene kadardır. Ama bu bilgiler sizi yanıltmasın o bir abartılı trajedi yazarı değildir.

Birçok kitaba imza atan yazar okur kitaplıklarında bu defa da bir öykü denemesiyle yer alıyor. Birbirinden farklı kahramanların iç dünyalarına iniyor, bizi duygusal gerilimlerin, ruhsal bunalımların eşiğinde bir gezintiye davet ediyor. Usta yazar, biz okurlara duygusal karmaşalar, ikilemler, büyük sırlar, hastalıklı saplantılar ve özellikle merak ögeleriyle dolu başka bir dünyanın, bilinç ötesinin, kapılarını aralıyor. 7 öyküden, 77 hayattan 777 duygudan oluşan bir eser sunuyor: Karmaşık Duygular…

Karmaşık Duygular; birbirinden bağımsız yedi ayrı öyküden bir kitap ve eserdeki iki küçük beş büyük hikâyenin isimleri ise şu şekilde:

1. Ormanın Üzerinde Yıldız
2. Erika Ewald’in Aşkı
3. Unutulmuş Düşler
4. Alacakaranlık Hikâyesi
5. Zıt İkizler
6. Bir Yüreğin Çöküşü
7. Karmaşık Duygular

Okurken kahramanlarla birlikte duygudan duyguya geçiş yapacağınız bir kitap... Aşk, acı, nefret, umut, korku, hüzün, karamsarlık… hepsi de kol kola… Bir insanın yaşayabileceği, akla gelen ya da gelmeyen türden çeşit çeşit duygu… Ve bu duyguları bir arada hissetmenin, ayırt edememenin verdiği haz ve karmaşa… Ve sonunda “Evet, -aslında dillendirmiyorum ama “bilinçaltımın bir yerlerinde bu şekilde şeyler” var diye sessizce kendimize itiraf etmekten bile çekindiğimiz düşünceler… Hepsi de bu eserin içinde. Bambaşka yerlerde, bambaşka zamanlarda yaşanmışken şimdi bir kitabın sayfalarında tek bir cisme bürünmüş duygular ve ne oldu, neler oluyor, neler olacak düşünceleri başrolde…

Bunu söylemek zor olsa da eserde beni en fazla etkileyen hikâye – başrollerinde Salomonshon’un oynadığı “Bir Yüreğin Çöküşü” dür. Eşine ve kızına hayatını adamış babaların hası bir adamın hikâyesi… Kendinizden, yakın ya da uzak çevrenizden izler bulacağınıza neredeyse eminim ve bir de üzüleceğinize ve kaşlarınızı çatacağınıza…

Hemen ardından kesinlikle kitaba da ismini veren “Karmaşık Duygular”… Merak ögesinin 90 sayfalık bölümün sonunu kadar yükseklerde seyredeceğini söyleyebilirim. Bunun yanında iddia ediyorum ki: Türkiye’de, bu hikâyeyi okuyanların %100’e yakını severek heyecanla okuyabilir ancak hikâyenin sonu geldiğine bu oranın %10’a düşme ihtimali bir hayli fazla görünüyor… “Olur mu hiç öyle şey?” dediğinizi duyar gibiyim. Bir atasözüyle olurunu açıklayayım hemen: “Olmaz olmaz deme olmaz olmaz.”  Burası Türkiye

Bir başka öyküde yüreğine hapsolmuş, karmakarışık duygulara kapılmış bir aşık: Erica Ewald. Silik aktrisimiz aşkın varlığını çözmeye, çözümlemeye çalışıyor. Çözmeye çalıştıkça sorguluyor ve soruların içerisinde yitiriyor kendini. Sevmek için bakmak yeterli midir? Gözlerin gördüğünü gönül sever de dokunmadan durabilir mi sevdiği tene? Bedenlerin karışması mıdır aşk, gözlerin buluşması mı? Bir insan dokunmadan da sevilebilir mi? Tüm bu sorulara Erica Ewald karakteri üzerinden cevap aramaya çıkıyoruz bu uzun öyküde.

Beğenerek okuduğum dördüncü hikâye ise “Zıt İkizler” bakalım görelim, uzak geçmişin anlatıldığı bu hikâyede Sophia ve Helena gerçek hayatta her zaman görüp de “Aman aman, maaşallah, ne şeker şeyler bunlar böyle!” dediğimiz türden ikizler mi yoksa bu hikâye ikizlerimizin karizmasını bir soru işaretiyle çizecek mi? Bunu okuduğunuzda görecek ve bana da azıcık hak vereceksiniz.

Diğer iki kısa ve bir uzun hikâye de öyle yazıya yabana atılacak türden değil, onları da beğendim ancak diğerleri kadar değil, sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum…

Yazarın dil ve üslubuyla eserin çevirisine gelecek olursak. Zweig her zamanki Zweig işte… Yine akıcı, açık, sade, anlaşılır yazmış, zorlama kelimeler, akışı bozan cümleler neredeyse görmedim diyebilirim. İş Bankası Kültür Yayınları bünyesinde İlknur İgan tarafından çevrilen eserin çevirisinde sırıtan bir şey göremedim.

Stefan Zweig’e bu güzel eserden dolayı teşekkür ediyor, Siz değerli 1k üyelerine şimdiden keyifli okumalar diliyorum…

Ebrucanım 
01 Ağu 17:36 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okullarda insan ruhunun derinlikleri diye bir ders olsa bu kitap okutulmadan kimse mezun olamazdı. Kitapta yer alan hikayelerin herbiri başka bir yerine dokundu kalbimin, içime işledi. İnsan ruhunu, düşleri, korkuları, hırslarıyla bunca anlamak, bu anlayışı böyle bir uslüpla yazmak... Stefan Zweig çok başka çok.

ahmet Karakuzulu 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap, bir öykü kitabı olup, 256 sahifedir. kitaba ismini veren "Karmaşık Duygular" , kitapta yer alan yedi öyküden en uzun olanıdır. Erica Ewald'ın aşkı, Bir yüreğin çöküşü ve Karmaşık duygular öyküleri müthiş bir Zweig örneği. Zweig, tam anlamıyla "kelimelerin kuyumcusu" gibi bir iş çıkarmış. Bir yüreğin çöküşü'deki ana karakter Salomonsohn, Sebahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna'daki Raif efendi karakterinin neredeyse bire bir kopyası. Bu benzetmeyi , yazarın çalışmasını değersizleştirmek için değil aksine yüceltmek için yaptığımı belirtmeliyim. Hem Raif efendinin hem de Salomonsohn'nun çektiği eziyetler, fedakarlıkları, karşılaştıkları vefasızlıklar insanın yüreğini burkan türde duygular.

Öykü yazım türüne özel bir merakı olmayan okurlar genellikle roman türünü tercih ederler. oysa, "Öykü, romana giden yolun ışığıdır". Zweig öyküleri, sayfalar dolu bir çok romandan daha doyurucu sonuçlar sunabilmektedir. Kısacası, okumanızı mutlaka öneririm:)

Özlem Ekici 
07 Mar 23:30 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın içinde kısa öyküler yer alıyor. Öykülerin konusunu genellikle aşk, ayrılık, özlem, umutsuzluk, tutku gibi temalar oluşturuyor. Fakat aslında okurken bu duyguları ayrı ayrı değil de birbirinden ayırt edilemez bir biçimde, “karmaşık” olarak hissediyorsunuz. Bazen hissettiğiniz duygunun ne olduğunu kendinize sorduğunuzda bir cevap bulamıyor, yalnızca hikayenin sonunu gördüğünüzde o tuhaf duygunun esiri olmaktan kurtulabiliyorsunuz.

Her ne kadar çoğu melankolik, hüzünlü ya da ağır ilerlese de insana belirli oranda umut veriyor, gerçek hayatta da karşılaştığımız bazı durumlara ayna tutarak şaşırtıyor diyebilirim.
Karmaşık Duygular, kitaptaki en uzun öykünün adı. Bir akademisyen ve öğrencisinin tuhaf ve karmaşık serüvenini anlatıyor. Aşk sonunda bedensel birleşmeyi arzular mı ya da bedensel birleşme olmadan aşk ne denli yücelebilir sorularına cevap arıyor. Bölüm bölüm hikayeler oluşundan beni açmasa da okunmaya değer...

Y. Yalçın 
 06 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın birkaç eserinden daha iyi buldum. İçerisinde yer alan hikâyeler oldukça içten ve kendine has üslubuya yer alan bu hikâyeler melankolik bir şekilde işlenmiş. Özellikle 'Bir Yüreğin Çöküşü' oldukça etkileyiciydi. Adım adım ilerleyen kayboluş okuyucu da karamsar bir havaya sokuyor. Kısacası eserde yer alan kısa hikâyelerin birçoğunu bir arada bulmak ve okumak gerçek bir hazineden farksız.

Ömer Çağlayan 
28 Ağu 12:11 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

İçinde 7 öykü bulunan kitap sayfalar ilerledikçe soru işaretleri ve merak duygusunu uyandırıp karmaşık hisler hissetmenizi sağlayacak bir kitap.

Bazı öyküler bittiğinde kafamda soru işaretleri kalmasına sebep oldu neden bu şekilde bitirdi dedim istemsizce bir solukta okunuyor.

Anıl Kabal 
07 Nis 09:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yine bir Stefan Zweig klasiği ile karşı karşıya ve baş başa kaldım. Bu kitabı okurken gerçekten kimsenin beni rahatsız etmesini istemedim. Rahatsız edenleri kati bir ciddiyetle sessiz bir şekilde tersledim. Bu kitap adından anlaşılacağı üzere okurunu karmaşık duygular içerisine sürüklüyor. Zweig ne amaçladı bilmiyorum ama neyi amaçlamışsa okurlar bu kitapta onu buluyor. Bence bu tarz kitaplar hızlı bir şekilde bir an evvel bitirip bu kitabı da bitirmiş olmanın vereceği hazza ulaşma amacıyla okunmamalı. Sakin, sessiz ve dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde okumalısınız. Aynı zamanda çevrenizin ve bugüne kadar sosyal adaletin size emretmiş olduğu her türlü kültür emperyalizminden de izole etmelisiniz kendinizi. Çünkü Zweig kitaplarına genel olarak baktığımızda toplumsal tarafsızlığın kıyısında ilerleyen ve derin bir psikolojik birikimin insan ruhu üzerine yansımaları içerikli kitaplar görüyoruz. İşte bu nedenledir ki katı bir düşünce yapısına mevcutluysanız bu kitabın size katacağı pek bir şey yok diyebilirim…

filiz güngör 
05 Ağu 03:50 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Zweig,,
Kendisini o kadar seviyorum ki,,
Kitabın adı olan 'Karmaşık Duygular' isimli son hikayede yine kendi kalemini kılıca çevirmeyi başarmış. 'İnsan' olgusunu büyük ustalıkla anlayıp bunu edebi olarak muazzam bir şekilde ifade ediyor. Çoğu zaman bazı duyguları ifade ederken kullandığı o zarif uslup, bazı yerlerde kırbaç etkisi yaratabiliyor.
Ben Zweig tutkunu biri olduğum için, tutkunu olanlara bir şey söylememe gerek yok sanırım. Fakat ilgi alanı insan ve duyguları olan, kendini çoğu zaman hissettiklerini ifade edemez durumda hisseden kişilere önerebilirim. Utancı, kibiri, acıyı, aşkı, ölümü, ölüm korkusunu ve daha birçok duyguyu tatmin edici şekilde kaleme aldığını düşünüyorum.
İyi okumalar :)

Simay 
29 Ağu 18:52 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Karmaşık Duygular benim edebiyat zevkiyle, hazzıyla dolu dolu okuduğum bir kitap oldu. İçerisinde birden fazla öykü yer alıyor. Yazar okuyucuyu zorlamadan büyüleyici bir anlatımla kelimelere aşık ediyor. Kitaba da adını veren en uzun ve sonuncu öykü Karmaşık Duygular. Stefan Zweig'ın çok ince basılan kitapları sizi tatmin etmiyorsa bu kitabı mutlaka okuyun.

Muhammet yılmaz 
17 Ağu 21:39 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğunuzda pek çok yeri not edersiniz. Bazı yerleri iki ve ya daha fazla okuyup ezberlersiniz. Kimi yerlerde kitabı kapatıp anın şokunu atlatmaya calışırken, kimi yerlerde ise kitabın arkasını çevirip ve oradaki yazarın resmine imrenerek bakarsınız. İşte öyle bir adamın kaleminden böyle bir eserdir 'Karmaşık Duygular'.

2 /

Kitaptan 110 Alıntı

TOUJOURS 
10 Ağu 03:46 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

NEFRET SEVGİ SEVGİ NEFRET
Bana eziyet etmesine rağmen ona sevgiyle bağlı olduğumu, ondan sevgiyle nefret ettiğimi ve onu nefretle sevdiğimi söyledim...

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 230 - İş Bankası Kültür)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 230 - İş Bankası Kültür)

Şu anda odasında yapayalnız, düşünmeye devam ediyor ve ona kulak veren sadece şu fısıltılarla dolu, herkesi dinleyen, ama kimseyi avutmayan gece.

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 88)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 88)
TOUJOURS 
07 Ağu 06:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

RUHUNU SATAN İKİYÜZLÜLÜK
aslında ikisi de kardeşine zarar verebilmek için ruhunu satmaya hazırken büyük bir ikiyüzlülükle, diğeri için şefkat ve kaygı duyuyormuş gibi davranıyordu.

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 115 - İş Bankası Kültür)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 115 - İş Bankası Kültür)
TOUJOURS 
05 Ağu 22:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

ARADA BİR
...Nadiren konuşuyorlardı, arada bir birinin ettiği bir söz, uçuşan bir kağıt parçası gibi havada dalgalanıp sonra bitkinlikle yere iniyordu...

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 13 - İş Bankası Kültür)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 13 - İş Bankası Kültür)
filiz güngör 
01 Ağu 00:47 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Tanımadığı bir yaşamın kendisininkine bağlandığını ve orada parçalandığını o asla bilmeyecekti."

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 9)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 9)
TOUJOURS 
 10 Ağu 02:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bu derin iç çekiş bir an için karanlık bir kelebek gibi odanın içinde uçuştu...

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 224 - İş Bankası Kültür)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 224 - İş Bankası Kültür)
filiz güngör 
03 Ağu 17:23 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Telaşsız bir hareketlilik, günün ritmine hoş bir hız katıyor."

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 72)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 72)
M. 
13 Haz 23:03 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir yüreğin çöküşü
Kendinde olup biteni fark etmek demek, artık kendini savunmaya geçmek demektir ve çoğunlukla boşa giden bir çabadır bu.

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 131)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 131)
Kübra E. 
16 Haz 23:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bazı ani sarsıntılar ve iç kabarmalar vardır ki, tekrar anlatıldıklarında kulağa duygusal gelirler, bunlar ancak iki kişi arasında beklenmedik bir duygu patlamasıyla yaşandığında ve sadece bir kereliğine sahici olabilirler.

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 176 - İş Bankası Kültür Yayınları)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 176 - İş Bankası Kültür Yayınları)
filiz güngör 
04 Ağu 20:25 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"-evet, ona ne kadar yaklaşırsam beni bir o kadar sertlikle, hatta korkuyla itip uzaklaştırdığı gibi acımasız bir duyguya kapılmıştım."

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 204)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 204)