Karşılıklı Yardımlaşma (Evrimin Bir Faktörü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
892
Gösterim
Adı:
Karşılıklı Yardımlaşma
Alt başlık:
Evrimin Bir Faktörü
Baskı tarihi:
Mart 2001
Sayfa sayısı:
310
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757005155
Orijinal adı:
Mutual Aid: A Factor of Evolution
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaos Yayınevi
Kropotkin'in en temel eserlerinden biri olan Karşılıklı Yardımlaşma, aynı zamanda Malthusçu "hayatta kalma mücadelesi"ne ve Darwincilere verilmiş bir yanıttır. İnsan nüfusunun mevcut yiyecek arzından daha hızlı bir artış gösterdiğini ileri süren Malthus, yaşam imkânlarıyla nüfus artışı arasındaki dengenin ancak, kıtlık, hastalık ve savaş sonucu, güçsüzlerin elenmesiyle korunacağını söylüyordu. Malthus'un, "hayatta kalma mücadelesi" olarak formüle ettiği bu anlayış, herkesin herkese karşı sürekli rekabeti demekti. Sonraki yıllarda Darwin, doğal seçilimin, güçlü türleri koruyup güçsüzleri elemesini evrimin belirleyici faktörü olarak "hayatta kalma mücadelesi"yle açıkladığında, Victoria döneminin zihniyetiyle beslenen Malthusçuluk, biyolojik alanda da güçlü bir destek bulmuş oldu. Darwin, daha sonra düşüncesinde kısmi değişiklikler yaptıysa da, izleyicileri, onun uyarılarına rağmen bu "acımasız mücadele"yi biyolojik bir ilke olarak evrimin biricik faktörü haline getirdiler. İlkel insan dünyasıyla hayvanlar alemini, kana susamış "gladyatör gösterisi" gibi sunan yeni Darwincilerin "sürekli mücadele" anlayışı, eşitlikçi, dayanışmacı, özgür toplum düşüncesine de ölümcül bir saldırıydı. Bu nedenle, Malthus ve yeni Darwincilere yanıt vermek neredeyse zorunlu hale gelmişti. Yanıt; ünlü anarşist ve doğa bilimci Pyotr Kropotkin'den geldi.

Kropotkin, aynı türün bireyleri arasında mücadeleden çok, yardımlaşmanın sayısız kanıtını, onlarca hayvan türünü örnek vererek gösteriyordu. Karşılıklı yardımlaşmanın bir evrim faktörü olarak insan dünyasındaki rolü üzerinde de duran Kropotkin, vahşi ve yarı vahşi klanların, köy komünlerinin ve ortaçağ özgür şehir cumhuriyetleri döneminin karşılıklı yardımlaşma kurumlarını detaylarıyla inceler. Kropotkin'in bu çalışmasında insan ve hayvan toplumlarının evrimini izlerken, eş zamanlı olarak, modern devlete varan evrimsel gelişme çizgisini de bütünlüklü bir biçimde izleyebiliriz.
310 syf.
·20 günde·8/10 puan
Darwinin, kendisinin bile bu kadar aşırı bir tutum beklemediği 'Sadece en güçlüler hayatta kalır' ilkesinin, kraldan çok kralcı olan Darwinciler için cevap niteliğinde bir kitaptır. Kropotkin 'En güçlü değil, En çok yardımlaşan hayatta kalabilir' düşüncesiyle yazdığı bu kitap karıncalardan başlayarak hayvanlar, eski çağdaki insanlar ve modern zamanlardaki insanlara kadar olan 'Karşılıklı Yardımlaşma' üzerinde birçok örnekler vermiş, 'Acımasız Mücadele', 'Zayıfı Ez' fikirlerini kendi kaleminde çok güzel argümanlarla çürütmüştür.
310 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Hem hayvanlar arasındaki yardımlaşma hem insan ve hayvan arasındaki yardımlaşma hem de insanlar arasındaki yardımlaşman ve bunun ne kadar değerli bir kalkan olduğunu anlatıyor. Avrupada yaşayan çok eski insanlar yani avrupanın yerlilerinin geleneklerinin türkiye de yaşayan bir kesimin geleneklerine birebir uyduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. P.A. Kropotkin okumaya değer bur yazardır.
310 syf.
·9/10 puan
Kropotkin naif bir anarşist. Celal Şengör bu adamın hayatını ballandıra ballandıra anlattı programda. Filahakika anlatılacak bir biyografi sahibidir, kendisinin soyu eski Rus Rurik hanedanına dayanır derler. Eser mi? Eser anarşizmin yapı taşıdır. Darwin'in teorisine zıt gibi görünen bir rota seyreder.
Kropotkin'in bu kitabı "Sosyal Darwinizm" mefhumuna cevap mahiyeti taşımaktadır. Biyoloji ve antropolojiden örnekler vererek öne sürülen teoriyi kanıtlamaya çalışır. Bir hayli ilgi çekici bir kitap. Eşitsizliğin her bucağı sardığı günümüz dünyasında çıkış yolunu nasıl bulmamız gerektiğini düşündürtüyor.
Hepimiz biliyoruz ki politika toplumun salt bencilce öğelerinin özgeci özlemler ile en karmaşık bileşimlere girdiği alandır. Ama her deneyimli politikacılar bilir ki bütün politik hareketler geniş ve genellikle uzak amaçlar üzerine kurulmuştur ve en çıkar gözetmeyen coşkuları uyandıran hareketler en güçlüleridir. Tüm büyük tarihsel hareketler bu karaktere sahip olmuştur ve bizim kuşağımızda bu konumda sosyalizm durmaktadır.
İşte size insan psikolojisinin esası. İnsanlar eğer savaş alanında delirmemişlerse, yardım çağrılarını duyup da cevap vermemeye katlanamazlar. Kahraman gider ve herkes kahramanın yaptığı şeyi kendisinin de yapmış olması gerektiğini hisseder. Beynin yanıltmacaları karşılıklı yardımlaşma duygusuna direnemez; çünkü bu duygu insanın binlerce yıllık toplumsal yaşamı ve insandan önceki yüz binlerce yıllık toplumsal yaşam tarafından beslenmiştir.
Ve insanlığın evriminde karşılıklı yardımlaşmanın daha önemli bir rol oynadığını belirttikten sonra, Kessler şu sözlerle konuşmasını bağlamıştı:

"Kuşkusuz, hayatta kalma mücadelesini inkâr etmiyorum, fakat hayvanlar âleminin, özellikle insanlığın tedrici gelişiminin, birbiriyle mücadeleden çok karşılıklı destekten güç aldığını savunuyorum... Tüm organik varlıkların iki temel ihtiyacı vardır: Beslenme ve türün üremesi. Birincisi onları karşılıklı mücadeleye ve imhaya yöneltirken, türü koruma ihtiyacı onları birbirine yakınlaştırır ve birbirlerine destek olmaya yöneltir. Fakat, organik dünyanın evriminde -organik varlıkların tedrici değişiminde- tek tek varlıklar arasındaki karşılıklı dayanışma onların birbirleriyle mücadelesinden çok daha önemli bir rol oynar."
Pyotr Kropotkin
Sayfa 21 - Kaos Yayınları
Insan toplumlarının tarihinde Devlet, "insanların dogrudan
bir araya gelmelerini önlemek, yerel ve bireysel inisiyatifin gelişimini durdurmak, mevcut özgürlükleri ezmek, yeninin çiçek-
lenmesini önlemek ve bütün bunları kitleleri azınlıkların iradesine tabi kılmak için" geliştirilen bir kurumdur.
Kropotkin iktisadi koşulların siyasal kurumlar üzerindeki
etkisini Marx'ın kabul ettiği kadar kabul ediyordu: "Insan toplumlarının boyun eğdikleri siyasal rejim daima o toplum içinde
var olan iktisadi rejimin ifadesidir."Aynı zamanda, tarih boyunca yeni bir siyasal örgütlenme formunun, "iktisadi örgütlen-
menin her yeni formuna denk düştüğü"nü savundu.
Avcı kuşların çok çeşitli işbirliklerini burada saymamız imkânsız; fakat pelikanların balık avlamak için işbirliği yapmaları, bu hantal ve beceriksiz kuşların gösterdikleri zekâ ve kayda değer düzen nedeniyle anılmaya değer. Pelikanlar her zaman kalabalık sürüler halinde avlanmaya giderler ve uygun bir koy bulduktan sonra kıyının karşısında geniş bir yarım daire oluştururlar ve yüzerek sahile doğru ilerlerken daireyi daraltırlar ve içerde kalan balıkları yakalarlar. Kanallar ve dar nehirlerde iki gruba ayrılırlar, her bir grup yarım daire halinde dizilir, daha sonra birbirleriyle buluşacak şekilde yüzerler, tıpkı iki uzun ağı çeken iki grup insanın karşılaştıklarında ağlar arasında kalan balıkları yakalamak için ilerlemeleri gibi. Akşam olduğunda geceyi geçirecekleri bir yere doğru uçarlar -her sürü hep aynı yere gider-, koya ya da dinlenme yerine kimin sahipleneceği konusunda dövüştüklerini kimse görmemiştir. Güney Amerika'da kırk elli bin üyeden oluşan sürüler halinde bir araya gelirler; bazıları nöbet beklerken diğerleri uyur, başkaları da balık avlar.
Pyotr Kropotkin
Sayfa 34 - Kaos Yayınları
Son olarak elimizde, hayvanlar arasında karşılıklı yardımlaşmanın bir başka mükemmel örneği daha var: Kuş göçleri. Bu öyle geniş bir konu ki burada ancak kısmen ele almaya cesaret edebiliyorum. Büyük bir bölgeye dağılmış küçük gruplar halinde aylarca yaşamış olan kuşların binlercesinin bir araya geldiğini; art arda günler boyunca bir yerde toplandıklarını, sonra yola koyulduklarını ve yolculuğun ayrıntılarını açıkça tartıştıklarını söylemek yeterli olacaktır. Birkaç tür, her öğleden sonra, uzun mesafeli hazırlık uçuşları yapar. Gecikenleri hep birlikte beklerler ve nihayet, birikmiş kolektif deneyimin sonucu olarak iyice belirlenmiş bir yöne doğru uçmaya başlarlar, en güçlüler sürünün başında uçar ve bu güç görevde birbirlerinden nöbet devralırlar. Büyük ve küçük kuşların da içinde yer aldığı büyük sürüler halinde denizleri aşarlar; ve ertesi ilkbaharda geri geldiklerinde aynı yere geri dönerler, genellikle her biri önceki yıl yaptığı ya da tamir ettiği yuvayı yeniden sahiplenir.
Pyotr Kropotkin
Sayfa 45 - Kaos Yayınları
Zoolojide, diyordu, ve insanı ele alan tüm bilimlerde, hayatta kalma mücadelesinin acımasız yasası olarak adlandırılan şey üzerinde sürekli durulmaktadır. Fakat, karşılıklı yardımlaşma yasası olarak adlandırılabilecek bir başka yasanın varlığı unutulmaktadır ve bu yasa, en azından hayvanlar için, birincisinden daha önemlidir. Yavrularını yetiştirme ihtiyacının hayvanları bir araya getirdiğini ve "tek tek canlılar bir araya geldikçe karşılıklı olarak birbirlerine destek olduklarını ve tür için, hayatta kalma ve entelektüel gelişmede mesafe kaydetme şansının da o ölçüde büyük olduğunu" belirtiyordu. "Tüm hayvan sınıfları," diye ekliyordu, "ve özellikle en üst düzeydekiler, karşılıklı yardımlaşma uyguluyordu" ve fikrine destek olarak karaböceklerin yaşamından, kuşların ve bazı memelilerin sosyal yaşamından alınma örnekler veriyordu.
Pyotr Kropotkin
Sayfa 20 - Kaos Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karşılıklı Yardımlaşma
Alt başlık:
Evrimin Bir Faktörü
Baskı tarihi:
Mart 2001
Sayfa sayısı:
310
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757005155
Orijinal adı:
Mutual Aid: A Factor of Evolution
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaos Yayınevi
Kropotkin'in en temel eserlerinden biri olan Karşılıklı Yardımlaşma, aynı zamanda Malthusçu "hayatta kalma mücadelesi"ne ve Darwincilere verilmiş bir yanıttır. İnsan nüfusunun mevcut yiyecek arzından daha hızlı bir artış gösterdiğini ileri süren Malthus, yaşam imkânlarıyla nüfus artışı arasındaki dengenin ancak, kıtlık, hastalık ve savaş sonucu, güçsüzlerin elenmesiyle korunacağını söylüyordu. Malthus'un, "hayatta kalma mücadelesi" olarak formüle ettiği bu anlayış, herkesin herkese karşı sürekli rekabeti demekti. Sonraki yıllarda Darwin, doğal seçilimin, güçlü türleri koruyup güçsüzleri elemesini evrimin belirleyici faktörü olarak "hayatta kalma mücadelesi"yle açıkladığında, Victoria döneminin zihniyetiyle beslenen Malthusçuluk, biyolojik alanda da güçlü bir destek bulmuş oldu. Darwin, daha sonra düşüncesinde kısmi değişiklikler yaptıysa da, izleyicileri, onun uyarılarına rağmen bu "acımasız mücadele"yi biyolojik bir ilke olarak evrimin biricik faktörü haline getirdiler. İlkel insan dünyasıyla hayvanlar alemini, kana susamış "gladyatör gösterisi" gibi sunan yeni Darwincilerin "sürekli mücadele" anlayışı, eşitlikçi, dayanışmacı, özgür toplum düşüncesine de ölümcül bir saldırıydı. Bu nedenle, Malthus ve yeni Darwincilere yanıt vermek neredeyse zorunlu hale gelmişti. Yanıt; ünlü anarşist ve doğa bilimci Pyotr Kropotkin'den geldi.

Kropotkin, aynı türün bireyleri arasında mücadeleden çok, yardımlaşmanın sayısız kanıtını, onlarca hayvan türünü örnek vererek gösteriyordu. Karşılıklı yardımlaşmanın bir evrim faktörü olarak insan dünyasındaki rolü üzerinde de duran Kropotkin, vahşi ve yarı vahşi klanların, köy komünlerinin ve ortaçağ özgür şehir cumhuriyetleri döneminin karşılıklı yardımlaşma kurumlarını detaylarıyla inceler. Kropotkin'in bu çalışmasında insan ve hayvan toplumlarının evrimini izlerken, eş zamanlı olarak, modern devlete varan evrimsel gelişme çizgisini de bütünlüklü bir biçimde izleyebiliriz.

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Kamil İmranov
  • Dilara
  • Selim Işık
  • Buse Çakır
  • Ajajajajüqpwpqppw6kdkkdkdduususus9919919
  • ♕ɪsᴀʙʙᴇʟᴀ♕
  • aydın adın
  • Serkan Sonakın
  • Eren ÖZSARIKAMIŞ
  • Yunus Ergin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (3)
9
%46.7 (7)
8
%20 (3)
7
%0
6
%6.7 (1)
5
%6.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0