Karşılıksızlık (İyi İnsan Olma Kılavuzu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
17
Gösterim
Adı:
Karşılıksızlık
Alt başlık:
İyi İnsan Olma Kılavuzu
Baskı tarihi:
1 Eylül 2014
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053230410
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius Yayınları
Son derece basit, hatta o kadar basit ki, tek kelimeden oluşan bir argümanım var, bizi iyi insan olma idealine götüren: Karşılıksızlık.
Artık her şeyi bir karşılık için yapıyoruz.
İşler, eğlenceler, arkadaşlıklar, dostluklar hatta ibadetler bile bir karşılık için.
Para karşılığı, haz karşılığı, sevilme karşılığı, yalnız kalmama karşılığı ve tabii ki Tanrı’dan cennet karşılığı.
Bu kitap iyi insan olmak ve mutlu olmak gibi iki kocaman şeyin, tek bir kelimenin -karşılıksızlığın- içine sığabileceğini anlatıyor… tıpkı büyük patlama (Big Bang) öncesi koskoca evrenin minicik bir noktanın içine sığdığı gibi.
Üstelik bu anlatıyı çok az kelime ile yapmaya çalışıyor… günümüz insanının zamanının çok değerli olduğunu bilerek.
115 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Karşılık, karşılıksızlık, iyilik, insan ve İyi İnsan. Bu beş sözcüğün tanımlarına erişmek pek mümkün. Lakin tanımları ezberlemek; onları benimsemek yahut içinde barındırdıkları düşünceleri, hisleri, soyutlukları kavrayabilmek değil bütünüyle.

Karşı-lık-sız-lık

Yaşamımız farkında olduğumuz ve daha acısı farkında olamadığımız karşılıklarla dolu. Karşılığın tanımını “bedel” olarak belirlediğimiz takdirde, karşılıksızlığın tanımı da “bedelsizlik” olacak mecbur! Oysa bedelsizlik nasıl bir şey? Bir hizmetin karşılığı olan bedelin belirlenememesi sonucu mu meydana gelir yoksa insan nefsini körelttikçe kendi de ulaşabilir mi karşılıksızlığa?

İyilik, karşılık beklendiğinde anlamını yitirir ve en hafif tanımıyla “alışveriş”e dönüşür. Alçakgönüllülük süsü verilmiş “Bir dua etseniz kafi gelir.” sözü karşılık beklentisi değil midir? Yahut yardımda bulduğunuz bir çocuğun teşekkür etmesini, tebessüm etmesini beklemek (güdüsel olarak dahi) karşılık değil midir? İnsanoğlunun kalbine, zihnine kim yerleştiriyor bu algıyı? Farkındalıksızlıktan kaynaklı olabilir, ilgisizlikten olabilir ama kötülükten olamaz. İçimizde olan iyiliği bulup onu kötü nefsimizden sakınsak hoş olmaz mı?

Ünlü karşılıklar var bunların başını paranın çektiğini söylemek şaşırtıcı olmaz herhalde. Lakin ne var ki para sizin; mutluluğun, sağlığın, zamanın, gençliğin, huzurun ve saygınlığın efendisi olmanızı sağlamaz.

Para size sağlık satın alır mı? Para ile “sağlık hizmeti” alabilirsiniz yalnızca. Sağlığın kendisinin maddi ölçümü mevcut mudur ki? Daha açık izah etmek lazım gelirse, büyük olan burnu ufak, daha zarif bir burna çevirirsiniz ve iltifatlar alırsınız; artık daha “güzel” bir burna sahipsiniz. Oysaki güzel bir çift böbreğinizin olduğuna dair iltifat aldınız mı hiç? Yahut bu neviden sahibi olduğunuzun farkına varamadığınız birçok şey olduğunu idrak ettiniz mi?
Güzel bir burna sahip olabilmek adına estetiğin hayalini kuran birinin gözlerindekiyle, sağlıklı bir böbreğe sahip olabilmek için sırada bekleyen birinin gözlerindeki ışıltı bir olur mu hiç? Üstelik bu ikinci insanın hayali için para verip kavuşma ne yazık ki söz konusu dahi değil. Bunlara bir göz atınca ne boş heyecan ve beklentilerimizin olduğunu görmemek elde değil!

Erhan AYŞAN’ın, kitabın girişinde yer alan öz geçmişi beni etkiledi. Birçok okurun, kitapların ilk sayfasındaki yazar, editör, yayınevi bilgilerine dikkat etmemesine karşın benim ilgimi çekmekte bu hususlar.(Bahsettiğim öz geçmiş profilimde ileti olarak mevcut.)(#49697389)

İyi İnsan olabilmek adına çaba sarf etmek sizi emelinize ulaştıracaktır. Tabii bu yolda ilerlerken “karşılıksızlık” sizin ilkelerinizden olsun ki kitabın size kattıklarının hakkını vermiş olun.

İyi İnsan diye hitap eder çevremdekiler bana; dostlarım, arkadaşlarım, ailem... Bu hitaba layık olabilmek uğruna verdiğim uğraşlarımın neticelenmesini daha doğru tabiriyle anlam kazanmasını en temiz umutlarla Allahu Teala’dan diliyor ve iyi bir kul olabilmeye tüm kalbimle arzu duyuyorum. Umudu hissedebilmek başlı başına bir lütuf. Umudunuz her daim var olsun ve gönlünüze Allahu Teala aşkı nüksetsin.

Tüm bunların yanı sıra 1000Kitap’ta bu eser hakkındaki ilk incelemeyi yapıyor olmam ve okuduğunu kaydeden ilk okur olmam ne üzücüdür ki eserin tanınmadığını bana tekrar tekrar hatırlatıyor.Keza kitabın platforma kazandırılmasını sağlamış olmamdan ötürü de olabilir tabii. Önereceğim kitapların daima en başında olacak zira üslup ve anlatımının hoş olmasının yanında daha geniş düşünmenizi sağlayacak fevkaladenin fevkinde bir eser. Üçüncü milenyum insanları olarak vaktinizin az yapacak işinizin çok (!) olduğunun ayırdımındasınızdır. İşte bu nedenle sözü ve sayfası az ama anlamı ve mesajı bol olan bu kitap sizin için adeta biçilmiş kaftan!

Esen kalın.
Google’a girip “karşılıksızlık” yazarsanız kaç tane sonuca ulaşırsınız sizce?
Beş yüz...
Bin...
Bir milyon...
Yoksa milyonlarca mı?
Ne yazık ki bilemediniz!
Doğru cevap: Sıfır. Evet, sıfır!
Hokka gibi bir burun, birçok iri burunlu insan için öylesine önemlidir ki, binlerce lirayı onu elde etmek için vermeye hazırdırlar. Ama onlar çok güzel olan böbreklerinin farkında bile değillerdir. Ve onu elde etmenin parayla değil, sırayla olduğunun... Ve o sıranın hiçbir zaman gelemeyebileceğinin de!
Zaman, para karşılığında elde edilemeyecek şeyler listesinde epey sağlam bir şekilde kalmaya devam edecekmiş gibi duruyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karşılıksızlık
Alt başlık:
İyi İnsan Olma Kılavuzu
Baskı tarihi:
1 Eylül 2014
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053230410
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinius Yayınları
Son derece basit, hatta o kadar basit ki, tek kelimeden oluşan bir argümanım var, bizi iyi insan olma idealine götüren: Karşılıksızlık.
Artık her şeyi bir karşılık için yapıyoruz.
İşler, eğlenceler, arkadaşlıklar, dostluklar hatta ibadetler bile bir karşılık için.
Para karşılığı, haz karşılığı, sevilme karşılığı, yalnız kalmama karşılığı ve tabii ki Tanrı’dan cennet karşılığı.
Bu kitap iyi insan olmak ve mutlu olmak gibi iki kocaman şeyin, tek bir kelimenin -karşılıksızlığın- içine sığabileceğini anlatıyor… tıpkı büyük patlama (Big Bang) öncesi koskoca evrenin minicik bir noktanın içine sığdığı gibi.
Üstelik bu anlatıyı çok az kelime ile yapmaya çalışıyor… günümüz insanının zamanının çok değerli olduğunu bilerek.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Kevser Çoban

Kitap istatistikleri