·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Kasaba
Baskı tarihi:
31 Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758686353
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Norgunk Yayıncılık
Taşra tanımlaması işaret ettiği sosyal ve kültürel sınıflamayla ne kadar köşeli bir gerçeklik taşıyorsa kasaba kavramı da o basit aritmetiği içinde el değmemiş, işlenmemiş bir insan duyarlığı barındırır: Ağaçları bekleyen bir insan soyu, doğaya sonuna kadar bağlı inançlı bir soyluluk.

Doğanın karşılık beklemeden sunduğu dingin atmosfer, zamanın kıvamlı akışı, fertlerin ölçülü hülyaları bir uçtadır, kasvet, durağanlık, kaçıp gitme arzusu en ‘uzak’ diğer uçta huzursuzca kımıldanır durur. Kent oradadır, parıltıları, olanakları, belirsizlikleriyle... Doğa hemen buracıkta, dost, güvenilir, değişmez...

N. B. Ceylan’ın daha yolun başında en uzağa eriştirdiği bir sinema güzelliği, iri taneli bir sinema cesareti olarak Türk Sineması’na göktaşı gibi düşen Kasaba, bu karşılıklı dünyayı eşine az rastlanır bir sahicilikte aktarmıştır. Gece ateşin başında coğrafyalar geçilir, savaşlar kazanılıp kaybedilir, Saffet çekip gider...

Mayıs Sıkıntısı ve Uzak’ tan sonra Kasaba’nın senaryosunu da çekimden önceki biçimiyle sunuyoruz okurlara. Şiirsel gerçekliğin son başyapıtlarından birinin ilk gençliği olarak okunsun diye...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Herkesin kendi içselliği ile kurabileceği bir ilişki var ama kullanılmayan organ köreliyor. Bu ilişki giderek zorlaşıyor. Duyularımız köreliyor, inceliklerimiz, bakışımız. Bir şeye baktığımız zaman orada ne göreceğiz? Her bakış başka bir şey görüyor. Giderek gördüğümüz şeyler kalıplar olmaya başlıyor. Oysa sanatın görevlerinden biri de insanın bakışını genişletmesi ve zenginleştirmesidir. Görünenin ötesinde bir şey hissettirebilmesidir.
Daha gençsin, ölüme uzaksın da öyle konuşuyorsun. Hiç olur mu?... Ölüme yaklaşınca insan düşünüyor, ruhen de hazırlanıyor. Yoksa dayanılmaz, inanmak lazım değil mi. İnsan gurbette kalakalıyor, nereye baksan, kime baksan yabancı.
+Anlamsızlık derdinizi aştınız mı bu filmi yapınca peki?

NBC: Aslında anlamsızlık ve melankoli gibi durumlar, sadece aşkın bir değer içinde eritilebiliyor. Sanat da bu değerlerden biri. Nevrotik duygular diyebileceğimiz şeyleri, yani insan farklılıkları ancak böyle aşkın bir değer içinde eritilebiliyor. Zannediyorum sanat çok iyi geldi bu tarafıma, melankolik yapıma. Bir terapi etkisi gösterdi.
Tamam. Belki ben cahil bir insanım... Kara cahil... İskender'i bilmem... Tarihten anlamam. Ama hiç kimseye bir şey koklatmayacaksan bilgi neye yarar? Fareler gibi kitaplar arasında dolanmak yetmez, çıkıp insanların arasında olmak lazım.
Saffet
Modern hayat, bireyi geleneklerine, dolayısıyla geçmişine olan bağlılıklarından tecrit etmeye çalışıyor. Böylece bireyin yeni olan ile daha kolay ilişkiye girmesi hedefleniyor. Böyle konulara yöneliyor oluşum, belki de bir türlü organik bir bağ kuramadığıma inandığım modern yaşantının değerlerine karşı bir direnme, geçmişime, geleneklerime ve sevdiklerime sahip çıkmaya çalışma olarak da nitelendirilebilir. Sinemamız artık Hollywood taktikleriyle film yapmaya çalışıyor. Kendisini görecek gözü ya da dile getirecek sözü kalmayan toplum, ötekinin bakışını benimser. Ötekinin sözüyle konuşur. Seyrettiğimiz filmler, reklamlar, gazeteler, hepsi birbiriyle uyuşmayan arzular dizisi doğurarak seyirciyi toplumsal bir bağımlılık şebekesi içine yerleştiriyor. Özellikle benim yaşlarımda olan herkesin artık önemli şeyleri kaybettiği duygusu ve kaygısı var. Böyle bir ortamda insanın güven verici aşkın bir kaynağa olan ihtiyacı iyice belirginleşiyor.
Gerçekten hiçbir şeyden tam olarak emin olabilen insan değilim. Neyin doğru neyin yanlış olduğundan. Doğrular sistemi içine doğuyoruz. Çevremizde ahlak yasaları oluşturulmuş durumda. Ve vicdanımızla bunlar çarpıştığında bunların bazıları giderek çürüyor. Film üretme süreci benim için bir öğrenme süreci. Öğretme değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kasaba
Baskı tarihi:
31 Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758686353
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Norgunk Yayıncılık
Taşra tanımlaması işaret ettiği sosyal ve kültürel sınıflamayla ne kadar köşeli bir gerçeklik taşıyorsa kasaba kavramı da o basit aritmetiği içinde el değmemiş, işlenmemiş bir insan duyarlığı barındırır: Ağaçları bekleyen bir insan soyu, doğaya sonuna kadar bağlı inançlı bir soyluluk.

Doğanın karşılık beklemeden sunduğu dingin atmosfer, zamanın kıvamlı akışı, fertlerin ölçülü hülyaları bir uçtadır, kasvet, durağanlık, kaçıp gitme arzusu en ‘uzak’ diğer uçta huzursuzca kımıldanır durur. Kent oradadır, parıltıları, olanakları, belirsizlikleriyle... Doğa hemen buracıkta, dost, güvenilir, değişmez...

N. B. Ceylan’ın daha yolun başında en uzağa eriştirdiği bir sinema güzelliği, iri taneli bir sinema cesareti olarak Türk Sineması’na göktaşı gibi düşen Kasaba, bu karşılıklı dünyayı eşine az rastlanır bir sahicilikte aktarmıştır. Gece ateşin başında coğrafyalar geçilir, savaşlar kazanılıp kaybedilir, Saffet çekip gider...

Mayıs Sıkıntısı ve Uzak’ tan sonra Kasaba’nın senaryosunu da çekimden önceki biçimiyle sunuyoruz okurlara. Şiirsel gerçekliğin son başyapıtlarından birinin ilk gençliği olarak okunsun diye...

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Hülya
  • ALEL İKTİZA

Kitap istatistikleri