Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru

6,7/10  (15 Oy) · 
29 okunma  · 
5 beğeni  · 
787 gösterim
Almanya'da '70'li yıllardaki ünlü 'Baader-Meinhof' çete olayından yola çıkılarak yazılan Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru adlı bu romanda, medyanın haber oluşturma özgürlüğü ile bireyin özel yaşamının çatışması teması işlenir. Görünüşte tek suçu bir anarşistin sevgilisi olmak olan Katharina Blum'un bu anarşistle ilgili olaylar ve araştırmalar bağlamında giderek tüm kişisel değerlerinin ayaklar altına alınması, en yakın çevresi karşısında da, bütün bir toplum karşısında da savunmasız bırakılması, kitabın ağırlık noktalarıdır. Romanın günümüze kadar güncelliğini yitirmemiş, tersine, belki de gittikçe daha güncel konuma gelmiş olmasının temel nedeni ise, 'özel yaşam karşısında medyanın sorumluluğu' konusunun güncelliğini -ne yazık ki- yitirmemiş oluşudur. Heinrich Böll'ün bu romanı, günümüz Türkiye'si açısından da güncelliğini sürdürmektedir.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1999
  • Sayfa Sayısı:
    131
  • ISBN:
    9789755109190
  • Orijinal Adı:
    Die Verlorene Ebre Der Katharina Blum
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet pak 
 11 Tem 21:40 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Bir insan onurunun, medya, polis, hakim, savcı ve toplum tarafından ayaklar altına alınmasına şahit olacağız. İşlenmiş olan konunun bugün kendi ülkemizde güncelliğini koruyor olması kitabı okurken zorlanmamama sebep oldu. Katharina Blum bir dansta tanıştığı Ludwig Götten ile tek gecelik bir ilişkinin sabahında evine baskın verilir. Ludwig Götten aranan bir anarşisttir. Katharina Blum'un tek suçu o geceyi Götten ile geçirmesidir. Şüpheliye suçu ispat edilmeden suçlu muamelesi yapmak, aksi ispatlanmadığı sürece herkes suçsuzdur bunlar sadece lafta kalan düşüncelerdir. İktidarın kuyrukçusu olmayan kişiler daha ilk andan itibaren medyanın gösterdiği hedefler doğrultusunda bir anda kendilerini sabahın köründe kapısını zorlayan polisler ile karşı karşıya bulabilir. Henüz mahkemeye dahi çıkmadan cezan kesilmiştir. İlk önce medya cezanı keser, sonrasında kapına gelen polis ve toplum... Adınıza bırakılan terörist lekesi tam anlamıyla bir cadı avıdır. Katharina Blum göz altındasınız deyip evini arayan polisin bu evde sevgilinizle birlikte mi yaşıyorsunuz sorusuna evet diye cevap vermesi üzerine '' sevgiliniz sizi beceriyor mu ? '' sorusu olayın ahlaki boyutunu göstermektedir. Ya da evini arayan polislerin iç çamaşırlarını karıştırdığı anda '' siz tangamı giyiniyorsunuz '' sorusu ahlaksız polislerin günümüzde de sormuş olduğu sorulardır. Bu açıdan bakıldığında ataerkil bir toplumda kadının bulunduğu konum olarak mı değerlendirmek gerekir? Bir kadın polis erkek olan bir şüphelinin evinde arama yaparken sevgilinizi beceriyor musunuz sorusunu sorar mı ? Öylesine ahlaksız sorular ile karşı karşıya kalırsınız ki terörist diye alınan Katharina Blum renkten renge girer, bu soruları soran ahlaksızların ağzından salyalar akar.

Özellikle dönemin Almanyasın 'da medyanın içler acısı durumunu gözler önüne seren Böll aynı zamanda kendi ülkemizde günümüzün medyasını da gözler önüne sermektedir.Hedef göstermeler sonucunda inanların hayatlarının nasıl karaltıldığına alınabildiğine şahit olduğumda, aklıma Akit ve Star gazeteleri geldi. Tam anlamıyla bir sistem ve iktidar eleştirisi gibi görünse de Katharina Blum'un yaşadıkları,olayın ahlaki boyutu da çok önemlidir. Bu ahlaki boyut Diyarbakır Ceza Evinde kalan tutukluların yaşadıklarını aklıma getirdi. ''Bedene karşı yapılan işkence bize vız geliyordu, ama ahlaksızca yapılan işkenceler.'' Bir insan, bir kuruma bedenine yapılan işkenceden dolayı düşman olmaz, ama kız kardeşine kolları askıdayken gözlerinin önünde tecavüz edilmesini hazmedemez. Yada babasının makatına sokulan copu oğlunun ağzına, oğlunun makatına sokulan copu babasının ağzına sokan namussuzları asla unutmaz... Bedene yapılan işkencenin yaraları sarılabilse de, kırılan onuru sarabilecek hiç bir şey yoktur. Her anında her saniyesinde bunun intikamını almak için bilersiniz kendinizi. Kırılan onur sadece Laz Kemalin selamı ile iyileştirilebilir. Katharina Blum için uç bir örnek olsa da yüreklerde bırakılan öfke aynıdır.


Katharina Blum'un üstüne atılan suçun kendisinden çok özel hayatının sorgulanması. Hayatına giren erkeklerin ve o erkekler ile yaşadıklarının ön plana çıkarılmaya çalışılması.Ve bunu gün geçtikçe ahlaksız medyanın sabırları zorlayan iftira boyutundaki saldırganlığıyla yapması.Toplumun gözünde makul insan değil algısının yaratılması.Medyanın hedef göstererek bir insanın haksız yere onurunun nasıl kırıldığını çok iyi anlatan bir kitap. Bir kişinin ya da bir olayın içini boşaltmak ve olayı toplumun gözünde itibarsızlaştırmak için iktidar medyayı kullanarak iftira niteliğinde haberler yayınlar. Katharina Blum bu mağdurlardan biri olsa da, toplumsal olaylarda aklıma yine ülkemizde yaşanan gezi parkı eylemleri geldi. Eylemi toplumun gözünde itibarsızlaştırmak için medyada pompalanan haberlerden bir kaçını yazmadan geçemeyeceğim. '' Camide içki içtiler. '' '' Baş örtülü bacılarımıza saldırdılar.'' Kime göre neye göre ahlaklı sorusunu sormadan da edemedim . Ah o ahlaksızların var ettiği ahlak, namussuzların var ettiği namus kavramı...

Kitabı okurken her sayfasında kendi ülkenizden kareler bulacaksınız. Kendi medyanız, kendi yargınız,kendi toplumunuz,kendi ülkenizin ahlak anlayışı ve özellikle masum insanların hedef tahtasına oturtulması.

'' Eğer dikkatIi değiIseniz, gazeteIer sizin zuIüm gören insanIardan nefret etmenizi ve zuImü uyguIayan insanIarı sevmenizi sağIar ''

Yeşim Temiz 
22 May 19:07 · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

Bilgilendirme amacı değil kazandırma amacı güden bir medyanın bir kadını nasıl değiştirdiği anlatılmış. Kitabı karakterlerin ağzından değil yazarın ağzından okuyoruz. Kitabın anlatılış tarzı bana eski romanlarımızı anımsattı. Hatta bazı kısımlarda yazar olayların açıklamalarını yapıyor, okuyucunun aklında ki soru işaretlerini silmeye çalışıyor. Ahmet Mithat Efendi'nin romanları gibi desem yanlış olmaz umarım -bölüm sonlarında okuyucuya ders verir nitelikteki cümlelerine istinaden söylüyorum bunu-. Kitap ile ilgili bir diğer nokta da yazarın anlatımına sansür uygulaması. Kanlı detaylar vermek istememesi -ilk başta kan sözcüğünü bile kullanmaktan kaçınmıştı-, argo sözler kullanmaması gibi. Yer yer o dönemdeki Almanya'nın siyasi tutumunu, bunun topluma etkilerini de kitapta görüyorsunuz. İyi okumalar...

ahmet bütün 
23 Tem 12:21 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Günümüz dünyasında sosyal medyanın bu kadar yaygınlaştığı ve insanların başkaları hakkında yazdığı şeylerin iyi veya kötü çok hızlı bir şekilde yayılıp insanların hayatlarının etkilendiği bir zamanda ben herkesin okuyup kütüphanesinde bulunması gereken kitaplardan biri olduğuna inanıyorum. Konusu itibari ile kitap bir kadın üzerindeki emellerini gerçekleştiremeyen insanların medya vasıtası ile bir kadının hayatını nasıl katlettiklerini anlatıyor. Kurgusu güzel ve dilide akıcı bir kitap. Okuduktan sonra bizleri medya ve sosyal medya hakkındaki düşüncelerimizi tekrar gözden geçirmemize sebep olcağına inanıyorum. Şimdiden iyi okumalar.

Kitaptan 6 Alıntı

mehmet pak 
 10 Tem 11:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsanlar ancak kendilerini güven içerisinde hissettikleri zaman rahat ve neşeli olabilirler; en önemli şey güven duygusudur.

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 16 - Can Yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 16 - Can Yayınları)
mehmet pak 
 11 Tem 13:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Sosyalizm, aslında hiç de öyle söylendiği kadar kötü bir şey değildir."

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 116 - Can Yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 116 - Can Yayınları)
mehmet pak 
11 Tem 13:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sizi gidi Fetöcüler sizi
" Neden kendinizin de onlardan biri olduğunuzu itiraf etmiyorsunuz? "

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 117 - Can Yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 117 - Can Yayınları)
Yeşim Temiz 
22 May 19:14 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"İnsanlar ancak kendilerini güven içerisinde hissettikleri zaman rahat ve neşeli olabilirler; en önemli şey güven duygusudur."

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 16 - Can yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 16 - Can yayınları)
mehmet pak 
11 Tem 13:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Okuyucunun bu durumu iyice gözünün önünde canlandırması gerekir. Herr Blorna gibi kırk iki yaşında, akademik eğitim almış, yedi yıldan beri görüşmeleri yürütürken uyguladığı soğukkanlı yöntem nedeniyle Lüiding'in ve Straeubleder'in saygısını kazanmış,üstelik sözü edilen başarısını, Suudi Arabistan'dan Kuzey İrlanda'ya kadar uluslararası alanda da göstermiş olan, geniş bir dünya görüşüne sahip bir adam, ansızın çileden çıkıp molotofkokteyli yapmaya kalkışabilmektedir.

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 114 - Can Yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 114 - Can Yayınları)
mehmet pak 
11 Tem 10:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Akit - Star ...
Katharina'ya göre suçsuz insanların onurunu ve adını lekelemek, sağlığını tehlikeye sokmak, belkide bu tip gazetecilerin goreviydi.

Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 103 - Can Yayınları)Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Heinrich Böll (Sayfa 103 - Can Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber

Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi Kitap okumaya yeni veya yeniden başlayanlar veya kararsız okurlar için çoğu Nobel ödüllü yazarlardan, akıcı, edebiyatın gücünü ortaya koyan ve az sayfalı kült kitaplar...