Katre-i Matem

8,4/10  (457 Oy) · 
1.955 okunma  · 
395 beğeni  · 
8.179 gösterim
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala'nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul'u, hatta tüm Osmanlı'yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem'de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul'da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin'in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.

Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda -ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı canından; Sultan III. Ahmet'i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali'nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım. Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark'ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım. Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet'i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul'u ve Sadabat'ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9789944486903
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Vedat Baysal 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu yaşıma kadar aruz vezninden başka bilgimin olmadığı, o yüzden de hiç sevmediğim Divan Edebiyatı'ndan İskender Pala'nın okuduğum bu ikinci kitabı ile ilk defa keyif aldım. Divan Şiiri'ni eğitim müfredatımızın sahip olduğu perspektifin dışında bir açıdan gördüğüm anda ne muazzam bir hazine kaçırmış olduğumu anladım. Aynı etkiyi yapar mı bilmem ama ihtimali dahi bu kitabı tavsiye etmeme yeterlidir.

Fatih Erdem 
26 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın "Yek cinayet şast u şeş sual" adlı elyazmasını bir müzayede den alması ve sadelestirmesiyle bizlerinde anlayacağı bir eser haline getirmesine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Bir tarih öğrencisi olarak 1. Lisans döneminden itibaren tarihe devletlerin ve büyük adamların tarihi olma eleştirisini tartışarak gecirmemize rağmen isledigimiz egitim halen bu eğilimin ötesine geçmiş değildir. Bu kitapta bir cinayeti çözmeye calisirken dönemin algılarını, insanların yaşam biçimlerini, Osmanlı devlet yapısını, sosyal hayata dair bilmedigimiz birçok şeyi öğrenme fırsatı bulmamı sağladı. Kitapta geçen sahsiyetlerin gerçek kişiler olduğunu yazar arşiv kayıtlarından teyit etmis ve Suphi Efendi tarihinde anlatilanlara uymakta olduğunu belirtmiştir. Ben cinayeti çözemedim, ama bu kitaptan çok şey öğrendim, el yazmasında yer alan derkenar hikayelerini yazar yazmadakine uygun şekilde suallerin sonuna eklemiş, alışılmış tarihi romanların ötesindedir.. önyargılı olmayın bence, okudugunuza pişman olmaz çok memnun kalırsınız , cinayeti cozen olursa benimle paylaşabilir :)

Yasin Eren 
16 May 2016 · Kitabı okudu · 110 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazarın bir müzayede (açık artırma ihale) sonucu aldığı eski bir divan edebiyatı eserini sadelestirerek kaleme aldığı bir kitap. Kitabı okuyacak olanlar Lale devrine ait tarihi bilgiye sahip ise, daha bilinçli ve keyifli bir okuma ile karşılaşacaklar.

Özlem Ekici 
29 Mar 10:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Lale Devri’nde işlenen gizemli bir cinayeti, dönemin tarihi olayları ile harmanlayan müthiş bir roman. Kesinlikle tavsiye ederim.

Bu romanı beğenmemi sağlayan en önemli unsurlardan biri de her ortamda Osmanlı denince, gözümüze sokulan hanedan, saraylar, savaşlar, muhteşem Osmanlı mimarisi, tartışılmaz padişah adaleti vs. kadar Osmanlı dönemindeki halkın günlük yaşayışına bolca yer verilmesi. (diğer yandan bu kitapta lale devrinde ki eğlenceler ve devrin bitişi kurgu hikâyenin üzerine oturtulduğu gerçeklik) geçmişe yönelik her araştırmamda saray içlerinde gezmekten, padişah-sadrazam vecizesi dinlemekten gına gelmişti. Mis gibi sahil kahvelerinde limonata içtik, sakızlı kahve kokladık

Rojin Turay 
29 Nis 12:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir anadan bir babadan olanlar birbirlerini boğazlarlar oysa analarını babalarını bilmeyen Layhar ın çocukları birbirlerini tek vücut bilirler.Kardeşine iğne batırıldığında acısını kendi vücudunda duyacaksın.Bu kefene sağlığında girenler ölünceye dek birbirlerini ayrı görmezler.Bu ikilikte birliktir.Bu senin sağ elindir sen de bunun sol elisin.Biriniz sağınızı diğeriniz solunuzu görürsünüz.Vücudunuz bir başlarınız ikidir.Ömrünüzün sonuna kadar birbirinizi görür gözetirsiniz.Burada bu senindir bu benim yoktur.Az çoğu arttırır çok hepinizi besler .Kazan birdir hepinizi doyurur.

Merve Çalıkuşu 
05 Kas 2015 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · Puan vermedi

Okumak istediğim ama dili ağır denildiği için okumaktan vazgeçtiğim bir kitaptı.En sonunda merakıma yenik düşüp okudum.Her bölümde heyecanlı bir şekilde ve o anı hissederek okudum.Tarihle ilgili olan kitaplara karşı önyargım da böylelikle kayboldu.Kitabın sonu benim için büyük bir etki yaptı ve gözlerim dolarak okudum.Okuduğum ilk İskender Pala kitabıydı ve bu kitaptan sonra diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Derya 
23 Şub 01:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çok ender bulunan Siyah lale ve onun etrafında gelişen muhteşem bir hikaye...ismiyle beni büyülemişti ve iki kez okumama neden olmuştu...dili ağır İskender palanın...ama okunası kitaplardan...ve unutulmayacaklardan...

Tayfun Karadeniz 
 09 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1470 günde · Beğendi · 9/10 puan

baslangıç itibariyle sakin ve anlamları birleştirememek gibi bir bezginlik oluşabiliyor nacizane... fakat, sabırla bir miktar daha devam edebilirseniz -ki ediniz- sizi içine çekecek ve zaman yolculuğunuz başlayacak... ;)

Sümeyye güler 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Geç kaldığım bir kitaptı okumanızı tavsiye ederim.. değişik entrikaların içinde çözüme ulaşana kadar sabriniz biraz sizi zorluyor ama pes etmeyin.. yalnız keşke devamı olsaydı daha mutmain olurdum...

kitapayraci 
29 Oca 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İSKENDER PALA'yı daha önce okumamış olanların ilk önce okuması gereken hafızamızdan çıkmayacak ve iyiki de okumuşum dedirtecek en güzel romanlarından bir tanesi.

Kitaptan 96 Alıntı

Yasin Eren 
18 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Efendiler, meclisimizde sesinizi değil sözünüzü yükseltiniz.

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 97 - Kapı Yayınları)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 97 - Kapı Yayınları)
Yasin Eren 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bir matem damlasına ağlayanın yaşları gözden mi gelir; gönülden mi?

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 316 - Kapı Yayınları)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 316 - Kapı Yayınları)

Kadın dedi ki:
Meğer ne kadar vefasızmışsın!
Bunca yıl geçti aradan ne bir mektup ne bir haber?

Adam dedi ki:
Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu, senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala

"Her söylenen söz, her gösterilen tavır, içinden çıktığı bir kalbin elbisesini giyinmiş olurdu, ama bu derece göze çarpan bir kıyafet de sankı gösteriş olmaz mıydı?"

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala
ilkay eyüpoğlu 
28 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sevmenin cinnet ile cennet arasında durduğunu kim bilebilir?

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala
Rümeysa Başakın 
 01 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dostlarım! Kişinin değeri , güzelce bildiği şey kadardır.Aklınızdan hiç çıkarmayın.

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 283)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 283)
Ayten Ernaz Tiryaki 
 12 Mar 22:43 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Unutma, cehaletten daha dermansız dert yoktur! Gerçi bilgiye hâkim olmak mutluluktan çok elem, sevinçten çok keder verir ama insan da öğrenerek çoğalır. Sen de zamanla herşeyi öğreneceksin. Öğreneceksin ki hayatı anlayacaksın, Yüce Yaratıcıyı tanıyacaksın. "

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 220)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 220)
10 /