Kayda Geçsin Diye

·
Okunma
·
Beğeni
·
199
Gösterim
Adı:
Kayda Geçsin Diye
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056934520
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telgrafhane Yayınları
Saim Tokaçoğlu'nun foto muhabiri olarak başladığı gazetecilik yaşamında, son on beş yılı Can Dündar ile olmak üzere, kırk beş yıl boyunca biriktirdikleri, Türkiye'nin yakın tarihinden birbirinden ilginç ve bugüne kadar ortaya çıkmamış olayları da okurun dikkatine sunuyor...

- 1978 yılında polisin Devlet Bahçeli'nin aracında, portakal sandıklarının altına gizlenmiş halde bulduğu makineli tüfekler nereye gidiyordu?

- Terzi Fikri'nin Fatsa Nokta Operasyonu'ndan hemen önceki son özgür fotoğrafları nasıl çekildi?

- Uğur Mumcu, hangi gazeteci için ülkenin başbakanını Bakanlar Kurulu toplantısından çıkartmıştı?

- Uğur Mumcu, Can Dündar için neler söylemişti?

- Can Dündar'ın, “Fena mı ağabey, büroda bir Fethullahçı olsun bir de Kemalist” dediği duayen gazeteci kimdi?

- Can Dündar'ın kitap intihali, ÇGD'nin parçalanmasında nasıl rol oynadı?

- Savaş kışkırtıcısı George Soros neden Türkiye'den “güvenilir bir gazeteci” arıyordu ve kimi buldu?

- Turgut Özakman, çok tartışılan Mustafa filmini gösterime girmeden önce izlediğinde ne tepki vermişti, sonra neler yazdı?

- Can Dündar, iki buçuk milyon Dolara aldığı evin kredisini nasıl çekti?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İlginç olaylarla karşılaşıyor insan hayatta. Başınıza gelenler , dost bildiğiniz bazılarının gerçek yüzünü görmenize vesile oluyor.
Ağır ağır geçerken göz göze geldik ,ablak suratlı , çatık kaşlı , kızıl kalın bıyıklı ve tıraşsız suratlı , evrimini tamamlayamamış ilkel yaratıkla. "Darwin'in kulakları çınlasın " diye geçirdim içimden.
Tekelleşen sinema sektöründe Türkiye'de hangi filmin, hangi tarihte , hangi salonda gösterileceğine yabancı şirketler karar veriyordu.
Sonra o olağanüstü alçak gönüllü görünümüyle , kendi çevresinde döndüğünü sandığı dünyasına sığınıp köşesinde alkış bekliyor. İnsan çürümesinin alkışla başladığını anımsatmak gerekiyor.
Uğur Mumcu , 1992'de Can Dündar'ın kendisini ziyaret ettiğini şu satırlarla anlatıyor :
" Geldi buraya , şu köşeye oturdu. ' Abi ben yıkıldım. Mahvoldum. Mehmet Ali ( Birand ) böyle olduğunu bilmiyordum' filan. Sonra ' Ben daha gencim . Lütfen beni bunlardan ayırın , bir tutmayın. Ben bu işleri hiç bilmem.' dedi. Ben de 'iyi, tamam' dedim. Gitti.
Ama sonradan anladık ki meğerse Mehmet Ali'nin koltuğuna yıkılmış. "
Can Dündar'ın vereceği konferanslar düzenliyorlar , " Can Bey okulunuza gelir , ancak 3 bin adet şu kitabından almanız gerekiyor " anlaşmaları yapıyorlardı. Böyle olunca kitapların tirajları da yükseliyordu.
23 Şubat 1978 tarihinde polise , bir beyaz Renault 12 araçla Adana'dan Ankara'ya silah getirileceği ihbarı yapıldı. Kepekli Boğazı'nda tedbir alan polis ekipleri saat 16.45 sularında şüpheli aracı durdurdu. Yapılan aramada bagajda portakal sandıklarının altına gizlenmiş iki adet makineli tüfek , şarjörler ve cephane bulundu. Arabadaki dört kişinin kimlik kontrolü yapıldı ve gözaltına alındılar. Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi kayıtları , 01 FE 994 plakalı beyaz renkli Renault 12'nin , Başkent Mali Bilimler Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Devlet Bahçeli 'ye ait olduğunu gösteriyordu.
Araçta bulunan dört kişi Ali Halaman , Fuat İstanbullu , Ekrem Pazarcı ve Sami Ocak'tı. Hepsi MHP Gençlik kolları üyesiydi. Ali Halaman aynı zamanda TRT 'nin Esenboğa muhabiriydi. Silahları Recai Yıldırım'dan aldıklarını ve Ankara'ya Muhsin Yazıcıoğlu'na götürdüklerini söylüyorlardı. İfadelerden sızan diğer bir bilgi oldukça vahimdi . ''Biz o gün yem olarak kullanıldık.Polis bizle uğraşırken yanımızdan Ankara'ya silah yüklü iki kamyon sokuldu.'' diyorlardı. Devlet Bahçeli'nin ifadesinin alınmasına gerek duyulmamış , yalnızca kendisine '' arabasını bu çocuklara neden verdiği '' sorulmuş. O da ''gezmeleri için verdiğini '' söylemekle yetinmiş , ''bizim elemanlarımızdır '' denerek olay örtbas edilmiş. Bilgi olarak ekleyelim , silahları Ankara'ya gönderen Recai Yıldırım ve Bahçeli'nin arabasında silahlarla yakalanan Ali Halaman , MHP milletvekili olarak Meclis'e girdiler. İfadesinin bile alınmasına gerek görülmeyen , ancak MHP içinde sözlerinin dikkate alınması gereken bazı partililer tarafından ısrarla MİT elemanı olduğu yüksek sesle dile getirilen Devlet Bahçeli ise MHP Genel Başkanı oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayda Geçsin Diye
Baskı tarihi:
Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056934520
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telgrafhane Yayınları
Saim Tokaçoğlu'nun foto muhabiri olarak başladığı gazetecilik yaşamında, son on beş yılı Can Dündar ile olmak üzere, kırk beş yıl boyunca biriktirdikleri, Türkiye'nin yakın tarihinden birbirinden ilginç ve bugüne kadar ortaya çıkmamış olayları da okurun dikkatine sunuyor...

- 1978 yılında polisin Devlet Bahçeli'nin aracında, portakal sandıklarının altına gizlenmiş halde bulduğu makineli tüfekler nereye gidiyordu?

- Terzi Fikri'nin Fatsa Nokta Operasyonu'ndan hemen önceki son özgür fotoğrafları nasıl çekildi?

- Uğur Mumcu, hangi gazeteci için ülkenin başbakanını Bakanlar Kurulu toplantısından çıkartmıştı?

- Uğur Mumcu, Can Dündar için neler söylemişti?

- Can Dündar'ın, “Fena mı ağabey, büroda bir Fethullahçı olsun bir de Kemalist” dediği duayen gazeteci kimdi?

- Can Dündar'ın kitap intihali, ÇGD'nin parçalanmasında nasıl rol oynadı?

- Savaş kışkırtıcısı George Soros neden Türkiye'den “güvenilir bir gazeteci” arıyordu ve kimi buldu?

- Turgut Özakman, çok tartışılan Mustafa filmini gösterime girmeden önce izlediğinde ne tepki vermişti, sonra neler yazdı?

- Can Dündar, iki buçuk milyon Dolara aldığı evin kredisini nasıl çekti?

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Yaren
  • Adyali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0