Kayıp Aranıyor

·
Okunma
·
Beğeni
·
15,2bin
Gösterim
Adı:
Kayıp Aranıyor
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053607465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kayıp Aranıyor
Kayıp Aranıyor
"Sait Faik Adalı Abasıyanık'ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı'nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var. Gorki'nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti, Adalı Türk edebiyatına yapacak. Fakir fukaralar anafordan futbol maçına girer gibi Sait Faik'le beraber kitaplarımıza girdiler, yuria!
(...) Sait Faik için hikâyeci demek onu hapsetmek demektir. Sait Faik romancıdır, piyes muharriridir, her şeydir. Sırasıyla usta bir hokkabaz gibi piyesi ve romanı en ummadığınız yerinden çıkaracaktır. Sait Faik Adalı'ya abayı yaktık vesselam."
120 syf.
·Puan vermedi
"İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimlere karşı açılmalı."

İnceleme ve anım, İbrahim (Sisifos) 'a ve Sait Faik'le olan dostluğuna ithaftır.

Anım-Tanışıklığım:

Üniversiteye ilk gittiğim zamanlar, ruhum çok daralmıştı. Her insanın başından geçebilecek şu meşhur rehavetlerden, benim de payıma düşmüştü. Karabük Üniversitesinde okuyan arkadaşlar daha iyi bilir, kütüphanemiz diğerlerine nispeten biraz daha şaşaalıdır. İlk yapıldığı sıralar, baya gündem edilmişti, gösterişliliği. Ben de üniversite'ye gitmeden, o kütüphanenin hayalleriyle ve aktiviteleri ile doldurmuşum zihnimi. Biri kolumdan tutsa, gel böyle böyle bir şey yapalım diye, benim cevap hazır kıta bekliyor;
-Şüphesiz, ben sizin istediklerinizi yapmak için yaratılmadım. :)
(Kullandığım meşhur 'red' yöntemlerimdendir.)


Sait Faik'le tanışmam; Sait Faik'i elbette duymuştum, gerek sosyal ağlardan, gerek herkesin civarında bulunan edebiyat öğrencisi-öğretmeni arkadaşlarımdan birinden. Ama hafızamda en yer edineni; yapma ya, sen de mi, diyeceğiniz bir diziden duymuştum. "Kiralık Aşk" dizisinden. Evet, Barış Arduç vesilesiyle tanıştım, Sait Faik'le. :)

Üniversitede halletmemim gerektiği o ilk işle(mle)rimi hallettikten hemen sonra, bahsettiğim kütüphane'ye doğru yol aldım. Aklımda bir abimin tavsiye ve hayranlığı sonucunda okumamı istediği Marcel Proust'tan 'Albertine Kayıp' kitabı var. Yeni bir şehirde bulunmamın ve orada bir süre kalmam gerektiğinin bilinciyle mi gerçekleşen bir durum muydu, bilemiyorum ama; 'Kayıp' sözcüğü, haddizatında, zaten zihnimi tavaf eder dururdu. Çok tuhaf düşüncelerle dolup taşardım, üzerine düşününce...

Kütüphaneden elimde şu 3 kitapla çıktım;
1-Marguez'den, Bir Kayıp Denizci
2-Proust'tan, Albertine Kayıp,
3- Sait Faik'ten, Kayıp Aranıyor
(Bu üç kitabın da ben de efsane izleri vardır. Üç yazarla da 'Kayıp' sözcüğü vesilesiyle tanıştım. Ve bu üç yazar da, şimdi en iyi edebiyatçılar sorusuna, vereceğim cevaplar arasındadır.)

Kayıp Aranıyor:

Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadın. Çevresinin ne dediğine aldırış etmeden, topluma karşı, kendi istek ve arzularıyla tavizsiz bir şekilde hayatını idame ettirmeye ve bu bilinçlikle hareket eden, bu zorluklarla cebelleşen bir kadın...Toplumun ona dikte etmeye çalıştığı, 'başkaları ne der' ayıbına, tamamıyla kulaklarını tıkamış, nevi şahsına münhasır bir kişilik. Kadının ismi Nevin;
(Bana edebiyatı sevdiren, kitap okuma alışkanlığı kazanmamda ki en etkili insanlardan, edebiyat öğretmenim Nevin hocamı da bu vesileyle anmış olalım. Onun gibi insanların-öğretmenlerin, tüm okulları kuşatması dileğiyle.)

Kanaatimce kitapta iki tane Nevin'imiz var, Konsolos Vildan Bey'in kızı okumuş-görmüş Nevin ile, otobüs biletçisinin elini öpmesine müsade eden, mutsuz bir evlilikten çıkmış, aldatılmış Nevin. Karışık bir olay örgüsü ve aynı zamanda uzun soluklu okunması gereken edebi bir roman. İnsanı hüzne boğan, bir iki diyalogla bile; insana, davranışlarını ve yaşam tarzını sorgulatmaya iten, bir anlatım-öykücülük tarzı var. İlk okunuşta anlaması-kavraması, yani değinmek istediği asıl mevzular, çok kitap devirmiş insanlara da nasip olmayabilir. Ben ikinci defa okumaya ihtiyaç duyanlardanım ve bunu zevkle yapacağımdan sizler de emin olabilirsiniz.

Sait Faik'i okuyanlar bilir, daldıkça derine inersiniz. Bu kitapta onlardan biri, ve çoğumuza ağır gelebilir. Yüzeysel okumalarımız, bize tad vermeyeceği gibi, okumuş olduğumuzdan bir anlam da çıkaramayız. Bu eserin, salt edebiyat ve roman olarak kategorize edilmesi taraftarı da değilim. Bir 'Eleştiri' türünde yazılmış da diyebilirim. Tabi bu benim kanaatim. Toplumsal normlara getirmiş olduğu eleştiriler ve ele almış olduğu konu, hepimizin çok yakından tanık olduğumuz ve genellikle mani olunamayan mutsuz birliktelikler. Ve bunun sonucunda ortaya çıkan mutluluk gereksinimleri. Bu mutluluk yolu yolcularına yüklenmiş kişiliklerle, anlamı zor ve defalarca okunmaya değer bir kitap. MEB onaylı 100 temel eserlerden olan bu eseri; Sait Faik'in, Çehov tarzı durum öykülerinin edebiyatımızdaki en büyük yazarı olduğunu unutmayarak, en yakın zamanda okunacaklarınızın arasına katın derim.

Okumaya vakit ayıran herkese teşekkür ederim.
Keyifli okumalar
120 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Sanırım aşık oldum…

Nevin’in kendisine, kurduğu cümlelere, güçlü kişiliğine ve o mutluluğu arayış şekline. Görsem kendisini ve yanındayken bir eşyamı ayaklarının dibine düşürüp, eşyamı aldıktan sonra ayağa kalkarken de elini öpsem ve “Teşekkür ederim Abla” diyebilsem. Bana kızsa veya gülümsese ama ben Nevin’e yakın olabilsem. Böyle bir karakteri okuduğum için kendimi şanslı sayıyorum.

“Kayıp Aranıyor” kısacık ama o kısacıklığının yanında çok derin olan bir kitap. Abasıyanık’ın kurduğu cümleler, betimlemeler özellikle de karakterlerin kendi aralarındaki kurduğu diyaloglar o kadar başarılı ki, cümle içindeki dahil anlamında olan o de ve daları sorgulamalarını filan okurken Abasıyanık’ın kalemine hayran olmamak elde değil.

Kürk Mantolu Madonna ‘nun hak ederek gördüğü ilgiyi de görmesi gerektiğini düşündüğüm, MEB tarafından onaylı 100 temel eserden biri. Edebiyat severlerin kesinlikle okuması gereken bir eser.


- - Spoiler - -

Güzel bir aileden gelen, okumuş, kariyerli ve o zamana göre fazlası ile yabancı dillere de hakim olan, mutluluğu ve huzuru arayan Nevin’in bir balıkçı ya da otobüs biletçisiyle bile mutlu olabilirim düşüncesini okura gösteren harika bir eser.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir kayıp arıyoruz efendim,

İyi bir öğrenim görmüş, cesur, kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın arıyoruz. Konsolos Vildan beyin kızı, gazeteci karısı değil kendi olabilmek isteyen bir kadın... Biliyorum hepiniz rastladınız ona, toplumsal kalıplar içerisine girmeyi reddettiği için hor görülen, yaşam tarzıyla çevresi, toplum normlarıyla mutluluğu arasında seçim yapmaya zorlanan her kadındı o.

Ben Sait Faik'le beraber Ankara'nın ayazında rastladım ona. Nevin hanım... Üşüyordu, mutsuz bir evlilik yapmış nasıl üşümez? Mutluluk diyorum, bir otobüsün arka koltuğunda buldum diyor, otobüs biletçisi bırakmış. Huzur diyorum, balıkçı çocuğun omzuna hiç yaslandın mı Yaren? diyor, huzur işte orada!

Çevresinin dediklerine kulaklarını tıkıyor, kendi olarak mutlu olmak istiyor. Lütfen, görürseniz değmeyin ona...

"Kayıp Aranıyor" Sait Faik'in toplumsal eleştiride bulunduğu kısa ama çok derin bir romanı. Çocuklukta Sait Faik kitapları sonucu yaşadığım tramvalar yüzünden hep ertelediğim yazar. Hep söyledim yahu şu çocuklara bir Ömer Seyfettin bir de Sait Faik okutmayın! Konsantrasyon gerektiren, düşündüren bu güzel eserleri şuncacık çocuk ne anlayacak? Okumayı sevdiremediğiniz gibi soğutuyorsunuz da. Ama siz okuyun, dönemin atmosferini, Anadolu'nun güzel havasını her sayfada hissedeceksiniz.
120 syf.
·Puan vermedi
Zevk alarak okuduğum bir Sait Faik Abasıyanık kitabını daha bitirmiş bulunmaktayım. Kitabı okurken eminim ki hepimiz kendimizden bir parça bulmuşuzdur,hangimiz ‘elalem ne der?’ baskısını ensemizde hissetmedik ki?
Sanırım Nevin karakterini biraz da olsun kıskandım,başkaları ne der diye aldırış etmeden,hayatını istediği gibi idame ettiren güçlü bir kadın profili.Kitabın ismini şu şekilde kendimce yorumladım:Kendi ayakları üzerinde duran,başkalarının ne dediğine kulaklarını tıkayan,kararlarını tek başına,Özgür bir şekilde verebilen kayıp insanlar aranıyor...
Başlarda okurken sıkılabilirsiniz fakat okumaya devam edin,okudukça,derine indikçe eminim ki sizlerde büyük zevk alacak ve kendinizi ‘elalem ne der?’ sorunsalıyla cebelleşirken bulacaksınız.
Keyifli okumalar diliyorum.
85 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Sait Faik Abasıyanık'tan okuduğum ilk kitap (Kesinlikle son olmayacak). Karışık bir olay örgüsüne sahip ancak insan yavaş yavaş olayları sorgulayarak ve okuduğuna anlam katmaya çalışarak okuyup da kitaptaki asıl düşünceyi anladığında tadından yenmiyor adeta. :)
Karakterler arası kurulan diyaloglar, bizi düşünmeye ve sorgulamaya iten sözler ve de, da ek/bağlaçlarını sorgulayan cümleler ile ben yazarın kalemine hayran kaldım.
Kitapta; toplumsal dayatmalara, elalem ne derlere kulak asmadan kendi başına hayata tutunmaya çalışan ve aldatılma ve hakaretlere rağmen mutluluğu arayan Nevin'in hikayesi anlatılmaktadır.
Aslında 'Kayıp Aranıyor'da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, saadeti arayan, kendi doğrusunu bulmaya çalışan bizler anlatılıyoruz. O yüzden rahatlıkla herkese okumasını önerebilirim.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Toplumsal normlara getirdiği eleştirel bakış açısı ve 'başkası ne der' ayıbına yaklaşımıyla oldukça takdir ettiğim Nevin ve babası Konsolos Vildan Bey karakterlerini okurken çok sevdim. Toplum baskısının özgür ve mutlu bir kadında nelere sebebiyet verdiğini okumak, gerçeklerin yüze çarpması ve bu gibi toplumsal sıkıntıların hala yaşandığını bilmek üzücüydü.
* * *
Sait Faik'in dolambaçlı ve kendine özgü dili de okurken keyif verdi. 1edebiyat1bilim1film grubumuzun temmuz ayı okumalarındandı.
120 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Sait Faik Abasıyanık'ın 1953 yılında yayımlanan; kimilerine göre uzun hikaye, kimilerine göre kısa roman türünde olan ama herkesin hem fikir olduğu şekilde oldukça derin bir eseridir Kayıp Aranıyor.
Bir konsolos kızı olan Nevin çok iyi bir tahsil görmüş, bir kaç dil bilen aydın bir genç kızdır. Tüm insanlara değer verir, herkesle ilgilenir herkese iyi davranır, yüreğinde kocaman bir insanlık sevgisi barındırır. Ancak ne yazık ki toplum bu kızcağımızın herkes gibi olmamasını, toplumsal kalıpların dışına çıkmasını hazmedemez. Bu baskıcı ortamda başına buyruk ve cesurca kendi olarak mutlu olmaya çalışan Nevin'in hikayesidir özetle.
Yazıldığı dönemdeki toplumda bulunan kesimlerin tavırları, inanışları, yaşayış şekilleri, korkuları ve önyargılarının iyice tahlil edilmesi ve romandaki karakterler ile somutlaştırılarak okuyucuya sunulması özellikle çok etkileyiciydi.
120 syf.
Roman, 1940’lı yılların sonunda Ankara’da ve İstanbul’a yakın bir köyde geçer.
 
Metin daha çok Nevin’e ve Nevin’in yaşadığı kişisel olaylara yoğunlaştığı için, bu tarihin roman üzerinde oynadığı rol kısıtlıdır. Sait Faik yaşanan güncel olaylardan, bu olayların karakterler üzerindeki etkilerinden bahsetmez. Ana karakterlerden Nevin ve Özdemir gazetecilik yapsa ve gazeteciliğin doğası hakkında uzun bir sohbet yaşansa da, hangi haberleri konu aldıkları, ne gibi gelişmeler yaşandığı anlatılmaz.

Buna karşın, dönemin atmosferi ve toplumu zaman zaman ön plana çıkarılır. Nevin’in bir tiyatro grubu kurmaya çalışırken yaşadıkları veya insanların kendisini anlamakla vakit kaybetmek istemediklerini düşünürken okuyucuya aktardıkları, dönemin Türkiye’si ile ilgili ciddi eleştiriler içerir. Nevin’e göre, İstanbul’da insanların birbirleriyle oturup gerçek anlamda konuşabileceği, önemli konuları tartışabileceği bir mecra bulunmamaktadır: “Ne böyle bir gazete, ne böyle bir haftalık, ne de kadınların ve erkeklerin insanca buluşabileceği bir kahve vardı. Böyle bir yer kokusunu aldılar mı züppeler, kıskançlar, sözde sanatçılar üşüşüveriyordu”
 
Romandaki mekanlar da, benzer bir amaca hizmet eder. Nevin’in babasının yaşadığı köy, hikayenin gidişatında çok fazla yer tutmaz, romanın en önemli unsurlarından birinin bu köy olduğu söylenemez. Fakat yine de, Nevin’in yaşam tarzına karşı yapılan yorumlar, kendisi hakkında ortaya atılan dedikodular ve babasının onu yetiştirme tarzı ile ilgili konuşmalar, Sait Faik’in getirdiği toplumsal eleştiriler arasında sıralanabilir.
 
Bu açıdan düşünüldüğünde, romandaki mekan ve zamanın dolaylı olarak yarattığı atmosfer, Nevin’in kendi kimliğini belirleyerek, kendi istediği gibi yaşamasına engel olan temel unsur olarak görülebilir. Evet, Saik Faik bunları detaylı olarak, uzun uzun anlatmamakta ve bunun yerine Nevin’in iç dünyasındaki sıkıntılara yoğunlaşmayı tercih etmektedir; fakat bu sıkıntıların pek çoğunun kökeni de dış dünyadan gelir.

Muhteşem bir tat, muhteşem bir eser. Sait Faik'e abayı yaktık vesselam.
120 syf.
·4 günde·7/10 puan
Sait Faik'in ikinci romanı olan Kayıp Aranıyor biraz karışık başlıyor. Nevin'in evliliğindeki mutsuzluğunu anlatan bazı yerlerinde çarpıcı etkiler taşıyan iyi bir Sait Faik romanıdır. Ancak roman biraz fazla konsantrasyon istiyor. Zira olay örgüsü bilinç akışı gibi anlatılmış. Bu yüzden bazı yerleri bir kaç defa okumanız gerekebiliyor. Çok fazla tat almamakla birlikte bütün eserlerinin bilinmesi açısından Sait Faik'in bütün kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
~Kitaplar nefesiniz olsun~

Nevin sen ne güzelsin? Ne yaşadın ne yaşattın da bunları konuşuyorsun, ne güzel konuşuyor ne güzel gülüyorsun. Ve hikâye başlar.

"işte şu hikâyemizin kahramanı konsolosluktan emekli Vildan Bey'in Avrupa'da mektep medrese görmüş kızı," kusuruma bamya! " diyebiliyor, ardından da bir kahkaha savura biliyordu."
sayfa:84

Bir sonun başlangıcı, bir kadın, bir toplum romanı eleştirip sert vuruyor Sait Faik. Kısa ve öz bir çok şey anlatıyor. Kalimine sağlık Sait Faik. Tavsiye olunur efendim.

Bütün kitaplar güzeldir. "Bu bir tık daha güzel" İyi okumalar.
120 syf.
Sait Faik Abasıyanık'ın bu kitabında Nevin adlı bir kadının mutluluğu, huzuru arayış çabası anlatılmaktadır.

Nevin hayatı çalkantılarla dolu, çok acı çeken fakat her zaman içinde huzura kavuşma ümidi olan birisidir.

Nevin'in kocası Özdemir,karısını bir eşten çok bir eşya olarak gören bir kişidir. Balıkçı Cemal saf, kalbi temiz, Nevin'in ilk başlarda kendisinde saadeti aradığı insandır.

İnsan hiç kimseye,hiç bir söze önem vermeden hakkında söylenenlere kafa tutarak dolaşmamalıdır. Bu ukalâlık ve kendini beğenmişliğin bir göstergesidir.
Dünyada hiçbir şeyden, zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem. İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı. İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan, bu kinlerden, bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi -kendinde, doğuşta varsa bile- söküp atmalıdır.
"Ey Ulu Tanrılar!... Haksızlık ediyorsunuz. Hem de çok büyük bir haksızlık. Size yakıştıramıyorum bunu."
Sait Faik Abasıyanık
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Yayınları - Ekim 2019
Dünyada hiçbir şeyden, zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem. İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı.
Sait Faik Abasıyanık
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Yayınları - Ekim 2019
"Anlayamıyorum, kendimi çok zorluyorum, anlayamıyorum. Niçin, neden bugünkü kitaplar; bizim gençlerinki olsun, fransız yazıcılarınınkiler olsun, insanın hep kötüsünü, hayatın çirkin tarafını, ümitsizliğini, hiçliğini, boşluğunu konu olarak alıyor. Hep kötüler mi var? Dört yanımız sefalet, hastalıkla mı çevrili? Her gördüğümüz zalim, katil, egoist,
hasut (cimri, görgüsüz), kindar, yarı deli, ahlaksız mı?"
Sait Faik Abasıyanık
Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Aranıyor
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053607465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kayıp Aranıyor
Kayıp Aranıyor
"Sait Faik Adalı Abasıyanık'ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı'nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var. Gorki'nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti, Adalı Türk edebiyatına yapacak. Fakir fukaralar anafordan futbol maçına girer gibi Sait Faik'le beraber kitaplarımıza girdiler, yuria!
(...) Sait Faik için hikâyeci demek onu hapsetmek demektir. Sait Faik romancıdır, piyes muharriridir, her şeydir. Sırasıyla usta bir hokkabaz gibi piyesi ve romanı en ummadığınız yerinden çıkaracaktır. Sait Faik Adalı'ya abayı yaktık vesselam."

Kitabı okuyanlar 2.729 okur

  • Dostoyevski Dili ve Edebiyatı
  • Tarihsel Cephe
  • Yeşilim Edebiyat
  • ktpsdc
  • Eyüp Akti
  • Kendine Tanık
  • Betül Ertaş
  • Serkan Beyazpınar
  • Öğretmenden Notlar
  • Gülizar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.8
13-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%37.7
35-44 Yaş
%15.5
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.7
Erkek
%39.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (126)
9
%15.7 (115)
8
%24.4 (178)
7
%17.1 (125)
6
%9.8 (72)
5
%2.7 (20)
4
%1 (7)
3
%0.7 (5)
2
%1 (7)
1
%0.7 (5)

Kitabın sıralamaları