Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp (Simyacı, Küçük Prens ve Martı'yı Sevenlere)Serdar Özkan

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.103
Gösterim
Adı:
Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
Alt başlık:
Simyacı, Küçük Prens ve Martı'yı Sevenlere
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054560349
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
50'yi aşkın ülkede 44 dilde okunan
Türk romancı Serdar Özkan'ın kaleminden...

Kalbinizin içinde mucizevî bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
Kalbinizin içindeki odalarda Kayıp Gül'ünüzü,
Ölümsüzleri, Ruhu ve Sevgi'yi aramaya?
Hazırsanız, keyifli okumalar.
Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Çin'e
dünyanın dört bir yanında okurların büyük beğenisini kazanan
Kayıp Gül, Türkiye'de 84 hafta Çok Satanlar
listelerinde kaldı, 2010 yılının en çok okunan romanı oldu.
Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
dünyanın en çok dile çevrilmiş romanları arasında yer alan
Kayıp Gül'den esinlenilmiş, yüreğinizi ısıtacak yeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
'Kalp' sadece kan pompalamaz. Onun içinde her şey.. Sevgi de saydı da huzur da güven de..... her şey ya her şey kalbimizin içinde. Onu dinlemeye başladığımız an hayat daha da güzelleşecek. Allah' ım kalbimiz gibi insanlar çıkartsın karşımıza.. (:
Kitabı yakın zamanda tekrar okuyorum. Ve gördüm ki insanın kendini fark etmesi için bence gayet güzel bir kitap. Aslında her şeyin sevgide birleştiğini,her duygunun bizde ne kadar yer ettiğini,bize neler kattığını, hiçbir iyiliğin gerçek hayatta da karşılıksız kalmayacağını gösteren evet belki çocuksu,belki bazılarına göre basit ama içine girildiğinde,derinine inildiğinde bir insana çok şey katabilecek,kişisel gelişimini olumlu yönde etkileyecek güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. İnsanın kendine güvendiği ve içinde ki o 'ego' dan oluşmuş 'ben' canavarıni yendiğinde hayatında çok daha güzel şeyler olacağını,güzelliklerin farkına varacağını gösteren bir kitap."Alıntı"
Aslında başta küçük çocuklara ait bir öykü gibi geldi. Bitirdikten sonra üzerine düşünüce herkese hitap ettiği apaçık belli oluyor. Bütün kötülükler iyilikler güzellikler çirkinlikler kalbimizin içinde
"Size anlatmak üzere olduğum öykü,
kalbinde pembe bir yunusa sarılan
küçük bir kızın öyküsü.
Yanlış anlamayın,
"kalbiyle"ya da "kalpten" demiyorum,
"kalbinde"diyorum,
yani kalbinin İÇİNDE!
Yani göğsümüzdeki o kan pompalayan,
küt küt atan şeyin İÇİNDE!"
Kayıp gül romanının yazarı
Serdar özkan'dan yine güzel bir kitap
Ölümsüz kalp...
Diana isimli küçük bir kızın öyküsü
Serdar özkan bu kitabında
çocukların iç dünyasına,duygularına,
hayallerine farklı bir bakış açısı ile
bakmış.
Serdar özkanın okuduğum ilk kitabı
Ölümsüz kalpti.
Oldukça hoşuma giden bir kitap
olmuştu tavsiye ederim.
Umarım okuyunca sizde beğenirsiniz.
Sizce kim en büyük hayalinden bir kaplumbağa için vazgeçer hele ki bencil biriyse? Ben söyleyeyim sadece çocuk ve çocuk bir kalbi olanlar dahası da gerekli değil zaten bize çok güzel bir kitap :) tabi ben tam bir Serdar Özkan hayranıyım omunda etkisi olabilir:))
Çok masalsı...
Serdar Özkan'ın o "Dünyaca Ünlü,Çok Beğenilen(!)" ilk romanı Kayıp Gül'ü okuduktan sonra yaptığım yorumda; başarısının kaynağı reklam demiştim.Bu kitabında da aynı yorumu yapabilirim.
Okuduğum iki kitapta da değindiği konu aşağı yukarı aynı.İlkinde,asıl benliğini kaybetmiş Diana'nın kendini (Mary) bulması;bu kitapta da asıl benliğini bencilliği ile hapsetmiş çocuk Diana'nın bencilliği ile yüzleşerek benliğini (Mary) kurtarması konu edilmiş.Evet belki biraz kafakarıştırıcı oldu ama kısaca böyle :-)
Kitapta alıntı yapılabilecek,öğüt verici birçok yer var.Özellikle şu "Bay Cömertlik,Bayan Düş..." gibi ölümsüzlerle tanışma fasılları.Ancak en beğendiğim yer "Bay Nokta" ile tanışma bölümü.Alıntı için çok uzun olduğundan paylaşım yapamıyorum.
Ya aslında yazarın anlatmak istediği,vermek istediği şey gayet güzel.Ancak bunu anlatış tarzı çok basit,çok yavan.İncelemenin başında da söylediğim gibi özellikle bu kitap,çok masalsı.Çocuk kitabı okuyor gibi hissettim kendimi.Fikir çok güzel ama ne bileyim anlatım hoşuma gitmedi.Ama bu hikâye güzel bir film olabilir,Narnia Günlükleri tarzında bir şey.
Son söz olarak,ilk kitabın incelemesinde Serdar Özkan'ı okumaya devam ederim çünkü konuları ilgim dahilinde demiştim.Kararımı değiştiriyorum.Evet konuları ilgim dahilinde ancak, anlatım tarzından dolayı bundan sonra çok büyük bir öneri olmadıkça Serdar Özkan okumam.
Bu kitaba dair incelemeleri okuduğumda, iki zıt görüş de vardı: Büyük bir kısım, yazarı kendini beğenmiş biri olarak buluyor ve kitabını başarısız olarak nitelendiriyor. Bunla beraber daha küçük bir kısım, kitabı gerçekten çok başarılı buluyordu. İki görüşün arasında okumak için kararsız kaldığımı belirtmek isterim. Ben birinci kitabı bir kitaplıkta şans eseri bulup okumuştum, tekrardan karşıma aynı şekilde çıktığı için, bunda vardır bir hikmet diyerek ikinci kitabı da okudum.
Birinci kitaptan sonra, bu kitapta da konunun insanın kendi iyi eşini araması ile alakalı olduğunu düşünmüştüm. Nitekim kitabı okurken, bunu bilmek pek bir negatif etki yaratmadı bende. Çünkü yazar çok farklı bir karakter ile ikinci kitabı yazmış. Bir çocuğun iç dünyasına adım atıyoruz ikinci kitapta. Bencil, kalbini dinlemeyi kendine yasak eden bir çocuğun kendi kalbine yaptığı yolculuk ile nasıl değiştiğini görüyoruz.
Bol bol konuşan kırmızı ve beyaz güller olacağını biliyordum. Fakat ölümsüzlerin olduğu yerler (Bayan Ümit, Bay Dostluk vb. karakterler) gerçekten beklemediğim bir anlatıştı, yazarın dünyasına, aklından geçenlere şaşırarak okudum bu kısımları. (Zaten bir çoğunu da paylaşmıştım, ölümsüzlerden kastımın ne olduğunu alıntılarıma bakarak biraz daha anlayabilirsiniz.) Sonucu tahmin etmek pek de zor değil, ama sonuca giden yollar güzeldi. Kim bilir belki devam kitabı yine bir yerlerde karşıma çıkar ve ben okumaya devam ederim...
Gülleri çok severim. Bu kitabıda babam bana hoşuna gittiği ve kitap kurdu olan benimde hoşuma gideceğini düşündüğü için almış. İyi ki de almış. Kitabı okuyalı uzun yıllar oluyor belki de lisede okumuşumdur. Hatırlamıyorum. Kitap kurtluğum lisede başlamış belli olan. Neyse konudan sapmak yok. Kitap farklı bir dünya resmen. birinci kitabın devamı niteliğinde mi bilmiyorum ama zannetmiyorum. Hiç yabancılık çekmedim kitabı okurken. Sevgi ne demek onu anlatıyor kitap sizi alıyor bir macerda sürüklerken hem ders veriyor hemde mutlu bir sona götürüyor. Lise çağına çok uygun ama okumak isteyen her kesim okuyabilir.
Kitabımızda küçük prensin gül objesinden epey faydalanılmış. Türklerin küçük prensi diyemem ama gerçekten başarılı ve kütüphaneme koymak isteyeceğim kitaplardan. Masallara ilgi duyuyorsanız kesinlikle okuyun derim. Diana nın kalbinde yolculuk yaptığımızı sanıyoruz ama aslında her okuyucu kendi kalbini keşfediyor bu yolculukta. Kitabı okurken eksiklerinizi göreceğinize, kendinizi tekrar gözden geçireceğinize inanıyorum. İyi okumalar... :)
Maalesef hayal kırıklığına uğrattı...Okumaktan son derece keyif aldığım "Kayıp Gül 1" kitabının devamı zannederek aldım fakat asıl isminin "Ölümsüz Kalp" olduğunu, kitap satamayınca da "Kayıp Gül 1" 'in başarısına istinaden, "Kayıp Gül 2" isminin eklendiğini öğrendim. Tamamen satış stratejisi... bir kitap kesinlikle sadece maddi kazanç için yazılmamalı. İlk kitaptan öyle büyülenmiştim ki, ikincisi olduğunu görünce çok sevinmiştim. Hikaye zannedildiği gibi "Küçük Prens" tadında değildi kesinlikle, çünkü hikaye den ziyade, ilk okul çocuklarına yönelik bir masal kitabıydı adeta.. Kitabın kapağında, arka yüzünde sürekli "Kayıp Gül 1" 'in başarılarından bahsedilmiş, ilk bakışta bu kitap için yazıldığını düşünüyor insan. Çok aldatıcı ve sırf maddiyat için yayınlandığı çok belli...
İlk kitap kadar başarılı olduğunu söylebilirim ki ilk kitabı da aslında pek te beğenmemiş ama bir şekilde de bağlanmıştım. Kayıp Gül'ün nasıl bu kadar çok okunduğunu anlayamamakla birlikte iyi bir reklam ve pazarlama ile okundurtulduğunu düşünüyorum. Bunun neticesinde de yurtdışında da çok fazla okunmuş olabileceği ihtimali aklıma geliyor.

Kişisel gelişim romanı da diyebileceğimiz ama aslında kişisel gelişimden ziyade kendini bulma tarzında olan romanlara çok benzediğini söyleyebilirim. Martı, simyacı, ferrarisini satan bilge ve türevleri gibi yazılan kitap aslında pek te ülkemizde yazılmayan bir tür. Bu açıdan bakıldığında büyük bir eksikliği dolurması ve kullanılan dilin gerçek anlamda akıcı olması sebebiyle tarafımca da okunması hatta yetmeyerek üçüncü ve dördüncü kitaplarında alınarak rafta okunma sırasında bekletilmesi serinin başarısını da gösterir.

Bu kitapta bulunan sevgi teması ve tekrardan karşımıza çıkan güller ile birlikte baş karakterimiz olan küçük Diana ile birlikte aslında çok ta fantastik bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuk sırasında yaşanılanlar kendimizde de esintiler bırakıyor ve çoğu zaman da kendimizi buluyoruz. Kendimizle yüzleşme fırsatını da bir şekilde sunan roman bunların haricinde oldukça eğlenceli de diyebilirim. Şimdi üçüncü ve dördüncü kitapları okuma sırası diyerek sizleri Kayıp Gül 2 ile başbaşa bırakıyor iyi okumalar diliyorum.
Serdar Özkan hayranlığımla hediye olarak bana gelen bir kitaptı. Çok farklı ve hoş bir olay örgüsü var. Küçücük bir kızın kalbinden kocaman bir öyküye. Serdar Özkan takipçisi olduğumdan mı bilinmez sonunu aşağı yukarı tahmin etmiştim. Ama bana göre yazarın 200 üncü sayfalarda anlatım tekniğinin en zayıf olduğu kitaptır. Oralarda kitaba aylarca ara verdim. Sonra bitirdim. Genel anlamda hoş bir ders bıraktı diyebilirim
Oysa insanların çoğu, yeni ilişkilere eski bağlarla geliyorlardı. Geçmişten taşıdıkları ister güvensizlik, ister anlaşılmamak, isterse de çevrelerine ördükleri savunma duvarları olsun, her bağ yeni ilişkiyi özgürce yaşamalarını engelliyordu. Daha önceki ilişkilerimizde haksızlığa uğradıkları konusunda belki haklıydılar ama, haksızlık edenin karşı taraf değil de, bir türlü bırakamadıkları “geçmişleri” olduğunu göremiyorlardı.
İşte farklı kayalarda, ayrı ayrı kendine yetebilmeyi gerçekleştirebilmiş bu iki martı, birbirleri için “geçmiş”teki yerlerini terk edebilmiş, sıfır seviyesine inerek benlik bağlarından arınmış, böylece “bir” olarak göğe doğru yükselebilmişlerdi.
...Gerçek huzur zorluk ve sıkıntı yaşamamak değildir; bilakis, gerçek huzur asil bir amaç uğruna zorluk ve sıkıntılara göğüs germektir.
İkiz kardeşim Bay Gerçeklik ve ben birbirlerine ahşap bir köprüyle bağlı iki ayrı adada yaşarız demişti Bayan Düş. 'Ne zaman birbirimizi özlesek birbirimize doğru koşmaya başlarız. Ve çok geçmeden adalarımızı birbirine bağlayan o köprünün ortasında bir yerde, birbirimize kavuşur, sarılıp bir oluruz. İşte o sarılma anlarındadır ki yeryüzündeki bütün düşler gerçek olur...
Diana aptal bir kız çünkü kalbinin sesini dinledi. Diana aptal bir kız çünkü kalbinden bir ses geldiğini düşündü... Kalbin ağzı mı var ki ses çıkarsın? Ya da içinde konuşacak biri mi var? Kalp konuşmaz, kan pompalar; bunu aklı olan ya da birazcık fen bilgisi olan herkes bilir. Kalbin içinde kas vardır, damar vardır, kan vardır, başka da bir şey yok!
...Artık sen de anladın Diana'nın ne kadar aptal bir kız olduğunu. Kalbinden bir ses geldiğini zannetti diye, hayatının fırsatını kaçıran aptal değildir de nedir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
Alt başlık:
Simyacı, Küçük Prens ve Martı'yı Sevenlere
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054560349
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
50'yi aşkın ülkede 44 dilde okunan
Türk romancı Serdar Özkan'ın kaleminden...

Kalbinizin içinde mucizevî bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
Kalbinizin içindeki odalarda Kayıp Gül'ünüzü,
Ölümsüzleri, Ruhu ve Sevgi'yi aramaya?
Hazırsanız, keyifli okumalar.
Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Çin'e
dünyanın dört bir yanında okurların büyük beğenisini kazanan
Kayıp Gül, Türkiye'de 84 hafta Çok Satanlar
listelerinde kaldı, 2010 yılının en çok okunan romanı oldu.
Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
dünyanın en çok dile çevrilmiş romanları arasında yer alan
Kayıp Gül'den esinlenilmiş, yüreğinizi ısıtacak yeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 706 okur

  • Ayşenur Yıldız
  • Ayşe Ay
  • İpek
  • selen paşmakçıoğlu
  • Sezin Topuz
  • Oya Arı
  • Lola
  • Şule Demir
  • Mine Oncu
  • Cihan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%34.6
25-34 Yaş
%27.9
35-44 Yaş
%20.2
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.6
Erkek
%14.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.7 (46)
9
%10.3 (16)
8
%17.4 (27)
7
%16.8 (26)
6
%11.6 (18)
5
%7.7 (12)
4
%1.9 (3)
3
%3.2 (5)
2
%1.3 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları