Kayıp Kentin Yakışıklısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.885
Gösterim
Adı:
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
81
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim,
çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...
80 syf.
·1 günde·9/10 puan
Edebiyatın en süslü dalı olan şiirlerin de sanırım en koyu ve arabesk kokanını seviyorum. Sık sık dinleyip ezbere bildiğim Hayaloğlu şiirlerinden sonra yine severek dinlediğim Erdoğan'ın şiirlerini bir kez de okumak keyifliydi. Adamlardaki yazma ve şiiri okuma tarzları ses tonlarından vurgularına kadar dinlettiriyor kendilerini. Kafiye fakiri ama anlam zengini mısraları seviyorum. Ayrıca sert de olmalı. Daha samimi ve gerçek geliyor sanki bana bu tarzlar. Diğer naif mısralarla çıtkırıldım havası olan şiirlerdeki mısralar kandırmaca geliyor nedense bana. Samimi olan her şeyi seviyorum ve Yılmaz ERDOĞAN şiirlerini de zaten hep severdim.

90'ların faili meçhul bataklığında kaybolmuş Namık ERDOĞAN'ın, yani Yılmaz ERDOĞAN'ın amcasının bir faili meçhul cinayete kurban gittiğini biliyordum da kitaptan sonra biraz araştırma yaptığımda içim burkuldu. Çünkü ben bu cinayeti yanlış ya da eksik biliyormuşum.

Sağlık bakanlığı teftiş kurulu baş yardımcısıydı. 9 Mayıs 1994'de Ankara-Selanik caddesi'ndeki numuneliler lokalinden saat 24'de ayrıldı ve özel arabasıyla evine giderken kaçırıldı. cesedi bir süre sonra Kırıkkale yakınında, kızılırmak nehri kenarında bulundu. Kafasına iki kurşun sıkılmış halde. İddiaya göre susurluk çetesinde adı geçen bazı isimlerin Sağlık Bakanlığı'nda yaptığı bazı illegal işleri araştırıyordu. Beyaz toroslular tarafından alınıp bir daha geri getirilmeyen dürüst ve onurlu bir bürokrattı. Ayrıca kendisi gibi aslen Hakkarili olan Leman SAM ile 16-17 yaşlarında başlayan bir aşk hikayeleri varmış Namık ERDAĞAN'ın. Resmine bakınca neden Kayıp Kentin Yakışıklısı olduğunu da anladım. Ezbere bildiğim bu şiirleri ilk dinleyip okuduğum zaman bile içim bu kadar burkulmamıştı. Namık ERDOĞAN'ın hazin sonu içimi burktu. Şimdi bazı siyasi mevzulardan ötürü arasıra örselenen Yılmaz ERDOĞAN'dan kimse ama hiçkimse ''Vatan sağ olsun'' klişesini duymayı beklemesin kardeşim. Duyamaz. İyi okumalar.

dokuzunda kayboldu mayıs’ın
cesedi bulundu
onikisinde...

kaçırıldığında da
kaybolduğunda da
ve cesetken de
yakışıklıydı...

amcamdı...
96 syf.
Yılmaz ERDOĞAN “Kayıp Kentin Yakışıklısı” adlı bu şiiri 1990’lı yıllarda Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu başkan yardımcısı olan amcası Namık ERDOĞAN için yazmıştır.Yani “Kayıp Kentin Yakışıklısı” Yılmaz ERDOĞAN’ın amcasıdır ve eser adını bu şiirden almaktadır,ayrıca bu şiirin yazılmasına neden olan birçoğumuzun bilmedeği hatta ve hatta tahmin edemeyeceği gerçek nedenler canımı çok ama çok sıktı…
.....Delirmemek elde değil…..
Şiirden de anlaşılacağı üzere Namık ERDOĞAN kaçırılıp öldürülmüş dürüst bir adam.-->9 mayıs 1994'de evine dönerken kaçırılmış ve cesedi 12 mayıs günü kafasına iki kurşun sıkılmış halde bulunmuştur.

Merak ettiğiniz neden mi öldürüldü? Evet-

Ölmeden önce tehdit ediliyordu çünkü; görevi gereği eroin(peynir,bit,blue magic…) üretiminde kullanılan asitlerin Türkiye'ye kimin adına ve ne miktarda girdiğinin, belgeleri(asit ithal izin belgeleri) arasında yaşıyordu.Bu cümleden neden ve kimler tarafından öldürüldüğünü de tahmin edeceğinizi umarım.

Olayın en dramatik yanlarından biriyse Namık ERDOĞAN’ın kendisi gibi aslen Hakkari’li olan Leman SAM’ın henüz 16 yaşındayken sevgilisi,nişanlısı olmasıdır.Şiirde fark edilmese de öldürüldüğünde de öldürülmeden önce de Leman SAM’a aşık olmasıdır.Hey gidi hey..Nereden nereye ... :(

Eser genel ve içerik olarak herkese hitap ediyor.Kalemine hayran olmamak bence imkansız.Bu adam yaptığı her şeyi hakkıyla çok iyi yapıyor.Benden yine bu kadar,içim buruk kaldı.

https://www.youtube.com/watch?v=OQ0-9s8AeXc
96 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Benim ilham kaynaklarımdan biridir Yılmaz Erdoğan, şiirlerini okuduktan sonra içimde olan yazma isteğimle beraber kelimelerle nasıl oynanabileceğini öğrendim .Kafiyesi az anlamı çok şiirler. Kısacık bir cümlede bile bütün yaşadığın duyguların özetlenebilmesi Yılmaz Erdoğan'ın en iyi yaptığı şeylerden biri.
96 syf.
Kayıp kentin yakışıklısı
Yılmaz Erdoğan'ın tarzını seviyorum..
~Bana şiiri sevdiren adam
Okuyabileceğiniz en güzel şiirler bu kitapda toplanmış gibi okudukça ilham alıp şiire aşkla sarılıyorsunuz resmen.
Okumayan kaldıysa biran önce alıp okuyun pişman olmayacaksınız..

°°Alıntı
Bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
Kusura bakma sevgilim!
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel birşey yok..
77 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
“Aşka cesaretimiz yoksa
başka zaman görüşürüz!”
diyor Yılmaz Erdoğan....
Bende ,bizi şiirsiz bırakma
yokluğunda
Gör-üşürüz diyorum...:)
Kitap boyunca arabesk şarkı dinlemiş gibi hissettim kendimi.
Her bir kelime anlamlı, doğal ve içten geldi bana .
Evet çok beğendim
İyi okumalar....
96 syf.
·7/10 puan
Yılmaz Erdoğan'ın kendine has bir tarzı var. Şiirleri okurken bazen o şiirdeki sokakta, köşe başındaki otobüse biniyorsun, bazen de çantadaki otlu peynir kokusu geliyor burnuna.. Hayatın her anından bir şeyler bulabilirsin bu şiirlerde.. öylesine içten.. Ben en kısa ve kısalığına oranla en anlamlı şiiri olan "Acaba?" şiirine hayran kaldım. Bir cümleyle bu kadar çok şey anlatılabilirdi..
80 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bir solukta okunan bir Yılmaz Erdoğan eseri daha.. Tüm sevdiğim şiirleri bu kitapta toplanmış sanki.. Yaşayabilme İhtimali, Alkol İkindisi, Acaba?..

Ve günü anlamlı kılan bu şiir :

dokuzunda kayboldu mayıs'ın
cesedi bulundu
onikisinde...

kaçırıldığında da
kaybolduğunda da
ve cesetken de
yakışıklıydı...

amcamdı...
96 syf.
·4 günde
şiir ruhun resmedilmesidir demiş şairin biri.. gercekten Yılmaz Erdoğan'ın bu şiir kitabını okduğumda, yazarın yaşadıklarını hissettim ve olduğu gibi ruhunu aktarabilmiş ve şiirle okuyana bu geçiyor..
Şiirlerinde özlem, aşk, yokluk, hasret, kokuyor.
beni en çok etkileyen bir küçük bir kısım var, onu yazmadan geçemeyeceğim
"Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturnadım sofraya"

yoklukta yenilenen en kötü şeyin tadını veya giyilen en yırtık şeyin sıcaklığı varlıktaki en güzel yemek ve en kaliteli elbise karşılamıyor..

Okumanızı isterim..İyi okumalar..
96 syf.
·9/10 puan
Anadilinde yazmayıp, yabancı dilde yazmış olduğu bu kitapta görüyorum ki ne kadar da güzel kullanmış türkçe kelimeleri.

Her şeyin yapılabildiğini hiç düşünmemiştim bir beyaz kağıtla.

Hayatı hiç kabuğuyla yememiştim okuyana kadar :)

Otlu peynirin koktuğunu ve bedenime sindiğini hiç anlamamıştım.
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım..
Sana yaralarımdan çiçekler
Ve yangından kurtarılması imkansız
acılar bırakıyorum...

Sana cinayetimin
ipuçlarını bırakıyorum...
Vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
81
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Kayıp Kentin Yakışıklısı
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim,
çocuk olmaktan...
Ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Kitabı okuyanlar 976 okur

  • Vacip Örger
  • Aselya
  • Handan
  • Orhan
  • Sevim
  • Butter.fly
  • Uygur Okur
  • Dilara Şahin Arslantaş
  • Şenay Tuncer
  • Şilan Nur Fidan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (2)
9
%0.4 (1)
8
%0.4 (1)
7
%0.9 (2)
6
%0.4 (1)
5
%0.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0