·
Okunma
·
Beğeni
·
2901
Gösterim
Adı:
Kayıp Kıta Mu
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200348
Çeviri:
Pelin Tornay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Omega Yayınları
Baskılar:
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Eskiden bilim adamları Pasifik Okyanusu'nun ortasında Mu gibi devasa bir kıtanın var olduğu fikrine oldukça kuşkuyla yaklaşıyorlardı. Ancak, bugüne dek yapılan araştırmalar sonucunda böyle bir kıtanın varlığını kanıtlayan verilere ulaşıldı.

Hindistan'daki bir tapınakta bulunan ve bilgili bir rahibin yardımıyla şifreleri çözülen kutsal tabletler bu veriler arasında önemli bir yer tutar. Valmiki'nin kaleme aldığı klasik Hint destanı Ramayana gibi metinlerde de Mu'nun varlığı teyid edilir. Valmiki, ayrıca Ramayana'da Nakalların Burma'ya Pasifik Okyanusu'ndan geldikleri bilgisini de verir.

Kayıp Kıta Mu'nun varlığına işaret eden başka bir veri de konumları ve üzerlerindeki semboller yoluyla Mu'nun insanlığın anavatanı olduğu bilgilerini taşıyan harabelerdir. Mısır, Burma, Hindistan, Japonya, Çin, Güney Denizi Adaları, Orta Amerika, Güney Amerika ile bazı Kuzey Amerika Kızılderili kabileleri ve diğer eski medeniyetlerin yaşadığı yerlerde bulunan eski semboller ve sürdürülen geleneklerin evrensel bir niteliğe sahip oluşu da bu veriler arasında yer alır.

Kayıp Kıta Mu, ömrünü neredeyse bu konuya harcayan James Churchward'ın Mu araştırmaları hakkındaki temel bilgilerini içeren ilk kitabıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
400 syf.
·3 günde·Puan vermedi
" Yine de yıllar ilerleyip nesiller birbirini izledikçe, biçare adalıların önceleri sıkıca tutundukları ve çocuklarına aktardıkları gelenekleri de sönükleşti ve sonunda unutuldu. İhtişamlı eski yaşamları, Pasifik'in güvenilmez sularının Mu'yu yeryüzünden sildiği gibi akıllarından silinip gitse de adalıların unuttuğu bu geçmiş, bir gün kim olduklarının öğrenilmesini sağlamak için bıraktıkları işaretlerle varlığını sürdürdü ve böylece de değişmez bir hüküm yerine getirilmiş oldu." (Kitaptan bir alıntı)
James Churcward'ın Hindistan'da keşfettiği Naacal tabletleri ve Meksika'da keşfedilen 2500'den fazla taş tablet içeren koleksiyonu incelemesi, bu antik tabletlerin tercümelerini yaparak insanlığın ana yurdunun Mu Kıtası olduğunu kanıtlayan satırları adım adım okuyoruz.
Elli yıldan uzun bir süre bu tabletler üzerinde çalışmış Churcward, ve tüm araştırmalarını , insanlığa ait ilk kayıtları bu kitapta okurları ile paylaşmış.
Kadim medeniyetlere ait satırları okurken, yıllar öncesinden, din, bilim alanında yaptıkları çalışmaları arkeolojik kayıtlardan okurken bambaşka bir zamanda, bambaşka bir dünyada yolculuk yaptım.
Okumadan geçmeyin dediğim harika bir kitaptı ve bana yine bambaşka araştırma konularının kapılarını araladı. Sevgi ve saygılarımla.
368 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ulu önderimiz Atatürk'ün merak duyduğu Mu ve Atlantis Uygarlıkları ile ilgili dört kitaptan biri. Üstelik Atatürk kitapların yazarı emekli Albay James Churchward'ı 1930'lu yıllarda Türkiye'ye davet etmiştir. Yazar yaşlı olduğu için davete icabet edememiş olsa da, kitaplarının Türkiye'ye getirilmesi ve dilimize çevrilmesi sağlanmıştır.

Kitabı okuyunca Ata'mın bu konuya neden önem verdiğini şahsen anladığımı düşünüyorum. (Bu arada ona dinsiz diyenin vay haline, okuyan anlar bu sözümü.)

İnsanın dünya sahnesine ilk çıkış yeri olduğu düşünülen Mu Kıtası hakkında, evrim teorisini çürütecek kadar bilimsel, titiz araştırmaların sonucu olan harika bir kitaptı. Okumanız gerekli diyorum.
400 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum

Yazar kayip kita mu hakkindaki ilk arastirmalari yapan kişi. Nagamaya dilinde yazılmış tabletleri tasfir etme çabasıyla ortaya çıkarmaya çalışıyor kitabın da. Yazar neredeyse hayatının tamamını 50 yılını bu işi araştırmaya adamış ve insanlığın uygarlığının başlangıcının m.ö 5000 de başlar tezini taça atmaktadır. Sanılanın aksine insanlık tarihi çok çok eskiye 75-100 bin yıllara dayanmaktadır. Yazar aslında insanlık ve dünya tarihi için çok çok önemli biri. Tesla insanlığa elektriği nasıl hediye ettiyse james churchward da insanlığa bu araştırması ile çok büyük bir hediye vermiş. Kitabın da bundan 20.000 yıl öncesine ait dünya haritası çok detaylı olarak verilmekte ve göç yolları da detaylı olarak gösterilmekte. ATATÜRK yazılan kitapları özel olarak oluşturduğu bir grup insana çevirttirmiştir. Kitabın orjinal ve çeviri halleri Anıtkabir de sergilenmektedir. Tahsin mayatepek adlı kişiyi sırf bu konuyu araştırması için meksika büyükelçisi olarak atamıştır ve inanılmaz kanıtlar bulmuş kendileri. Kitap ve bu konu ile ilgili bahsedilecek o kadar çok şey var ki, bilen birileri ile bu konuşmak da ayrıca keyifli oluyor. Bana sadece bu kitabı önermek düşer artık gerisi de size kalmış.
336 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Tek kelime ile harika baş ucu bilgi dolu kitap.

Mu ülkesinde; beyaz veya buğday tenli, koyu iri gözlü, yumuşak bakışlı ve düz siyah saçları olan son derece güzel beyaz bir ırk baskındı. Bu beyaz ırkın dışında az sayıda da olsa sarı, kahverengi veya siyah tenli insanlar da vardı. (Troano yazması, Codex Cortesianus)
Gür bir bitki örtüsü tüm diyarı yumuşak, tatlı ve huzur verici yeşil bir örtüyle sarıyordu. Ağaç ve çalılardaki parak, hoş kokulu çiçekler, manzaraya renk ve detay katıyordu. Uzun yapraklı palmiyeler, okyanusun sahillerini kuşatıyor ve nehir kıyılarını takip ederek adamın kilometrelerce içine doğru sıralanıyordu.
400 syf.
·8/10
nikola tesla nasıl tüm dünyaya elektriği hediye ettiyse bu arkadaş da büyük ve çok titiz bir çalışmayla dünyaya gerçek tarihini hediye etmiştir. Günümüz popüler tarihi der ki: insanlığın uygarlaşması yazının sümerler tarafından bulunuşu ile mö. 5000'de başlar.

j. churchward tam 50 yıl boyunca tüm dünyayı gezerek araştırmasını yürütmüştür ve ulaştığı sonuç yukarıdaki önermenin tamamiyle dışındadır.
der ki insanlık tarihi bundan daha eskidir. 75-100 bin yıl civarındadır. tüm günümüz insanları mu kıtasından çıkan göçlerle dünyaya yayılmıştır.
mu ve atlantis birer efsane değil gerçektir ve tufan felaketiyle her ikisi de sulara gömülmüştür.
tüm dinlerin ve dillerin kökeni mu dinidir ve günümüze kadar büyük dönüşümlere uğrasa da bağlantılar çok açık şekilde görülebilir.
j. church bu söylediklerinin tamamını topladığı yazıt, belge, mit, efsane mezar taşı, çanak çömlek gibi parçaları birleştirerek elde etmiştir. mesela kitabında günümüzden tam 20.000 yıl öncesinin dünya haritasında çok detaylı olarak atlantis kıtasının göç yolları göstermektedir.
aslında devrim niteliğinde olmasına rağmen günümüz inanç, siyaset, ekonomi tutumlarına çok ama çok zıt bir yönde durduğu için hakettiği önem gösterilmemiştir. eğer gerçek bir indiana jones varsa bu adamdır diyebilirim :)
400 syf.
·180 günde·Puan vermedi
kitap pasifik ateş çemberinde mu adında bir kıtanın varlığını anlatmakta. tarihi, coğrafi ve arkeolojiye merakı olanlar okuyabilir. anlaşılmaz bir dili yok. sadce tabletlerin neler anlattığına çok ayrıntılı değinmiş orada biraz sıkılabiliyor insan.okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.
400 syf.
·Beğendi·8/10
Yaklaşık 50.000 yıl önce insanlığın yaşadığı ilk yer olan Hawaii’nin kuzeyinde bitir yerlerden Fiji ve Paskalya adalarına kadar uzanan bir kıta ve Yunan, Kalde, Babil, Pars, Mısır ve Hindu medeniyetlerinden daha öncelere dayanan bu kalıntılar tarihi bilgimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini söylüyor.
400 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Öncelikle alırken Atatürk’ün meraktan okuduğunu anlamıştım ama inanmadığını da. Coğrafyayı sevdiğimden aldım okudum. Sadece beni uzak diyarlara götürsün istedim. Kitap güzel ve akıcı. İlgimi çeken çok konusu vardı lakin coğrafya bilgisi ya eksik ya da bilerek hikayesini sürdürmek için yalan atıyordu. Bilim insanlarının yanıldığını kendisinin doğru söylediğinden bahsetmesi gülünç. Dağların oluşumu özellikle süresi, devirlerin giderek medenileşmesi yerine tam tersi olmasını savunması, sanki saymış gibi 64 milyon net nüfus sayısı vermesi gibi çok yerde hatalarla dolu. Bazı yerlerde öyle yanlış bilgileri savunuyor ki daraldım sinirlendim ama yine de ilgi çekici çok konu var. İşte insan yaşan söyleyince diğerleri de güvensiz oluyor doğru bile olsa. Genel olarak antik medeniyetler için okunur.
251 syf.
Geldik zurnanın son deliğine.
Bu kitap hakkında kafamda o kadar çok soru işareti var ki ya dünya uygarlık tarihini tekrardan okumak zorunda kalacağım ya da bu kitabı hiç okumamış gibi davranmak lazım. Bu kitabın yazıldığı dönemi ve yazarları düşündüğümüz zaman ( arkeolog kimliğiyle gittiği ülkeleri sömüren İngiliz politikası) ki bu dünya tarihinin yeniden yazıldığı günlere denk gelir bu kitapta yazılan istisnasız her şeyi şüpheli hale getirmektedir. Bu kitapta yazılan hiç bir bilginin gerçekliğine emin olamazsınız zira;

Mu uygarlığının yaşam alanı olarak anılan bölge bugünün 'pasifik ateş çemberi' olarak bilinen volkanik ve tektonik olarak en aktif bölgesi 24 saat içinde 10.000 küsür faaliyet gözlemlenir. Kitapta bu uygarlığın geçmişi ile yok oluşu arasında geçen yıllar da birbiriyle uyumsuz ayrıca bahsedilen tabletlerde bu kavim için 'dağların henüz oluşmadığı zaman' da yaşadığı belirtilmiş ki coğrafyayı düşündüğümüz zaman bile bu ifade başlı başına tartışmalı. Uygarlığın yok oluşu hakkında yazıldığı belirtilen tabletlerde de bu uygarlığın nasıl yok olduğu da ( deprem sel vs) anlatılıyor yüz binlerce yıldır yerinden kıpırdamayan binlerce fay kırığı nasıl oldu bir anda üzerinde yaşayan 64 milyon insanı öldürecek faaliyete geçti bu da bambaşka bir tartışma konusu.


Sözü fazla uzatmaya gerek yok eğer ki böyle bir uygarlık varsa bile hakkında yazılı op çizilen şeylerin çoğu, ya tartışmalı ya da siyasi toplum mühendisliğinin sonu u diye düşünüyorum dediğim gibi bu kitapta anlatılan her şey tartışmalı
317 syf.
·2 günde·7/10
İlk olarak İngiliz subay James Churchward’ın Tibet’e giderek yaptığı araştırmaların ardından yazdığı 5 adet kitabına konu olan Mu Kıta'sı, halen gizemini koruyor. Okuduğum bu kitabın Türkçe'ye çevrilmesini Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk istemiş.

Kayıp Kıta Mu, Büyük Okyanus’ta yer aldığı ve 14 bin yıl önce batarak yok olduğu ileri sürülen bir medeniyet. Bu medeniyet ile ilgili olarak yazar Churchward "Mu medeniyetinin kesinlikle Yunan, Kalde, Babil, Pers, Mısır ve Hindu medeniyetlerinden önce var olduğunu buldum. Bu kayıp kıtanın Hawaii’nin kuzeyinde bir yerlerden güneye Fiji ve Paskalya adalarına kadar uzandığını ve insanlığın yaşadığı ilk yer olduğunu hiç kuşku götürmeyecek bir biçimde keşfettim." diyor.

Gerçekte böyle bir kıta varmıydı? İnsanlık bu kıtada mı ilk olarak dünya üzerinde yaşamaya başladı? Ne oldu da bu bu kıta sulara gömülerek yok oldu?
Bu sorulara yanıtlar ve özellikle ezoterik anlamda o dönemin geniş bir perspektifini çiziyor kitap.
400 syf.
Atatürk'ün ilgisi ve kraldan çok kralcıların masalları dışında mevzu James Churchward'ün kil tabletlerden, mitolojilerden, tapınaklardan, din adamlarından, jeolojik yapıdan, işaret ve sembollerden adım adım takip ettiği ve varlığını ispat etmeye çalıştığı 64.000.000 insan ile birlikte trajik bir biçimde Pasifik'te sulara gömülen batık kıtadır. İnsanlık tarihini kendince yeniden yazar. Mu insanlarının ileri bir gelişmişliğe sahip olduğunu da belirtir. Belki televizyon? Bir hükümete bağlı 10 kabileden ve onlarca kolonisinden söz eder. Konu sadece Türkler değildir yani.
368 syf.
·Beğendi·10/10
kitap pasifik ateş çemberinde mu adında bir kıtanın varlığını anlatmakta. tarihi, coğrafi ve arkeolojiye merakı olanlar okuyabilir. anlaşılmaz bir dili yok. sadce tabletlerin neler anlattığına çok ayrıntılı değinmiş orada biraz sıkılabiliyor insan.okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar...
Yaşlı bir Hindu şöyle der: "Bir timsahın dişleri arasından inci kaçırmak ya da birinin başında çelenk gibi duran kızgın ve zehirli bir yılanla tehlikeye girmeden sarılmak, cahil veya inatçı birinin düşüncesini değiştirmekten çok daha kolaydır."
İnsanın, ilk defa yeryüzünde Mu'nun topraklarında belirdiğini kesin olarak bulduk. Çeşitli kayıtlar da Mu topraklarının, kutsal kitaplarda geçen Cennet Bahçesi olduğunu kesin olarak ispatlar. Kayıtlara göre Mu'nun toprakları Amerika'nın batısına ve Asya'nın doğusuna doğru uzanır yani Mu, Pasifik Okyanusu'nda yer almaktadır.
Yaratılış efsanelerine tüm dünya halklarında oldukça sık rastlanıyor ve her efsanede birbirinin aynısı olan o kadar çok kısım buldum ki, buradan varılabilecek tek sonuç, tüm bu efsanelerin ortak kökenli olduğu ve Mu'da ortaya çıktığı.
İnsanoğlunun ilk dini, Tanrı ibadetinin basit ve saf haliydi. Sonradan içine sızan aşırılıklar, rahiplerin sorumluluğuna verilen tüm büyük fikirlerin uğradığı kaçınılmaz yozlaşmanın sonucuydu. Esas din, birçok detayla anlaşılmaz hale geldi ve bozulmalarla, uydurmalarla ve yanlış yorumlarla örtüldü.
Öğ­rendiğimiz ve keşfettiğimiz her şey daha önce de vardı. İcatla­rımız ve keşiflerimiz, yeniden icat ve keşfettiklerimizden baş­ka bir şey değil.
, karışık tropik bitkilerden oluşmuş devasa, balta girme­miş bir orman Yucatan’ın güney kısmını kaplıyor ve Guatema­la’ya kadar uzanarak bu ülkenin yarısını örtüyor. Chipas ve Tabasco’ya yayılıyor ve Honduras’a kadar devam ediyor. Bu büyük orman hiç de ilkel değil, çünkü bir zamanlar burası bü­yük şehirler ve işlenmiş topraklarla doluydu. Artık geçit ver­mez durumdaki bu yaban bölgede harabeler, büyük, heybetli harabeler yer alıyor ve eğer bu engin tropik ormanın kıyısında yaşayan Kızılderililerin -Copan ve Quiriguaların- öykülerine kulak verecek olursak, bunlar ormanın derinlerinde saklı, be­yaz adamın erişiminden uzakta yatan daha da büyük kalıntıla­rın örneklerinden başka bir şey değil

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Kıta Mu
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200348
Çeviri:
Pelin Tornay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Omega Yayınları
Baskılar:
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Eskiden bilim adamları Pasifik Okyanusu'nun ortasında Mu gibi devasa bir kıtanın var olduğu fikrine oldukça kuşkuyla yaklaşıyorlardı. Ancak, bugüne dek yapılan araştırmalar sonucunda böyle bir kıtanın varlığını kanıtlayan verilere ulaşıldı.

Hindistan'daki bir tapınakta bulunan ve bilgili bir rahibin yardımıyla şifreleri çözülen kutsal tabletler bu veriler arasında önemli bir yer tutar. Valmiki'nin kaleme aldığı klasik Hint destanı Ramayana gibi metinlerde de Mu'nun varlığı teyid edilir. Valmiki, ayrıca Ramayana'da Nakalların Burma'ya Pasifik Okyanusu'ndan geldikleri bilgisini de verir.

Kayıp Kıta Mu'nun varlığına işaret eden başka bir veri de konumları ve üzerlerindeki semboller yoluyla Mu'nun insanlığın anavatanı olduğu bilgilerini taşıyan harabelerdir. Mısır, Burma, Hindistan, Japonya, Çin, Güney Denizi Adaları, Orta Amerika, Güney Amerika ile bazı Kuzey Amerika Kızılderili kabileleri ve diğer eski medeniyetlerin yaşadığı yerlerde bulunan eski semboller ve sürdürülen geleneklerin evrensel bir niteliğe sahip oluşu da bu veriler arasında yer alır.

Kayıp Kıta Mu, ömrünü neredeyse bu konuya harcayan James Churchward'ın Mu araştırmaları hakkındaki temel bilgilerini içeren ilk kitabıdır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 292 okur

  • Cenk Görken
  • Basea
  • ︎ Murat
  • Aytekin Akbulut
  • Nüvit Yurtbaşı
  • Sema
  • Tolga babaoglan
  • Pınar dorak
  • Bekir korkmaz
  • Umut İşeri

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%7.9
25-34 Yaş
%26.3
35-44 Yaş
%23.7
45-54 Yaş
%26.3
55-64 Yaş
%5.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.8
Erkek
%68.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (11)
9
%7.1 (7)
8
%13.1 (13)
7
%19.2 (19)
6
%7.1 (7)
5
%5.1 (5)
4
%2 (2)
3
%0
2
%2 (2)
1
%1 (1)

Kitabın sıralamaları