Adı:
Kayıp Kıta Mu
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052123072
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erasmus Yayınları
Baskılar:
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
400 syf.
·3 günde·Puan vermedi
" Yine de yıllar ilerleyip nesiller birbirini izledikçe, biçare adalıların önceleri sıkıca tutundukları ve çocuklarına aktardıkları gelenekleri de sönükleşti ve sonunda unutuldu. İhtişamlı eski yaşamları, Pasifik'in güvenilmez sularının Mu'yu yeryüzünden sildiği gibi akıllarından silinip gitse de adalıların unuttuğu bu geçmiş, bir gün kim olduklarının öğrenilmesini sağlamak için bıraktıkları işaretlerle varlığını sürdürdü ve böylece de değişmez bir hüküm yerine getirilmiş oldu." (Kitaptan bir alıntı)
James Churcward'ın Hindistan'da keşfettiği Naacal tabletleri ve Meksika'da keşfedilen 2500'den fazla taş tablet içeren koleksiyonu incelemesi, bu antik tabletlerin tercümelerini yaparak insanlığın ana yurdunun Mu Kıtası olduğunu kanıtlayan satırları adım adım okuyoruz.
Elli yıldan uzun bir süre bu tabletler üzerinde çalışmış Churcward, ve tüm araştırmalarını , insanlığa ait ilk kayıtları bu kitapta okurları ile paylaşmış.
Kadim medeniyetlere ait satırları okurken, yıllar öncesinden, din, bilim alanında yaptıkları çalışmaları arkeolojik kayıtlardan okurken bambaşka bir zamanda, bambaşka bir dünyada yolculuk yaptım.
Okumadan geçmeyin dediğim harika bir kitaptı ve bana yine bambaşka araştırma konularının kapılarını araladı. Sevgi ve saygılarımla.
400 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum

Yazar kayip kita mu hakkindaki ilk arastirmalari yapan kişi. Nagamaya dilinde yazılmış tabletleri tasfir etme çabasıyla ortaya çıkarmaya çalışıyor kitabın da. Yazar neredeyse hayatının tamamını 50 yılını bu işi araştırmaya adamış ve insanlığın uygarlığının başlangıcının m.ö 5000 de başlar tezini taça atmaktadır. Sanılanın aksine insanlık tarihi çok çok eskiye 75-100 bin yıllara dayanmaktadır. Yazar aslında insanlık ve dünya tarihi için çok çok önemli biri. Tesla insanlığa elektriği nasıl hediye ettiyse james churchward da insanlığa bu araştırması ile çok büyük bir hediye vermiş. Kitabın da bundan 20.000 yıl öncesine ait dünya haritası çok detaylı olarak verilmekte ve göç yolları da detaylı olarak gösterilmekte. ATATÜRK yazılan kitapları özel olarak oluşturduğu bir grup insana çevirttirmiştir. Kitabın orjinal ve çeviri halleri Anıtkabir de sergilenmektedir. Tahsin mayatepek adlı kişiyi sırf bu konuyu araştırması için meksika büyükelçisi olarak atamıştır ve inanılmaz kanıtlar bulmuş kendileri. Kitap ve bu konu ile ilgili bahsedilecek o kadar çok şey var ki, bilen birileri ile bu konuşmak da ayrıca keyifli oluyor. Bana sadece bu kitabı önermek düşer artık gerisi de size kalmış.
400 syf.
·180 günde·Puan vermedi
kitap pasifik ateş çemberinde mu adında bir kıtanın varlığını anlatmakta. tarihi, coğrafi ve arkeolojiye merakı olanlar okuyabilir. anlaşılmaz bir dili yok. sadce tabletlerin neler anlattığına çok ayrıntılı değinmiş orada biraz sıkılabiliyor insan.okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.
400 syf.
·8/10
nikola tesla nasıl tüm dünyaya elektriği hediye ettiyse bu arkadaş da büyük ve çok titiz bir çalışmayla dünyaya gerçek tarihini hediye etmiştir. Günümüz popüler tarihi der ki: insanlığın uygarlaşması yazının sümerler tarafından bulunuşu ile mö. 5000'de başlar.

j. churchward tam 50 yıl boyunca tüm dünyayı gezerek araştırmasını yürütmüştür ve ulaştığı sonuç yukarıdaki önermenin tamamiyle dışındadır.
der ki insanlık tarihi bundan daha eskidir. 75-100 bin yıl civarındadır. tüm günümüz insanları mu kıtasından çıkan göçlerle dünyaya yayılmıştır.
mu ve atlantis birer efsane değil gerçektir ve tufan felaketiyle her ikisi de sulara gömülmüştür.
tüm dinlerin ve dillerin kökeni mu dinidir ve günümüze kadar büyük dönüşümlere uğrasa da bağlantılar çok açık şekilde görülebilir.
j. church bu söylediklerinin tamamını topladığı yazıt, belge, mit, efsane mezar taşı, çanak çömlek gibi parçaları birleştirerek elde etmiştir. mesela kitabında günümüzden tam 20.000 yıl öncesinin dünya haritasında çok detaylı olarak atlantis kıtasının göç yolları göstermektedir.
aslında devrim niteliğinde olmasına rağmen günümüz inanç, siyaset, ekonomi tutumlarına çok ama çok zıt bir yönde durduğu için hakettiği önem gösterilmemiştir. eğer gerçek bir indiana jones varsa bu adamdır diyebilirim :)
317 syf.
·2 günde·7/10
İlk olarak İngiliz subay James Churchward’ın Tibet’e giderek yaptığı araştırmaların ardından yazdığı 5 adet kitabına konu olan Mu Kıta'sı, halen gizemini koruyor. Okuduğum bu kitabın Türkçe'ye çevrilmesini Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk istemiş.

Kayıp Kıta Mu, Büyük Okyanus’ta yer aldığı ve 14 bin yıl önce batarak yok olduğu ileri sürülen bir medeniyet. Bu medeniyet ile ilgili olarak yazar Churchward "Mu medeniyetinin kesinlikle Yunan, Kalde, Babil, Pers, Mısır ve Hindu medeniyetlerinden önce var olduğunu buldum. Bu kayıp kıtanın Hawaii’nin kuzeyinde bir yerlerden güneye Fiji ve Paskalya adalarına kadar uzandığını ve insanlığın yaşadığı ilk yer olduğunu hiç kuşku götürmeyecek bir biçimde keşfettim." diyor.

Gerçekte böyle bir kıta varmıydı? İnsanlık bu kıtada mı ilk olarak dünya üzerinde yaşamaya başladı? Ne oldu da bu bu kıta sulara gömülerek yok oldu?
Bu sorulara yanıtlar ve özellikle ezoterik anlamda o dönemin geniş bir perspektifini çiziyor kitap.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Açıklayıcı ve bilgi verici bir kitap. Tabletler üzerindeki yazıların okunması biraz sıktı. Okunması gerekli .Mu kıtasında kimler yaşadığını bu kıtanın nasıl yok olduğu Türklerin köklerinin de mu kıtasına dayandığı anlatılıyor.
368 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kayıp kıta Mu , insanlık tarihinin ilk ortaya çıktığı medeniyet , pasifik okynusunda büyük felakete uğrayıp batmadan önce 3 farklı parçadan oluşan büyük ve gelişmiş bir kıta... Bugün dünyanın dört bir yanına yayılan medeniyetlerin de temelini oluşturuyor ve dolayısıyla mitlerin veya dinlerin temelleri bu kıtada atılıyor. Dünyanın etrafında yer alan toplumlara baktığımızda , inançlarını ve geleneklerini yorumladığımızda özlerindeki tek adres Mu’a çıkıyor. Ve diyor ki, “bir ulus dünya tarihinde sahip olduğu yeri ; para , halkın kalbinde dürüstlük ve onurdan daha değerli olduğunda yitirir. Ve medeniyet vahşilikten değil , vahşilik gelişmiş medeniyetten gelir . Ya medeniyetler benimserler ve ilerlerler ya da vahşileşir ve yok olurlar. “
400 syf.
Atatürk'ün ilgisi ve kraldan çok kralcıların masalları dışında mevzu James Churchward'ün kil tabletlerden, mitolojilerden, tapınaklardan, din adamlarından, jeolojik yapıdan, işaret ve sembollerden adım adım takip ettiği ve varlığını ispat etmeye çalıştığı 64.000.000 insan ile birlikte trajik bir biçimde Pasifik'te sulara gömülen batık kıtadır. İnsanlık tarihini kendince yeniden yazar. Mu insanlarının ileri bir gelişmişliğe sahip olduğunu da belirtir. Belki televizyon? Bir hükümete bağlı 10 kabileden ve onlarca kolonisinden söz eder. Konu sadece Türkler değildir yani.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
#kayıpkıtamu 2019/19 #okudumbitti
Bu kitaplarda Atatürk’ü bu kadar meraklandıran ne vardı? neden hemen bu kitapların Türkiye’ye getirilmesini ve dilimize çevrilmesini emretti ? Bunu bilmek bile okumak için bir neden.
James Churchward Hindistan'da keşfettiği Naacal tabletleri ve Meksika'da keşfedilen 2500'den fazla taş tablet içeren koleksiyonun üzerinde 50 yıldan uzun bir süre çalışmistir. incelemeleri sonucu bu antik tabletlerin tercümelerini yaparak insanlığın ana yurdunun Mu Kıtası olduğunu kanıtladığı eseridir.
İddiaya göre bu kıtada 64 milyon nüfuslu, günümüzden 50 bin yıl önce birçok acıdan çok daha gelişmiş bir medeniyet yaşamaktaydı. Cennet bahçesi asyada değil pasifik okyanusu üzerindeki çoktan suya gömülmüş bu kıtada idi. ?Bu kıtanın batmasından sonra, söz konusu medeniyetten sağ kalan bir grup, Amerika kıtasına geçip burada Maya medeniyetini kurmuş, Kraliçe Moo'yu izleyen bir başka grup ise Kuzey Afrika'ya geçerek burada Antik Mısır medeniyetinin tohumlarını atmıştı.
antik bir dilde yazılmış kil tabletlerde insanların ilk ortaya çıktığı, Pasifik'te Mu isimli bir kıtadan bahsediyordu.
Lotus çiçeği Mu'nun çiçek simgesiydi. Geleneğe göre lotus dünyada beliren ilk çiçekti ve bu nedenle anakaranın simgesel
çiçeği olarak anıldı.
Mısırlılar ne sırlarını herkesle paylaştılar,ne de ilahi gizemlerini dinsizlere anlatarak değersizleştirdiler. Bunun yerine, onları tahta çıkacak varise veya erdemi ve bilgeliğiyle kendini kanıtlamış rahiplere sakladılar."
İnsan özel bir yaratımdi ve doğanın eseri değildi. Bedensel olarak tamamen gelişmiş halde geldi, fakat eğitime ve zihinsel gelişime ihtiyacı vardı.
İnsan doğanın eseri değil , suretini taşıdığı Sonsuz Varlık'in özel bir eylemidir.
Naacal tabletlerinde belirtildiği gibi tum yasam formları arasında en karmaşık ve en mükemmeli olan insan,özel bir amaçla yaratılmıştı...
Der ki mu ve atlantis birer efsane değil gerçektir ve tufan felaketiyle her ikisi de sulara gömülmüştür. 
tüm dinlerin ve dillerin kökeni mu dinidir ve günümüze kadar büyük dönüşümlere uğrasa da bağlantılar çok açık şekilde görülebilir. 
#Yasaminzuuhali
400 syf.
Atatürk ile ilişkisi ortaya konarak tanınması sağlanmış bir kitaptır benim gözümde. Kaldı ki Atatürk'ün de bu konuda sadece "merak" duyduğu için kitabı çevirttiğini düşünüyorum. Tecrübelerine güvendiğim tarihçiler ve jeolojistler "Mu" kıtasının var olmadığını söylüyor, katılıyorum. Birbiriyle alakasız konuları yapay olarak ilişkilendirme durumu var burada da. Kitapta verilen örneklerin bir kısmının yanlış olduğu zaten ispatlandı. Dolayısıyla fantastik düşünceler geliştirmek dışında okumaya değer bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Zamanınız bolsa ve bir grup adamın hangi sebeplerle bunu savunduğunu görmek istiyorsanız okuyun.
Yaşlı bir Hindu şöyle der: "Bir timsahın dişleri arasından inci kaçırmak ya da birinin başında çelenk gibi duran kızgın ve zehirli bir yılanla tehlikeye girmeden sarılmak, cahil veya inatçı birinin düşüncesini değiştirmekten çok daha kolaydır."
bir timsahın dişleri arasından inci kaçırmak ya da birinin basında celenk gibi duran kızgın ve zehirli yılana tehlikeye girmeden sarılmak cahil veya inatçı birinin düşüncesini değiştirmekten çok daha kolaydır.
İnsan özel bir yaratımdi ve doğanın eseri değildi. Bedensel olarak tamamen gelişmiş halde geldi, fakat eğitime ve zihinsel gelişime ihtiyacı vardı.
İnsan doğanın eseri değil , suretini taşıdığı Sonsuz Varlık'in özel bir eylemidir.
Bunu anlatalım insanlara

Dinler her zaman, sık sık yapılan müdahaleler yüzünden özleriyle uyumsuz hale gelir, yozlaşır; uydurma fikirlerle ve yanlış anlaşmalarla dolup taşar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Kıta Mu
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052123072
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erasmus Yayınları
Baskılar:
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu
Kayıp Kıta Mu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları