Kayıp Ruhlar Şehri (The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 5)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.738
Gösterim
Adı:
Kayıp Ruhlar Şehri
Alt başlık:
The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 5
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051420950
Kitabın türü:
Orijinal adı:
City of Lost Souls
Çeviri:
Uğur Mehter
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
New York Times çoksatarı "Ölümcül Oyuncaklar" serisi devam ediyor.

Tabii Jace, Clary ve Simon'ın başındaki tehlikeler de...
Jace'le Clary yeniden karşılaştığında, Clary korkunç gerçekle yüzleşti. İblis Lilith'in büyüsü altındaki Jace, kötülüğün hizmetkarı olmuştu.
Gölge Avcıları şimdi ne yapacaktı?
Kaybedilen geri istenebilir miydi?
Aşk için ödenecek bedel, ne olabilirdi?
Günah ve kurtuluş işbirliği yaptığında, kime güvenmek gerekirdi?
(Tanıtım Bülteninden)
636 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Benim ölümcül oyuncaklar klasiğimi zaten biliyorsunuz. Bu sefer de farklı bir süreçten geçmedim. Düşmüş Melekler Şehri bitti. Koş yukarı diğer kitabı al.
Düşmüş Melekler Şehri'ndeki yorumumdan alıntı yapmak istiyorum;
Aptallardan oluşan bir orduyla, tabutta yüzen bir cesedi korumak pek de akıl kârı bir iş değil. Asla da olmadı. Öyle ya da böyle, Lillith yenilecekti. Boşluğa düşecekti. Jace, sadece biraz ittirdi diyelim. Neyse ki savaş sorunsuz bitti. Esas problem, Clary Jace'in savaş alanında bir dakikalığına yalnız bırakınca çıktı. Çatıya döndüklerinde, ne Jace oradaydı, ne de ölü olması gereken sahte Sebastian.
Gölge avcıları, dünyanın dört bir yanında devriye geziyor. Peki Jace'i mi arıyorlar yoksa onu peşinde sürüklemiş olan Sebastian'ı mı? Dış dünyada bunlar olup biterken Clary Fray'in tek yapabildiği, Isabel'in süslü odasında eli kolu bağlı oturmak. Devriyeye katılamıyor, iz sürme büyüsü gibi birşey yapması söz konusu bile değil, ve mühür yeteneği de kayıp erkek arkadaşını bulmasına yardım edecek gibi durmuyor. Neyse ki bir gece Jace Clary'nin penceresinde beliriyor. Onunla gelmesini teklif ediyor, giderken de Luke'u yaralıyor. Anlayabileceğiniz üzere Jace, artık bildiğimiz Jace Herondale değil. Sebastian'ın çok sevgili kuklası.
Bir dizi olayla birlikte Clary'i yanlarında gelmeye ikna ettikleri zaman ise kendilerini buldukları yer, Valentine'ın Jocelyn ve kendisi için tasarladığı, doğaüstü malikane oluyor. Clary Jace'i tutarsız davranışlarından kurtarmalı. Ancak Jace'in öldür beni diye yalvaran dudakları işi zorlaştırıyor. Bu işin tek bir çıkışı var, ve Clary her şekilde Jace'i incitmek zorunda. Güçlü bir kız olmasına rağmen bunu yapabilecek mi?

Başlangıç ve bitiş arasındaki mesafeyi kavramakta zorlanacağınız, bir tarafınız bırakmak isterken, tüm kalbinizle elinizden ayıramayacağınız, her zamanki baş döndürücü aurasından ödün vermeyen bir kitap. Okumadıysanız, çok şey kaçırıyorsunuz. Kayıp Ruhlar Şehri'ni en kısa zamanda raflarınıza yerleştirmenizi tavsiye ederim.
636 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ve serinin 5. Kitabı olan “KAYIP RUHLAR ŞEHRİ” de bitti…
Heyecan yine son hız devam ediyor 

Lilith başarmış ve iblis Sebastian hayata dönmüştür. Beraberinde de Jace’i yanında götürerek.

Dört bir yandan herkes Jace ararken Clary kafayı yemek üzeredir  Çünkü ne yer bulma büyüleri işe yarıyordur, ne de Jace den herhangi bir haber vardır.

Konsey aramalara son verip, öncelliği Sebastianı öldürmeye karar verince işler iyice karışır. Lilith bu sefer işi garantiye almış ve Sebastian ve Jace birbirine bağlamıştır. Biri ölürse, diğeri de ölür…

Şimdi herkes zamanla yarışıyor. Konseyden önce Jace bulup bu işi çözmeleri gerekiyor. Gizli gizli araştırmalar devam ederken, onları birbirinden ayırmanın yolları aranıyor.

Daha fazla yazarsam spoi olur  Devamı için seriyi okumalısınız 

6. ve son kitabın yorumunda görüşürüz  ben seviyorum fantastiklerimi… Sevenlere tavsiye ediyorum.
636 syf.
·3 günde·6/10
Kitabın ilk yarısı ne kadar sıkıcıysa ikinci yarısı da o kadar akıcıydı. Şu seride neden her kitap böyle anlamıyorum. Son bölüm de gayet etkileyiciydi, tempoyu bu kadar yükseltmişken final kitabından da güzel ters köşeler bekliyorum, umarım "happily ever after" tadında bırakmaz.
636 syf.
·12 günde·7/10
Çünkü üçüncü kitabın sonunda ortaya çıkan olay dörtte son buldu ama yine bir tür zorlama ile seri 2 kitap daha uzatılmış oldu. Bu artık biraz kasıntı görünmeye ve olaylar birbirini tekrar etmeye başladı. Bu seri ile ilgili zayıf bir özellik ve önceki kitapların kalitesine de gölge düşürdü diyebilirim.
Clary, Jace, Sebastian, Jocelyn, Luke, Maia, Magnus, Alec, Isabelle, Simon gibi her kitap görmeye alışık olduğumuz karakterler bu kitapta da hakimdi. Serinin başından beri tabiri caizse “mıymıntı” bulduğum Simon’ı artık öyle bulmuyorum demeyi çok isterdim ama maalesef 5 kitap geçmesine rağmen hâlâ bu özelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Bu ezik çocuk tavırlarıyla serinin başından beri bir türlü ısınamadığım bir karakterdi. . Her şeyin paranormal bir zemine oturtulmaya çalışılması kitabı anlaşılması zor kılmıştı ve akılda kalmayan detaylar çoktu. Kitapta seçilen mekanlar hoştu. Savaşma sahneleri biraz kısır anlatılmıştı.
Üsluba gelince serinin genel üslubu gibi akıcıydı. Karakterlerin ruh hali üçüncü kişi ağzından tasvir ediliyordu. “Clary heyecanlanmıştı, Simon dehşete düşmüştü” gibisinden bir anlatımdı kısacası. Heyecanlı ve akıcı bir kitaptı. Derin bir mesajı ya da size katabileceği pek bir şey olmasa da zaman geçirmek için tercih edilebilirdi. En azından çabuk okunan ve kolay anlaşılan bir yönü var ki zamanınız olmadığında araya sıkıştırabileceğiniz bir kitap. E-kitap şeklinde indirip okulda ders aralarında veya toplu taşıma araçlarında rahatlıkla okuyabilirsiniz. Ben tabiki her zaman kitap halini okumanızı tercih ederim ama hem para vermemek adına hem taşıması kolay olduğundan hem sanki suç işliyormuşsunuz gibi insanların sürekli kitabınızı dikizlemesinden kurtulmak açısından bu pratikliği düşünebilirsiniz. Ben genelde kütüphaneden temin edip okudum seriyi ama bu kitabı “e-kitaptan okudum ve gayet rahattı. Hoşunuza gidebilecek bir fantastik kitap. Detaylı yorumlar için;
=>http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...ayipruhlarsehri.html
617 syf.
·22 günde·9/10
Öyle bir kitaptı ki hangi bölümünü anlatsam ya da nereden girsem bilmiyorum. Çok sürprizli bir kitap oldu. Maia ve Jordan ilişkisiyle başlamak istiyorum. Maia sonunda yelkenleri indirebildi ve Jordan ile yapması gerekeni yaptı. Izzy ise hala Arı Maya gibi safa yatıyor. Clary'i dinleyecektir. Gündüz yürüyenimiz ise neler yaptı neler. Merak edin diye yazıyorum. Melek Raziel ile buluştu(?). Sebastian'ı sona sakladım. Onun fikirlerini destekliyorum. Kısmen! Fakat Jace'e yaptıklarını hiçe sayabilirim ama kardeşine o yaptığı iğrenç şeyden dolayı bela okumamak elde değil. Gidip Nefertiti örneği verdi!! Bu arada serinin en büyük kazığını da Seelie kraliçesi attı. Alec ve Magnus mu? Şuraya ağlayabilir miyim? Olmaz mı!!! Magnus bunu yapma bize! Alec'i daha toy! Clary ve Jace konusunda bir dipnot atacağım. Bunlar neden her bulduğu köşede sevişmekten geri kalmadılar orası da tuhaf bir kısımdır. Enstitü ne derdin de onlar ne yapıyor. Gerçi anlamsız kurallarıyla enstitü tam bir zırvalık olsa da işe yarayan kurallarda var. Sessiz Kardeşlerden Zachariah sizi çok şaşırtacak. Duyguyu hissettiren bir kitap oldu. Bazen heyecanlandırdı ve aslında en çokta meraklandırdı. Hele bir savaş var ki ne oldu bile anlamayacaksınız. Sebastian, Valentine'ın varisi, gerçek tehlike o oldu, olmaya devam edebilecek mi dersiniz?
636 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapta genel olarak aksiyon düşüktü. Ama son 150 sayfa bunun dışında. Son 150 sayfayla aşk yaşıyorum resmen. Olaylar o kadar güzel ilerledi ki anlatamam. Heyecan dorukta hiç tahmin edemeyeceğiniz olaylar birden gerçekleşmeye başlıyor. Şahaneyedi. Sebastian'a kitabın çoğu kısmında kanım ısınmıştı. Geçmişindeki bazı olaylar ve günümüzdeki geçen olayları Sebastian tarafından dinleyince davranışları biraz mantıklı geliyordu ama bir yerde patlat verdi tekrar tekrar nefret ettim. Bu kitapta aşk ön planda. Heyecan dolu olaylar var ama aşk bir adım önde diyebilirim. Düşmüş melekler şehrinde İblis Lilith'i Jace'nin kalbinin üstüne çizdiği mühür sayesinde Sebastian'a baglandı ve yaptığı ayin ile Sebestian'ı uyandırmıştır. Bu bağ yüzünden Sebastian'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Çünkü verdikleri zararın aynısı Jace veriliir. Bunun üzerine Jace'nin arkadaşları Jace'ye zarar vermeyipte Sebestian'a zarar verecek bir silahın peşine mecliste Sebestian'ın peşine düş düşmüştür. Ama meclisin bu bağdan heberi yoktur. Bu bağ ile Jace'nin değişen hareketleri yüzünden Jace'yi bir güzel pataklayasım geldi. Ama en çok Sebastian'ı özellikle son sayfalardaki hareketleri yüzünden. Karakterler bir yana kitap cidden bir öncekiler kadar iyiydi. Başları biraz sıksa da sonda her zaman ki gibi bomba bir olayla kapatıyor.
Seriyi 2. Kitabından yarım biraktım beni biraz rahatsiz etti okurken daha farkli bir dönemde okuyacagım insallah.. . İlk kitap cok güzeldi fakat ikinci kitap biraz idare eder kivaminda
636 syf.
·1/10
Bu kitap için bitmiş seriyi muhtemelen para için uzatmanın sonucu diyebiliriz. 4. Kitapta zoraki bir şekilde diriltilen birkaç kişinin planı tam olarak 600 sayfa içinde bir türlü ortaya çıkmıyor, zaten bahsedilme gereği de görülmüyor. Çünkü aslında bu fantastik bir seri değil genç kurgu aşk hikayesi. Tüm çiftler ne yapıyor sorusunun cevabını merak ediyorsanız herkese değiniliyor. Son kitap rafta ama okumak istemiyorum.
636 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Kitap tam olara ef-sa-ne. Gerçekten şimdiye kadar ki en iyi kitap olmuş açık ara. Okumam uzun sürdü evet ama gerçekten konu ve ilerleyiş mükemmele yakındı. Bir de karakterler vardı ki okumaya kıyamadım. İlk iki kitapta deli gibi nefret ettiğim Simon’a hayran oldum. Karakter gelişimi mükemmel. Magnus, isabelle ve sebastianda son derece iyiydi. Ama alec rezil etti kendini yazar alecten alıp diğer karakterlere vermiş gibi sanki ama alec’in karakterine de uygun davranışlardı ama her şeyi batırdı. Alec yeni nefret ettiğim sensin tebrikler her neyse arkadaşlar seriyi bu kitap için okuyabilirsiniz
636 syf.
·32 günde·Beğendi·5/10
Buraya bir ay yazdım ama daha fazla süre olmuştur eminim. Ne yaparsam yapayım kitap ilerlemedi, sıktı. Karakterlerle dövüşecek duruma geldim. Neyse ki kitabın yarisından sonrasında olaylar biraz daha hızlı gelişti (ya da benim psikolojim uygundu) ve bir oturuşta bitiriverdim.
Bir yandan dizinin 3 sezonunu bitirişimden midir, yoksa cidden kurgunun bu kısmının rahatsız edici olduğu herkesçe kabullenilmiş midir bilmiyorum. Dizi o kadar basitti ki son sezon finaline hangi kafayla gelebildim bilmiyorum, sezon finali iyiydi gerçi. Neyse.
Simon, ah canım Gündüzyürüyen'im benim. Seride en sevdiğim şeylerden biri de Simon'daki Kabil'in işaretiydi. Herhangi bir saldırıya 7 katıyla karşılık veren bu lanet, beni cezbediyordu. Raziel söküp alana kadar. Yüreğim yanıyor.
Alec'in kitabın başından beri girdiği ergen triplerinden bahsetmiyorum, sonunda resmen batırdı. Magnus ile ayrıldıklarına inanamıyorum! Ağladım! (Bir yandan da ne de olsa barışacaklar dedim)
William Herondale, kimsin sen? Seriyle ilgili olarak daha önce gördüğüm bu isim kitapta bir kaç kez geçti ve beni meraklandırmadı değil.
Bir de Clary ve Jace var. Artık Jace'in kişiliğini tamamen unutmuş gibi hissediyorum. Yazarcığım ne alıp veremediğin var Jace'imizle? Kitabın sonunda yine ve yine onları garip bir durumda bıraktım ki artık dert etmiyorum. Clary ve Jace, galiba pek ciddiye alamıyorum sizi artık.
Hadi bakalım altıncı kitaba! Sebastian ile neler olacak acaba? (bi' geberemedi gitti bu da.)
Kıymetli bir şeyi kaybedip de onu tekrar bulduğunuzda, genellikle bıraktığınız gibi bulmama ihtimaliniz çok yüksektir.
"Basia coquum," dedi Simon. "Ya da sloganın her neyse işte."
"Descensus Averno facilis est, " diye düzeltti onu Alec. "Cehenneme düşmek kolaydır. Sen az önce 'Aşçıyı öp' dedin."
Kıymetli bir şey kaybedip de onu tekrar bulduğunuzda, genelde bıraktığınız gibi bulmama ihtimaliniz çok yüksektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Ruhlar Şehri
Alt başlık:
The Mortal Instruments (Ölümcül Oyuncaklar) Serisi 5
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
636
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051420950
Kitabın türü:
Orijinal adı:
City of Lost Souls
Çeviri:
Uğur Mehter
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
New York Times çoksatarı "Ölümcül Oyuncaklar" serisi devam ediyor.

Tabii Jace, Clary ve Simon'ın başındaki tehlikeler de...
Jace'le Clary yeniden karşılaştığında, Clary korkunç gerçekle yüzleşti. İblis Lilith'in büyüsü altındaki Jace, kötülüğün hizmetkarı olmuştu.
Gölge Avcıları şimdi ne yapacaktı?
Kaybedilen geri istenebilir miydi?
Aşk için ödenecek bedel, ne olabilirdi?
Günah ve kurtuluş işbirliği yaptığında, kime güvenmek gerekirdi?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 422 okur

  • özge
  • Meral Cetinel
  • İSMAİLFATİHSEKİ
  • İnci Sinem Vatansever
  • begüm b
  • Gizem ATEŞ
  • pınar osmanağaoğlu
  • Tuğba Alkan
  • Ayşenaz Yönden
  • Birsen Kurtuldu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%27.6
18-24 Yaş
%35.1
25-34 Yaş
%17.9
35-44 Yaş
%6.7
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%95.7
Erkek
%4.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (60)
9
%12.9 (17)
8
%17.4 (23)
7
%12.1 (16)
6
%7.6 (10)
5
%1.5 (2)
4
%1.5 (2)
3
%0
2
%0
1
%1.5 (2)