Kayıp Zamanın İzinde Özel Kutulu, 2 Cilt Takım

9,2/10  (13 Oy) · 
29 okunma  · 
16 beğeni  · 
2.725 gösterim
I. Cilt 1556 Sayfa
II. Cilt 1592 Sayfa

Marcel Proust'un dev yapıtı "Kayıp Zamanın İzinde"nin tümü Delta Dizisinde bir arada...

Delta Dizisi, şık tasarım ve baskısıyla edebiyatın önemli isimlerinin birden fazla kitaba yayılan büyük külliyatlarını ve önemli eserlerini bir arada okura sunuyor.

Zaman'ın peşi sıra sürdürülen yolculuğun tüm halkaları Swann'ların Tarafı'yla, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermantes Tarafı, Sodom ve Gomorra, Mahpus, Albertine Kayıp ve Yakalanan Zaman bir arada. Yirminci yüzyıla modern romanın başyapıtlarından biri olarak damgasını vuran bu yapıta "Dev" tanımlaması kadar uygun düşecek başka bir tanım yok herhalde.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    3148
  • ISBN:
    9789750818127
  • Orijinal Adı:
    À la recherche du temps perdu
  • Çeviri:
    Roza Hakmen
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hakan Ertürk 
19 May 20:37 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

bir fransız sosyetesinin beni bu denli etkileyebilecek bir eser yazacağına inanmazdım, proust'un bu eserini okuyana dek. virgülü, cümlenin neresine koymam gerektiğini bana marcel proust öğretti. yaklaşık olarak son dört ayımı kitaplara ayırdım, sanırım bu dört ayda okuduğum otuz ikinci kitaptı ve kayıp zamanın izinde'yi okurken toprak yoldan, yeni yapılmış asfalt yola geçişi yaşadım. bunu, proust'un diğer yazarlardan daha iyi olduğunu iddia ettiğim için değil, proust'un bana çok daha farklı şeyler hissettirmesinden dolayı söylüyorum. evet, sartre da zweig da camus de beni alıp çok uzaklara götürmedi değil lakin proust'u okurken pineal gland'imde kalan o tadı hiçbir yazar bana hissettiremedi. cümleler o kadar usul ki, betimler o kadar lezzetli ki, bir çocuğun hayalinde evirdiği bir bulut olmak istedim. yağmur damlalarının düştüğü ilk çiçek ya da bir söğüt ağacının dalına konmuş, özgürlüğünün tadını çıkaran bir serçe. didem nur güngören'e de sağlam çevirisi için teşekkür etmek gerekir.

Ferah 
01 Mar 2015 · Kitabı okumayı düşünüyor · Puan vermedi

Marcel Proust'un ciltler halinde hazırlanmış Kayıp Zamanın İzinde romanında (elli bir yılık yaşantısını bu romanı oluşturmaya adamıştır) beş yüzün üzerinde kişi adı geçmesine karşın, içlerinde anlatıcı da olmak üzere hiç biri için alışılagelmiş anlamda roman kahramanı demek mümkün görünmemektedir....

Toplam bir milyon iki yüz elli bin kelimelik dev eser . sindire sindire ve iki hafta gibi bir sürede bitirebilmistim. Roza Hakmen gerçek üstü bir çeviri performansi ise bulunmaz bir nimetti. Kelimelerin değerini ve dengeli cumlelerini - ki bir cumlesinin 3 sayfa tuttuğu bir bölüm var- hayran olmamak mümkün degil. Bos zamanda okunacak bir kitaptan öte; okumak için zaman yaratilacak bir eser olduğunu düşünüyorum. Keyifle okuyun/okutun.

Umut Mahfuz 
30 Mar 17:56 · Kitabı okuyor · 10/10 puan

Sadece başladığımı söyleyebilirim..
çok ağır aksak bir dile ilerliyor.. betimlemeler ve çeviri iyi..
fakat yky çok küçük ve hos olmayan bir kağıda basmış...
derli toplu bir yerde olması dısında bir şey yok

Kitaptan 15 Alıntı

"Peki hayatı önemsemeyeceksek, neyi önemseyeceğiz? Hayat yüce Tanrının asla iki kere bağışlamadığı tek nimettir."

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust
Fisfis kayikci 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanlara duyduğumuz sevgi onlar öldüğü için değil, biz öldüğümüz için azalır.

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust

Zahmete değecek bir insan için sıkıntıya katlanmak en büyük zevktir. Nitelikli insanlar için, sanatları incelemek, antikacılık, koleksiyonculuk, bahçecilik gibi zevkler, başka bir şeyin yerini tutan, işlevini yerine getiren oyalanmalardır sadece. Diogenes gibi fıçımızın içinde yaşar, bir insan ararız. Ehvenişer kabilinden begonya yetiştirir, porsuk ağaçlarını budarız; çünkü begonyalar ve porsuklar bize karşı koymazlar. Ama aslında, zahmete değeceğinden emin olsak, zamanımızı bir insana harcamayı tercih ederdik. Bütün mesele budur; siz kendinizi biraz tanıyorsunuzdur herhalde. Zahmete değer misiniz, değmez misiniz?

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust
Fisfis kayikci 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Gilberte insan kılığındaki devekuşlarının en yaygın türüne aitti; bunlar görülmemek için değil, görüldüklerini görmemek için kafalarını kuma gömerler; görülmemeleri zaten imkansızdır; görüldüğünü görmemek ise hiç yoktan iyidir; gerisini de şansa bırakırlar.

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust

Bizi insanlara bağlayan şey, bir gece öncesine ait hatıraların, ertesi sabaha ait beklentilerin oluşturduğu sayısız kök ve zincirdir, kopamadığımız alışkanlıkların kesintisiz örgüsüdür.

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust
Fisfis kayikci 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanoğlu kendi dışına çıkamayan, başkalarını ancak kendi içinde tanıyabilen ve aksini iddia ettiğinde yalan söyleyen bir yaratıktır.

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel ProustKayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust
Burak Erdoğdu 
09 Şub 11:07 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sevdiğimiz zaman aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdigimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran başlangıç noktasına dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşimizdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür, bizi girişten daha fazla etkilemesinin sebebi ise , kendimizden çıktığını fark etmeyisimizdir.

Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust (Sayfa 618 - yky)Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust (Sayfa 618 - yky)
2 /

Kitapla ilgili 3 Haber

Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Klasikleri okurken
Klasikleri okurken Okuduğumuz bir klasiği, bugüne dek bize verilmiş okuma biçimlerinin dışına çıkıp nesnelliğimizi koruyabileceğimiz bir uzaklığa koyduktan sonra kendi öznelliğimizle devreyi bağlayarak okumak. Yapılacak olan bu.