Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi? Ailedeki Kadınlar ve İlişkiler

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
2.599 gösterim
Kaynanalar, gelinler, eltiler, görümceler… Aralarında bazen dayanışma bazen rekabetle yürüyen, işin içine bedenin, güzelliğin, toplumsal statünün girdiği ilişkiler… Kimi zaman iltifatlarla, kimi zaman laf sokmalarla dışa vurulan beğeni, onaylama, dışlama, kıskançlık, haset gibi duygular… Kim, büyük aile hikâyesinin neresinde?



Aile dediğimiz kurum, elbette yalnızca “kan bağı”ndan ibaret değil. Evlilik üstünden kurulan aile bağlarının dinamiğini çözme amacıyla görüşmeler yapan Çamoğlu, 1923’ten 1940’lı yıllara uzanan erken Cumhuriyet döneminde süren aile ilişkilerini, kadınlar özelinde ele alıyor. O yılları görüp hâlâ hayatta olan kadınların tanıklıklarına, aynı yıllarda yazılan romanları da ekleyerek karşımıza aile üstünden incelenen bir dönem panoraması çıkarıyor. Dönemin “makbul kadın” imajlarını, inşa edilmeye çalışılan “yeni aile” ile “geleneksel aile” kodlarının çatışmasını verirken, çok katmanlı bir okumaya da imkân tanıyor.



Dikmen Yakalı Çamoğlu’nun Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi? ile mercek altına aldığı ilişkiler, bireysel güç arayışının toplumsal konumlara ve imkânlara göre şekillenişini göstermenin yanı sıra aile hikâyelerinin nasıl kurulduğu, kimlerin “ayrıkotu” gibi görülerek aile hikâyelerinden dışlandığı, anısı kuşaktan kuşağa aktarılanların hangi tarzda aile üyeleri olduğu gibi soruların cevaplarını da gözler önüne seriyor.

(Tanıtım Bülteninden)
Gökçe 
06 Eyl 15:14 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Karşımda konu olarak farklı bir kitap olduğunun daha alırken farkındaydım kadın erkek ilişkikerş üzerine çok fazla kitap yazılmış olsa da yahut kadın üzerine kitaplar yazılmış olsa da ailedeki kadınlar ve ilişkileri üzerine araştırma kitabına çok az rastlıyoruz ve özellikle de güncel bir kitap bulmak da zorlaşıyor. Kitap 2017 yılında basılmış olsa da 2016'da çalışma bitmiştir. Araştırmacı bu konuda gayet başarılı görünüyor özgeçmişine baktığımızda. Konuyla ilgili birçok araştırma alanı mevcut fakat yazdığı tek kitap var o da bu kitap. Kitabın derlemesi Tanıl Bora'ya ait. İletişim Yayınları'ndan da çıktığına göre almak için iyi sebeplerdi.. Bir kitapta öncelik olarak baktığım alan kaynakça olduğundan her sayfanın altında da kitabın sonunda da bu kitaba kaynakçası açısından en azından hayran kaldığımı söylemek isterim.

Kitabın yazılma ve araştırılma sebebi biraz da her kadın gibi yazarın da daha evlenmeden önce sürekli kayınvalide-gelin ilişkilerine dair yorumlar almış olması diyebiliriz. Bir kadın olarak bu ilişkiler üzerine hergün onlarca şey duyuyoruz ki bazen inanmak bile zorlaşıyor. Araştırma erken Cumhuriyet dönemine (1923'ten 1940'a kadar) odaklanmaktadır. Kaynaklar ise o dönemde yazılmış Türk Romanları, otobiyografiler ve görüşmelerdir.

Aslında Batılı aile anlaşına baktığımızda hiçbir aile ilişkisi yaşamayan bu kadınlar görünürde çekirdek aile yaşayan bizler için aslında gerçekte çekirdek ailenin dışına çıktığımızın da göstergesidir. Çünkü ailenin kadınları bşr şekilde birbirlerinin hayatına müdahele etmeye veya kıskançlık gibi ilişkilerle birbirlerini gözlemlediklerini farkediyoruz. Kitap 5 bölümden oluşuyor. Bunlar; aile ve kimlik, güç/ikitdar, beden ve güzellik, aşk ve sosyal sınıftır.
Her bölümde çıkarılan sonuçların ortak özelliği de şimdiye de ışık tutmasıdır.

Örneğin birkaç sonuçtan bahsedecek olursam; aileye girecek her kişi aileyle denk olduğunda sorun çıkmıyordu fakat bir dengesizlik durumu olduğunda iş boşanmaya veya aileden dışlanmaya gidiyordu. Aile yeni gelen üyeyle birliklte değişim de gösterebilirdi. Bazen ekonomik durumlar kötüleşirken bazen oğul/eş ailesini bırakabiliyordu. Denklik durumunun en önemli iki anlayışı da ekonomik sermaye ve kültürel sermayedir. Ekonomik sermayenin iktidarı da gücü elinde bulunduran kişiydi de aynı zamanda. Veya ekonomik sermaye kültürel sermayenin de nasıl olacağını belirkeyen bir etkendi. Bunlar iki ailede de birbirine uyuştuğunda sorun çıkmaz oluyordu.

Aslında gelinlerin bir türlü anlayamadığı şey de güç ve iktidar dengesiydi. Gelinler genel de gücün de iktidarın da kayınanada olduğunu zannetseler de güzellik yoluyla bile bu denge değişebiliyordu yahut aşk yoluyla. Bir gelin güzelliğiyle kaynanası onu kıskabiliyor ve gücünü eksiltiyordu ya da aşk ile birlikte oğul annesine savaş açabiliyordu savaş olmasa bile onları karşısına alabiliyordu. Gelinlerin anlayamadığı diğer şey de ne zaman el olduklarını ne zaman ailenin içinden olduklarını anlayamamalarıdır.

Kitaptan 3 Alıntı

Gökçe 
05 Eyl 22:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Beden ve Güzellik
"Çirkin kadınların sevilmeyi hak etmediği" anlayışı ise eskiden beri bir meta olarak görülen kadının alışık olduğu bir tema..

Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 88)Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 88)
Gökçe 
05 Eyl 23:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir kimlik anlatısı olarak güzellik hikayesi..
Bir insan ne kadar çok eğitim alır, bilgi sahibi olursa o kadar "özne" olmak, kendi kaderini çizmek ve sosyal hayatı yargılamak isteyecektir.

Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 99)Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 99)
Gökçe 
03 Eyl 17:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kadınlararası ilişkileri konu alan öykülerde antagonist her zaman diğer kadındır ve çoğu zaman da bu, "kötü kişi"dir.

Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 46)Kaynana Ne Yaptı, Gelin Ne Dedi?, Dikmen Yakalı Çamoğlu (Sayfa 46)