Kaza Süsü

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.156
Gösterim
Adı:
Kaza Süsü
Baskı tarihi:
Eylül 1997
Sayfa sayısı:
61
Format:
Karton kapak
ISBN:
9978953481020
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Kaza Süsü
Kaza Süsü
Kaza Süsü
55 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yıl 2009, annem ile oturmuşuz bir gece vakti, Beyaz Show izliyoruz. Bir şair/yazar varmış konuğu. Hiç de duymuş değilim adını, sözde kitapseverim ya nasıl duymam demek ki çok da iyi yazar değilmiş diyorum. Sevgili Sunay Bey Kız Kulesini çok severmiş;
("Boğaz'dan geçen gemilere
engel olmasın diye
İstanbul'un saçlarını toplayan
beyaz bir tokadır Kız Kulesi" dediğini ve Kız Kulesi isimli bir şiiri olduğunu da çok sonra öğrenecektim.) Beyaz da ona sürpriz yapmak için Kız Kulesinin ışıklarını yakıp söndürüyor "Istanbul'un en güzel kızı sizin için göz kırpıyor bugün Sunay Bey" diyerek. Sunay Akın'dan gelen cevap ise; "Ben eşimi evde oturmuş beni izliyor sanıyordum, meğer Kız Kulesinde imiş." Yahu, dedim, anne kimmiş bu adam bi bakalım.

Karşıma çıkan ilk dizeler ile birlikte hayranlığım başladı. Okudukça, onun dünyasını keşfe çıktıkça katlanarak arttı hayranlığım. Kitapları yetmiyor, kendi beğendiğim sözlerini dosyalarda topluyor, çıktısını alıyor ve yanımda taşıyordum. Gerçi taşımama da gerek yoktu, ezberlemiştim hepsini. Hâlâ bilirim büyük çoğunluğunu o dizelerin.

Çok derin dizeler. Çok anlamlı. Hızlıca okunabilen ama kesinlikle sindire sindire okununca büyük bir şok etkisi yaratan dizeler bunlar. Beyni çok farklı ve çok özel çalışıyor Sunay Akın'ın. Öyle güzel ve öyle özel bağlantılar kurabiliyor ki hiç alakasız olaylar arasında, şaşırmaktan başka şansı kalmıyor insanın. Oyuncak Müzelerini saymıyorum bile. Ve hazırlık aşamasında olduğu nice muhteşem projeyi. Idolum olarak anlatmıştım lisedeyken bir sunumda kendisini. Hayranlığımı nasıl dile getirdiysem artık, bir arkadaşımın büyük uğraşlar sonucu kilometrelerce uzaktan getirttiği muhteşem hediyesi ile almıştım ödülümü; https://i.hizliresim.com/oOoVER.jpg

Aradan yıllar geçti, bir gece vakti, üstelik bu aralar pek kitap okuyamaz ve inceleme yazamazken neden yazıyorum bunları? Neden anlatıyorum? Kendim de bilmiyorum belki de. Belki de kapı eşiğine tek başımıza zor sığsak bile yalnız olmadığımızı, sevdiğimiz şairler ve yazarların ve sevdiğimiz onca şiir ve hikayenin bizle olduğunu hatırlamaya ihtiyacım vardı. Bazı şeylerin değişmeyeceğini, hep çocuk kalmamız gerektiğini haykırmaya belki de. Ben de bilmiyorum. Bilmek istiyor muyum? Onu da bilmiyorum.
55 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap incelemesinden ziyade Sunay Akın hakkında fikirlerimi yazdığım bir yazı olacak.Sunay Akın şöyle şairdir,böyle iyi yazardır falan demeye gerek duymuyorum.Çünkü Edebiyat ve Sanat anlamında çok üzüldüğüm konuların başında gelir bu konu.

''Bir insanın zenginliği hisse senetlerinde değil, hissi senetlerindedir.'' demiş olan biri,kurduğu cümlenin hakkını ne kadar vermiştir?
Parayı,pulu elinin tersiyle itip baba mirası köşkünü ''Oyuncak Müzesi'' yapan sonra da Dünya'da ve Avrupa'da başarılar kazanan bir müze haline getirmiştir orayı.
Türkiye'de ne kadar haber oldu?
Tabi ama bizim gündemimiz yoğun burası Ortadoğu falan,filan.Bunları duydukça aklıma Nietzsche'nin sözü geliyor, ''Bir ülkede edebiyat ve sanattan çok siyaset konuşuluyorsa o ülke üçüncü sınıf bir ülkedir."
İstanbul Oyuncak Müzesinde, 1863 yılında Thomas Nast tarafından çizilen ilk Noel baba karikatürünün orjinali,Charlie Chaplin'in Dünya da yalnızca bir adet bulunan-kendisine özel olarak hediye edilmiş oyuncağı,Ay'a giden Türk bayrağı gibi özel dünya da yalnızca burada olan şeyler bulunuyor.Bunun yanı sıra Alman,İtalyan,Fransız eğitim sisteminin tek bir oyuncakla anlatıldığı tarihi oyuncaklarda var.Her biri çok önemli ve bize dünya'da da saygınlık katacak şeyler iken,Barack Obama'nın danışmaları bile merak edip gitmişken bizim haberimiz bile yok,niye? ''Burası Ortadoğu.'' Yaşadığım coğrafya'nın neresi olduğunu bilmiyor muşum gibi insanların bana sık,sık söylediği şey bu.
Antalya ve Gaziantep'te de kurduğu oyuncak müzesi şimdi Samsun'a da yapılıyor.Bunun dışında İstanbul'a ''Masal Müzesi'' açma girişiminde.Yine İstanbul'da bulunan ''Oyun Müzesi'' mahkemede.Sebep, arsa Diyanete aitmiş de falan.Diyelim ki Diyanet'e ait,böyle girişimlere destek olmak gerekirken çocukların hayallerinin geliştiği bir yeri kapatmak el koymak mı çözüm? Bunları neden yapıyor peki,çok mu para kazanıyor ? Hayır tam tersi kitaplardan gelen geliri de bu müzelere gidiyor.Kendisi ''Benim ne yapmaya çalıştığımı çok daha sonra anlayacak bu toplum.'' der. Kendisiyle 3 kez konuşma fırsatı buldum,mütevaziliği,sempatikliği her şeyden önce yüreği güzel adamın. Yetiştirdiği insanlarda dahi bunu görmek mümkün,öğrencilerinin bir çoğunu tanıyorum ve ''Sunay Akın yetiştirmiş'' diyorum çok net bir şekilde. Zamanında bu ülkenin Televizyon tarihinin en kaliteli işlerinden birini yaptı bana göre. ''Sunay Akın'la Hayat Deyince.'' Yayın hayatı çokta uzun sürmeyen bu programı izlemek,kitaplarını okumak eğer fırsat varsa gösterilerine gitmek gerekir neden onu bu kadar övdüğümü anlamak için.
Ülkemizde çok Aydın geçinen var gücünü insanların değerlerine saldırmaktan alan,araya da iki bilimsel makale sıkıştırdın mı tamam. Belki de bu kan emiciler sayesinde gerçek aydınlar fırsat bulamıyor bilemem. Ama hangi televizyon programını açsam her yerde bir aydın geçinen,herşeyi bilen var.İşin daha acı tarafı bazı insanların hipnoz edilip bu kan emicilerin Aydın sıfatını hak ettiğine gerçekten inanmaları. Tek dileğim,umudum ''Sunay Akın'' gibi insanların artması ve bu ülke de daha fazla yer bulmaları...
55 syf.
Bana göre Sunay Akın ne yazsa okunur, ne anlatsa dinlenir. Şiirlerindeki o değişik lirik tarz, hikayelerinde yaşattığı metaforlar ve sonunu mutlak bir hayrete bağladığı ilintiler, "bak bu da buymuş" dediğiniz, okuduğunuzdan duyduğunuz garip haz. bütün kitapları elimde, bütün şiirlerini bilirim. o kadar takipteyim. tek hayıflanmam, bir kez bile dinletilerinden birine gidememiş olmamdır. her seferinde nöbetlerime denk geldi.
gelelim kitaba. çok güzel şiirleri var içinde. duygulanmamanız, bir şeyleri hatırlamamanız ya da anmamanız mümkün değil. incecik zaten atın çantanıza, ufacık bir boş vaktinizde bir kıta okusanız, anınızın değişeceğine inanıyorum. sadece bu kitabını değil, bütün kitaplarını tavsiye ettiğim bir yazar/şair, samimi bir anlatıcı, iletişimci, aynı zamanda gerçek bir aydın. bitirdim tamam. keyifli okumalar.
61 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Rüzgar
Savaş alanında
silahların sustuğu saatlerde
mektup yazacak ailesi olmayan askerin
yaptığı gemiyi yüzdürür
arkadaşının kan
gölünde....
61 syf.
Sunay Akın..
Şu an size o kadar çok şey söylemek istiyorum ki bu güzel insan hakkında..
Sunay Akın benim için her zaman çok özel bir yere sahip oldu hayatım boyunca. Belki biraz yaşadıklarını benzettim kendime belki de bende tutundum onun hayallerine. Hani çocuklara sorarlar ya "Büyüyünce ne olacaksın? "diye,bana sorsalar sanırımm Sunay Akın olmak istiyorum derim..

Öncelikle kitaptan bahsedeyim size kısaca. Bütün kitapları çok değerli ama bu kitap kısa ama bir o kadar da öz şiirlerden oluşan bir demet müge çiçeği adeta. Mini mini ama bir o kadar da şık ve elegant, tıpkı kısa kısa ama zarafeti ile kendini anlatan Sunay Akın şiirleri gibi.. Yüreğinize dokunan dizeleri ile naif bir yolculuğa çıkıyorsunuz hayali bir gemiyle sanki. O yüzden okuyun ki zamanın karmaşasında kaybolmakta olan özümüze az da olsa şiirlerle tutunalım..

Okuyun güzel insanlar okuyun.. Yolunuz bir konuda bir şekilde Sunay Akın'a mı ulaştı o konuya dört elle tutunun.
Çünkü çocukluğunda haritalara bakarak parmağıyla dünyayı gezen bu güzel insan umudun ve başarının en güzel temsilcisi.. Dünyayı gezdi ve tabiki kendi ülkesini de.. Gezerkense naptı peki, insanlar madem okumuyor bende anlatırım dedi. Ülkemizi karış karış gezip hikayelerini anlattı. Umudun ellerinden tutup yollara düştü yani..
Sonraysa dünyayı gezip o eşsiz yerlerden topladığı gözünden bile sakınarak kucağında taşıdığı oyuncaklar ile çocuklara daha aydınlık bir gelecek sunabilmek için Türkiye'nin ilk Oyuncak müzesini oluşturdu. Gezerken sizi hayallere ve belki de"Aa bende de vardı bundan.. "dedirtecek hatıralara sürükleyen bu müzeyle bir kez daha hayallerini savurdu rüzgara sanki.
{https://tr.wikipedia.org/...Oyuncak_M%C3%BCzesi}
Bir de YouTubeda kanalı var ama o yüzde doksanı boş olan diğer kanallara inat bu medya aracılığıyla da biz insanlara bişeyler öğretmeye çalışan naif çalışmalar içeriyor kanalı. Bi bakın derim..
{https://www.youtube.com/c/SunayAkin62}

Hayallerin peşinden giden o yolda çabalayarak bizlere bişeyleri öğretmeye, hissettirmeye çalışan bir Sunay Akın geçiyor dünyadan, dikkat bari bu treni kaçırmayalım..
Bir kitap dostundan naçizane küçük bir tavsiye, kitapla kalın :)
55 syf.
·1 günde·10/10 puan
50 sayfacık bir kitap. Ama içi çoğu 500 sayfalık kitaptan daha dolu dolu. Her bir söz, her bir söz içinize işliyor. Bazen içiniz yanıyor. Su arıyorsunuz içinizde ki yangını söndürmek için.
Bazen de arkanızı dönüyorsunuz, geçmişin kokusu burnunuzda gölgesi arkanızda...
55 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Halikarnas Balıkçısı yani bilinen ismiyle Cevat Şakir Kabaağaçlı nasıl ki denizi seviyor, nasıl ki Ege hatta Bodrum aşığıdır; Sunay Hocamda da öyle bir Deniz aşkı var ki bu devam ediyor. Hani fırsatınız varsa ve Sunay Akın okumak size mutluluk veriyorsa bir de sahile gidip okuyun, lezzetini alın derim efendim.
Adam nasıl ki seviyor denizi; nasıl ki bağlı ve aşık. Şehiriçi Vapur Hatları oluyor size Şiiriçi Vapur Hatları. Alıyor ilk sırayı İstanbul. Almaz mı? Bu gğzel ülkenin en nadide şehri yaraşırdı zaten ilk sıraya, bizatihi öyle de oldu. Haliyle kitaptaki en sevdiğim şiir de 'Şiiriçi Hatları Vapuru' oldu.
Sunay Akın okumak çok güzel hissettiriyor insana. Sait Faik sonrası Sunay Akın okuyarak devam edeceğimi de anladığınızı düşünüyorum şimdiden. Tabi günün 6. kitabı olduğu için artık yavaş yavaş uyku moduna girmemin de bir sakıncası olmadığını düşünerek cümleten mutlu geceler diliyorum efendim..
55 syf.
·Beğendi·9/10 puan
ortaköyde sahaflarda kitap bakınırken, cem yayınevi 1.baskısını görüp ağzımın suyunu akıttığım şiir kitabıdır. o gün orda aynı zamanda burhan toprak-yunus emre divanı'na bakıyordum ve tam ikisini de alamadan çıkacakken, hayli zamandır kitap sponsorluğumu yapan ablamın -sağolsun, var olsun- sayesinde iki kitabı da hediye olarak çuvala atmış bulundum. ben lise yıllarımdan beri aralıksız okurum sunay akın'ı. şiirleri bana kendimi garip hissettiren bir şairdir. daha önce okumadıysanız standart gelmeyecektir sizlere eminim ki. çocuk olmadığını bildiğiniz ama büyüyememiş birinin yazdıkları gibi hissedersiniz çocu zaman. devirir durur cümleleri içinizde bir yerlere. kendisinde ve sizde keşifler yaptırır küçücük anlarla... hem şairi hem kendinizi yaşarsınız kısa ve tatlı bir şekilde. çoğu zaman gülümsetir yüzünüzü. bazen de güzel güzel hüzünlendirir ve düşündürür sizi. ben şaire beslediğim özel ilginin dışında objektif bakamayabilirim belki ama kaza süsü'nde defalarca okumaya değer tam yirmi adet şiir var, gerçekten okumanızı öneririm.
55 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Klişeleşmişti onun için ilk defa okuyorsa "Okuduğum ilk ...'ın kitabı" diye söze girmeye. :) İşte yine öyle bir günde ilk Sunay Akın kitabını hayatıma kaydederken hafızamıza kazıyacağımız çok güzel şiirler bırakıyor bence. En çok da Şiiriçi Hatları Vapuru...
61 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Sunay Akın ı bir de şiirsel yönden görmek güzeldi.
Farklı nüanslara değinilen, arka planda kalan gerçeklikleri göz önüne seren ve aynı zamanda farklı manaları hissedip şiirsel havanın ahengini yaşatan bir eserdi.
Kâğıt bir gemidir devrim
Bütün gemiler
Hurdaya çıksa da sonunda
Taşıdığı özgürlük şiiriyle
Batmadan yüzer nicedir
Dünya sularında.
Sunay Akın
Sayfa 47 - İş Bankası Yayınları - 7. Baskı
Beyaz adam
özgürlük gibi adaleti de
bir kadın heykeliyle simgeledi
ama elinde terazi tutan
zavallı kadın
gözleri bağlı olduğu için
kendisine tecavüz edenin
kim olduğunu göremedi...
Sunay Akın
Sayfa 59 - Generalim-Beyaz Adam
Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet
Sunay Akın
Sayfa 10 - Kayıp Dalga- Kedi Kırıkları
Nazım Hikmet vapuru
deniz ile arasına
dökülen asfaltı kırar
özgürlüğüne kavuşturur
salacak iskelesini
batmak pahasına

Can Yücel vapuru
alaycı bir düdük çalar
savaş gemilerine
ki rakı şişeleri asılıdır
can simitlerinin
yerine

Attila İlhan vapuru
keyifle yarar suları
içinde çünkü sevgililer öpüşür
ve güvertesinde
sigarasını rüzgara karşı yakan
bir katil üşür

Edip Cansever vapuru
denize yansıyan
otel ışıkları altında
gider gelir Boğaz'ın en uzak
iki iskelesi
arasında

Orhan Veli vapuru
evlerine taşırken
telaş içindeki insanları
küpeştesinden atılan
simitleri kapışır
martı kuşları

Cemal Süreya vapuru
akşamüstleri giyince
ışıklı elbisesini
ince bir duman savurarak havaya
dansa kaldırır
kız kulesini
Sunay Akın
Sayfa 44 - Şiiriçi Hatları Vapuru
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
ama ölüm
sayfaları oyulmuş
bir aşk romanının
içine gizliyor
tabancasını...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaza Süsü
Baskı tarihi:
Eylül 1997
Sayfa sayısı:
61
Format:
Karton kapak
ISBN:
9978953481020
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Kaza Süsü
Kaza Süsü
Kaza Süsü

Kitabı okuyanlar 408 okur

  • Musab
  • betul
  • SÜMEYYE
  • Ade
  • CarpeDiem
  • Murat Bayar
  • Ertan Dinçel
  • gregor cemsa
  • Murat şehirli
  • Fatoş Bck

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%3.5 (4)
7
%0.9 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0