Kazan Töreni

·
Okunma
·
Beğeni
·
851
Gösterim
Adı:
Kazan Töreni
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Kazan Töreni
Kazan Töreni
Kazan Töreni
Kazan Töreni
– Maksat yemek değil, muhabbet...
– Elbetteee... Ciğerden almıyorsunuz...
– Bendeniz dolmaya bayılırım da... Güzel de yapmışlar.
– Burası ne fabrikası beyefendi?
– Vallahi iyice bilemiyorum ama, galiba makinelere filan bakılırsa, bir makine fabrikası olacak.
– Maşallah çok büyük bir fabrika...
– Efendim, ne de olsa medeniyet ilerliyor tabii... Tavsiye ederim, uskumru dolmaları pek güzel...
192 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Aziz Nesin mizah ustası olan yazar ağlanacak halimizi bize anlatıp hemde o halimize gülmemizi sağlayan yazardır (Bir sosyolog modern dönem Türk Milletini tanımak istiyorsa ilk başvuracağı isim Aziz Nesin olmalı ). Bu görevi 13. Y.Y'da Nasreddin Hoca'nın Anadoluda yaptığı görevi 20.Y.y da Aziz Nesin görevini üstlenmiştir.
Aziz Nesin Kendi Mizahı(gülmece olarak) için:
"Benim gülmecem, 1. Geleneksel Türk halk gülmecesinden kaynaklanır, 2. Toplumun sorunlarından esinlenir, 3. Çağdaş dünya insanlarının sorunlarını anlatır. Kısacası yaptığım, halk gülmecesidir."

Halk gülmecesini de şöyle açıklar: "Bir işe yarayan, bir işlevi olan gülmece." İşlevse, "İnsanları güldürme yoluyla düşündürmeye yarar. Demek bana göre gülmece bir araç, düşünmek amaçtır. Gülmecelerimle, okurlarıma şunu düşündürmek istiyorum: Yaşadığımız toplum ve bu toplumsal yapı adaletli değildir ve içinde bulunduğumuz koşullar da güzel değildir. Adaletsizliklerden, çirkinliklerden kurtulmak için, başta kendimiz olmak üzere, çevremizi, toplumumuzu, dünyamızı değiştirme özlem ve isteği yaratmak." (Yetmiş Beşinci Yaşında Aziz Nesin, haz. Alpay Kabacalı, Tüyap 1990).

Bu kitapta tam o tarz bir kitap 1 hikaye ve kitba ismini veren Kazan Töreni ile başlıyor. Kazan Töreni bugün açılış açılış gezen Türk memurunu(alt bürokrasiden memur isen şansın yok ama biraz yükselirsen görürsün) anlatıyor. Gogolvari bir hikaye okurken eger Gogol okumuş iseniz devlet memuru anlayışı biciminde anlatıyor.
2. Hikaye bir kedi hikayesi icine Alman Şair Goethe'nin misafir geldiği:)) Kedi Neden Kaçtı
3. Hikaye siyaset tiyatro içiçe bir hikaye (sincik bu hikayeyi okuyacaksınız Muhteşem sive muhteşem mizah :)))). Hem Çal Hem Oyna
4. Hikaye bir dolmuşun kapısını acamayan ne için yasarki (Bir Türk şoförü hikayesi bangır bangır bağırmadan olmaz Türk Şoförü bağırır) Dolmuş Kapısı
5. Hikaye "Doktorlar, basbayağı doktordular. Ama hademeler; doktorlardan daha çok doktordular." Gacinci Gılinik ile de hastane mizahı

Bu Gadari anlattığım yeter gerisi için kitaba basvurun :))
92 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
1957 yılı basımı okuduğum bu harika kitabın giriş sayfasında şu bilgiye yer veriyor varın siz düşünün nasıl bir eser olduğunu.

Bu kitap.... 1957'de 8000 tane basılmış, kısa zamanda da bitmiştir. İkinci baskısını yaptığımız bu kitabın ilk hikayesi ( Kazan Töreni) 1957 yılında İtalya'da yapılan Dünya Mizah Yarışması'nda birinciliği almış ve "ALTIN PALMİYE" armağanı kazanmıştır.

Eski basım bir kitap okumayalı uzun yıllar olmuştu. Kitabı okurken sanki daktiloda yazılmış gibi bir görüntü sergileniyor. Bazı harfler üzerinde fazla bulunan mürekkeplerin olması lisede daktilo dersinde yazdığım metinleri aklıma getirdi. Kitapta birbirinden güzel ve farklı konularda hikâyeler var. Kitaba adını veren Uluslararası ödül alan Kazan Töreni adlı hikâyeyi başka bir kitabında da okumuştum. Dolmuşun Kapısı adlı hikayede arabaların az olduğu dolmuşların kapılarının bir türlü açılmadığını zamanın bir problemi olarak gösteriyor. Gina Terzihanesi adlı hikayenin konusu ise hiç anlatılamayacak bir edepsizlik konusunu anlatıyor. Muhasebeci adlı eserini okurken hem güldürüyor hemde düşündüren eşsiz bir konu. Elektrik Direğine Bağlanan Adam adlı eserde ise İngiltere'de yaşanan gerçek bir olayın İstanbul'a uyarlanan kısmı ülkemiz gerçeğini farklı bir pencereden gösteriyor. Gel De Anlat adlı hikayede ise İstanbul Karaköy'de bulunan meşhur sokakta yaşananları anlatmakta. Buna benzer eşsiz konulu başka hikayeler yer alıyor. Mutlaka okuyun hoşunuza gidecektir. Herkese iyi okumalar.
192 syf.
·1 günde·10/10
İnceleme accık spoiler içerebilir.

Merhaba 1K Ailesi. Bir incelemeyle daha karşınızdayız. Ve usta yazar Aziz Nesin'i okuduk bu günlerde. Nereden baksanız 10 yıldan fazla süredir Aziz Nesin okumadım. En son ilkokulda okumuştum. Ben de Çocuktum adlı kitabıydı. Hiç unutmam, okurken ne de çok gülmüştüm. Aradan geçen bunca yıl daha hevesle okumama sebep oldu aslında. Daha bi merak ettim. Acaba küçükken okuduğum kitap gibi mi hâlâ dedim. Bakalım öyle mi? Hadi incelemeye başlayalım.

Kitabımız bir öykü kitabı. 24 adet birbirinden güzel, sağlam öyküler. Nasıl sağlam olmasın ki, kalem sağlam bi kere! 24 öyküyü tek tek anlatmayalım ama 4- 5 öyküyü şöyle üstten bi anlatalım. Kalan 19'unu da okuyanlar görsün. :)


İlk öykü, Kazan Töreni. Kazanın töreni mi olurmuş dediğinizi duyar gibiyim. Ben de öyle dedim ilk. Kazanın töreni mi olur? Olurmuş. Adaşım burda diyor ki, ülkemizde eften püften şeylerin bile törenleri yapılıyor. En önemli konular, detaylar göz ardı edilirken; en küçük şeyler için tören düzenleniyor diyor bize. Bu öyküde bir kazanın açılışı var. Ama kim takar kazanı. Herkes törene gidip bir şeyler yemek derdinde. Kazan mazan bahane! Gerçekten de öyle değil mi? Nesin burda insanımızın törene gitmeyen, gitse bile çıkarları uğruna gittiğini anlatıyor. Ne de güzel anlatıyor.

Bir diğer öykümüz Kedi Neden Kaçtı? Başlarken dedim ki kendime Aziz Baba kediyi bile öykü yapmış. Ama ne yapmış! Bir adam yanından hızla geçen bir kedi görüyor. Ve kedinin neden evden kaçtığını bir flashback gibi geriye dönüp anlatıyor bize. Bir müsteşar var. Morali bozuk. Nasıl rahatlayacağını düşünüp duruyor. Adamlarını çağırıyor. Deyim yerindeyse hatalarını arıyor bir bir. Rahatlayacak ya güya, azarlaması lazım tabi. Adamların hiçbir açığı yok ama kendisi bir açık yaratıp adamları fırcalamayı iyi biliyor. Müsteşarımız rahatladıktan sonra çıkıyor işten. Dönüşte tramvaya biniyor. Tramvayda bir biletçiyle karşılaşıyor. Ama tramvay ağzına kadar dolu. Parayı inerken veririm diye üsteliyor ama biletçi şimdi vereceksin diye diretiyor. Küçük bir gerginlikten sonra biletçi morali bozuk bir şekilde eve dönüyor. Onu gülerek karşılayan karısına "utanmıyor musun kocana gülmeye?" deyip basıyor dayağı. Bunları gören kedi de kaçıyor evden. Nerden nereye de mi? Müsteşarın morali bozuk olmasa ne yanındaki çalışanlar fırça yiyecek, ne biletçi ile tartışacak, ne biletçinin karısı dayak yiyecek ne de kedi evden gidecek. Işte bizim insanımız! Zaten Aziz Baba hikayenin içindeki şu cümlelere özetliyor her şeyi:

"Her ne olursa olsun insanlar rahatlamak zorundadır" ve "Her şeyin, her işin bir nedeni vardır."


Geçelim 3. öykümüze. Hem Çal Hem Oyna!
Bir adam elinde megafon bas bas bağırır. Tiyatroya gelin diye. Ama millet gitmez çünkü Milli Cemaat Partisi'nin lideri konuşma yapacaktır. Uygun yer bulamayınca konuşmayı lokantada yapar. Kısa bir konuşmadan sonra cemaat döner ve "Birazdan benim ses kayıtlarımın olduğu plakları dinleyeceksiniz" der. Plaklar takılır. 1 2 plak iyi birkaç vaatle, güzel sözle iyi gitse de ardından oynak parçalar girer. Yaşlısından gencine herkes halaya tutuşur. Parti lideri plağı değiştirtse de kimse dinlemez onu. İlle o plak. Herkes halaya kaldığı yerden devam eder. Halay sonunda lider "görüyorsunuz sırf biz iktidar olmayalım diye plaklara oyun havaları eklemişler. Böyle demokrasi olmaz" der. Ama gelin görün ki halkın çoğu o partiye oy verir ve ekler:

"Düğün dernek canım, bir çengisi eğsükdü."

Gelelim 4. öykümüze. "Verem Olmak Lazım." Bu öyküde yeni evli bir adam önlerindeki kış için kömür almak ister. Daha önce almamıştır. Tanıdıklarına sorar nasıl alırım diye. Herkes kömür alamazsın diyip durur. Sinirlenir. Nasıl alamam diye. Gider muhtara. Ben yeni taşındım buraya, yeni evlendim kömür almam lazım. Kömür almak için şöyle şöyle belgeler getirmen lazim diyor muhtar. Daha sonra bir memurun yanına gidip soruyor. Yalnız memur kömürün sadece romatizma hastalarına verileceğini söylüyor. Adam kaynanasının romatizma raporunu getiriyor. Ama memur diyor ki artık romatizmalı değil veremli hastalara kömür veriyoruz der. Sinirlenen adam "verem olsak bile derler ki ölümlere kömür veriyoruz. Ölüyü yıkamak için suyu kaynatmaya veriyoruz diyecekler" diyip kömür almıyor. Bu öyküde bir şeyden faydalanmak için binbir cefa çektiğimizi ama yine de ona ulaşamadığımızı, ulaşmamızı istemediklerini, bizi oyaladıklarını görüyoruz.


Veee son öykümüz. "Zamanın Değeri". Abidin diye bir adam, Karaköy'e gidecek vapuru kaçırmaması lazım. 37 dk var. Nasil acele ediyor görmeniz lazım. Ama şans bu ya acelesi var diye onu durdurmayan kalmıyor. En sonunda bi de yanlış vapura binmez mi? Koşup ter içinde kaldığına mı yansın, yediği küfürlere mi ?

Zaten hep öyle olmaz mı? Ne zaman acele işimiz çıksa hep birileri engel olur.

Velhasıl kelam Aziz Baba bizi, bizim insanımızın özelliklerini yeri gelmiş alayla, yeri gelmiş güldürüyle anlatmış bizlere. Ne de güzel anlatmış. Okuyun, okutun..!
192 syf.
·4 günde·7/10
Aziz Nesin'den ülke insanı ile ilgili iğnelemelerle dolu bir kitap daha, bu sene Aziz Nesin'den okuyamadığım kitapları bitirme derdindeyim. Kazan Töreni'nde de fazlasıyla siyaset, millet uçkuru ve hırs konuları işleniyor. Bir çok öyküde genelev muhabbeti geçiyor bu sefer. En beğendiğim öyküler "78 santimlik arsa", "Bir Ahlak Dersi", "Aşk Hastanesi" oldu.

Diğer kitaplarına göre daha az keyif aldığım fakat genel itibari ile kinaye mizahında ortalamanın çok üstünde seyreden bir derleme oldu.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Klasik Aziz Nesin kitabı... Çok iyi gözlemler yapıp yine mizahi bir dille bizi bize anlatmış. "Bir Ahlâk Dersi", "78 Santimlik Arsa Kes", "Elektrik Direğine Bağlanan Adam" ve "Pazarlık" öyküleri favorilerim oldular. Tebessüm etmek adına okunası bir kitaptır.
192 syf.
·6 günde·9/10
~Kitaplar nefesiniz olsun~

Bir nefessin Aziz Nesin,
"konularımın hepsi hayattan alınmıştır" diyor.
"Halk için yazıyorum"diyor.
"Bu arada herkes kendine göre bir şeyler bulup çıkarıyor" diyor.
Sizin de bulmanız dileği ile;
Mizaha düşünmeyi öğreten güzel insanın bir birinden güzel hikayeleri;

1-Kazan Töreni
2-Kedi Neden Kaçtı?
3-Hem Çal Hem Oyna!
4-Dolmuşun Kapısı
5-Gaçıncı Gılinik
6-Islatır mı Islatmaz mı?
7-Verem Olmak Lâzım
8-Zamanın Değeri
9-Yaşasın Züğürtlük
10-Araştırma
11-Aya Gidiyoruz
12-Gina Terzihanesi
13-Muhasebeci
14-Bir Ahlâk Dersi
15-Durup Bakan Adam
16-Fuhuşla Mücadele
17-78 Santimlik Arsa Kes!
18-Elektrik Direğine Bağlanan Adam
19-Ya Bunlar Nereli?
20-Hal Tercümesi
21-Aşk Hastanesi
22-Sülün Osman Pırr
23-Pazarlık

Bütün kitaplar güzeldir. "Bu bir tık daha güzel" iyi okumalar.
192 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
1957 yılında, İtalya'da yapılan Dünya Mizah Hikâyeleri Yarışması'nı üst üste ikinci kez kazanan Aziz Nesin, bu yarışmayı, kitaba ismini veren öyküyle kazanıyor. Verilen ödülün adı Altın Palmiye. Kitabın 1957 yılındaki baskısında 24 öykü varmış ama okuduğum 2013 yılı baskısında 23 öykü vardı. Bu öykülerden 10 tanesini beğenerek okudum. Kitabın sonunda "Yankılar" adıyla verilen kısımda, kitabın basıldığı dönemde hem kitap hem de Nesin'in kazandığı ödülle ilgili basında çıkan olumlu ve olumsuz yazılara yer verilmiş. Bu kısım 31 sayfa ve okunmaya değer. Nesin'le o dönem yapılmış iki kısa röportaj da bu başlık altında yer alıyor. Daha önce paylaştığım sözü burada da tekrar edeceğim: "Nesin'in öykülerini okumak dövme yaptırmak gibi; asla bir tanesi ile yetinmiyorsunuz."
192 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Tam da hatırladığım gibi kalemi. Öylesine doğal ve sonuna kadar ironik hikayelerinden bir seçki karşımızda şu an.

İlk okuduğum kitabı '' Şimdiki Çocuklar Bir Harika'' ydı. Tekrar okuyacağım.

Aziz Nesin' i okurken güleriz ama sonunda içimizde bir acı tortu kalır.

'' Neden ? '' diye sorarız. '' Düzeltilemez mi? Her şey daha iyi olamaz mı, Değiştirmek için ne yapmalı ? ''

Bu soruları sormak bile okumaya değer bence.
192 syf.
·Puan vermedi
"Her şeyin bir nedeni vardır".
Evet her şeyin bir nedeni var. Kitapta 'Kedi neden kaçtı' adlı hikaye okursanız o konuşmanı anlarsnız. Okuyun ve rahatlanın!!!
Onunla evlenecektim. Ama şimdi vazgeçtim. Bankaya para yatırdığımdan beri onu görmek istemiyorum. Evlilik masraf kapısıdır.
— Öğretmenim, yâni bu ahlâk iyi bişey değil galiba...
— Çok iyi şeydir. Ahlâklı insan doğru bildiği şeyi korkmadan söyler.
— Ama benim bir dayım var, doğruyu söylemiş diye partiden kovmuşlar.
— O başka şey... Ben size siyaset söylemiyorum, ahlâkı anlatıyorum. Söyle bakayım Oğuz, yalan nasıl bişeydir?
— Çok iyi bişeydir öğretmenim. Eğer yuttunrabilirsen çok iyidir. Evde yalan söylemesem her gün dayak yerim.
EVLENDİK ya... Evleninince insan ne yapar? Ne yapılacağını bilmiyordun da, ne diye evlendin? Bilmez olur muymuşum? Bal gibi biliyorum işte... İnsan evlendi miydi, ilk işi kışlık kömürünü almaktır.
Ben bu partiye girmem Hacı emmi, gülmek olmadıhtan kelli... Partiye gireceğime, tiyaD toraya giderim. Yörü, tiyatoraya! Paralar benden...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazan Töreni
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759038168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesin Yayınları
Baskılar:
Kazan Töreni
Kazan Töreni
Kazan Töreni
Kazan Töreni
– Maksat yemek değil, muhabbet...
– Elbetteee... Ciğerden almıyorsunuz...
– Bendeniz dolmaya bayılırım da... Güzel de yapmışlar.
– Burası ne fabrikası beyefendi?
– Vallahi iyice bilemiyorum ama, galiba makinelere filan bakılırsa, bir makine fabrikası olacak.
– Maşallah çok büyük bir fabrika...
– Efendim, ne de olsa medeniyet ilerliyor tabii... Tavsiye ederim, uskumru dolmaları pek güzel...

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Mir'at-ı Cünun
  • Mazlum zirve
  • Hüseyin Gelebek
  • Fatih Baskan
  • Harun Beşikci
  • Enes Koyun
  • Ali Hut
  • Emre Can Fidan
  • Batuhan Kutluca
  • Hakan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (8)
9
%25 (8)
8
%28.1 (9)
7
%6.3 (2)
6
%3.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%3.1 (1)
1
%0