Kazım Karabekir ve Eğitim

·
Okunma
·
Beğeni
·
346
Gösterim
Adı:
Kazım Karabekir ve Eğitim
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758156438
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitapevi
Türk İnkılap Tarihi veya Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ile ilgili yayınlarda Doğu Anadolu dendiğinde daha ziyade 15. Kolordu ve Ermenilerle savaşlar akla gelir. Fakat söz konusu yıllardaki Doğu Anadolu'nun sosyal ve kültürel boyutu maalesef ilgili yayınlara yeterince yansımamıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Ruslarla işbirliği yapan Ermeniler'in geride bıraktığı bir sosyal facia vardır. Doğu Anadolu'da Ermeni zulmü sonucu yetim, öksüz ve bakıma muhtaç binlerce Türk çocuğunun dramı yaşanmaktadır. Bu dram, destanlara kadar yansımış idi. İşte Karabekir, bir komutan olarak bir elinde kılıç Doğu'daki askeri harekatı yönetirken, bir elinde de kalem cahillik ve fakirliğe karşı yöre insanının eğitim ve kültür durumunu yükseltmenin ve Ermeni katliamları sonucu solmuş ve karamsarlığa itilmiş binlerce yüzü güldürmenin ve hayata bağlamanın endişesi ve heyecanı içinde olagelmiştir. Aslında Karabekir'in bu davranışı, kılıçın yanında kalemi ihmal etmeyen Türk karakteristiğinin yansımasından başka ne idi? Sakarya Savaşı arefesinde Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla toplanan 1921 Maarif Kongresi de bu karakterin tezahüründen başka bir şey olabilir mi? Şüphesiz "tarih eğitimi"nde, hedeflenen amaçlara ulaşılabilmesi için tarihin bilimsel metodlar dahilinde yeni nesillere aktarılması, öğretilmesi gerekir. Ancak böyle davranılırsa günümüzün siyasi, sosyal, hatta ekonomik bazı problemlerini daha sağlıklı değerlendirmek imkanı doğacaktır.
297 syf.
·2 günde·7/10
Karabekir Paşa'nın askerliği yanında bilmediğimiz eğitimci yönü bu kitapla ortaya çıkıyor. Savaş ve Ermeni terörünün geride bıraktığı yetimlerin eğitimiyle ilgilenmesi onun çelikten göğsünün içinde merhamet duygusu ve mücadele ruhunun aynı anda barındığını göstermektedir. Bu yönüyle Çocuk Esirgeme Kurumlarının fikir babası diyebiliriz. O, zor zamanlar atlatan yorgun ve karamsar milletin yüzünde ümit ve mutluluk sebebi olmuştur.Tarihin tozlu sayfalarında hakettiği yerde olmayan Karabekir Paşa memleket için sadece silahlı mücadele değil, aynı zamanda fikri mücadele de vermiş bir idealisttir. Silahı ve kalemiyle memlekete hizmet etmiştir.
O yıllarda eğitim alanında başlamış olan arayışın günümüzde hala uzun soluklu bir eğitim politikasına dönüşmemiş olması hepimizce malumdur ve üzüntü kaynağımızdır. Diğer ülkelerin eğitim sistemlerini incelemiş ve kıyaslamış olan Karabekir Paşa milli, manevi, ahlaki, uygulamaya dönük ve pragmatik bir eğitim politikası benimsemiş ve eğitimin her seviyesinde hayata hazırlamak gibi bir amaç gütmüştür. Eğitimin çevrenin olanak ve ihtiyaçlarına göre dizayn edilmesini savunan Paşa; sanatı, sporu, müziği öğrencinin kendine güven duygusu geliştirmesi açısından önemli görmüştür. Hatta ortaöğretimde atıcılık eğitimi verilmesini önermiştir.Alanım olduğu için fazlaca irdelediğim okul öncesi eğitimle ilgili okul hayatına hazırlamanın yanında özbakım becerileri (temizlik, intizam ve sağlıkla ilgili bilgiler), değerler eğitimi (oyun metodu ile ahlaki değerler) konuları üzerinde durmuş. İlköğretimde sanat eğitiminin, ortaöğretimde iş eğitimi ve mesleki eğitimin önemini vurgulamış, ortaöğretim sonunda bir mesleğe sahip olunması gerekliliğini savunmuş. Yükseköğretimde yol gösterici şahsiyet yetiştirmeyi amaç edinmiş, yurtdışına öğrenci gönderimi hususunda önemli telkinlerde bulunmuş. Halkın eğitilmesinde müze, sinema ve kütüphanelerin etkin kullanmasını istemiş. Düşmana karşı kurulan üsler gibi cehalete karşı eğitim üsleri kurulmasını istemiştir. Günümüzde hala güncelliğini koruyan öğretmen yetiştirme,özlük hakları vs.meselelerde de fikir beyan etmiştir.
Eğitim fakültesi mezunu olarak Kazım Karabekir'in eğitimci yönünden bihaber oluşum ve onun bu yönünden hiç bahsedilmemiş olması üzücü. Bu görüşlere katılınsın veya katılınmasın eğitimle alakası olan herkesin, öğretmenlerin, eğitim fakültesi öğrencilerinin, eğitim program ve politikasıyla uğraşanların okumasının yerinde olacağı kanaatindeyim. Saygılar.
Okul eğitimine el işleri dersinin girmemesinden,uygulamaya ve idmana önem verilmemesi yüzünden,eğitim nihayet sıra üzerinde okuma yazma ile cansız idmanlar ve hareketsiz musikiden ibaret kalıyor.Bu yöntemin öğrenciler üzerindeki tesirini,sokaklarda yalnız veya grup halinde giderken,onların düşünceli ve düşkün vaziyetlerinden daima görürüz.Bu suretle Cenabı Hakkın ellere ve vücuda verdiği kabiliyet inkişaf edeceği yerde,uyuşuyor ve çocuğun dimağında bir emel uyandırılmadığından,gereği gibi netice sahibi olamıyor.Bu haliyle mücadeleye atılan gençlerin yalnız dimağı faaliyettedir.Gençlerimizin çoğunun memuriyet hayatına sokulmaya zorlayan sebeplerin önemlisi de işte budur.
Karabekir'e göre eğitim araçlarından olmak üzere,her okulda,yabancı ve Türkçe eserlerden oluşan bir "okul kütüphanesi",ilmi ve fenni filmlerin gösterildiği sinema ve lanternmajik (hayal feneri),icatların veya herhangi bir eşyanın ilk halinden son haline kadar olan gelişme seyrini sergileyen "okul müzeleri" bulunmalıdır.
Açılması planlanan bir sanat okulu,iyi bir tetkik neticesinde,o mahallin bol miktarda sahip olduğu ham malzeme ve yine bunun işlenmiş maddelerinin sarfiyatı nazarı dikkate alınarak,vücuda getirilmelidir.
Lüzumu olmayan yerlerde liseler,o sanatlarla ilgili olmayan yerlerde sanat okulları açılmamalıdır.
Bugün şurada,yanımızda bir köy mektebi vardır.Köyün içindedir,fakat köylü çocuğunu şehirli yapmaktadır.Demek oluyor ki biz bu köy mekteplerine köyün ihtiyacına göre bir şey verse idik...muallim bağdan anlamaz,aşıdan anlamaz,nebattan anlamaz,çiftten anlamaz,hiçbir şeyden anlamaz,yalnız klasik tahsilini yapmış,nasıl köye ünsiyet eder?Onun için şimdiye kadar muvaffakiyetsizliği yalnız şehir hayatının köylerde tatbikinde aramamalı,bilakis usul-i tedrisin,usul-i talimin köylerin ihtiyacına tekabül etmemesinde aramalıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazım Karabekir ve Eğitim
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
297
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758156438
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitapevi
Türk İnkılap Tarihi veya Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ile ilgili yayınlarda Doğu Anadolu dendiğinde daha ziyade 15. Kolordu ve Ermenilerle savaşlar akla gelir. Fakat söz konusu yıllardaki Doğu Anadolu'nun sosyal ve kültürel boyutu maalesef ilgili yayınlara yeterince yansımamıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Ruslarla işbirliği yapan Ermeniler'in geride bıraktığı bir sosyal facia vardır. Doğu Anadolu'da Ermeni zulmü sonucu yetim, öksüz ve bakıma muhtaç binlerce Türk çocuğunun dramı yaşanmaktadır. Bu dram, destanlara kadar yansımış idi. İşte Karabekir, bir komutan olarak bir elinde kılıç Doğu'daki askeri harekatı yönetirken, bir elinde de kalem cahillik ve fakirliğe karşı yöre insanının eğitim ve kültür durumunu yükseltmenin ve Ermeni katliamları sonucu solmuş ve karamsarlığa itilmiş binlerce yüzü güldürmenin ve hayata bağlamanın endişesi ve heyecanı içinde olagelmiştir. Aslında Karabekir'in bu davranışı, kılıçın yanında kalemi ihmal etmeyen Türk karakteristiğinin yansımasından başka ne idi? Sakarya Savaşı arefesinde Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla toplanan 1921 Maarif Kongresi de bu karakterin tezahüründen başka bir şey olabilir mi? Şüphesiz "tarih eğitimi"nde, hedeflenen amaçlara ulaşılabilmesi için tarihin bilimsel metodlar dahilinde yeni nesillere aktarılması, öğretilmesi gerekir. Ancak böyle davranılırsa günümüzün siyasi, sosyal, hatta ekonomik bazı problemlerini daha sağlıklı değerlendirmek imkanı doğacaktır.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Sevil
  • Caykoyevski
  • Elçin
  • fatma eren
  • Dicle Dağ
  • Ayşe Sümeyye Kuz
  • Rıfat ÇELEBİ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0