Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz (İstiklal Savaşı'nın İçyüzü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
920
Gösterim
Adı:
Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz
Alt başlık:
İstiklal Savaşı'nın İçyüzü
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051144320
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"19 Nisan 1919da Trabzona çıktım"

Kazım Karabekir Paşa İstiklal Savaşı'nın bugüne kadar göz ardı edilen, gösterilmeyen, yazılmayan taraflarını inceliyor. Tarihe yeni bir gözle bakmak isteyenler için muhteşem bir araştırma...

İnkılap tarihlerimizin neden Tarih sıfatını hak etmediğini anlamak için Kâzım Karabekir Paşanın hayatına bakmak yeterli olacaktır. Sadece bir kaç fersiz cümlede geçer ismi. Resmi bile son yıllara kadar ders kitaplarında hemen hiç yer almazdı. Hatta bazılarına kalırsa rejim düşmanı, Hilafetçi ve haindi. İyi ama ne yapmıştı Paşa bu hakaretleri hak etmek için?

Karabekir Paşanın askeri ve siyasi hayatında haksızlıklara uğraması yetmiyormuş gibi, tarih kitaplarından da emekleri silinmişti. Doğu Cephesinde zafer üstüne zafer kazanarak makûs talihimizi yenen Paşa, Sevri yırtan ilk antlaşmanın altına imza atmıştı. Savaş sonunda adına Şark Arslanı diye posterler basılıyor, özellikle Doğuda savaşın gerçek kahramanı sayılıyor, adı efsaneleşiyordu.

Ne olduysa savaş sonunda oldu ve Karabekir önce ordudan uzaklaştırıldı, derken Mecliste mücadele ederken görüldü, sonra partisi kapatıldı ve ertesi yıl İstiklal Mahkemesinde idamla yargılandı. Gözetim altında tam 13 yılını geçirdi. İstiklal Savaşını birlikte başlattığı ve en zayıf anında Emrinizdeyim Paşam diye desteklediği Mustafa Kemal Paşa ve çevresine eserleriyle muhalefet etti.

İstiklal Savaşını kardeşlik duygularıyla bağlı bir kadroyla vermiştik. Ancak asıl savaş bundan sonra başlamış, iktidar rüzgârı, İstiklal Savaşının İlk Beşinden 4ünü idam sehpasının önüne fırlatmıştı. Suçları neydi? Muhalefet etmek. Peki savaşı esaretten kurtulmak için yapmamışlar mıydı? Şimdi de hem kendi haklarını, hem de milletin haklarını savundukları için darağaçlarının gölgesinde bir hayata mahkûm ediliyorlardı.

İşte herkesin sustuğu bir zamanda Karabekir tek başına muhalefet bayrağını açtı ve basının önüne çıktı. İstiklal Savaşını sanki sadece Mustafa Kemal Paşa yapmış gibi anlatılıyordu. Oysa Karabekir Paşa diyordu ki: Onu Anadoluya gelmeye ben ikna ettim. Hatta bir ay önce, 19 Nisan 1919da Trabzona çıktım

MUSTAFA ARMAĞAN, Karabekirin 1918-1922 dönemini kendi ağzından aktarıyor. Yıllardır susturulmuş olan Paşayı konuşturuyor. Onun gözüyle tarihimizi sarsan 4 yılın hikâyesini yazıyor. Konuşan ne de olsa bir kahramandır. Kahraman olmayanlara düşen ise onu saygıyla dinlemektir, diyor.
240 syf.
·7/10
Mustafa Armağandan farklı tarzda bir kitap. Belgeleri elinde harmanlamış ve bu yapıtı ortaya çıkarnış Armağan.
Kitapta Kazım Karabekir Paşanın doğru tetkiklerini ve bu tetkikler neticesinde sefil hayatı yaşamasını, silah arkadaşlarının saraylarda keyif sürerken Paşanın emekli maaşı için kuyruğa girmesini görecek, biraz hırslanacak biraz sinirlenecek ama en çok da üzüleceksiniz.
240 syf.
·1085 günde·Puan vermedi
Hatırat okumaları seven arkadaşlara tavsiye ediyorum...
yaklaşık 7 8 yıl evvel okumuştum aslında.. parça parça..
fırsatını buldukça alıyorum elime
240 syf.
·1/10
Türkiye'de yaygın bir tabir var. "Mustafa Armağan tarihçiliği..."
Yani kanıtsız, demogojik, bilim dışı tarihçilik...
İşte bu kitap da aynı sürecin devamıdır. Tüm bunlara rağmen, Kazım Karabekir'in yazdığı kitaptan haberdar oldum. Bu kitap, aslında tefeci-bezirgan zümrenin devrimi saptırmak için ne kadar uğraştığını da göstermekte. Kazım Karabekir'i okuyarak, Türkiye-SSCB arasında gelgitler konusunda netçe bilgi sahibi olabilirsiniz.
240 syf.
·5/10
Bu kitapta yazarın hangi söylediği belgeye dayalı hangisi belgeye dayalı değil anlaşılmıyor. Verdiği bilgiler insan da bir şüphe uyandırıyor sadece.
240 syf.
·6 günde
Aslında bu kitap Kazım Paşanın İstiklal harbinin bir özeti şeklinde olmuş diyebiliriz bu bakımdan eksikler var tabi. Kolaya kaçanlar ilk bu kitabı okuyabilir ama bence İstiklal Harbimiz kitabından sonra okunması gereken bir kitap. Tarihe başka bir açıdan bakmak bilmediklerimizi belgeleriyle görüp öğrenme anlamında faydalı olacaktır. Bu vesileyle gerek Kazım Karabekir gerek Atatürk, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Rauf Paşa gibi Milli Mücadeleyi başlatan ve sonrada bu kutsal davaya destek olan tüm asker ve milletimizin ruhları şad olsun.
240 syf.
·14 günde
Yalnız yurtseverliğin belli kişilerin tekeline alınmasına karşı olanlardanım. Tarihimizi milli mücadelede elini taşın altına koyan farklı kişilerden de okumak lazım. O noktada bu eser okunmaya değer.
240 syf.
·Beğendi·9/10
Kazım Karabekir... Ne kadarımız tanıyor onu? İsmi sokaklara, caddelere, okullara... verilir ama kitaplarda çok az geçer adı.
"19 Nisan 1919'da Trabzon'a çıktım" diye başladığı 1933'te yakılan, 1951'de tekrar basılan, kendi eliyle yazdığı kitabı, İstiklal Harbinin Esasları'nı kimler okudu veya biliyor mesela? (Ben de okumadım henüz, açıkçası okumaya da pek istekli değilim, daha matbaadayken yakılan kitap tekrar basıldığında illaki içinden bazı cümleler çıkartılmıştır, bence.)
Mustafa Armağan, Karabekir'in ağzından bir roman havasında yazmış kitabı. Çoğu yerde düşündürücü ögeler barındıran bir kitap. Yakın tarih hakkındaki kitapların çoğunu tam itimat ederek okumamaya özen gösteririm. Bu kitap da onlardan birisi oldu. Tarihi olaylarda YALNIZCA BİR KİŞİYİ kahraman olarak gösteren o saçma inanışa karşıyım. Bu kitap da Kazım Karabekir'i anlatırken biraz o olaya dönüşmüş. Kazım Karabekir'in tarih kitaplarında hakkının yenildiğini düşünerekten yazılmış ve bu sebepten Paşayı deyim yerindeyse göklere çıkartarak anlatmış, he doğruluk payı var, büyük bir kahraman Kazım Karabekir, Doğu'nun Fatihi olarak bilinir. Ama kitap yalnızca onun başarılarından söz ederek, diğerlerinin hata ve eksikliklerinden söz ederek ilerlemiş. Kitaba olumsuz eleştirim bu yönde. Ama genel olarak güzel, anlaşılır bir dille yazılmış kitap. Tarihseverlere kitabı okumalarını tavsiye ederim. Özellikle tarih kitapları önyargısız bir şekilde okunmalı bence. Bu kitap da öyle okunmalı. Velhasıl kelam Kazım Karabekir büyük bir paşa... Kitaplarda adı her ne kadar az geçse de, sevilen ve sayılan bir paşa olarak sözlü tarih onu bize unutturmadı. Herkese keyifli bol okumalar dilerim 🤗 selametle kalın
" Karabekir'in bir derdi var. Tarih çarpıtılıyor, diyor. Gerçekler değiştiriliyor, diyor. Göz göre göre tarihteki insanların hakları yeniyor, diyor. "
Kars’ı Ermenilerden geri almama rağmen bu başarım Nutuk’ta görülmemiş ve Ermenilerin Kars’ı terk ettiği yazılmıştır. (3 general ve bir çok subay esir alınmış, bir çok muhimmat ele geçirilmiştir)
" İstiklal Savaşı denilince kitaplarda daima Batı cephesinde olan bitenler yazılıyordu. Oysa savaş önce Doğu cephesinde başlamış, ilk zaferler Anadolu'ya buradan müjdelenmişti. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz
Alt başlık:
İstiklal Savaşı'nın İçyüzü
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051144320
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
"19 Nisan 1919da Trabzona çıktım"

Kazım Karabekir Paşa İstiklal Savaşı'nın bugüne kadar göz ardı edilen, gösterilmeyen, yazılmayan taraflarını inceliyor. Tarihe yeni bir gözle bakmak isteyenler için muhteşem bir araştırma...

İnkılap tarihlerimizin neden Tarih sıfatını hak etmediğini anlamak için Kâzım Karabekir Paşanın hayatına bakmak yeterli olacaktır. Sadece bir kaç fersiz cümlede geçer ismi. Resmi bile son yıllara kadar ders kitaplarında hemen hiç yer almazdı. Hatta bazılarına kalırsa rejim düşmanı, Hilafetçi ve haindi. İyi ama ne yapmıştı Paşa bu hakaretleri hak etmek için?

Karabekir Paşanın askeri ve siyasi hayatında haksızlıklara uğraması yetmiyormuş gibi, tarih kitaplarından da emekleri silinmişti. Doğu Cephesinde zafer üstüne zafer kazanarak makûs talihimizi yenen Paşa, Sevri yırtan ilk antlaşmanın altına imza atmıştı. Savaş sonunda adına Şark Arslanı diye posterler basılıyor, özellikle Doğuda savaşın gerçek kahramanı sayılıyor, adı efsaneleşiyordu.

Ne olduysa savaş sonunda oldu ve Karabekir önce ordudan uzaklaştırıldı, derken Mecliste mücadele ederken görüldü, sonra partisi kapatıldı ve ertesi yıl İstiklal Mahkemesinde idamla yargılandı. Gözetim altında tam 13 yılını geçirdi. İstiklal Savaşını birlikte başlattığı ve en zayıf anında Emrinizdeyim Paşam diye desteklediği Mustafa Kemal Paşa ve çevresine eserleriyle muhalefet etti.

İstiklal Savaşını kardeşlik duygularıyla bağlı bir kadroyla vermiştik. Ancak asıl savaş bundan sonra başlamış, iktidar rüzgârı, İstiklal Savaşının İlk Beşinden 4ünü idam sehpasının önüne fırlatmıştı. Suçları neydi? Muhalefet etmek. Peki savaşı esaretten kurtulmak için yapmamışlar mıydı? Şimdi de hem kendi haklarını, hem de milletin haklarını savundukları için darağaçlarının gölgesinde bir hayata mahkûm ediliyorlardı.

İşte herkesin sustuğu bir zamanda Karabekir tek başına muhalefet bayrağını açtı ve basının önüne çıktı. İstiklal Savaşını sanki sadece Mustafa Kemal Paşa yapmış gibi anlatılıyordu. Oysa Karabekir Paşa diyordu ki: Onu Anadoluya gelmeye ben ikna ettim. Hatta bir ay önce, 19 Nisan 1919da Trabzona çıktım

MUSTAFA ARMAĞAN, Karabekirin 1918-1922 dönemini kendi ağzından aktarıyor. Yıllardır susturulmuş olan Paşayı konuşturuyor. Onun gözüyle tarihimizi sarsan 4 yılın hikâyesini yazıyor. Konuşan ne de olsa bir kahramandır. Kahraman olmayanlara düşen ise onu saygıyla dinlemektir, diyor.

Kitabı okuyanlar 116 okur

  • Mriego
  • Ozan Yılmaz
  • ilknur Avcı
  • imran içen
  • Ayşe tenha
  • Emre Köylü
  • Bey Böyrek
  • Muhammet Yasir Alay
  • İsmett
  • Hatice Emre

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%22.2
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%22.2
55-64 Yaş
%5.6
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%24.4
Erkek
%75.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (6)
9
%13.3 (4)
8
%20 (6)
7
%20 (6)
6
%0
5
%6.7 (2)
4
%6.7 (2)
3
%3.3 (1)
2
%0
1
%10 (3)