Geri Bildirim
Adı:
Kedi Beşiği
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789756006870
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cat's Cradle
Çeviri:
Serkan Göktaş
Yayınevi:
April Yayıncılık
Ben daha genç bir adamken; iki kadın, 3000 litre içki, 250.000 sigara önce...

Yani ben çok genç bir adamken, adına 'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denecek bir kitap için malzeme toplamaya başlamıştım. 

Kitap, gerçeklere dayalı olacaktı.
Kitap, ilk atom bombasının Japonya'daki Hiroşima'ya atıldığı gün, önde gelen Amerikalı şahsiyetlerin neler yaptığının bir anlatımı olacaktı.
Bir Hıristiyan kitabı olacaktı. O zamanlar Hıristiyan'dım.
Şimdi ise; Bokononcu'yum.
Bokonon'un buruk tatlılıktaki yalanlarını bana öğretecek biri olsaydı, daha o zamandan Bokononcu olurdum. Fakat Bokononculuk, Karayip Denizi'ndeki San Lorenzo Cumhuriyeti isimli küçük adayı çevreleyen çakıl taşlı plajların ve keskin mercan kayalıklarının ötesinde bilinmiyordu henüz...
Biz Bokononcular, insanlığın takımlardan oluştuğuna inanırız; ne yaptıklarının farkına varmadan 
Tanrı'nın İradesi'ni yerine getiren takımlardan.
Bokonon, bu takımlara 'karass' adını verir ve beni kendi karass'ıma getiren araç, yani kan-kan, adına 
'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denilecek ve hiçbir zaman bitirmediğim bir kitap olmuştu.

Modern insana, deliliklerine dair bir başyapıt. Gezegenin sonuna dair apokaliptik bir öykü. Kara mizahla örülü bir gelecek tasavvuru. Nesilleri derinden etkileyen Kedi Beşiği yeni çevirisiyle, edebiyat paradigmalarını alt üst eden efsane yazar Kurt Vonnegut tüm eserleriyle April'de.
(Tanıtım Bülteninden)
Kurt Vonnegut şüphesiz okuduğum en zeki yazarlardan birisi. Bilgeliğinin en büyük kanııtı ise kitaplarında kurduğu alegori. Kedi Beşiği yazarın en ünlü kitaplarından biri. Yazıldığı 1963 yılında en iyi 3 kitaptan biri olarak gösterilmiştir. Vonnegut benzersiz üslubu, sıradışı karakterleri, yalanlarla dolu kurmaca dini, farklı gelecek senaryosuyla yine bambaşka bir biçimde karşımızda. Kara mizahın en iyi örneklerine şahit olurken alışılmışın dışında üslubu elinizden tutup son sayfaya kadar bırakmıyor. O yüzeysel hiçbir şeyi sevmiyor ve kitaplarında verimli bir okumaya ulaşmak için de yüzeyi olabildiğince aşmak gerekiyor. 233 sayfada pek çok şeyden bahsediyor, ince ince eleştiriyor, okura hiç müdahale etmiyor. Bildiğinizi doğru görmeye, inançlarınıza bağlanmaya devam edip etmemek değil de üçüncü bir göz olarak kendinize bakmak, insanlığı anlamaya çalışmak mühim. Hiç olmayan bir din yalanlar söylerken, hiç olmayan bir madde dünyanın sonunu getirirken, insana en büyük kötülüğü yine aslında insan yapıyor. Düzeni bir şekilde kurmak, mücadeleden eğlence ve bir çeşit uğraş çıkarmak için olmadık kurallar dayatılıp kurbanlar veriliyor. Yaşadıklarımıza kim karar veriyor, iktidar nasıl sağlanıyor? Bunlar Vonnegut'ın kurmacasından mı ibaret, yoksa acı gerçeklerden yola çıkan bir ütopya mı? Bilimkurgu edebiyatının en müthiş örneklerinden, muazzam bir geçmiş şimdi ve gelecek taşlaması.
Uzun zaman kitabi bulamamıstım bulamadikca dahada merak etmiştim.Dogal olarak kitabi bu kadar arayip bulamayınca kitapla ilgili beklentilerim üst seviyeye cıktı.Kitabın müthiş bir kurgusu var.Takip etmesi kolay değil ama bir kere yakalanırsa bırakması zor hikayeler yazıyor Kurt Vonnegut.Diger kitaplarinida bildigim icin hicbiri digerine benzemiyor.Kitapta bahsedilen adamın sabah kahvaltı masasından kalkarken karısına bahşiş bırakan bir bilim adamı olması kitap hakkında biraz fikir sahibi eder sanıyorum.Dünyanin sonuna giden yolu bilim adamlari,bir yazar ve tuhaf peygamberler esliginde anlatmis.Kitap verdiği anlamsız, kopuk cümle ve benzetmelerle yüzünüzden gülümsemeyi neredeyse hiç düşmüyor ki bunu yaptığı zamanda gülmekten gözünüzde biriken yaşlar hüzne dönüyor. Ama genel olarak fazlasıyla gülüyorsunuz.

Benzer kitaplar

Yazarla taniştigim ilk Roman oldu, diğer yazarlardan çok farkli bir anlatim tarzi var .çok fazla yaldizli kelimeler kullanmandan güzel bir eser ortaya çikarmiş, insani sıkmadan , bunaltmadan, sohpet eder gibi atlatmiş hikayeyi. Kisacasi okunmaya değer bir Roman...
Çok uzun okuma listemde bekleyen ve indirim sonucu alınan bir kitap. Listeme alma ve okuma nedenim ise tüm okuma listelerinde bu kitabı görmemdi. Çok övgüyle bahsedilen bu kitap ( Piyasaya sürüldüğü 1963 yılında en iyi üç kitap arasına girmiştir ve yılın en iyi kitabı seçilmiştir. ) yalan yok denilen kadar da çok büyük bir etki yaratmadı bende. Belki de beklentiyi çok fazla yüksek tuttuğum için olabilir. Kesinlikle okuması ve anlaması zor bir kitap baştan söyleyeyim.

Öncelikle yazarın üslubu çok farklı. Alışılmışın dışında, distopik hatta ütopik diye de bilirim. İçerisinde küfür kıyamet gidiyor. :) Yalan yok argodan dolayı pek hoşlanmadım. Eğlenceli mi evet eğlenceli geçiyor. Kara mizahlarla dolu, çok aşırı şekilde anlamayı zorlaştıran kapalı bir anlatım. Kitap aslında bilim kurgu kitabı olarak geçiyor ama eleştiri bakımından bir çok üst düzey cümlelere sahip. Modern dünyaya eleştiri olarak bir çok alıntı var içerisinde.

Kitabın konusuna gelirsek; " Spoiler içerir" Kitapta kahraman, Hiroşima'ya atılan ilk atom bombası ile ilgili bir kitap yazmak istemiş ve bunun için araştırmalara başlamış. Bombanın geliştiricisini bulmuş ama ölmüş olmasından dolayı çocukları ile yazışmalarını anlatıyor yazar bölüm bölüm kitabında. Asıl önemli olarak bahsedilen bir konuda Buz Dokuz. Buz Dokuz denilen madde donma sıcaklığı buzdan daha yüksek olan bir madde ve tüm suyu ve karayı anında dondurabiliyor. Hikaye bu iki konu arasında gidip gelmekte. Ama gelin gelelim ki asıl konu bana göre Bokononculuk. Bokononizm tamamen zararsız yalanlardan oluşan bir din, felesefe olarak betimleniyor. Bilimi öne olan bu felsefe; bilimin nasıl silah olarak kullanılabileceğini anlatıyor.

Asıl tema olarak bende bıraktığı dünyaya, dinlere, insanlığa dair bir çok güzel bilgi vermesi diyebilirim. Tavsiye ederim elbette. Ama sıkılmadan ve kafanız boşken okumanız tercihimdir. Son derece zor kitaplar arasında ilk 10 da yer aldığını belirtmek isterim.

Ve en beğendiğim alıntı :

“Tanrım! Hayat bu! Tek bir dakikasını anlayabilmiş adam var mı şu dünyada?”

“Hiç deneme bile,” dedi. “Anlıyormuş gibi yap sadece.”

“Bu... Bu çok yerinde bir tavsiye.”
Yazarın Dresden tecrübesini arka plana aldığı, bol sembolizm içeren, toplumsal olguları hemen her bölümünde ele alan ilk baskısını 1963’te soğuk savaşın sıcak günlerinde yapmış bir kitap. Bilimin, siyasetin, dinin insan hayatına nasıl müdahalelerde bulunduğunu, insani duyarlılığını yitiren her bireyin toplumun altını oymakta olduğunu pesimist akışlı bir kitap. Dresden tecrübesinden çıkıp nükleer savaşın gölgesinde Vietnam Savaşı’nın ortasında yaşarken nasıl olumlu bir kitap yazılabilirdi. 20. yüzyılın ortasını geçerken, bilimsel gelişmenin insanlığın nirvanası olduğu naifliğini ironi ile ele alan bir eser Kedi Beşiği. İnsana dokunmayan bilim, insana dokunmayan siyaset, insana dokunmayan din yıkım üretir. “Herkese yetecek sevgi var bu dünyada, biraz aramak yeter.” Bu da insanlığın geleceği adına bir umut varsa onun ifadesi. Ve yine her şeye rağmen sonunda umuda dair bir cümle ederek bitirmeyi ihmal etmiyor Kurt Vonnegut: “insanın boyu, düşünüp umut edebildiği kadar!”
https://karakugublog.wordpress.com/...esigi-kurt-vonnegut/
Yazar, faydalı olan gücün -bilimin- insan eline geçince nelere yol açabileceğini ve dünyanın sonuna dair komplo teorilerini kurmaca bir din olan "Bokononculuk" üzerinden mizahi üslubuyla akıcı bir şekilde aktarmayı başarmış. Tek olumsuz yönü diyalogların olabildiğince sık tutulmasına rağmen, karakterlerin eksik aktarılması olmuş, biraz askıda kalmışlar. Yine de oldukça başarılı, özellikle kara mizah sevenlerin beğeneceği türden bir kitap.
Tarz olarak çok farklı bir yazar Kurt Vonnegut. Çarpıcı bir anlatımı var. Hayal dünyasına da diyecek yok. Hikayenin kurgu olduğunu bilmiyorsanız daha da etkileyici. Bilim adamları, din adamları ve diğerleri ile değişik bir tecrübe oldu. Diğer kitaplarını da okuma listesine aldım.
Okudugum en zekice ve eğlenceli distopyalardan bir tanesi. Kitap gerçek gibi başlayıp karanlık bir distopyaya dönüşüyor. Bu tezatlık sadece kitabın niteliğinde degil genelinde var. Kitap aşırı eğlenceli fakat distopyanın temelinde olan karanlık gelecek teması burada da var. Kitap, mizahla eleştiriyi öyle güzel karıştırmış ki bir yandan gülümserken, bir yandan verilen kurşun gibi delip geçen eleştirileri okuyorsunuz. kitapda, karısı iyi kahvaltı hazırladı diye bahşiş veren bir atom bombası mucidi, hayali bir din, sizi okudugunuz sürece oradaymışsınız gibi hissettiren tasvirler, bitirince oldukça düşündürecek mesajlar var. Tabi ki tavsiye ediyorum
Bir şeyden ziyade birçok konuya değinen,kendi parodi dinini oluşturan ve bu dini insanlara benimsettiren,mükemmel bir akıcılığa sahip,okunması gereken bir kitap.
Ne diyebilirm ki? Her cümlesi harika bir kitaptı. Yazarın keyifli anlatımı, birçok yerinde hayattan dersler çıkarılabilecek sonu beni çok etkileyen muazzam bir eser. :)
“Eskiden insanların saçma cevaplarını ciddiye alırdım. Artık bunu aştım.”

“Bir dönüm noktası.”

“Büyüdüm.”
Kurt Vonnegut
Sayfa 128 - April Yayınları
Kaplan avlanmak zorunda,
Kuş uçmak zorunda;
İnsan oturup düşünmek zorunda, "Niye, niye, niye?"
Kaplan uyumak zorunda,
Kuş konmak zorunda;
İnsansa kendi kendine anladım demek zorunda.
Bir şey öğrenmek için çok çalışan, öğrendikten sonraysa eskisinden daha bilge olmadığını gören adamdan uzak durun.
"...Çoğu kişi birini az ya da çok tanıdığından söz ederken, aslında söylenmiş ya da söylenmemiş sırları kasteder."
Kurt Vonnegut
Sayfa 55 - April, 5.Baskı, Çeviri: Serkan Göktaş

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kedi Beşiği
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789756006870
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cat's Cradle
Çeviri:
Serkan Göktaş
Yayınevi:
April Yayıncılık
Ben daha genç bir adamken; iki kadın, 3000 litre içki, 250.000 sigara önce...

Yani ben çok genç bir adamken, adına 'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denecek bir kitap için malzeme toplamaya başlamıştım. 

Kitap, gerçeklere dayalı olacaktı.
Kitap, ilk atom bombasının Japonya'daki Hiroşima'ya atıldığı gün, önde gelen Amerikalı şahsiyetlerin neler yaptığının bir anlatımı olacaktı.
Bir Hıristiyan kitabı olacaktı. O zamanlar Hıristiyan'dım.
Şimdi ise; Bokononcu'yum.
Bokonon'un buruk tatlılıktaki yalanlarını bana öğretecek biri olsaydı, daha o zamandan Bokononcu olurdum. Fakat Bokononculuk, Karayip Denizi'ndeki San Lorenzo Cumhuriyeti isimli küçük adayı çevreleyen çakıl taşlı plajların ve keskin mercan kayalıklarının ötesinde bilinmiyordu henüz...
Biz Bokononcular, insanlığın takımlardan oluştuğuna inanırız; ne yaptıklarının farkına varmadan 
Tanrı'nın İradesi'ni yerine getiren takımlardan.
Bokonon, bu takımlara 'karass' adını verir ve beni kendi karass'ıma getiren araç, yani kan-kan, adına 
'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denilecek ve hiçbir zaman bitirmediğim bir kitap olmuştu.

Modern insana, deliliklerine dair bir başyapıt. Gezegenin sonuna dair apokaliptik bir öykü. Kara mizahla örülü bir gelecek tasavvuru. Nesilleri derinden etkileyen Kedi Beşiği yeni çevirisiyle, edebiyat paradigmalarını alt üst eden efsane yazar Kurt Vonnegut tüm eserleriyle April'de.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 174 okur

  • Atakan Okatan
  • Günay İlgar
  • yasemin
  • Pınar KUYUCU
  • Emel G
  • Asya Hazar
  • cem simsek
  • Meltem sargın
  • karaevli
  • causa sui

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.6
14-17 Yaş
%6.5
18-24 Yaş
%22.8
25-34 Yaş
%37
35-44 Yaş
%23.9
45-54 Yaş
%1.1
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.9
Erkek
%47.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (12)
9
%15.4 (12)
8
%34.6 (27)
7
%17.9 (14)
6
%9 (7)
5
%5.1 (4)
4
%0
3
%2.6 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları