Kedi Beşiği

8,3/10  (40 Oy) · 
83 okunma  · 
25 beğeni  · 
1.553 gösterim
Ben daha genç bir adamken; iki kadın, 3000 litre içki, 250.000 sigara önce...

Yani ben çok genç bir adamken, adına 'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denecek bir kitap için malzeme toplamaya başlamıştım.

Kitap, gerçeklere dayalı olacaktı.
Kitap, ilk atom bombasının Japonya'daki Hiroşima'ya atıldığı gün, önde gelen Amerikalı şahsiyetlerin neler yaptığının bir anlatımı olacaktı.
Bir Hıristiyan kitabı olacaktı. O zamanlar Hıristiyan'dım.
Şimdi ise; Bokononcu'yum.
Bokonon'un buruk tatlılıktaki yalanlarını bana öğretecek biri olsaydı, daha o zamandan Bokononcu olurdum. Fakat Bokononculuk, Karayip Denizi'ndeki San Lorenzo Cumhuriyeti isimli küçük adayı çevreleyen çakıl taşlı plajların ve keskin mercan kayalıklarının ötesinde bilinmiyordu henüz...
Biz Bokononcular, insanlığın takımlardan oluştuğuna inanırız; ne yaptıklarının farkına varmadan
Tanrı'nın İradesi'ni yerine getiren takımlardan.
Bokonon, bu takımlara 'karass' adını verir ve beni kendi karass'ıma getiren araç, yani kan-kan, adına
'Dünyanın Sona Erdiği Gün' denilecek ve hiçbir zaman bitirmediğim bir kitap olmuştu.

Modern insana, deliliklerine dair bir başyapıt. Gezegenin sonuna dair apokaliptik bir öykü. Kara mizahla örülü bir gelecek tasavvuru. Nesilleri derinden etkileyen Kedi Beşiği yeni çevirisiyle, edebiyat paradigmalarını alt üst eden efsane yazar Kurt Vonnegut tüm eserleriyle April'de.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789756006870
  • Orijinal Adı:
    Cat's Cradle
  • Çeviri:
    Serkan Göktaş
  • Yayınevi:
    April Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Kübra 
08 Mar 20:15 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kurt Vonnegut şüphesiz okuduğum en zeki yazarlardan birisi. Bilgeliğinin en büyük kanııtı ise kitaplarında kurduğu alegori. Kedi Beşiği yazarın en ünlü kitaplarından biri. Yazıldığı 1963 yılında en iyi 3 kitaptan biri olarak gösterilmiştir. Vonnegut benzersiz üslubu, sıradışı karakterleri, yalanlarla dolu kurmaca dini, farklı gelecek senaryosuyla yine bambaşka bir biçimde karşımızda. Kara mizahın en iyi örneklerine şahit olurken alışılmışın dışında üslubu elinizden tutup son sayfaya kadar bırakmıyor. O yüzeysel hiçbir şeyi sevmiyor ve kitaplarında verimli bir okumaya ulaşmak için de yüzeyi olabildiğince aşmak gerekiyor. 233 sayfada pek çok şeyden bahsediyor, ince ince eleştiriyor, okura hiç müdahale etmiyor. Bildiğinizi doğru görmeye, inançlarınıza bağlanmaya devam edip etmemek değil de üçüncü bir göz olarak kendinize bakmak, insanlığı anlamaya çalışmak mühim. Hiç olmayan bir din yalanlar söylerken, hiç olmayan bir madde dünyanın sonunu getirirken, insana en büyük kötülüğü yine aslında insan yapıyor. Düzeni bir şekilde kurmak, mücadeleden eğlence ve bir çeşit uğraş çıkarmak için olmadık kurallar dayatılıp kurbanlar veriliyor. Yaşadıklarımıza kim karar veriyor, iktidar nasıl sağlanıyor? Bunlar Vonnegut'ın kurmacasından mı ibaret, yoksa acı gerçeklerden yola çıkan bir ütopya mı? Bilimkurgu edebiyatının en müthiş örneklerinden, muazzam bir geçmiş şimdi ve gelecek taşlaması.

insan_okur 
19 Tem 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Çok uzun okuma listemde bekleyen ve indirim sonucu alınan bir kitap. Listeme alma ve okuma nedenim ise tüm okuma listelerinde bu kitabı görmemdi. Çok övgüyle bahsedilen bu kitap ( Piyasaya sürüldüğü 1963 yılında en iyi üç kitap arasına girmiştir ve yılın en iyi kitabı seçilmiştir. ) yalan yok denilen kadar da çok büyük bir etki yaratmadı bende. Belki de beklentiyi çok fazla yüksek tuttuğum için olabilir. Kesinlikle okuması ve anlaması zor bir kitap baştan söyleyeyim.

Öncelikle yazarın üslubu çok farklı. Alışılmışın dışında, distopik hatta ütopik diye de bilirim. İçerisinde küfür kıyamet gidiyor. :) Yalan yok argodan dolayı pek hoşlanmadım. Eğlenceli mi evet eğlenceli geçiyor. Kara mizahlarla dolu, çok aşırı şekilde anlamayı zorlaştıran kapalı bir anlatım. Kitap aslında bilim kurgu kitabı olarak geçiyor ama eleştiri bakımından bir çok üst düzey cümlelere sahip. Modern dünyaya eleştiri olarak bir çok alıntı var içerisinde.

Kitabın konusuna gelirsek; " Spoiler içerir" Kitapta kahraman, Hiroşima'ya atılan ilk atom bombası ile ilgili bir kitap yazmak istemiş ve bunun için araştırmalara başlamış. Bombanın geliştiricisini bulmuş ama ölmüş olmasından dolayı çocukları ile yazışmalarını anlatıyor yazar bölüm bölüm kitabında. Asıl önemli olarak bahsedilen bir konuda Buz Dokuz. Buz Dokuz denilen madde donma sıcaklığı buzdan daha yüksek olan bir madde ve tüm suyu ve karayı anında dondurabiliyor. Hikaye bu iki konu arasında gidip gelmekte. Ama gelin gelelim ki asıl konu bana göre Bokononculuk. Bokononizm tamamen zararsız yalanlardan oluşan bir din, felesefe olarak betimleniyor. Bilimi öne olan bu felsefe; bilimin nasıl silah olarak kullanılabileceğini anlatıyor.

Asıl tema olarak bende bıraktığı dünyaya, dinlere, insanlığa dair bir çok güzel bilgi vermesi diyebilirim. Tavsiye ederim elbette. Ama sıkılmadan ve kafanız boşken okumanız tercihimdir. Son derece zor kitaplar arasında ilk 10 da yer aldığını belirtmek isterim.

Ve en beğendiğim alıntı :

“Tanrım! Hayat bu! Tek bir dakikasını anlayabilmiş adam var mı şu dünyada?”

“Hiç deneme bile,” dedi. “Anlıyormuş gibi yap sadece.”

“Bu... Bu çok yerinde bir tavsiye.”

Barış XVII 
 21 Tem 21:32 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Okudugum en zekice ve eğlenceli distopyalardan bir tanesi. Kitap gerçek gibi başlayıp karanlık bir distopyaya dönüşüyor. Bu tezatlık sadece kitabın niteliğinde degil genelinde var. Kitap aşırı eğlenceli fakat distopyanın temelinde olan karanlık gelecek teması burada da var. Kitap, mizahla eleştiriyi öyle güzel karıştırmış ki bir yandan gülümserken, bir yandan verilen kurşun gibi delip geçen eleştirileri okuyorsunuz. kitapda, karısı iyi kahvaltı hazırladı diye bahşiş veren bir atom bombası mucidi, hayali bir din, sizi okudugunuz sürece oradaymışsınız gibi hissettiren tasvirler, bitirince oldukça düşündürecek mesajlar var. Tabi ki tavsiye ediyorum

utku köker 
18 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Vonnegut'un hayatından izler taşıyan bir kitap. April yayıncılıktan çıkan çevirinin eski baskıdaki çevirmenden farklı birine ait olması doğrusu bizi şaşırttı. Çünkü eski çeviri de oldukça başarılıydı. Eski baskının kapağı ile şimdiki baskının kapakları da farklıdır ve kitapla ilgili olarak eski kapak sanıyorum daha fazla fikir veriyor. Vonnegut'un kendi çocuğunun ağzından Hoenikker tiplemesi ile yazar arasındaki müthiş benzerlikleri okumak ilginçti..Oppenheimer'ı Hoenikker tiplemesi üzerinden anlatan Vonnegut modern bilimi de Hoenikker ile semboliza etmiştir. Vonnegut bilimin insancıl yanın ihmal edilerek ilerlemesinden duyduğu kaygıları kitap finaliyle çok açıkça vermiştir. Nükleer silahlar yerine buz9 ile anlattığı apokaliptik korkular aracılığıyla bir distopya meydana getiren yazar, pek çok yazara üslup ve içerik olarak bir örnek teşkil etmiştir. San Lorenzonun topla tüfekle değil ama şeker şirketi üzerinden fethi gibi noktalarla kapitalist sistemin adaya nüfuz etmesi ve adanın mevcut durumuna yaptığı değişiklikler farklı okumalar için bir temel teşkil edebilir. Tartışma grupları için uygun bir kitap. Saygıyla, sevgiyle..

Ahmet Boyraz 
27 Haz 22:10 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ne diyebilirm ki? Her cümlesi harika bir kitaptı. Yazarın keyifli anlatımı, birçok yerinde hayattan dersler çıkarılabilecek sonu beni çok etkileyen muazzam bir eser. :)

DusuncesizDusunce 
07 Oca 01:14 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir şeyden ziyade birçok konuya değinen,kendi parodi dinini oluşturan ve bu dini insanlara benimsettiren,mükemmel bir akıcılığa sahip,okunması gereken bir kitap.

Don Quijote 
11 Nis 19:05 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kedi Beşiğine ilk kez 4-5 yıl önce internette rastlamıştım.Konusu acayip ilgimi çektiğimden hemen satın almak istemiş fakat ne D&R da ne de Kitapyurdu'nda stoklarda olmadığından alamamıştım.Bu durum kitabı daha da merak etmeme gözümde daha da büyütmeme neden oldu.Derken Kurt Vonnegut'un kütüphanede rastladığım başka bir kitabını okudum geçen yıl.Okuduğum dönemki psikolojimden ya da beklentimi biraz fazla yükselttiğimden hayal kırıklığına uğradım o zaman.Şimdi yine kütüphanede Kedi Beşiğini bulduğumda ne hissediceğimden pek de emin olamayarak düşüğe yakın bir beklenti içinde başladım kitaba.
Ve çok beğendim.İlginçti.Konusu çok ilginçti.Uydurma din Bokononculuk çok ilginçti.Bokononculuğun ortaya çıkışı daha da ilginçti.Ama bence en ilginci atom bombasının babasıydı.Hatta kitap bittiğinde şöyle düşündüm, kitap baştan sona bu kaçık abimizi anlatsaydı ben daha büyük bir keyifle okurdum bu kitabı.Tüyler ürpertici korkunç bir insandı ama çok ilginçti.
Hasılı kitap beyin yakan cinsten.Okuyunuz.Okutturunuz.

Berk Cantürk 
30 Haz 16:04 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kurt Vonnegut bu başyapıt olan kitabında dünyanın sonunun nasıl geldiğini ve insanlığın bencilliğini kendi kurduğu din olan Bokononculuk aforizmalarıyla çok güzel bir şekilde anlatmış. Kitap çok kolay okunan bir yazım tarzına sahip. Çevirisi de çok güzel. Çok fazla olay zinciri var fakat hepsi birbirine bağlı ve kitabı okumanız için sizi kırbaçlıyor. Kitapta en sevdiğim karakter Newt oldu. En sevmediğim karakter ise Frank' ti.

Kitabı okumanızı ve bundan sonraki hayatınızda Bokononcu olmanızı umut ediyorum. Ya da boşverin. Dünya fomalarla dolu zaten. En iyisi kendi karassınızı takip edin. Başkalarınınkini değil...

Burak Erdoğdu 
17 May 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Nasıl yazılabildğini halen anlamadığım efsanevi bir eser. Modern bir kıyamet hikayesi, akıl dolu ironik üslup, distopik ve ütopik olay, yer ve kişiler, acımasız bir eleştiri ve sert bir üslupla işlenmiş. Tezatları birleştiren yazar gerçeküstü öğeleri sıradan birer varlıkmışçasına alelade bir üslupla ele almış. Okunması zor, idrakı daha da zor, kült, farklı, baş döndürücü, tarifi imkansız, dahiyane bir eser. Elbette dahiyane olduğundan daha delice...

Melike 
08 Nis 22:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

kurt vonnegut değeri sonradan anlaşılmış bir yazar ancak türkiyede hala ünlenmiş değil. okunması zor bir edebiyatı olsa da diğer romanları gibi, kapağı kapattıgınızda derin bir nefes alıp her saniyesine değdi diyeceksiniz

2 /

Kitaptan 99 Alıntı

insan_okur 
17 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Eskiden insanların saçma cevaplarını ciddiye alırdım. Artık bunu aştım.”

“Bir dönüm noktası.”

“Büyüdüm.”

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 128 - April Yayınları)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 128 - April Yayınları)
arden 
13 Kas 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir şey öğrenmek için çok çalışan, öğrendikten sonraysa eskisinden daha bilge olmadığını gören adamdan uzak durun.

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 251)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 251)
Kübra 
10 Mar 19:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kaplan avlanmak zorunda,
Kuş uçmak zorunda;
İnsan oturup düşünmek zorunda, "Niye, niye, niye?"
Kaplan uyumak zorunda,
Kuş konmak zorunda;
İnsansa kendi kendine anladım demek zorunda.

Kedi Beşiği, Kurt VonnegutKedi Beşiği, Kurt Vonnegut
insan_okur 
13 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Gelmiş geçmiş en iyi korunan insanlardan biriydi o. insanlar ona etki edemezdi, çünkü insanlarla ilgilenmezdi.

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 26 - April Yayınları)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 26 - April Yayınları)
insan_okur 
15 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Tanrım! Hayat bu! Tek bir dakikasını anlayabilmiş adam var mı şu dünyada?”

“Hiç deneme bile,” dedi. “Anlıyormuş gibi yap sadece.”

“Bu... Bu çok yerinde bir tavsiye.”

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 152 - April Yayınları)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 152 - April Yayınları)
insan_okur 
15 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Kader, kaçınılmaz alınyazısı demektir.”

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 154 - April Yayınları)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 154 - April Yayınları)
Mehtappp 
10 May 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Farelerin ve insanların lisanında en hüzünlü sözcük şudur: Keşke.

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 227 - April)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 227 - April)
Kübra 
 07 Mar 14:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

En eski oyunlardan biridir kedi beşiği. Eskimolar dahi bilir. Belki yüz bin yıl veya daha uzun zamandan beri yetişkinler çocuklarının yüzlerine doğru işte böyle birbirine dolanmış iplikler sallar. Çocukların delirmesine şaşmamak lazım. Kedi beşiği dediğiniz, bir insanın ellerinin arasındaki X harflerinden başka bir şey değildir ve çocuklar bu X'lere bakar durur... Ne kedi görürler ne beşik...

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 139 - April)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 139 - April)
insan_okur 
17 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Cüce, cüce, cücecik, nasıl da salınıp göz kırpar,

Bilir çünkü insanın boyu, düşünüp umut edebildiği kadar!

Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 231)Kedi Beşiği, Kurt Vonnegut (Sayfa 231)

Kitapla ilgili 1 Haber

Kurt Vonnegut 2088 Geleceğe Mektup...!
Kurt Vonnegut 2088 Geleceğe Mektup...! Distopik vurgularıyla ünlü yazar Kurt Vonnegut’un, 1988’de kaleme aldığı 2088 yılına, gelecek insanlarına mektup...