Adı:
Kedi Beşiği
Baskı tarihi:
11 Nisan 2002
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752980143
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cat's Cradle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Baskılar:
Kedi Beşiği
Kedi Beşiği
Bu sefer Bokonon diliyle yazılmış eşsiz bir itirafname Kurt Vonnegut'tan. Hiroşima'nın bombalanmasını konu edilen bir kitap yazmaktaki Sam ya da Jonah, Bokonon bilgeliğinin hüküm sürdüğü San Lorenzo Cumhuriyeti ve Amerikan Rüyası'nın tersten okunduğu ışık saçan bir anlatı.
240 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Uzun zaman kitabi bulamamıstım bulamadikca dahada merak etmiştim.Dogal olarak kitabi bu kadar arayip bulamayınca kitapla ilgili beklentilerim üst seviyeye cıktı.Kitabın müthiş bir kurgusu var.Takip etmesi kolay değil ama bir kere yakalanırsa bırakması zor hikayeler yazıyor Kurt Vonnegut.Diger kitaplarinida bildigim icin hicbiri digerine benzemiyor.Kitapta bahsedilen adamın sabah kahvaltı masasından kalkarken karısına bahşiş bırakan bir bilim adamı olması kitap hakkında biraz fikir sahibi eder sanıyorum.Dünyanin sonuna giden yolu bilim adamlari,bir yazar ve tuhaf peygamberler esliginde anlatmis.Kitap verdiği anlamsız, kopuk cümle ve benzetmelerle yüzünüzden gülümsemeyi neredeyse hiç düşmüyor ki bunu yaptığı zamanda gülmekten gözünüzde biriken yaşlar hüzne dönüyor. Ama genel olarak fazlasıyla gülüyorsunuz.
256 syf.
·5 günde·8/10
Çok uzun okuma listemde bekleyen ve indirim sonucu alınan bir kitap. Listeme alma ve okuma nedenim ise tüm okuma listelerinde bu kitabı görmemdi. Çok övgüyle bahsedilen bu kitap ( Piyasaya sürüldüğü 1963 yılında en iyi üç kitap arasına girmiştir ve yılın en iyi kitabı seçilmiştir. ) yalan yok denilen kadar da çok büyük bir etki yaratmadı bende. Belki de beklentiyi çok fazla yüksek tuttuğum için olabilir. Kesinlikle okuması ve anlaması zor bir kitap baştan söyleyeyim.

Öncelikle yazarın üslubu çok farklı. Alışılmışın dışında, distopik hatta ütopik diye de bilirim. İçerisinde küfür kıyamet gidiyor. :) Yalan yok argodan dolayı pek hoşlanmadım. Eğlenceli mi evet eğlenceli geçiyor. Kara mizahlarla dolu, çok aşırı şekilde anlamayı zorlaştıran kapalı bir anlatım. Kitap aslında bilim kurgu kitabı olarak geçiyor ama eleştiri bakımından bir çok üst düzey cümlelere sahip. Modern dünyaya eleştiri olarak bir çok alıntı var içerisinde.

Kitabın konusuna gelirsek; " Spoiler içerir" Kitapta kahraman, Hiroşima'ya atılan ilk atom bombası ile ilgili bir kitap yazmak istemiş ve bunun için araştırmalara başlamış. Bombanın geliştiricisini bulmuş ama ölmüş olmasından dolayı çocukları ile yazışmalarını anlatıyor yazar bölüm bölüm kitabında. Asıl önemli olarak bahsedilen bir konuda Buz Dokuz. Buz Dokuz denilen madde donma sıcaklığı buzdan daha yüksek olan bir madde ve tüm suyu ve karayı anında dondurabiliyor. Hikaye bu iki konu arasında gidip gelmekte. Ama gelin gelelim ki asıl konu bana göre Bokononculuk. Bokononizm tamamen zararsız yalanlardan oluşan bir din, felesefe olarak betimleniyor. Bilimi öne olan bu felsefe; bilimin nasıl silah olarak kullanılabileceğini anlatıyor.

Asıl tema olarak bende bıraktığı dünyaya, dinlere, insanlığa dair bir çok güzel bilgi vermesi diyebilirim. Tavsiye ederim elbette. Ama sıkılmadan ve kafanız boşken okumanız tercihimdir. Son derece zor kitaplar arasında ilk 10 da yer aldığını belirtmek isterim.

Ve en beğendiğim alıntı :

“Tanrım! Hayat bu! Tek bir dakikasını anlayabilmiş adam var mı şu dünyada?”

“Hiç deneme bile,” dedi. “Anlıyormuş gibi yap sadece.”

“Bu... Bu çok yerinde bir tavsiye.”
240 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Yazarla taniştigim ilk Roman oldu, diğer yazarlardan çok farkli bir anlatim tarzi var .çok fazla yaldizli kelimeler kullanmandan güzel bir eser ortaya çikarmiş, insani sıkmadan , bunaltmadan, sohpet eder gibi atlatmiş hikayeyi. Kisacasi okunmaya değer bir Roman...
240 syf.
·4 günde·8/10
Yazarın Dresden tecrübesini arka plana aldığı, bol sembolizm içeren, toplumsal olguları hemen her bölümünde ele alan ilk baskısını 1963’te soğuk savaşın sıcak günlerinde yapmış bir kitap. Bilimin, siyasetin, dinin insan hayatına nasıl müdahalelerde bulunduğunu, insani duyarlılığını yitiren her bireyin toplumun altını oymakta olduğunu pesimist akışlı bir kitap. Dresden tecrübesinden çıkıp nükleer savaşın gölgesinde Vietnam Savaşı’nın ortasında yaşarken nasıl olumlu bir kitap yazılabilirdi. 20. yüzyılın ortasını geçerken, bilimsel gelişmenin insanlığın nirvanası olduğu naifliğini ironi ile ele alan bir eser Kedi Beşiği. İnsana dokunmayan bilim, insana dokunmayan siyaset, insana dokunmayan din yıkım üretir. “Herkese yetecek sevgi var bu dünyada, biraz aramak yeter.” Bu da insanlığın geleceği adına bir umut varsa onun ifadesi. Ve yine her şeye rağmen sonunda umuda dair bir cümle ederek bitirmeyi ihmal etmiyor Kurt Vonnegut: “insanın boyu, düşünüp umut edebildiği kadar!”
https://karakugublog.wordpress.com/...esigi-kurt-vonnegut/
240 syf.
·Beğendi·8/10
Tarz olarak çok farklı bir yazar Kurt Vonnegut. Çarpıcı bir anlatımı var. Hayal dünyasına da diyecek yok. Hikayenin kurgu olduğunu bilmiyorsanız daha da etkileyici. Bilim adamları, din adamları ve diğerleri ile değişik bir tecrübe oldu. Diğer kitaplarını da okuma listesine aldım.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Benim için "harika" olarak nitelendirilebilecek bir eseri bitirmiş bulunmaktayım. Benim için harika çünkü en sevdiğim yazara esin kaynağı olan yazarı keşfettim. Daha önce Kurt Vonnegut okumuştum ama yarım yamalaktı, bir ders içindi. Şimdiyse diğer kitaplarını okumayı dört gözle bekliyorum.
Kedi Beşiği kara mizah ve hicivin dorukta olduğu bir eser bana sorarsanız. İnsanlık, doğa, bilim, dinler mizah konusu edilmiş. Çok da güzel olmuş, farklı bakış açıları yakalamamızı sağlıyor kitabın bu yönü. Atom bombasının "babası" Felix Hoenikker'in, bombanın Hiroshima'ya atıldığı gün neler yaptığını neler düşündüğünü araştırıp kitaplaştırmak isteyen bir yazarın öyküsünü okuyoruz aslında. Bu noktada başlayan hikaye inanılmaz genişliyor ve eğlenceli hale geliyor. Bence başladıktan sonra kolay kolay sıkılmayacaksınız.
Kitabın çevirisi de bir harikaydı doğrusu. (Alan bilgisi konuşturayım az) Okursanız göreceksiniz, 'kalipso'lar ustalıkla çevrilmiş, yerli halkın aksanı harika yedirilmiş Türkçeye. Nereden bakarsanız bakın on numara bir kitap.
Dikkatimi çeken bir diğer noktayı yeraltı edebiyatı okurlarına ithaf ediyorum: Chuck Palahniuk'in meşhur tekrarlı anlatımı ve daha birçok anlatım biçimi Kurt Vonnegut'ın bu kitabında yer alıyor. Ben de Chuck'ı eşsiz yapan şey anlatımıdır diyordum...Cahillik başa bela meğersem ondan yıllar önce kullanan varmış bu teknikleri...Aynı zamanda Palahniuk'in kitaplarının içeriğiyle o kadar örtüşüyor ki kitap...Ne desem bilemedim esinlenmenin bu denlisi doğru gelmedi bana. Ben lise 2'de Dostoyevski'den etkilenip Rus köyünde geçen bi' hikaye yazmaya çalışmıştım Chuck da benim gibi şu an gözümde. Şaka bir yana, hayranı olduğum yazarı neden etkilediğini çok iyi anlıyorum. Ben de hayran kaldım kitaba ve Kurt Vonnegut'a.

Kitap incelemeleri yaptığımız Instagram sayfamız: @cavdartarlasinda
240 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kurt Vonnegut her zamanki gibi mükemmel. O kadar akıcı ki kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Konusu oldukça enteresan. Vonnegut sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz.
240 syf.
Kurt Vonnegut tarafından yazılmış bir bilimkurgu türünde kitaptır. Piyasaya sürüldüğü 1963 yılında en iyi üç kitap arasına girmiştir ve yılın en iyi kitabı seçilmiştir. Kitapta kahraman, Hiroşima'ya atılan ilk atom bombası ile ilgili bir kitap yazmak istemekte ve bunun için araştırma yapmaktadır. Bombanın geliştiricilerinden birini araştırmakta; ancak adam ölmüş olduğundan ancak çocukları ile yazışarak bilgi edinebilmektedir. Kitapta bahsedilen önemli noktalarda Bokononism denen bir din ve Ice Nine (Buz dokuz) adında bir madde vardır. Bokononism tamamen zararsız yalanlardan oluşan bir din olarak betimlenir. Ice Nine ise donma sıcaklığı normal buzdan daha yüksek olan bir buz parçası ve su ile temas ettiğinde donmasına sebep olmaktadır. Hikaye bu iki konu çerçevesinde gelişmektedir.
240 syf.
·15 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı okuma grubumuzdan Burak'ın seçimiyle okuduk. Açıkçası baskısı olmadığı için herkes okuyamadı maalesef. Bulması zor, okuması ve anlaşılması da bir hayli zor bir roman Kedi Beşiği... Dili oldukça sade olmasına rağmen anlaşılması güç. Bunun nedeni olayların biraz kopuk işlenmesi ve yapılan bazı göndermelerin o döneme ışık tutması nedeniyle ya da kültür farklılığından dolayı belki de anlaşılamamasından. Yine de en sevdiğim tür kara mizah ve ben ne kadar güçlükle kitabı okumuş olsam da kitabı beğendim. Bunda neden; yazarın zekâsının da farkına varışım olabilir. Ne de olsa zeki yazarları severim.

Kurt Vonnegut kesinlikle tarzıyla sizi şoke edecek yazarlardan biri. Okurken pek çok yazarın onun tarzını kullanmaya çalıştığını da fark edeceksiniz. Belki bu yönüyle öncü bir yazar olduğunu bile söyleyebiliriz. 🤗

Kitabın konusuna gelecek olursak kabaca şu şekilde: Kitabın anlatıcısı bir kitap yazmak ister. Kitabında Hiroşima'ya atılan ilk atom bombasını anlatmak istiyor yazarımız ve atom bombasının yapıcılarından Felix Hoenikker'ı (kendisi tamamen hayal ürünü ) bulmaya çalışır ancak o öldüğü için çocuklarıyla iletişime geçer. Kitapta farklı terimler de geliştirmiş yazar. Bunlar Bokononculuk, karass, buz-dokuz, foma gibi terimler...

Bokonon bir din ve bu uydurma din üzerinden de yazar dine göndermeler yapıyor. Bilime göndermeler yapıyor. Toplum ilişkilerine vs. pek çok konuya gönderme mevcut. O kadar çok ki zaten çoğunu anlamıyorsunuz. Sakin kafayla okunmalı kesinlikle ve aceleye getirilmeden yudum yudum içilmesi gereken bir eser.

İsminin neden Kedi Beşiği olduğuna gelirsek açıkçası bunu hiçbir yerde okumadım ama benim çıkarımım kitabın içeriğinde saklı. Kedi beşiği elde ipliğin farklı şekillerde geçirilmesiyle oynanan bir oyun.Hepiniz oynamışsınızdır ben de çok severdim ama bir iki stilden öteye gitmezdi. Ancak oyunun adının Kedi Beşiği olmasına rağmen ortada ne kedi vardır ne de beşik. Bu kitap da öyle işte. Ortada ne kedi var ne beşik, neresinden bakarsan bak yok.
240 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Okudugum en zekice ve eğlenceli distopyalardan bir tanesi. Kitap gerçek gibi başlayıp karanlık bir distopyaya dönüşüyor. Bu tezatlık sadece kitabın niteliğinde degil genelinde var. Kitap aşırı eğlenceli fakat distopyanın temelinde olan karanlık gelecek teması burada da var. Kitap, mizahla eleştiriyi öyle güzel karıştırmış ki bir yandan gülümserken, bir yandan verilen kurşun gibi delip geçen eleştirileri okuyorsunuz. kitapda, karısı iyi kahvaltı hazırladı diye bahşiş veren bir atom bombası mucidi, hayali bir din, sizi okudugunuz sürece oradaymışsınız gibi hissettiren tasvirler, bitirince oldukça düşündürecek mesajlar var. Tabi ki tavsiye ediyorum
240 syf.
·3 günde·6/10
Yazarın eğlenceli sayılabilecek farklı bir dili ve konunun da oldukça sıradışı olması nedeniyle hızlıca okunabilecek bir kitap çıkarmış ortaya.Tabi bu hızlı okunabilirlik belli kopuklukları da beraberinde getirmiş gibi geldi bana.Kitabın başlangıcı çok umut vaat etsede ilerleyiş benim hayal ettiğimden farklı olduğu için mi bilmiyorum pek beğenemedim gerçi sonlara doğru iyi toparlayabildiğini düşünüyorum.Atom bombasının babasının atom bombası atıldığı gün ne yaptığının hikayesini yazmak isteyen Jonah adlı karakterimizin başına neler geldiğini okuyoruz.Farklı konuları eleştiren değişik bir bokononculuk diye din uydurulmuş bir kitap.Değişik bir mizah ve felsefi anlayışa sahip.Kitabın içinde geçen buz-9 maddesi de gerçekten değişik bir icat olarak hikaye içinde önemi büyük kitabın bilim kurgu türüne de girmesini sağlamakta.Ben çok fazla sevemedim beklentimin daha farklı olması dolayısıyla ama öneririm belki sizin ilginizi daha çok çeker.
240 syf.
·3 günde·7/10
Hiç beklediğim gibi çıkmayan kitaplar listesinde birinci sırada olacak bir kitap. Kitap bir distopya da denebilir, kara mizah da denebilir, toplum eleştirisi de denebilir... dünyaya, dinlere, insanlığa dair pek çok önerme var kitapta ve farklı bilgilerle dolu. Yani değişik bir deneyim oldu benim için ve okurken bir hayli zorlandım çünkü öyle akıcı bir şekilde okunması mümkün olmayan bir kitap. Pek çok sayfada "bir dakika şimdi neredeyiz ne oluyor?" gibi soruları sorarken buldum kendimi ve o sayfaları tekrar okumak zorunda kaldım. Yazarın bir hayli uçuk bir hayal gücü var ve okuyucu bunu okurken ambole olur mu diye hiç düşünmeden patır kütür yazmış. Yazarın gözümüzde canlandırmamızı beklediği görüntülere yetişmek gerçekten zor. Hatta yazarın yazarken neyi hayal ettiğini bile çözemiyoruz çünkü betimlemeler pek yok. Yine de güzel ve farklı bir kitap. Birkaç sene sonra tekrar okumayı düşünüyorum.
“Eskiden insanların saçma cevaplarını ciddiye alırdım. Artık bunu aştım.”

“Bir dönüm noktası.”

“Büyüdüm.”
Kurt Vonnegut
Sayfa 128 - April Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kedi Beşiği
Baskı tarihi:
11 Nisan 2002
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752980143
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cat's Cradle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Baskılar:
Kedi Beşiği
Kedi Beşiği
Bu sefer Bokonon diliyle yazılmış eşsiz bir itirafname Kurt Vonnegut'tan. Hiroşima'nın bombalanmasını konu edilen bir kitap yazmaktaki Sam ya da Jonah, Bokonon bilgeliğinin hüküm sürdüğü San Lorenzo Cumhuriyeti ve Amerikan Rüyası'nın tersten okunduğu ışık saçan bir anlatı.

Kitabı okuyanlar 381 okur

  • literate cat
  • Yusuf Çelik
  • tamara kaplan
  • Lex  marx
  • Ahmed capar
  • Orbay Aydin
  • Nisa Nisa
  • temur ali çolak
  • Ufuk Güngör
  • Meteliksiz Filozof

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (1)
9
%0.6 (1)
8
%0.6 (1)
7
%1.3 (2)
6
%0.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları