Kedi MektuplarıOya Baydar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.089
Gösterim
Adı:
Kedi Mektupları
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
242
ISBN:
9789750725838
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Oya Baydar, bu kez kedilerle çıkıyor karşımıza: "Kedi Mektupları"yla... "Elveda Alyoşa"dan sonra yazdığı "Kedi Mektupları" bir kedi romanı mı? Bu konuda, romanın kedi kahramanlarından Nina, acımasız eleştirilerini şöyle dile getiriyor: "Bu hikayede kedilere ilişkin dişe dokunur, yeni bir şey yok, ama insanları yakından tanıyıp anlamak isteyen kediler için çok yararlı bir kaynak... Hanımımın kedileri anlattığını sanırken aslında kendini ve kendi gibileri anlatması, edebi açıdan büyük bir eksiklik. Bu belki de onun kötü bir yazar olmasından değil de insan denen yaratığın kendine dönüklüğünden, doğayı ve hayatı bütünlüğü içinde kavrama yeteneğinden yoksun oluşundan kaynaklanıyor." "Kedi Mektupları"nda, kediler ve insanlar bir sorunun yanıtını arıyorlar. O soruyu soran insan, bir daha huzur bulabilir mi? O soruyu soran kedi, artık kedi oIarak kalabilir mi? İçinde yaşadığımız bu büyük kasırganın ve tarihsel dönemecin ortasında, köklerinden kopup dağılmış bir avuç insanın ve onların kedilerinin korkuları, kederleri, sevinçleri, kaderleri çağımızın düşünen insanının aynası mı yoksa?.. Kedi Mektuplan'nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözleriyle bakmayacak; "Kedi Mektupları"nı okuyan hiçbir kedi artık insanları eskisi gibi görmeyecek.
Uzun süredir isterdim ana karakterinin bir hayvan olduğu, özellikle kedi-köpek olduğu bir kitabı okumayı, ama tabii bu kitabın da gerçekçi bir roman olmasını daha çok isterdim. Çevremizi, yaşamı filan onların gözünden görmeyi, onların hislerini okuyabileceğimiz kadar da gerçekçi olması daha önemli çünkü, yani herhangi bir şekilde hayvan karakterlerin başrolde olduğu bir çocuk kitabı değildi istediğim. Kedi Meltupları, kedilerle iç içe yaşayan kişilerin aslında içinden çok fazla tanıdık şeylerle karşılaşacağı bir roman, zaten Nina da bu durumu en güzel şekilde bizlere özetliyor: “Bu hikâyede kedilere ilişkin dişe dokunur, yeni bir şey yok,” diye ama yeni bir şey olmasa da bildiklerimizi pekiştirebilecek birçok şey de var içinde. Nina devamında da: “Ama insanları yakından tanıyıp anlamak isteyen kediler için çok yararlı bir kaynak.” Diye sözünü bitiriyor. Ne kadar da doğru söylüyor Nina, kitap çünkü insanları anlamak isteyen kediler için mükemmel bir eser. E tabii insan okur da kedileri anlamak isteyerek okursa, çevresine bir kedi gözünden bakmak isterse aslında kedileri de anlayabileceği bir eser. İnsan gözüyle kedilere baktığımız sürece, kedileri ne kadar seversek sevelim, ne kadar iyi anladığımızı sanırsak sanalım, insan olarak onları hiçbir şekilde gerçekte oldukları gibi anlayamayız. Kedilere insan gözüyle baktığımız sürece, insan duygularıyla yaklaştığımız sürece ancak insan gerçeğini görürüz. Aslında hiçbir yaratık bir başta türü gerçek manasıyla tam olarak anlayamaz da. Ben demiyorum bunları, bilgili ve araştırmayı seven Kirli söylüyor.

Kedileri anlayabileceğimiz kadar da, ağırlık olarak kedilerin üzerinden ve kitaptaki kedilerin bey ve hanımları tarafından bazı sorguların yapıldığı, özellikle bir sorunun sorulduğu ve cevabın da arandığı bir kitap. Siyasi içerikler de var kitabın içinde, kediler şaşırıyor işte bu kısımlarda biz insanlara, farklılıklarımızın, değişikliklerimizin neden tartışma ve kavga sebebi olduğuna anlam veremiyorlar. Bey ve hanımların Sovyetlerde komünist düzen çökmeden öncesinin ve sonrasının konuşulduğu, aşkın sorgulandığı, inancın sorgulandığı, fikir ayrılıklarının karşıtlığa varması ve bu varışın engellenmesi için kediler ve hanımlarının esas olan soruya yanıt aramalarının bolca olduğu kısımlarda hem bu durumları insan üzerinden hem de kedi üzerinden okuyoruz. İkisi arasında düşününce de kendimize kısa bir soru soruyoruz: “Bu neyin kavgası? Niye yönetiliyoruz ve bizi yönetenler kim?” Hâlbuki bu durumlara diyeceğimiz tek bir şey var, o da: “Mav, miyav, mırnaavv.”

Kitabın ana konusu da bir sebeple ülkelerinden ayrılmış, sürgünde olan kişilerin kedilerinin koku bırakma yöntemi ile kendileri arasında mektuplaşmaları. Evde ve sokakta kedi besliyorsanız bilirsiniz, bir yerdeki kedinin yanından diğerine gidince, önceki kedinin sürtündüğü yerler, yanına gelinen yeni kedi tarafından uzun uzun koklanılır, hatta bu koklama o kadar uzun sürer ve kedi tarafından bir ciddiyetle yapılır ki anlam veremeyiz. İşte bu koklamalara Oya Baydar kedilerin birbirine mektup yollamaları olarak anlamlandırmış ve yorumlamış ve inanın ki çok da başarılı bir şekilde yorumlamış. Kitabı okumaya başladıktan sonra bu koklamaları yaşadığım her an koklamalarına, mektuplarını okumalarına müsaade ettim çünkü artık inanıyordum ki mektuplarını okuyorlardı. Kitabı okuduktan sonra kedilerle beraber yaşıyorsanız da yaşamıyorsanız da onlara bakış açınız daha çok değişecek ve koku almalarına daha çok müsaade edecek, mektuplarını rahatlıkla okumalarını isteyeceksiniz. Mav, miyav, mırnavvv.
Yazar öyle güzel noktalara değinmiş ki;kedilerin zamanla sahiplerine benzemeleri, kedilerin bize sacma gelen hareketlerinin anlamlandırılabileceği gibi daha pek çok şey. Kitabı okurken Gece olmak isterdim diye düşündüm. Yoldaş'a çok üzüldüm. Kısmet'e acıdım. Kirli hepsinden farklı geldi. (Düşünceleriyle özgür ya da tam tersi düşünceleriyle tutsak olanlardan.) Çok sevdim Oya Baydar'ın anlatımını, kedi dünyasına sahici bir bakış.

Benzer kitaplar

Kediler siyaset yapar mı?Tarihin bir dönemini gerçeklerle bezeyerek kurgusuyla çok başka, bazen gülümseten, bazen endişelendiren,içiniz de sımsıcak duygular yaşatacak masalsı tat.
“Kusursuzu,güzeli,doğruyu aramak bütün hayatlarını doldurmuş;hayatlarının anlamı,yaşamalarının nedeni olmuş.Sonra tam bulduklarını sandıkları anda bir de bakmışlar ki,doğru sandıkları yanlış,kusursuz sandıkları eksik,güzel sandıkları çirkinmiş.”
Bütün yaratıklar arasında, bir tek insan, ölümlü olduğunu bildiği halde ölümsüzlüğü özlüyor, sonsuzluğu yakalamaya çalışıyor. İşte bu yüzden ben insana doğuştan şizofrenik yaratık diyorum
"farklı düşünüldüğü" için nasıl uzaklaşılır ve düşmanlaşılır hiç anlamıyorum.
'Kendimizle hesaplaşıyoruz, düşüncelerimizi gözden geçiriyoruz, sorguluyoruz...' Bir sorgulama modasıdır gidiyor. Marksizmi sorgulamadan önce biraz da kendi ahlakımızı sorgulasak.'
Oya Baydar
Sayfa 142 - Can Yayınları
"Biz de tuhaf yaratıklarız hani. Çocukları sevmez, onlardan korkarız, ama yine de kıçlarından ayrılmayız."
Oya Baydar
Sayfa 67 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kedi Mektupları
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
242
ISBN:
9789750725838
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Oya Baydar, bu kez kedilerle çıkıyor karşımıza: "Kedi Mektupları"yla... "Elveda Alyoşa"dan sonra yazdığı "Kedi Mektupları" bir kedi romanı mı? Bu konuda, romanın kedi kahramanlarından Nina, acımasız eleştirilerini şöyle dile getiriyor: "Bu hikayede kedilere ilişkin dişe dokunur, yeni bir şey yok, ama insanları yakından tanıyıp anlamak isteyen kediler için çok yararlı bir kaynak... Hanımımın kedileri anlattığını sanırken aslında kendini ve kendi gibileri anlatması, edebi açıdan büyük bir eksiklik. Bu belki de onun kötü bir yazar olmasından değil de insan denen yaratığın kendine dönüklüğünden, doğayı ve hayatı bütünlüğü içinde kavrama yeteneğinden yoksun oluşundan kaynaklanıyor." "Kedi Mektupları"nda, kediler ve insanlar bir sorunun yanıtını arıyorlar. O soruyu soran insan, bir daha huzur bulabilir mi? O soruyu soran kedi, artık kedi oIarak kalabilir mi? İçinde yaşadığımız bu büyük kasırganın ve tarihsel dönemecin ortasında, köklerinden kopup dağılmış bir avuç insanın ve onların kedilerinin korkuları, kederleri, sevinçleri, kaderleri çağımızın düşünen insanının aynası mı yoksa?.. Kedi Mektuplan'nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözleriyle bakmayacak; "Kedi Mektupları"nı okuyan hiçbir kedi artık insanları eskisi gibi görmeyecek.

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Gülistan Çeper
  • Gizem Şahin
  • Sezer Karabulut
  • ESEN ÖZGÜVEN
  • Seda Bera
  • aussteiger
  • mutlu erguvan
  • esmanur
  • Hayriye
  • Evrim Işıl ildiz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%39.4
35-44 Yaş
%27.3
45-54 Yaş
%9.1
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.6
Erkek
%15.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.8 (2)
9
%35.3 (6)
8
%35.3 (6)
7
%5.9 (1)
6
%5.9 (1)
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0