Kedi ve Ölüm

0,0/10  (0 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
592 gösterim
Ayrıntı Yayınları, Türkçe edebiyatın usta kalemlerinden, 2007 yılında kaybettiğimiz Erhan Bener'in bütün eserlerini yayımlamaya başlıyor. 1929 yılında Kıbrıs'ta doğan, 1950 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olduktan sonra girdiği Maliye Bakanlığı'nın çeşitli kademelerinde çalışmış, 1975 yılında Emekli Sandığı Genel Müdürü iken kendi isteğiyle emekliye ayrılıp kendini tamamen edebiyata adamıştır.
Erhan Bener uzun yazarlık serüvenine 1953 yılında yayımlanan Acemiler kitabıyla başlamıştı.

Ayrıntı Yayınları da Bütün Eserleri'ne aynı kitapla başlamayı uygun bulmuştur. Bener'in 1953 yılında Acemiler'in yayımlanmasıyla başlayan ve Yalnızlar, Loş Ayna, Kedi ve Ölüm ve Baharla Gelen'in izlediği verimli ilk edebi döneminin ardından on yıllık bir edebi suskunluk, maliye kitapları yazdığı yoğun mesleki çalışmalar dönemi vardır.

Bener'in ilk dönem romanlarında (Acemiler, Yalnızlar, Loş Ayna, Kedi ve Ölüm ve Baharla Gelen) birey-toplum çatışmalarının kaynağına içten bir bakış vardır. Roman kişileri, kendilerini çatışma noktasına getiren nedenleri yine kendileri irdeler.
Kedi ve Ölüm'de ressam Zahit'in ölümüne üç ay vardır. Yaşamı sevmesine, fiziksel düzeyde huzurlu bir yaşam sürmesine rağmen, son noktadan baktığında kendini yaşamamış saymaktadır.

Kedi ve Ölüm'de altmış yaşındaki ressam Zahit İloğlu'nun yaşamının son üç ayı sergilenir. Ressam kanserdir ve hastalığını öğrendikten sonra üç ay boyunca ölümle iç içe yaşar, duygularını ve düşüncelerini kimseyle paylaşmadan iç dünyasında debelenir durur. Okuyucu, sınırlanmış bu zaman süresince geçmişini, kişiliğini ve ölüme adım adım gidişini onun bilincinde izler.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755397139
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 7 Alıntı

ilya 
20 Şub 16:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Durmadan kendine huzursuzluk sebepleri yaratmış olmasına rağmen; özlediği, beklediği tek şey ebedi bir huzur içinde yaşamaktı. Durmadan dinlenmeden didişmek, çarpışmak isteyen, o yabancı dünyada rahat yüzü göremezdi.

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 30)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 30)
ilya 
 20 Şub 16:11 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bütün sorun, ölümü gerçek bir zorunluluk olarak kabul edip etmemekte. Yoksa, eninde sonunda ölüm mutlak, zaman ise görece bir ölçü olduğuna göre, daha ancak üç ay yaşanılabileceğini bilmenin ne önemi vardı?

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 35)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 35)
ilya 
20 Şub 19:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Heyecan, yürek çarpıntısı, ölüme meydan okuyuş bu; ama aslında ölümü bir yakın gerçeklik olarak kimse düşünmediği için hepsi zevkli bir gösteriş. Bir kumar oyuncusunun, binde bir ihtimale karşı bütün varlığını öne sürmesi gibi bir şey. Bin dokuz yüz doksan dokuz ihtimale inanılsa, kim kumar oynayabilir? Kaybedileceğinden değil, tadı kalmayacağından.

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 72)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 72)
ilya 
20 Şub 19:22 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her biri kendi içinde sorunlar taşıyan, aşkı, kötülüğü, hayatı ve ölümü barındıran bir yığın anlaşılır, anlaşılmaz güruh.

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 72)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 72)
ilya 
20 Şub 16:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanların kendileri dışında bir şeylere inanma, yaslanma gerekliliğini duyduklarını sezinsiyordu.Tek başına kalmaktan korkuyordu insanlar. Böyle olduğu halde, her biri kendi içinde, kendine göre bir dünya yaratıyor, yalnızlıklarını gidermek için kişiliksiz Tanrı'larına sığınıyor, dünyalarının tek sahibi olarak kendilerini görmek istiyor, bu yüzden öteki dünyalarla aralarında sonsuz bir kavga sürüp gidiyordu.

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 36)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 36)