Adı:
Kedilere Dair
Baskı tarihi:
Kasım 2004
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789753424943
Kitabın türü:
Çeviri:
İnci Ötügen
Yayınevi:
Metis Yayınları
Kedilere yakın yaşayan herkesin bildiği gibi onlar hakkında genelleme yapılamaz. Her biri apayrı karaktere sahip yaratıklardır kediler, basbayağı "birey"dirler. Has bir yazar olan Lessing de bunun gayet farkında olduğu için kedi ırkına bir güzelleme yazmak yerine, hayatına girmiş kedilerin hikayelerini, hiçbir süslemeye başvurmadan anlatmayı tercih ediyor. Ama bazı kedilerin güzelliğiyle büyülenmekten de kendini alamıyor:
"Bej renkli, ... ön ayakların bitiminde gümüşe çalan patiler. Kenarları beyazla çerçevelenmiş olduğu için simli gibi duran kulaklar dikilip, öne arkaya oynardı; dinleyerek, algılayarak. ...Kuyruğu, ucu sanki diğer organlarının alamadığı mesajları alıyormuş gibi, bir başka boyutta oynardı. Hava kadar hafif, pür dikkat oturur, tüyleriyle, bıyıklarıyla, kulaklarıyla, bütün varlığıyla, bakar, işitir, hisseder, koklar, içine çekerdi. Eğer balık sudaki hareketin somutlaşmış, şekillenmiş haliyse, endamına bakılırsa kedi de hissedilmeyen havanın çizgiye dökülmüş ve biçimlenmiş hali.
Ah kedi; derdim, daha doğrusu tapardım: Güzeeeel kedi! Nefis kedi! Zarif kedi! İpek kedi! Tüylü baykuş gibi yumuşacık kedi, kelebek patili kedi, süslü kedi, inanılmaz kedi! Kedi, kedi, kedi, kedi."
Doris Lessing'i belki 25 sene önce okumuştum ilk kez, Türkü Söylüyor Otlar çok ilginç, gerilimli ama bir yandan sessiz bir kitaptı, iyi hatırlıyorum. Lessing'in Altın Defter'ini de okumaya çalışmış ve benden beklenebileceği gibi yarıda bırakmıştım. Kedilere Dair adlı eserinin ilk on on beş sayfası ise kitabı okumaya devam etmemem için yetti de arttı, zira Zimbabwe doğumlu yazarın Afrika'daki çocukluk günlerinde yabani ve evcil kedilerle ailecek yaşadıkları "sıkıntılar" şu yaşımda taşıyabileceğim birşey değil, yeterince kötü şey oluyor ve sayıları fazla diye çiftliklerinin etrafındaki 50-60 kediyi yok etmek için önce kloroform bulmaya çalışan ve bunu yapamayınca kedilerin tamamını odaya doldurup yazarın babası tarafından tüfekle katledilmeleri gibi "hatıralar" da bana hiç kaldırabileceğim birşey gibi gelmiyor. Bugün sosyal medyada sadece canı istediği için yavru kedinin gözlerini oyup bir de resmini çekip her yerde paylaşan çocuk yaşta bir pisliğin haberi vardı. Ayrıca bir de su hortumunu eşeğin makatına sokarak hayvanı öldüren sapıklar aranıyordu... Kitapla ilgili birk aç yere baktım, bazıları güzel şeyler söylemiş, muhakkak ki yazar kedilerin hayatındaki yeri hakkında olumlu ve güzel şeyler söyleyeceği noktaya doğru götürüyordur hikâyesini; ama bir başka okurun yazdığı gibi, kedi sevenlerin dayanabileceği gibi bir eser de olmayabilir, her 5 dakikada bir kedi ölüyor çünkü, daha 15 sayfa içerisinde tüfekle kedi katliamı dışında yılan öldürelim derken tüfekle vurulan ve kalbi dışarı çıkan yavru kedi, şahinler tarafından kapıp kaçırılan yavru kedi gibi bir sürü olaya tanık oluyoruz. Yani kedilerle ve hayvanlarla küçük yaşta bu kadar kötü deneyimler yaşayan birisinin ileride kedi ve hayvan sevgisi ile dolması- tabii ki hüsn-ü niyetle söylüyorum- mümkünse, âlâ... Doris Lessing'in kedi ölüsü dolu kitabı bana hitap etmedi açıkçası. Belki de çok soğuk bir şekilde bahsetmesi sebebiyle de olabilir bu. Entelektüel manada onların değerini kavramış ve ifade ediyor olsa bile duygusal manada soğuk kaldığı için, ya da bana öyle geliyor belki de.

Kitabı okumayı düşünenlere iyi okumalar.
bir kedi sever olarak ve çocukluğumdan beri kedilerle muhabbeti olan biri olarak,kitabı severek okudum,bir evde kedi varsa ,o evde huzur,güzellik,sevgi vardır,bu pozitif hayvanlar insanın nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama ruhsal yapısını olumlu yönde değiştirmeyi başarabiliyorlar,
Kitabın adına kanıp sempati duyacagımı düşünerek okumaya başlamıştım. Ancak kitabı okudukca,her bölümde başıma yeni yeni agrılar girdi...
Trafiği bir kedi aracılığı ile görmek, hepimizin arabaya her binişimizde nelere kulak tıkadığımız konusunda çok öğretici bir tecrübe. Dehşetli gürültü patırtıyı -sarsılma, gümbürtü, gıcırtı - fark etmiyoruz. Etmiş olsaydık, gri kedi gibi bizler de biraz aklımızı kaçırırdık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kedilere Dair
Baskı tarihi:
Kasım 2004
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789753424943
Kitabın türü:
Çeviri:
İnci Ötügen
Yayınevi:
Metis Yayınları
Kedilere yakın yaşayan herkesin bildiği gibi onlar hakkında genelleme yapılamaz. Her biri apayrı karaktere sahip yaratıklardır kediler, basbayağı "birey"dirler. Has bir yazar olan Lessing de bunun gayet farkında olduğu için kedi ırkına bir güzelleme yazmak yerine, hayatına girmiş kedilerin hikayelerini, hiçbir süslemeye başvurmadan anlatmayı tercih ediyor. Ama bazı kedilerin güzelliğiyle büyülenmekten de kendini alamıyor:
"Bej renkli, ... ön ayakların bitiminde gümüşe çalan patiler. Kenarları beyazla çerçevelenmiş olduğu için simli gibi duran kulaklar dikilip, öne arkaya oynardı; dinleyerek, algılayarak. ...Kuyruğu, ucu sanki diğer organlarının alamadığı mesajları alıyormuş gibi, bir başka boyutta oynardı. Hava kadar hafif, pür dikkat oturur, tüyleriyle, bıyıklarıyla, kulaklarıyla, bütün varlığıyla, bakar, işitir, hisseder, koklar, içine çekerdi. Eğer balık sudaki hareketin somutlaşmış, şekillenmiş haliyse, endamına bakılırsa kedi de hissedilmeyen havanın çizgiye dökülmüş ve biçimlenmiş hali.
Ah kedi; derdim, daha doğrusu tapardım: Güzeeeel kedi! Nefis kedi! Zarif kedi! İpek kedi! Tüylü baykuş gibi yumuşacık kedi, kelebek patili kedi, süslü kedi, inanılmaz kedi! Kedi, kedi, kedi, kedi."

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Elif Gül
  • Gamze Ünver
  • Sevil
  • Cafer Yalın
  • Leandre
  • Duygu şanlı
  • Büşra Nur
  • Mustafa VURAL
  • Oya bekez
  • Erden Tunç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%0
8
%28.6 (2)
7
%14.3 (1)
6
%42.9 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0