Kemal Atatürk’ün Ülkesi (Modern Türkiye'nin Gelişimi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
57
Gösterim
Adı:
Kemal Atatürk’ün Ülkesi
Alt başlık:
Modern Türkiye'nin Gelişimi
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051062358
Kitabın türü:
Çeviri:
S. Eriş Ülger
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Bundan 73 sene önce, 1935 yılında Avusturya’nın ilk Türkiye Büyükelçisi August Ritter von Kral tarafından yazılmış bu kitap, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün inandığı ve yürekten bağlı olduğu zeki ve çalışkan Türk Ulusu ile birlikte yaptığı devrimleri tarafsız bir yaklaşımla en iyi şekilde anlatıyor. Bu kitabı benzerlerinden ayıran pek çok özelliğinin yanı sıra, yazarın devrimlerin yapılışını günü gününe izleyip olağanüstü bir titizlikle gözlemleyip kaleme almış olmasıdır. Kitap boyunca Cumhuriyet’in ilanı ile başlayıp Mustafa Kemal Atatürk’ün hastalığının son günlerine kadar inanılmaz bir hızla devam eden devrimlerin nasıl ve hangi olanaksızlıklarla gerçekleştirildiğinin hikâyesini de okuyacaksınız. Aynı zamanda yapılan devrimlerin, gerçekleştirilen yeniliklerin Türk Ulusu’nun kaderini ve yaşam kalitesini nasıl değiştirdiğine ve kendine, ulusuna sonsuz güvenen bir liderin öncülüğünde, zeki ve çalışkan bir ulusun kültürde, ekonomide, sosyal yaşamda neler yapmaya muktedir olduğuna da şahit olacaksınız. Yazarın kendisinin de betimlediği gibi, bu kitap yeni Türkiye’nin oluşumunun sıradan bir öyküsü, bir izlenimler demeti ya da Atatürk’ün özyaşam öyküsü olmaktan öte, 1919-1935 yılları arası Türkiye’sinin bilinçli bir aktarımı, bu tarihler arasında gerçekleştirilen Mucize’nin yabancı bir kalemden bilançosu olma savındadır.
295 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Kitabın önemi arka kapak tanıtım yazısında belirtildiği gibi 'Bu kitabı benzerlerinden ayıran pek çok özelliğin yanı sıra, yazarın devrimlerin yapılışını günü gününe izleyip olağanüstü bir titizlikle gözlemleyip kaleme almış olmasıdır.' denilerek önemli bir durum vurgulanıyor.

Avusturya'nın ilk Türkiye büyükelçisi August R.Von Kral'ın anılarını okuyoruz. Büyükelçi uzun bir süre bu coğrafyada görev yaptığından dolayı bazı olayları daha kolay kavrayıp o doğrultuda yazılarına yön vermiş.

Kitap, salt bir takım belgelerin arka arkaya sıralanması neticesinde ortaya çıkmış değil. Ekonomik, kültürel değişim haricinde, yeni durum karşısında kendi düşüncelerini de harmanlayarak bir durum tespiti yapıyor.

Kitap 1919-1935 yılları arasında Türkiye'de gerçekleşen değişim, dönüşüm ya da kısaca 'mucize'nin bir yabancının
gözünden anlatılmasını içerir.

Kısaca, modern Türkiye'nin gelişimini anlatıyor. Anlatırken de geniş açıdan olaylara bakarak bunu gerçekleştirebiliyor.

Osmanlı İmparatorluğunun sonundan, Lozan Antlaşması, hilafetn kaldırılması, 1924 Anayasası, Kürt isyanı, Gazi'ye suikast girişimi, partilerin kurulması, laiklik ilkesi, hukuk devrimi, kadın haklarında eşitlik, idari, mali reform, alfabe, tarım ve hayvancılık, ticaret, ulusal sanayinin gelişmesi, bankacılık, güzel sanatlar, edebiyat, sağlık, ordu, dış, iç siyaset gibi her konu da fikrini açıkça belirtiyor.

Anlatım dili oldukça (çeviri de aynı şekilde) sade ve akıcı. Anlaşılmayan ve dolaylı cümleler yok. Doğrudan yazmış. Okurken bir Avrupalının dilinden değil de sanki Türkiye'den yazılmış gibi bir his veriyor. Genel kabul görmüş bilgilerin paralelinde ilerliyor.

Avrupalı okurlar için Türkiye tanıtımı olacak şekilde genel bilgiler veriyor. Türkiye'yi hiç tanımayan veya tanıyıp da
nereden nereye geldiğini görmek isteyenlere 1935 yılında Almanca bir bilgi kaynağı sunuyor.

Burada bulunduğu sürece Türkiye'nin ilk dönemlerine ait öznel düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Bu durumda eskiden yeniye geçerken yaşanan hem sıkıntı hem de yeniliği bir arada anlatıyor.

Ülkede yapılan bir dizi reformlarla örneğin, tarım alanında önce köylünün üzerindeki ağır vergi yükü kaldırılmış, daha sonra köylülere toprak dağıtımı yapılarak ekonomik olarak desteklenmesi sağlanmış.

Tarım ve hayvancılığa yapılan yatırımlar tek tek görülebiliyor; o zor şartlar altında ülkenin her tarafında huzur, mutluluk ve ekonomik kalkınma sağlamak için yapılan mücadeleden övgüyle bahsediyor. Bu yüzden Cumhuriyetin ilk onbeş yılında yapılanları okudukça nereden nereye gelindiği daha açık anlaşılabiliyor.

Ayrıntılı bir anlatıma sahip. Bu sayede geçilen aşamaların daha kolay anlaşılması sağlanıyor.

Yaşanmışlıklar kişiyle beraber gitmeden önce anılar halinde kitap sayfaları içine yerleşmiş ve bizde oradan kendimize uygun olanları almaya çalışıyoruz.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yaşanan o gelişmeler ve bunlara katkı sağlayan yabancı mimar, ressam, heykeltraş gibi sanatçıların yaptığı çalışmaları görebilir ve bunların eğitimden geçen insanların daha sonraki nesillere yansımalarını görebiliriz.

Kitap, bir büyükelçinin anılarını kapsıyor. Tavsiye edilir. Okunduğunda bir yabancı yazarın değil de içerden birinin yazdığını hissedebilirsiniz. Kimseyi yargılamadan hesap sormadan sadece uzun yıllar Türkiye'de yaşadığından dolayı burada gördüklerini, kendi yorumuyla yazmış.

Kitabın 'içindekiler' kısmında işlenen konular gösteriliyor. Bu sayede hangi sayfada hangi konunun işlendiği kolay bir şekilde görülebiliyor. Ayrıca 1935 ve 1937 yıllarında iki baskı yapan kitabın birinci ve ikinci baskısı için yazılan önsözler de var. Bu sayede dönemin sıcak gelişmelerinden haberdar olunuyor.

Kitabı Türkçeye S.Eriş Ülger çevirmiş. Yazdığı önsözde kitap hakkında bizi ayrıntılı bir şekilde bilgilendiriyor.

Kitabın kapak tasarımı da güzel ve ayrıca arka kapak tanıtım yazısı da oldukça yeterli.

Kitabı yazarken de oryantalist bir bakış açısına sahip olmadan yapılanları anlatılıyor.

Not 1:) Kitabın özgün adı 'Das Land Kamal Atatürk's'. Kitabın içinde 'Kemal' ve 'Kamal' isimleri geçiyor. İkisi de aynı yani yanlış / hatalı bir yazım yok. Keşke bu durumla ilgili kısa bir bilgilendirme yazısı eklenseydi.

Not 2:) Birinci ve ikinci baskısı için yazılan önsözler mevcut. Büyükelçi olan yazarın 1932'de öldüğü yazıyor (İç sayfa tanıtım metni). Kitabın 1935 yılında ilk baskısı yapılmış ve
Kral'ın da kendi imzası da var. Yazar 1932'de öldüyse, o zaman 1932'den sonraki olayları kim yazmış? İnternette yaptığım araştırmada yazarın 1932'de değil de 1953 yılında öldüğü yazıyor. O zaman bu iç sayfadaki tanıtım metninde yazan bilgi yanlış gözüküyor.

Not 3:) Kitabın son sayfalarında yer alan (s.295) 'Haritaya yapılan ekleme ve düzeltmeler' başlıklı maddelerle ilgili haritalar eksik/unutulmuş ya da özellikle eklenmemiş mi? Burada bir soru işareti oluşuyor.

Not 4:) August Ritter von Kral 1869 - 1953 yılları arasında yaşamış ve 1924'den 1932 yılına kadar Avusturya'nın Türkiye büyükelçilik görevini yapmıştır.

Not 5:) 8 - 16 Temmuz 2018 tarihleri arasında okunup, notlar çıkarılmış ve 29 Ekim 2018 tarihinde yazıya dökülüp siteye eklenmiştir.
Ankara'nın başkent seçilmesi, Türkiye'nin öç alma duygusuyla davranmadığının, yabancı topraklarda gözü bulunmadığının ve Türk ulusunun bugünkü sınırlar içinde birlik ve güçlenmesinden başka bir amaç taşınmadığının göstergesidir.
August R. Von Kral
Sayfa 174 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Sayıları 230.000'u bulan Hıristiyan Türkler, çoğunlukla Orta Besarabya Bölgesi'yle Dobruca'da, Müslümanlar ise yine Dobruca'da ve Romanya'nın güneyinde Deliorman Bölgesi'nde yaşamaktaydılar. Gök Oğuz boyundan gelen ve Hıristiyanlığı seçen Gagavuzlarla birlikte tüm Türklerin anadili Türkçedir. Gagavuzlar, eski sultanlar kentinin etki alanının uzağında kalmış olmaları nedeniyle, anadillerini Arapça ve Farsça'nın sızmalarından koruyabilmişler, okulda öğretilmemesine karşın Türkçe'yi kuşaktan kuşağa aktarabilmişlerdir.
August R. Von Kral
Sayfa 211 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük demiryolu atılımına girişmesinin üzerinden on iki yıl geçmiş bulunmaktadır. Dünya, bir ulusun yaşamında çok kısa sayılacak bir dönemde sağlanan bu tartışılmaz başarının tanığıdır.
August R. Von Kral
Sayfa 137 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Lozan Antlaşmasının Ankara'nın egemenlik haklarına getirdiği en belirgin ve duyarlık yaratan sınırlama kaldırılmış, Türkiye kendi toprakları içinde Akdeniz'i Karadeniz'e bağlayan bu önemli suyolunda eylem esnekliğini kesin olarak kazanmıştır. Türk birlikleri, Montreux Antlaşmasının hemen ardından, Lozan'dan beri girmeleri yasaklanmış olan bölgelerde, süre yitirmeden Boğazlar'ın güçlendirilmesine ilişkin hazırlıklara girişmiştir.
August R. Von Kral
Sayfa 280 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Bu bir diktatörlük düzeni değildir. Atatürk, Millet Meclisi'nin ya da sorumlu konumdaki Hükümet'in bilgisi dışında hiçbir eylemde bulunmamıştır. Anayasa'da da belirtildiği gibi, sınırları belirlenmiş, gücünü kendisini seçen halktan alan ve temsilci olarak görev yapan bir Hükümet söz konusudur.
August R. Von Kral
Sayfa 231 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Halife-Padişah, hiçbir güç ve oyunun engelleyemediği Anadolu Hareketi'ni, "Din elden gidiyor" söylemi ile halkı galeyana getirmek de dahil olmak üzere her çareye başvurarak önlemeye çalışıyordu. Bu nedenledir ki Ankara tarafından Sultan Vahdettin ulusa ihanetle suçlanıyordu.
August R. Von Kral
Sayfa 9 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger
Tarım ve ormancılık sektörü, bu alanın gelişmesinde büyük çaba göstermiş olan Atatürk'ün özendirici yaklaşımına çok şey borçludur. Biri Ankara-Orman Çiftliği yakınlarında, öteki Mersin'in güneybatısına düşen Silifke'de ileniz kenarında, iki örnek tarım-orman işletmesi kurulmuştur. İşletmelerin amacı, geçmiş ve güncel uygulamalar arasındaki farkı Anadolu köylüsüne göstermek, toprağın İşlenmesi aşamasından en ileri tarım uygulamalarına değin tıim işlemlerde teknoloji ve bilimin önemini kanıtlamaktır. Böylece köylü alıştığı geleneksel yöntemleri geliştirmeyi öğrenecektir.
August R. Von Kral
Sayfa 91 - 1.Basım Eylül 2010 - Çev.: S.Eriş Ülger

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kemal Atatürk’ün Ülkesi
Alt başlık:
Modern Türkiye'nin Gelişimi
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051062358
Kitabın türü:
Çeviri:
S. Eriş Ülger
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Bundan 73 sene önce, 1935 yılında Avusturya’nın ilk Türkiye Büyükelçisi August Ritter von Kral tarafından yazılmış bu kitap, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün inandığı ve yürekten bağlı olduğu zeki ve çalışkan Türk Ulusu ile birlikte yaptığı devrimleri tarafsız bir yaklaşımla en iyi şekilde anlatıyor. Bu kitabı benzerlerinden ayıran pek çok özelliğinin yanı sıra, yazarın devrimlerin yapılışını günü gününe izleyip olağanüstü bir titizlikle gözlemleyip kaleme almış olmasıdır. Kitap boyunca Cumhuriyet’in ilanı ile başlayıp Mustafa Kemal Atatürk’ün hastalığının son günlerine kadar inanılmaz bir hızla devam eden devrimlerin nasıl ve hangi olanaksızlıklarla gerçekleştirildiğinin hikâyesini de okuyacaksınız. Aynı zamanda yapılan devrimlerin, gerçekleştirilen yeniliklerin Türk Ulusu’nun kaderini ve yaşam kalitesini nasıl değiştirdiğine ve kendine, ulusuna sonsuz güvenen bir liderin öncülüğünde, zeki ve çalışkan bir ulusun kültürde, ekonomide, sosyal yaşamda neler yapmaya muktedir olduğuna da şahit olacaksınız. Yazarın kendisinin de betimlediği gibi, bu kitap yeni Türkiye’nin oluşumunun sıradan bir öyküsü, bir izlenimler demeti ya da Atatürk’ün özyaşam öyküsü olmaktan öte, 1919-1935 yılları arası Türkiye’sinin bilinçli bir aktarımı, bu tarihler arasında gerçekleştirilen Mucize’nin yabancı bir kalemden bilançosu olma savındadır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • S. Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0