Kemik Bahçesi

8,6/10  (74 Oy) · 
287 okunma  · 
63 beğeni  · 
2.015 gösterim
Günümüzde ortaya çıkan geçmişe ait kemikler… Söylenmemiş, çarpık, uğursuz gölgelerin dolaştığı uzak bir zaman diliminde yaşanan çözülmemiş sırlar… Cesur, kanlı ve zekice… Boston… 1830… Boston Tıp Okulu’nda okuyan yetenekli ama yoksul öğrenci Norris Marshall eğitimini karşılamak için o bölgenin “mezar soyucuları” arasına katılır… Yine de bu korkunç ticaret, üniversite hastanesinin bahçesinde delik deşik edilerek öldürülen bir hemşirenin şok eden cinayeti karşısında önemsizdir. Günümüz… Julia Hamill, Massachusetts’in kırsal kesimlerinde yer alan yeni evinin bahçesinde dehşet verici bir şey keşfetti: kayalık arazinin içine gömülmüş bir kafatası… –Adli tabip Maura Isles’ın görüşüne göre, üzerinde cinayetin belirgin izlerini taşımakta. Bu isimsiz kadının kim olduğu ve başına ne geldiğiysese geçmişe ait bilgilerde saklı.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786051110684
  • Orijinal Adı:
    The Bone Garden
  • Çeviri:
    Filiz İnceoğlu Öztürk
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu 
09 Eyl 21:56 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kemik Bahçesi ile birlikte on ikinci Tess Gerritsen kitabımı bitirmiş bulunuyorum. Bu on iki kitaptan onu Rizzoli&Isles serisinden kitaplarken, ikisi seriden bağımsız tek kitaplardı. Kemik Bahçesi de bu kitaplardan yani Rizzoli&Isles serisi dışındaki kitaplardan biri. Yazara asıl ününü kazandıran kitaplar bu seriye ait olduğu için, genel itibariyle seri dışındaki kitaplar biraz daha az beğeniliyor. Kemik Bahçesi de bana göre serideki kitaplar kadar iyi değil ancak buna rağmen genel polisiye kitap ortalamasının da üstünde. Ayrıca Kemik Bahçesi'nin ilk kısımlarında az da olsa tanıdık bir ismi de görüyoruz: Adli Tabip Maura Isles'ı.

Kemik Bahçesi'nde olaylar geçmişle gelecek arasında ilerliyor. 1830'lu yıllar ve günümüz. 1830'lu yıllarda tıp fakültesi öğrencisi Norris Marshall çıkıyor karşımıza. Eğitim masraflarını karşılamak için bir kadavra tacirine yardımcı olan Norris, görev aldığı hastanedeki hemşire ve doktorun ölü bulunması ile birlikte bu cinayetlerin bir numaralı zanlısı konumuna gelir. Norris bu işten ancak kendisiyle birlikte katili gören diğer kişiyi bularak sıyrılabilecektir. Günümüzde ise Julia Hamill yeni taşındığı son derece büyük ve eski evinin bahçesinde toprakla uğraşmaktadır. Julia toprağı kazarken sert bir şeye çarpar: Bir kafatası. Olay yerine gelen Maura Isles bu olayın bir cinayet olabileceğini söyler ve çok uzun bir süre önce meydana gelen olayların gün yüzüne çıkarılması için araştırmalar başlar.

Kemik Bahçesi kurgu açısından beğendiğim bir kitap oldu. Diğer Tess Gerritsen kitaplarına oranla daha durağan başlasa da ardından yine sürükledi, şaşırttı, bilgilendirdi. Kemik Bahçesi'nde özellikle tıp okulunda anlatılan otopsi ve cerrahi müdahale kısımlarına bayıldım. Normalde bu tarz kısımlar beni çok fazla etkilemezdi ancak bu kitapta yer alan otopsi bölümleri özellikle midesi hassas kişileri fazlasıyla etkileyecek nitelikte, oldukça gerçekçi. Kitapta geçmiş ve gelecek bağlantısı olduğunu söylemiştim, geçmiş olayların anlatıldığı bölümler bugüne oranla fazla ancak ben günümüzdeki olayları daha çok görmek isterdim. Kitabın geçmiş bölümlerinde Norris'in tıp okulundaki arkadaşlarından birinin ismi Oliver Wendell Holmes. Gerritsen bu kitabında tarihte gerçekten yaşamış birisine yer vermiş ve bu karakter aracılığıyla o dönemin önemli sorunlarından biri olan lohusa ateşi hastalığına değinmiş. Oliver Wendell Holmes önemli bir hekim, aynı zamanda şair. Kitabın sonunda da yazarın notu kısmında bahsedildiği gibi Holmes'un devrim niteliğindeki son derece basit önerisiyle sayısız hayat kurtarıldı,  bu öneri de doktorların ellerini yıkaması gerektiğiydi. Tess Gerritsen bu kitabında aynı zamanda o dönemin toplumsal yapısı ile ilgili noktaları da aktarıyor. (Özellikle toplumsal eşitsizlik gibi noktalar...)

Kemik Bahçesi genel itibariyle sevdiğim bir kitap oldu, ancak yazarın en iyi kitaplarından biri olmadığı da aşikar. Tabii bu durum kitabı okurken keyif almama engel teşkil etmedi. Bir sonraki Tess Gerritsen kitabı olarak Kan Gölü'nü okumayı düşünüyorum. Hepinize keyifli okumalar.

Ceren Acer 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 12 günde · 6/10 puan

Tuhaf bir şekilde kalemini en çok sevdiğim yazarın kitabını bu sefer bitirmekte bayağı bir zorlandım diyebilirim. Bir kere yayınevinin yazı puntosu çok küçüktü. Kitap boyutu da standartların üstündeydi. Bir kitabı çabuk bitirmem ya da geç bitirmem bazen yazarın üslubuyla değil de, yayıneviyle ilgili olabiliyor. Yazarın üslubuna değinecek olursam yine dahice bir köprü kurmuş geçmiş zaman ve şimdiki zamana doğru. Olay örgüsü oldukça esrarengiz ve olağanüstüydü. Yine son zamana kadar yazarın attığı düğümleri çözemiyorsunuz.

Dr. Elmyra 
 20 Nis 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Julia evinin bahçesinde kemikler bulur, bu kemikler bizi 1800'lü yıllarda işlenen cinayetlere götürür.
Sarah Jio tadında bir Tess Gerritsen romanı olmuş. Geçmiş yıllarda yaşanan aşkın ipuçları günümüze bağlanıyor.
"Spoiler içerir": 1800'lü yıllarda doktorların eldiven giymeden hastaları muayene etmesi, hiç ellerini yıkamadan hastadan hastaya geçmesi ve bu şekilde hastalıkların bulaşması çok ilginç geldi. Asıl komik olan ise doktorların hasta muayenesinden sonra ellerini yıkaması gerektiğini söyleyen doktorun meslekten men edilip akıl hastanesine kapatılması. Tıbbın geçmişi ile ilgili bu bilgiler kitabı daha keyifli hale getirdi benim için.

MONSTER 
03 Ağu 2015 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Kitapta daha çok Isles,olaylara kafayı gömerek bir çözüm arıyor,rizzoli ise tamamen farklı o ise başını kaldırmış etrafına bakıyor her zaman ki gibi.
Isles kokunuzdan bile hasta olduğunuzu,nasıl tedavi edileceğini söyleyebiliyor(?) Eğer biraz düşüncelerinizden şüphe duymak istiyorsanız okunası bir kitap olabilir.Şimdi ben konuyu iki cümle ile özetlerim ama o zamanda heyecanını yitirir.Çok fazla bilinmedik ve göze çarpacak kelimeler var bu da,kitaba ayrı bir hava katıyor artı olarak.

fazi 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap için söylemek istediğim ilk şey; zaman yolculuğuna hazırlanın! 1800'lerde bir mektupla başlayan hikaye; Rose Connolly ve Norris Marshall'ın içimi acıtan hikayesi.. Ve günümüzde Julia Hamill'in yeni evinde bulduğu isimsiz bir kadının kemikleri. Okurken şaşkınlığımı engelleyemediğim, yine harika olay örgüsüyle dolu bir Tess Gerritsen romanıydı..

Sakura Fubuki 
14 Eki 2016 · Kitabı okumadı · Beğendi · 9/10 puan

yazarın diğer eserlerinin gölgesinde kalmış bir eser.. bence kendisine gölge yapanlardan çok daha iyi bir eser.. yazar hem heyecanı, hem korkuyu hem de romantizmi başarıyla vermiş.. bunun gibi eserler çoğalsa keşke... ciddiyetle tavsiye ediyorum.. pişman olmayacaksınız

Tess'in alışıldık tarzından ve Rizzoli-Isles maceralarından ayrı bir atmosfere sahip. Tarihi bir dekor da söz konusu olunca, ortaya, bence daha etkileyici bir macera çıkmış.

MERVE DÜNDAR 
21 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tess gerıtsen'ın diğer popüler kitaplarından çok daha iyi olduğunu düşündüğüm iyi kurgulanmış,sürükleyici, sonuyla şaşırtan kitabı.

Meyra _Kayra 
11 Ağu 00:59 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Boşanma sonrasında kendine bir ev alarak kendini bahçe ve ev işlerine veren yanlız yaşayan bir kadının bahçede kazı yaparken bulduğu kemikler ile başlayan roman kadının bu evde yaşamış olan eski sahiplerinden izlerle karşılaşması ve 1800 lü yıllara ait bulunan mektuplar ile devam eder. Kurgusundan dolayı başlangıçta yavaş ilerleyen kitap sonuna dogru sizi kendine esir etmeyi başarıyor. Yine çok başarılı bir Tess kitabı var karşınızda mutlaka okumalısınız.

Beyza Aldırmaz 
28 Haz 20:42 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Boşanmaları sonuçlanmamış olmasına rağmen başka bir kadınla düğün planları yapan kocası Richard'tan ayrılmış, yeni bir başlangıç yapmak isteyen Julia, sahibinin o evde ölmüş olmasından dolayı çoğu kişinin satın almadığı eski bir evi satın alır. Julia kendi hayatıyla birlikte bu ev için de yeni bir sayfa açmak ister ve evini onarmaya, uzun zamandır bakımsız olan bahçesiyle ilgilenmeye başlar. Julia bir gün bahçesine çiçek ekmek için toprağı kazar. Aniden çapası sert birşeye çarptığında Julia bir kaya olduğunu düşünür ve kazmaya devam eder. Fakat bulduğu şey bir taş değildir! Bir kadına ait en az yüz yıllık kafatasını ortaya çıkarmış olan Julia, hemen telefona sarılır. Doktor Isles ve ekibi olay yerine gelir. Julia, bahçesine gömülmüş olan bu kadının bir cinayete kurban gitmiş olduğunu varsayar ve o evde ölmüş olan Margaret Tate Page'in akrabası olan Henry Page' te Margaret'ın sakladığı kadının öldürülmüş olabileceği yıllara ait önemli mektuplar, gazete kupürleri vs. şeyler olduğunu öğrenir. Yaşlı Henry ile bahçesindeki kadının gizemini çözmek üzere kolları sıvarlar.

2 /

Kitaptan 11 Alıntı

Damla Köseoğlu 
02 Eyl 13:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kimse artık geçmişi önemsemiyor. Hep yeni ve taze olana karşı bir telaş, telaş, telaş içindeler.

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 59 - Doğan Kitap)Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 59 - Doğan Kitap)
Tuncay YILDIRIM 
20 Nis 21:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Gerçek sadece haksız yere suçlananlar için önemlidir. Başka kimsenin umurunda olmaz.

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 225)Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 225)
fazi 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tess Gerritsen - Kemik Bahçesi
"Ve sana söz veriyorum, bir dahaki sefere takacağın yüzük" dedi, "değersiz bir teneke ve cam parçası olmayacak."

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 284 - Doğan Kitap)Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 284 - Doğan Kitap)
fazi 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tess Gerritsen - Kemik Bahçesi
Hayat kurtaranlar, sürmesine olanak sağladıkları nesillerle, aksi halde doğmayacak olan çocuklarla bir anlamda kendi ölümsüzlüğünü yaratırlar. İyileştirmek, geleceğe izini bırakmaktır..

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 324 - Doğan Kitap)Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 324 - Doğan Kitap)
Dr. Elmyra 
20 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Çocukken, babamız sık sık bizi otopsi odasına çağırırdı. Bir erkek olsaydım, ben de tıp okurdum."
"Ve muhteşem bir şey olurdun, tatlım" dedi Grenville, kız kardeşinin koluna dokunarak.
"Fırsat verilseydi birçok kadın olurdu."

Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 198)Kemik Bahçesi, Tess Gerritsen (Sayfa 198)
MONSTER 
06 Tem 2015 · Kitabı okuyor · İnceledi

Polislerin deyişi ile;toprakta binlerce isimsiz kemikler vardı.
Her kemik parçası katilini bulunması için orda bekliyordu yıllarca.
Bu vucudun bize sunduğu mucizevi bir sunumdu.Konuşamasakta,kemiklerimiz bizim kimliğimiz gibiydi.

Kemik Bahçesi, Tess GerritsenKemik Bahçesi, Tess Gerritsen
2 /