Kenar MahalleJohn Steinbeck

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.063
Gösterim
Adı:
Kenar Mahalle
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Vahdet Gültekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Güven Yayınevi
Baskılar:
Yukarı Mahalle
Kenar Mahalle
Tortilla Flat
Arkadaşlığa paradan çok önem veren Danny,anide bir mirasa konup iki eve birden sahip olunca, sokaktaki diğer arkadaşlarına kapılarını açar.Bu grubun özgürlük aşkı ve maddi dünyaya duydukları nefret, onları heyecanlı ve çoğu zaman komik maceralara sürükler.Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp ortadan kaybolana kadar...
Anneannem 70 yaşında ve alzheimer hastası. Kendinden küçük 2 kardeşi ve kendisinden büyük abisi de alzheimer hastası. En büyük ablaları 87 yaşında ve cin gibi bilge bir kadın.

Bayram ziyaretinde bu büyük teyzemdeyiz. Mecburi gittiğim ortamlarda can sıkıntıma ilaç olsun diye hep kitap taşırım. O gün çantamda kitabımı gördü.
''Ben yaşayan tarih kitabıyım. Her şey aklımda. Anneannen adını bile hatırlamıyor. Çünkü ben çok kitap okurdum zihnimi hep çalıştırdım pas tutmadı'' dedi ve bana 1968 basımlı bu kitabı hediye etti. Kitabı seyretmenin, sararmış yapraklarını okşamanın henüz tadına doyamadım. Sıkıcı gelen bayram ziyaretleri artık büyük teyzeme giderken bir zevke dönüşecek. Belki birkaç kitap daha verir.

Bu da böyle nasihatli bir inceleme olsun. Büyük teyzemin sözlerine kulak verin ilerde alzheimer olmayın.
Kütüphanede gezinirken şans eseri denk geldin.. Steinbeck'i seven biri olarak ilk yayımlanan kitabı olduğunu söylemek isterim arkasını okuduğumda da güncel hayattan bir ses gibi geldi. Ayrıca "komedi" kelimesini görünce de bunu okumalıyım dedim. Insan arada gülmek istiyor zira. Ki öyle de oldu kahkahalar attığım gulumsedigim ve içten bulduğum bir yandan da hüzne boğulduğum zamanlar oldu. Akıcı hızla okuyabileceginiz bi kitap zira dili zorlamıyor sizi fazla edebi diyemem bundan ötürü lakin gerçekten halkın içinden insanları görüyor ve izliyorsunuz bundan ötürü beni çok mutlu etti. Onların arasında sofrasında gibiydim. Sanki sobanın kenarında testilerden beraber şarap içiyor şarkı söylüyorduk. Arkadaşlığın doğuşunu izledim ve de kederlendim. Çünkü minik ayrıntılar aslında çok güzel dokunuyor kalbinize. Keşke böyle dostlarım olsa diyeceksiniz sonunda.. Beklenmedik bi sondu ve içim buruk diyebilirim no spoilers sustum:) OKUYUN pişman olmazsınız cidden.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.791 Oy)8.076 beğeni25.803 okunma610 alıntı125.648 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.000 Oy)17.355 beğeni39.176 okunma2.039 alıntı163.973 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.394 Oy)8.345 beğeni22.616 okunma1.395 alıntı104.556 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.018 Oy)7.271 beğeni19.692 okunma3.076 alıntı115.505 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.947 Oy)12.388 beğeni31.521 okunma2.707 alıntı131.516 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.175 Oy)8.081 beğeni23.773 okunma1.872 alıntı101.457 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.771 Oy)7.295 beğeni20.392 okunma656 alıntı78.742 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.915 Oy)8.294 beğeni23.042 okunma1.112 alıntı111.848 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.472 Oy)5.756 beğeni15.096 okunma2.162 alıntı77.895 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.931 Oy)3.456 beğeni11.595 okunma1.019 alıntı47.259 gösterim
Düşünün yoksulsunuz ve hiç birseyiniz yok çoğunlukla hırsızlık yaparak hayatınızı devam ettiriyorsunuz ve bir sabah uyandiginizda artık zenginsiniz (bu kitap okunur iyi okumalar)
Az bilinen, çok güzel, John Steinbeck eserlerinden bir tane daha. John Steinbeck'a olan hayranlığım okudukça katlanıyor. Nasıl bu kadar yetenekli olabiliyorsun, nasıl bu kadar güzel eserler
verebiliyorsun John? Böyle güzel eserleri olan bir yazarın, genel olarak sadece 'Fareler ve İnsanlar' kitabıyla bilinmesi acı verici. Normalde bir yazarın en büyük eserini okuduktan sonra diğer eserleri doğal olarak okuyucuya o büyüklükte gelmez. Ama Steinbeck bu durumun dışında. Yazarın en büyük eseri olarak kabul edilen Gazap Üzümleri'ni okuduktan sonra bile yazarın diğer kitaplarıyla kıyaslamanız mümkün değil. Çünkü her bir eserinin (okuduğum eserlerinin) ayrı bir önemi, farklı bir boyutu var.

Kitabımız yer yer çok komik, yer yer hüzün verici, tıpkı hayat gibi. Danny'e moruk dedesinden iki ev miras kalmasıyla olaylar gelişir. Kenar mahallede iki ev büyük bir prestij ve zenginlik belirtisi haliyle. Danny'miz biraz yaramaz bir genç. Hapislere girer çıkar, arkadaşları vardır hem de öyle arkadaşlar ki keşke herkesin öyle arkadaşları olsa. İlk başta Danny ve Pilon vardır. Danny'ye miras kalan iki evden birinde Danny diğerinde de Pilon kalır. Tabii kiracı olarak kalır Pilon, her ne kadar kira vermek yerine şarap içmeyi daha mantıklı bulsa da. Bu arkadaşlığa zamanla yeni arkadaşlar eklenir. Gece gündüz demeden içilen şaraplar. Tek derdi şarap içmek olan arkadaşlar. Çalışmayan, gece gündüz yatan, bir grup arkadaş. Bir evde 7 kişinin ve 5 köpeğin kaldığı sefil bir ortam. Ancak hallerinden memnunlar:) Dolayısıyla zamanla evde sefalet hayatı sürülür.

Yukarıda çalışmayan, sürekli yatan arkadaşlar dedim ama gerek olduğunda nasıl bir işbirliği içerisinde çalıştıklarını, çabaladıklarını görmek şahane bir şey. Gerçek arkadaşlık da bu olsa gerek. Yeri ve zamanı geldiğinde tek bir güç olabilmek.

John Steinbeck okunması gereken bir yazar. Sadece Fareler ve İnsanlarla anılmayı hak etmeyen bir yazar. Kıyıda köşede kalmaması gereken eserler bunlar. O yüzden böyle eserler okunmalı ve öncelikli olarak tavsiye edilmeli.
Tam bir kenar mahalle romani. Merak etmediğiniz insanların duymak istemeyeceğiniz hikayeleri. Yoksaydiklariniz ve serin bir akşam üzeri tesadüfen karsilastiginizda yolunuzu degistirdiklerinizin öyküsü. Yalin duru ve carpici. Yukarı Mahallede yaşanılanlar bambaşka hayatların acı gercekleri. Dokunmak görmek ve orada olduğunu bilmek istemediklerinizin sessiz cigligi... Steinbeck yine dislanmislarin tutunamayanlarin ve talihsizlerin sesini duyurmus...Keyifli okumalar.
Hayatımda okuduğum nadir kitaplardandır.. uzaktan bakıp eleştirdiğiniz bazı insanların iç dünyasını bu kdr güzel aktaran başka bir kitap hatırlamıyorum.. herşeyden öte yaptıkları her kötü şeye vicdanlarını rahatlatacak onurlu bir gerekçe bulmaları bambaşka bir bakış açısı kazanmanızı sağlıyor..
17 bölümle, birbirine bağıntılı, harikulade bir anlatımla hikayelendirilmiş bu kitapta bence en dikkat çeken konu; Maddi dünyadan nimetlerinden ziyade arkadaşlık, gönül zenginliğinin getirisi dostluğun vurgulanması oldu.
Ne diyordu yazar, kitabının ön sözünde:
"Danny'nin evi dediğinizde, çevresini iyilik ve neşe, sevgi ve sonunda da derin bir keder veren bir takım adamların oluşturduğu bir guruptan söz ettiğiniz düşünülür. Zira Danny'nin evinin kral Arthur' un Yuvarlak Masasından aşağı kalır yanı yoktur; Danny'in dostları da kral Arthur'un şövalyelerinden pek farklı değildirler. İşte bu kitap, bu adamların nasıl bir araya geldiğini, bu gurubun nasıl gelişip güzel ve bilge bir topluluğa dönüştüğünü anlatır.
Sonra devam eder Steinbeck, "Ne Danny diye bir adam, ne Danny' nin dostları ne de öyle bir ev vardı. Danny bir doğa tanrısıydı, dostlarıysa rüzgarı, göğü ve güneşi temsil eden ilkel simgelerdir." demesinler diye, olan biteni kağıda dökmekte fayda var. Bu kitap hem bugün, hem de gelecekte böyle sözde düşünürlerin bu öyküye dudak büküp ahkam kesmelerini önlemek için yazılmış bir tarihçedir. Diyor.
Evet yazarımız bunlar not düşerken ben haddim olmasa da Bazı noktaları deşelemem gerektiğine inanıyorum...
Kitabın giriş bölümünde karakter belirleme aşamasında;
Candanlık, yakınlık,dostluğu, maddi dünyayı boş vermişlikle, Özgürlüğü , sadece boş hayaller kurmak, işsiz, güçsüz, avare günler içinde debelenmek, serseri bir ruh haliyle lümpen bir yaşam yolu çizmek, şarabın dibini bulup karın doyurmayı çalıp, çırpmak yöntemiyle aramak gibi sunulması "doğru mu?" ya da "var olan gerçek mi ?" diye duygu karmaşası içinde kaldım ve beni bu dürtü kitabın sonuna dek bırakmadı.
Sadece bu değil di. Bir başka dürtü de; Tam bir dalavere, yalanlar yumağı, kurnazlıklar çemberinden geldi. Hikayenin kahramanları yine kendileri gibi yoksul, derbeder arkadaşları "Korsan" lakaplı olanların elde avuçta ki varidatını elde etme çaba ve planlarındaki gibi. Ya da 200 doları var diye yaşca kendinden çok daha büyük bir bayanla "Madam Moleres" gibi.beraber olmayı meziyet, başarı, yada hayatın galibiyet zevki gibi sunulması...Bana " bu olumsuzluklar neyin nesi " dedirtti.
Ama yinede akıcı bir tarafı var kitabın...
İyi okumalar dileğimle...
John Steinbeck'in kalemi gayet sürükleyici ve yalın. Ancak bu yalinligin içinde toplumsal tespitleri gayet yerinde. Bu kitabında Abd'de Paisonalar'ın yaşadığı 'Yukarı Mahalle'deki insanların hayatıni anlatıyor. Bir gün zengin akrabasindan kendisine kalan ev ile eski konumuna göre zengin sayılacak Danny, zamanla Pilon, Pablo ve diğer iki arkadaşını da kendi evine alır. Bu olaylar safhasında insanı tebessüm ettiren diyaloglar oldukça fazla. Arkadaşlar sürekli kendilerine bir uğraş buluyorlar ve her defasında başlarına açılan ufak tefek belalardan siyrilmayi basariyorlar.

Kitapta, arkadaşlığı en derin şekilde hissediyor insan. Şehrin görünmeyen kenarında yaşayan insanların günübirlik hayatlarına konuk oluyoruz gibi hissediyoruz. Bu hayat uzaktan insana hoş gelen ancak içinde bulunduğun zaman insanı bunaltan bir hayattır. Bunu kitabın sonunda Danny'in cenazesine, uygun elbiseleri olmadığı için katilmak istemeyen arkadaşlarının davranislarinda görüyoruz.

Kitabı okumaya yeni basladigimda biri 'Cennet Mahallesi' diye yorum yapmıştı. Neden bu yorumu yaptığını kitabı bitirdigimde anladım. Çünkü benim de aklıma kitabı okurken Cennet Mahallesi dizisi geldi. :)
İlk defa John Steinbeck okuyayım dedim. Aldım kitabı elime hep aynı hikaye başa sarıp duruyor bir 15 liralık kira için ev otele döndü. Yaptıkları kötülükleri kendi kafalarında uydurdukları sözde iyilikle kapatmaya çalışmaları baydı da baydı. Daha fazla okumaya devam etmeyip yarım bırakıyorum. Bayağı bir sıkıcı bir hikayesi var .
Eşsiz bir anlatım var kitapta, okumaktan büyük zevk aldım. Betimlemeler, diyaloglar, karakterler, hikayenin gelişimi her şeyi müthiş. Bundan 2,3 önce John Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar kitabını okumuştum ve o kitabın etkisi hala üzeeimde. Bu kitapta aynı şekilde etki yaptı. Hikaye daha uzun olsaydı Martin Eden gibi, o zaman tadına doyum olmazdı.
Yukarı Mahalle, tam bir kenar mahalle romanı. Günübirlik işlerde çalışan insanlar, çingeneler, ellerine geçen üç kuruş parayı içkiye yatıranlar, evde aç bekleyen çocuklar, yaşı geçkin ama parası olan kadınları mutlu eden parasız erkekler, kendilerine mutluluk aramak için gelen erkeklerden şarap ya da başka hediyeler talep eden kenar mahalle dilberleri, kendilerine bile bakamayacak durumdalarken hayvan sevgisinden vazgeçemeyip pek çok köpek besleyen zavallılar... Her insan ayrı bir hikayedir ya tam da öyle işte.
Steinbeck romanlarını seviyorum, anlattığı hikayeler sıradan insanlar üzerine olsa da güzel yollardan vuruyor insanı. Şu sıra araya farklı bir yazar almadan bir solukta kitaplarını okumaya çalışıyorum fakat bu kitap beni biraz yordu. Tadı alıştığımın dışında biraz yavan geldi diyebilirim.
Danny ve arkadaşlarının inanılmaz ama çok heyecanlı , eğlenceli hikayesini anlatıyor Yukarı Mahalle. Kitabın sonunda üzücü bir sahneyle son buluyor . Fareler ve insanların yazarından yine muhteşem bi kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kenar Mahalle
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
Vahdet Gültekin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Güven Yayınevi
Baskılar:
Yukarı Mahalle
Kenar Mahalle
Tortilla Flat
Arkadaşlığa paradan çok önem veren Danny,anide bir mirasa konup iki eve birden sahip olunca, sokaktaki diğer arkadaşlarına kapılarını açar.Bu grubun özgürlük aşkı ve maddi dünyaya duydukları nefret, onları heyecanlı ve çoğu zaman komik maceralara sürükler.Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp ortadan kaybolana kadar...

Kitabı okuyanlar 184 okur

  • Yener ÖZSOY
  • Erol Tr
  • Seniha Çubukcu
  • Dr.Okur
  • Merve Betül Karakuş
  • Lev Nikolayeviç Mışkin
  • DUA

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.3 (2)
9
%0
8
%1.6 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0