Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.807
Gösterim
Adı:
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717736
Orijinal adı:
Drei Dichter Ihres Lebens
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Baskılar:
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy
Kendi Hayatını Yazan Üç Yazar: Casanova, Stendhal, Tolstoy
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar
Ne ayıplama ne onaylama... Kaleminin ucundan sadece kendini tanımanın sevinci damlayan üstad Stefan Zweig'dan, hayatını dizginlenemez bir tutkuyla şiirleştiren üç şair ruhun öyküsüdür bu kitap...
407 syf.
·Beğendi·10/10
Stefan Zweig'in üçlemelerinden birisi. Casanova, Stendhal, Tolstoy... Bu "üç şair ruh"un öyküsü. Edebiyatı seviyor musunuz? Eğer cevabınız "Evet" ise mutlaka okumanız gereken muhteşem bir kitap. Hiçbir şey olmak istemeyip de her şeymiş gibi görünmenin ona yettiği Casanova; vahşi yalnızlığı sayesinde, kapılarını dikkatle sımsıkı kapamış olması sayesinde varlığının özü bize kadar el değmemiş bir halde uzanan Stendhal ve nesnelerin arkasındaki hiçliği fark eden, hiçlikle karşılaşan ve bunun sonunda ruhunda bir parçalanma, kendi içinde dar ve karanlık bir yarık, bir çatlak meydana gelen Tolstoy... İşte üçü de bu kitabı okurken capcanlı karşımızda..
407 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Üç ayrı insan, üç ayrı hayat; Casanova, Stendhal ve Tolstoy. Bu üç yaşamı derinlemesine inceleyen, didik didik edip, parçalarına ayıran Zweig.
Kitabın en iyi araştırılan ve bizlere kadar uzanan kısmı ise Tolstoy' un hayatına yönelik olan kısmı.
Hayatında arzu ettiği bir şey kalmamış ve bir defasında mektuplarından birinde insanoğlunun en cüretkâr cümlesini "Mutluluğum sınır tanımıyor" yazan Tolstoy' a Hiç' liğin uğraması: "Nesnelerin arkasındaki hiçliği görmüştü" (s.250) ardından gelen yarılma; dibe doğru derinleşen ince, kara bir yarık..
Zweig' ın kendisinde de var olan -ve belki de onu intihara götürecek yolun taşlarını döşeyen- kendisi ve nesnelerin geçiciliğinin farkına varıldığı an insanın içinde açılan o uçuruma bakma süreci.
Zweig, Dostoyevski' den sonra yine aynı lezzet ve üslupla inceliyor Tolstoy' u.
Kitabın 306. Sayfasındaki:
'-Tolstoy' un şu sözünü hep tekrar etmek gerekir: "Kendi hayatının nöbetini tutmak." '
bu cümlenin üzerine söylenecek bir şey kalmıyor.
...
407 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Birbirinden farklı olduğunu düşündüğümüz üç yazarın hikayesini anlatıyor.
Bu kitap “Dünya Fikir Mimarları” dizisinin üçüncü cildidir. Bu kitap bizi sanatçıların kendi iç dünyasına götürüyor. Bu üç yazar, kendi Ben’leri ile karşımıza çıkıyor. Onlar için kendi varlıklarından daha önemli bir gerçeklik yoktur.
Casanova, Stendhal ve Tolstoy, ilk anda bu üç yazarım isimlerini bir arada görmek çok şaşırtıcı gelebilir. Ancak aynı kitapta bulunmaları aynı düşünsel düzeyde olduklarını göstermekten çok aşağıdan yukarıya üç basamağı temsil ettiklerini düşünmek gerek.
407 syf.
·9 günde
Bu eser, Dünya Fikir Mimarları, Yaratıcı Ruhun Tipolojisi dizisinin 3. cildi.
(1.cilt: Üç Büyük Usta -Balzac,Dickens,Dostoyevski
2.cilt: Kendileriyle Savaşanlar -Hölderlin,Kleist ve Nietzsche)

Kitapta kendi otobiyografilerini yazan, kendini tanımaya çalışan üç ünlüyü, Casanova, Stendhal ve Tolstoy’u otobiyografik, duygusal ve felsefi yönleriyle incelemiş.

Stefan Zweig’ın Freud’a olan hayranlığına aşina olduğumdan, burada da onun esintilerini gördüm. Bence bu yazarları seçmesindeki en büyük etkenlerden biri de Freud’un psikanaliz kuramı. Zihnimizi oluşturan 3 benlik olan id, ego ve süperegonun baskın olduğu karakterler okudukça çok bariz anlaşılıyor. Bu benlik katmanlarının da yazarların hayatını yönlendirmede, sanatlarını ifade etmelerinde nasıl rol aldığını görüyoruz.

Casanova’ya yer yer kızsam da, Stendhal’da toparlayıp Tolstoy’da zirveye taşındım. Bu yazarları tanımak için gerçekten çok güzel bir kaynak. Yazarları tanıdıkça, okuduğumuz eserlerinin etkisi çok daha anlamlı ve verimli oluyor bence.
Okumanızı öneririm
407 syf.
“Onu hala seviyor muyum?
Bu aşk bana nasıl bir duygu veriyor ve niçin daha fazlasını vermiyor?
Sevgim gerçek mi yoksa zorlama mı? Sevgimin gerçek olduğuna kendimi inandırmaya mı çalışıyorum, kendi kendime bir komedi mi oynuyorum?”

Stefan Zweig kimi anlatsa güzel anlatıyor. Anlattığı kişiyi yargılamıyor, anlamaya çalışıyor...

Stefan Zweig öyle bir kalem ve insan ustası ki, onun kadar insan ruhunun derin kuyularına inen ve oradan kova kova yaşanmışlık çıkaran başka bir yazar tanımadım...
407 syf.
·Puan vermedi
Gerçekten çok güzel bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde farkettim Zweig Casanova'yı sık sık yerden yere vurdu. Aslında söylediklerinde haklıydı yani casanovaya haksız yere yüklenmedi. Casanovaya yüklendiği kadar olmasa da Stendhal için de benzer şeyler yazmıştı. Sık sık Stendhalın mükemmel bir yalancı, göbekli ve görünüşünden dolayı aşk hayatında başarısız olduğunu vurguladı. Tolstoya gelince daha övgü dolu daha yumuşak bir dil kullanmıştı. Tolstoy mükemmel bir insan olduğu içinmi yoksa Zweig Tolstoyun yeteneğine bağlı haklı şöhreti altında ezilmek istemediğindenmi bilmiyorum. Güzel bir kitaptı sevdiğim yazarlar hakkındaki bilgilerimi arttırdı. Zweig gerçekten cesur bir yazarmış onun yerinde bir başkası olsa edebiyat alanında otorite olarak görülebilecek Tolstoy ve Stendhalı övmenin yanında eleştiremeye cesaret edemezdi.
407 syf.
·20 günde·Beğendi·Puan vermedi
Stefan Zweig'ın çok fazla okunan bir yazar olduğunu bilmemle birlikte bu kitap okuduğum ilk kitabıydı. Ve ne yazık ki bu serinin diğer kitapları elimde değil. Ama en kısa zamanda edinmeyi düşünüyorum. "Dünya Fikir Mimarları" yazarın diğer yazar ve fikir önderlerini incelediği bir seri. Avrupa'lıların önde gelen yazarlarının biyografilerini, yaşamlarını, eserlerini ve düşüncelerini geniş bir perspektifle okuyucuya aktarıyor. Her gün kitaplarını okumak istediğimiz kişileri daha iyi tanımamızı ve onları daha iyi anlamamızı sağlıyor. Casanova, Stendhal ve Tolstoy'u anlattığı elimdeki seri oldukça aydınlatıcıydı. Casanova'nın karşı koyulmaz cazibesi ve çapkınlıklarla dolu hayatının finalinde bir yazar olması ve ihtiyarlıkta gelen itibarsızlığı kendi lehine çevirebilmesi ve tarih sahnesinde bir sonraki nesillere kendini anlatabilmesi çok hoştu. Stehdal'ı okurken ise çekingen ama çok akıllı, dış dünyaya karşı ikiyüzlü ama kendine karşı çok dürüst ve sadece arzuladığı hayatı yaşamaya çalışan bir portre gördüm. Onun kendini fiziksel olarak kusurlu görmesi sadece gençlik yıllarında uğradığı bir psikolojik sendrom olarak kalıyor ve daha sonrasında ise bir dahi ortaya çıkıyor. Tolstoy ise kitabın son kısmında yer alıyor. Nasıl bir yazar olduğu hakkında daha önce okuduğum bir kaç kitabında bazı fikirler edinmiştim. Ancak bu eserde yaşamı boyunca yazdığı romanların yanında, kendi hayatını da bir roman olduğunu gördüm. Soylu ve varlıklı, hayatının sonuna kadar hiçbir ekonomik sorun yaşamadığı bir hayatı olmasına rağmen, insanlığın en önemli sorunlarını ele almış, bu sorunları temellendirmek ve sonuca ulaştırmak için koca bir ömür geçirmiş. Ve üstelik defalarca varlıklarını tüm insanlığa bağışlamak istemiş ama her defasında ailesini düşünerek vazgeçmiştir. Aşırı duyarlı bir insan olması onu çok ağır travmalara, çözülmelere götürmüştür. Bana göre insanlığı, insanlığa örnek olacak nadir insanlardan biri. Dostoyevski'yle sürekli olarak karşılaştırılması bence çok yanlış. Yazar da bunu tekrarlamış. Belki kaçınılmaz bir soru olarak karşımıza hangisinin daha iyi olduğu çıkabilir ama bence böyle bir karşılaştırma yapılması gereksiz. Kitap genel olarak aydınlatıcı ve akıcı bir uslupla ilerliyor. Ancak cümlelerin çok uzun sürmesi bazen insanı sıkmıyor değil. Yine de tavsiyemdir, okumayı düşünüyorsanız bu seriyi kaçırmayın derim. :)
407 syf.
·Puan vermedi
tolstoy u iyi biliriz burada da bu var ama din ile hep kafasindaki deli sorularin arayisi, bir de arayisindaki yalnizlik sadece ondan olacak tek bir kizi oda babasina yetisememesi. diyecek soz kalmaz. casanovayi hic bilmezdim beni ona okumaya sorukledi. stendal ise kirmizi beyaz ve kisa buyu.. soguk bir kis geceainde okuyun
407 syf.
Stendhal in asıl zenginliği ta derinlerde soğukkanlı aynı zamanda ateşli ancak ölümün parçalayabileceği bir kadehin içinde durur...
(Stendhal kadar sözleri ve eserleriyle Nietzche ye çılgınca düşünce zevki veren çok az yazar olmuştur)
03.02.2019 Giritli Selim
376 syf.
·4 günde·9/10
Zweig‘ın Dünyanın Mimarları adını verdiği serinin 3. ve son kitabı. Biliyorsunuz her seride 3 büyük sanatçıyı anlatmakta.

Burada da Casanova, Stendhal ve Tolstoy mevcut.

Özellikle Tolstoy hakkında daha kapsamlı biyografi denemeleri bulabilirsiniz. Fakat bu üç yazarın eserlerine başlamadan önce hem eserlerine hem de yaşamlarına dair bir ön bilgi sahibi olabilme adına okunabilecek en sade ve net eserlerden birini ortaya koymuş Zweig.

Zweig’ın bu yazarlara ait el yazmaları, mektuplar, romanlar, hikayeler ve şiirlerin neredeyse hepsini okuyup da bu denemeyi ortaya çıkarmış olduğunu söylememize de gerek yok sanki.

Zevkle okuyunuz, okuyacaksınız bence.
Kendisi için tutkuyla yaşamak isteyen bir insan,
bütün öteki insanların kaderine mantıki olarak, ilgisiz kalmak zorundadır.
Onu hala seviyor muyum?
Bu aşk bana nasıl bir duygu veriyor ve niçin daha fazlasını vermiyor?
Sevgim gerçek mi yoksa zorlama mı? Sevgimin gerçek olduğuna kendimi inandırmaya mı çalışıyorum, kendi kendime bir komedi mi oynuyorum?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717736
Orijinal adı:
Drei Dichter Ihres Lebens
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
Baskılar:
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy
Kendi Hayatını Yazan Üç Yazar: Casanova, Stendhal, Tolstoy
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar
Ne ayıplama ne onaylama... Kaleminin ucundan sadece kendini tanımanın sevinci damlayan üstad Stefan Zweig'dan, hayatını dizginlenemez bir tutkuyla şiirleştiren üç şair ruhun öyküsüdür bu kitap...

Kitabı okuyanlar 140 okur

  • Bayram Ömeroğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%2.4 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları