Kendi Kaynaklarına Göre Şia ve Şiilik

·
Okunma
·
Beğeni
·
174
Gösterim
Adı:
Kendi Kaynaklarına Göre Şia ve Şiilik
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054605453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elvan
İslam tarihinde Şii-Sünni ayrımcılığının temelleri Yahudiler tarafından atılmış ve zaman içerisinde meydana gelen kerbela gibi elim olaylar da bu ayrımcılığı körüklemiştir. Önceleri siyasi bir şekilde ortaya çıkan bu ayrımcılık tarihi içerisinde itikadi bir boyut kazanmıştır. İslam düşmanları, İslam’ın engellenemez yükselişini Şii Sünni fitnesini kışkırtarak, Müslümanları dinlerinin özünden uzaklaştırma ve birbirine düşürmek suretiyle zayıf düşürüp ortadan kaldırmayı planlamışlardır.

Bu kitabın yazılmasındaki amaç Şii-Sünni ayrımcılığını körüklemek değildir. Bilakis İslam birliğini her fırsatta dile getiren Şia’nın durumunu, akidesini, kırmızı çizgilerini ve ehli sünnetle ayrıldıkları noktaları kendi kaynaklarından deliller getirerek Müslümanları bu konuda uyarmak ve bilinçlendirmektir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İmamiye Şia'sının İtikadı1. İmamet Düşüncesi ve İmamın KonumuŞiilik’te imamın vazifesi sadece siyasi ve dünyevi bir liderlik değildir. Bilakis peygamberliğin devamıdır. İmamın görevi Şiilik’te peygamberin görevi konumunda­dır. İmamın sıfatları peygamberin sıfatları gibidir. İmamlar, peygamberler gibi ismet sıfatına sahip olup, söz ve dav­ranışları hadis hükmündedir ve teşride kaynaktır. İmamın tayini de Peygamberin tayini gibi ilahi bir tayindir. Bunun için Şiiler; imamlan, peygamberlerin sahip olduklan ke- maliyet sıfatları ile sıfatlandıran birtakım rivayetler ileri sürmektedirler. Şiilerin yanında peygamber ile imam ara­sında herhangi bir fark yoktur. Hatta detaylara inildiğinde, imamlan peygamberlerden daha üstün tuttukları görülür.Bu konuda Allame Meclisi2 şöyle demektedir: “Gelen rivayetlerden peygamberle imam arasındaki farkı ortaya çı­karmak çok güçtür. Hz. Muhammed’in peygamberlerin so­nuncusu olması riayetinin dışında, peygamberlikle vasıflan­mamaları için herhangi bir gerekçe bilmiyoruz. Akıllanmız peygamberlikle imamet arasındaki farkı kavrayamaz.”3-4Şiilerin yanında imamet, peygamberlik gibi hat­ta daha fazla kutsiyete sahip rabbani bir makamdır. Humeyni, İslâm’da Devlet adıyla tercüme edilip yayınla­nan kitabında “Tekvini Velayet” başliğı altında şöyle der:2 Meclisi, Biharu'l-Envar isimli 110 ciltlik ve Şiilerin yanında en önemli kay­naklardan sayılan kitabın sahibidir.3 Biharu'l-Envar, Muhammed Bakır el-Meclisi, thk. Lecnetun min Ulema, Bey­rut 1992, XXVI, 82.4 Usulu'l-Kâfi, Muhammed b. Yakup el-Küleyni, Müessesetu Tarihi'l Arabi, Beyrut 2009, I, 119
Osmanlı sul­tanlarından Kanuni Süleyman’ın Avrupa’yı fethetmek için Viyana surlanna dayanmışken Anadolu’nun doğusundan başlayarak fitne çıkaran Şiilerden dolayı Avrupa fethinden geri dönüp içteki karışıklıklarla uğraşmak zorundan kal­mıştır. Böyle olmasaydı belki de Avrupa’nın çoğu şuan­da İslam sancağı altında olmuş olurdu. Safevi Şiilerinden Şah Abbas es- safevi’nin Sünni olan Osmanlılara karşı AvrupalIlarla nasıl komplolar kurduğu aşikardır.Oryantalist Fernando ne kadar da doğru söylemiş­ti. “Şayet Irandaki safeviler olmamış olsaydı biz bugün Belçika’da Fransa’da Cezayirlilerin yaptığı gibi Kur’an okuyor olurduk. ” Kendilerine sürekli olarak Müslümanları düşman olarak görmüşlerdir. Tarihin hiçbir döneminde Şia bir ülkenin fethedilmesinde ortak olmadığı gibi sü­rekli olarak İslam devletlerini parçalamak için kafirlerle birlikte hareket etmişlerdir. Mısırda Şii Fatımi devletinin Zengi devletini ortadan kaldırmak için haçlılarla işbirliği yaptıkları gibi. Bu tehlikeyi Selahaddini el-Kürdinin on­ları ortadan kaldırarak bertaraf etti. Selahaddin-el-Kürdi, Kudüs’ü fethetmeden önce Şii Fatımi devletini ortadan kaldırdı. Çünkü Şii tehlikesi var olduğu müddetçe bu­nun olamıyacağını biliyordu. Kaderin garip bir cilvesidir ki bugün yani 2014 yılında Kudüs yine işgal altında ve yine Şia tehlikesi bütün İslam âlemini sarmış. Alın size Suriye, Afganistan, Irak buralarda hep Şia zulmü ve fit­nesi her yeri kaplamış durumda. Acaba Mescidi Aksa özgürlük için önündeki Şia fitnesinin ortadan kalkmasını mı bekliyor?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendi Kaynaklarına Göre Şia ve Şiilik
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054605453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elvan
İslam tarihinde Şii-Sünni ayrımcılığının temelleri Yahudiler tarafından atılmış ve zaman içerisinde meydana gelen kerbela gibi elim olaylar da bu ayrımcılığı körüklemiştir. Önceleri siyasi bir şekilde ortaya çıkan bu ayrımcılık tarihi içerisinde itikadi bir boyut kazanmıştır. İslam düşmanları, İslam’ın engellenemez yükselişini Şii Sünni fitnesini kışkırtarak, Müslümanları dinlerinin özünden uzaklaştırma ve birbirine düşürmek suretiyle zayıf düşürüp ortadan kaldırmayı planlamışlardır.

Bu kitabın yazılmasındaki amaç Şii-Sünni ayrımcılığını körüklemek değildir. Bilakis İslam birliğini her fırsatta dile getiren Şia’nın durumunu, akidesini, kırmızı çizgilerini ve ehli sünnetle ayrıldıkları noktaları kendi kaynaklarından deliller getirerek Müslümanları bu konuda uyarmak ve bilinçlendirmektir.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Zehranur Şeker
  • Ahsen
  • Hasan asiltürk
  • ahmet
  • Yar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0