Kendimiz (Her Şeyi Araştıran İnsan Kendini Niçin Araştırmıyor?)

·
Okunma
·
Beğeni
·
286
Gösterim
Adı:
Kendimiz
Alt başlık:
Her Şeyi Araştıran İnsan Kendini Niçin Araştırmıyor?
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Başarıyı Arttırma Merkezi Yayınları
Baskılar:
Kendimiz
Kendimiz
Toplumda şahsımızla, ailemizle, sosyal grubumuzla bir var olma mücadelesi içerisindeyiz hepimiz. Kendi kendimizi kabul ettirebilmek için yaşıyoruz. Tüm hareketlerimizin, konuşmalarımızın, davranışlarımızın, düşüncelerimizin tabanına baktığımızda, sürekli bizi zorlayan bu isteğimizi buluruz. İsteriz ki herkes bizi beğensin, bizi sevsin, bize saygı duysun, bizi takdir etsin, bizi anlasın. Kısacası, kabul edilmektir bu hayattaki amacımız. Hem de saygıyla kabul edilmek. Peki ama biz kendi kendimizi ne kadar kabul ediyoruz ki başkalarından bizleri kabul etmelerini bekliyoruz? İnsanın bu temel ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için ilk önce yapması gereken, istek ve arzularının kaynağına inip kendisiyle tanışmak. Öyle ya, bir istek yapan yerimiz var, bir de bu isteği uygulamaya koyan. Ama adresler belli değil. Bugüne kadar yapımızdaki bu adresler müspet olarak tanımlanmamış. Yanlış yerlerde tatmin aranmış. Bu yüzden insanoğlu içinden duyduğu isteklerini tatmin etmek derdindeyken, deniz suyu ile susuzluğunu gidermeye çalışan birisi misali, tatminsizliği giderek çoğalmakta, kendisiyle olan mesafesi de giderek artmakta. Bu soruna çözüm ancak, kendi yapısını bir ustanın kendi eserini tanıdığı gibi tanımış, kendi içindeki bu ikiliği kaldırıp tekleşmiş, içi dışı bir olmuş bir insandan gelebilir. İşte Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş Bey, kırk dört yıldır kendisini tanımayı, yapısını çözmeyi, çözdüklerini insanların hizmetine sunmayı ve onların kişisel, ailesel, toplumsal ve kutsal ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlamayı meslek edinmiştir. İnsanlığın her yönlü ihtiyaçlarına çözüm olacak fikrini insanlarla paylaşmaktadır. Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş Bey’in seminerlerinde katılımcılar tarafından insana ve insanın yaşantısına ait her konuda merak edilen sorular sorulmaktadır. Kendisi AN’da ve dikkatinde yaşadığı için, AN’da gelen, yaşayışını yansıtan doğman söylemlerini dinleyicilerle paylaşır. Her söylediği katkısız, AN’daki doğman konuşmalardır. Doğman konuşma, dikkatinde olan insanın an’daki zuhuratıdır. Erol Erbaş Bey yaşadığını konuşur, konuştuğunu yaşar. Bu kitapta yer alan söylemler, seminerlerinde kendisine insanın yapısını tanımak amacıyla sorulan sorulara yaşayışına göre verdiği cevaplardan, üzerinde herhangi bir düzenleme, sözlerine bir katkı yapılmadan, kendisinin doğman olarak dile getirdiği şekliyle sunulmuştur.
72 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kendim dediğim yer neresi ?
Aradığım tüm soruların cevabı KENDIMIZ de....

Insan yapısını kendimizde tespit etmemiz ve bu yapının doğallığını yaşamamız için mutlak ihtiyaç duyduğumuz kişi ehil bir kişilik ve şahsiyet eğitimcisidir. Gerçek değerimizi ancak böyle bir eğitimcinin eğitimi ile bulacağız.
250 syf.
·58 günde·Beğendi·10/10
Merhabalar, sevgili 1K Ailesi 

#28549333


KENDİM DEDİĞİM YER NERESİ? KENDİM DEDİĞİM YER DİYEN NERESİ? SEVEN YERİM NERESİ? SEVİLMEK İSTEYEN YERİM NERESİ? BU HARFSİZ VE HECESİZ SÖZCÜKLERİN KAYNAĞI, SESİN ÇIKTIĞI YER NERESİ?
72 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Üçü bir arada yapı ..Muhteşem anlatılmış .Kendimi tanımamı sağlayan başucu kitabım.Her defasında okuduğum ve daha fazla kendimi tanımamı sağlayan ..canlı kitap.
72 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
insan nedir deseler; 2 kolu 2 bacagi organlari olan varlik derdim. Oysa Bu kitapta bu tarifin insanin sadece gövdesi olduğunu anladim. ve insani kendimi bu kıymetli kitapla tanimaya başladim.Kendime yaptigim yolculuğun büyük adimi oldu KENDİMIZ kitabi. Teşekkurler Sayin EROL ERBAŞ BEY.
“Gövde, dış dünyaya ifade aracıdır. İç dünyada 
gerekli bir araç değildir. Kulaksız dinleyebilir, 
gözsüz görebiliriz. Dinlemek ve görmek hissetmek 
demektir, işitmek ve bakmak değil. Konuşmadan da 
anlaşabiliriz.”
“Bazen yoruldum diyoruz. Zannediyorsunuz ki siz
yoruldunuz. Hayır, gövde yoruldu. Bakın kendinize,
sevdiğiniz bir işte yirmi dört saat ayakta olsanız,
hiç yorulmazsınız. Ama sevmediğiniz işte derhal
yorulursunuz. Amaçlı, hedefli insan yorulmaz. Hedefi
olmayan insan sürekli yorgundur.”
Erol Erbaş
Sayfa 33 - Başarıyı Arttırma Merkezi
“Sizin dışınızda hiç bir şey yok boşa aramayın,
düşünmeyin, her şey bu yapının içinde.”Arşıma
kürsüme sığmadım, insanın gönlüne sığdım” diyor.
Girin içeri herşeyi bulursunuz."
Erol Erbaş
Sayfa 33 - Başarıyı Arttırma Merkezi
GEZEN

" Sen öyle bir büyüksün ki haberin yok. O yıldızlar, galaksiler gözünün merceğinde küçücük kalıyor.Bak hepsi içine giriyor da boşluk kalıyor. Öyle büyük bir varlıksın da haberin yok.Bütün kainatın sahibi ve büyüğüsün sen.Sen büyük evrensin , o küçük evren.Ama altmış okkalık gövde akla gelince " neremiz büyük " diye düşünüyorsunuz . "
Sıkıntılarınız o Gezen'den ...

" Sıkıntı şurada, gövdeniz burada duruyorken Gezen'iniz kaçıyor. O sağa sola gittiği zaman baktığınızı göremiyorsunuz , işittiğinizi duyamıyorsunuz , okuduğunuzu anlamıyorsunuz. Sizin sıkıntıarınız Nefes Alıp Veren'den değil , o Gezen'den. Bugün kimin Gezen'i kötü bir yere gittiyse onun canı sıkılmıştır. Kim kafasında ummaya, küsmeye , beklentiye gittiyse hep sıkılmıştır.O kendinde olmadığından dalıyor , çarpıyor , maç ediyor. O evinde olsa canı sıkılmaz. O Gezen'e Nefes Alıp Veren de hiç karışmıyor , karışsa gel evine der, getirir , ama karışmıyor. "
" Hoşlanmadığınız bir yönünüzü veya bir şeyin kötülüğünü konuşursanız o sizde çoğalır. Kızıyorum dedikçe onu çoğaltıyorsunuz. Peki, ne olacak? Bir tek çaresi var; o işi unutacaksın. Şimdi diyelim ki sigara kötüdür, içmeyelim diyoruz. Bu çoğalır bizde. Bakın, anında sigarayı yaşıyoruz. Sigarayı aklıma getirmezsem, sigarayı unuturum. Çok ince ve mühimdir burası "
“Şimdi soruyorum, bugün akşama kadar bir dakika
olsun kendinizi düşündünüz mü? İşi gücü düşündünüz,
parayı düşündünüz, koskoca insanı hiç düşünmediniz.
Bu kadar garibanlık olmaz ki. Akşama kadar çalıştınız,
tembellik ettiniz, üzüldünüz, sevindiniz, öfkelendiniz,
bağırdınız, ağladınız, güldünüz, keyfiniz kaçtı, zevk
aldınız. . . Siz bunlardan hangisisiniz? Sizi tanımlayan
vasıf ne? Su içtiğimiz bir bardak hiç bozuluyor mu?
Yüz yıl geçse de “ben bardağım” diyor. Vasfını
hiç bozmuyor. Biz beş dakika bir tipte duramıyoruz.
Kendi kendimize yön veremiyoruz. Niye? Karar verip
istediğimizi yapacak gücümüz yok. Zihinlerimiz
yanlış bilgilerle ve inançlarla kirlenmiş. Zihinlerimizi
temizleyip, ihtiyacımız olan gücü elde edeceğiz.”
Erol Erbaş
Sayfa 2 - Başarıyı Arttırma Merkezi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendimiz
Alt başlık:
Her Şeyi Araştıran İnsan Kendini Niçin Araştırmıyor?
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Başarıyı Arttırma Merkezi Yayınları
Baskılar:
Kendimiz
Kendimiz
Toplumda şahsımızla, ailemizle, sosyal grubumuzla bir var olma mücadelesi içerisindeyiz hepimiz. Kendi kendimizi kabul ettirebilmek için yaşıyoruz. Tüm hareketlerimizin, konuşmalarımızın, davranışlarımızın, düşüncelerimizin tabanına baktığımızda, sürekli bizi zorlayan bu isteğimizi buluruz. İsteriz ki herkes bizi beğensin, bizi sevsin, bize saygı duysun, bizi takdir etsin, bizi anlasın. Kısacası, kabul edilmektir bu hayattaki amacımız. Hem de saygıyla kabul edilmek. Peki ama biz kendi kendimizi ne kadar kabul ediyoruz ki başkalarından bizleri kabul etmelerini bekliyoruz? İnsanın bu temel ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için ilk önce yapması gereken, istek ve arzularının kaynağına inip kendisiyle tanışmak. Öyle ya, bir istek yapan yerimiz var, bir de bu isteği uygulamaya koyan. Ama adresler belli değil. Bugüne kadar yapımızdaki bu adresler müspet olarak tanımlanmamış. Yanlış yerlerde tatmin aranmış. Bu yüzden insanoğlu içinden duyduğu isteklerini tatmin etmek derdindeyken, deniz suyu ile susuzluğunu gidermeye çalışan birisi misali, tatminsizliği giderek çoğalmakta, kendisiyle olan mesafesi de giderek artmakta. Bu soruna çözüm ancak, kendi yapısını bir ustanın kendi eserini tanıdığı gibi tanımış, kendi içindeki bu ikiliği kaldırıp tekleşmiş, içi dışı bir olmuş bir insandan gelebilir. İşte Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş Bey, kırk dört yıldır kendisini tanımayı, yapısını çözmeyi, çözdüklerini insanların hizmetine sunmayı ve onların kişisel, ailesel, toplumsal ve kutsal ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlamayı meslek edinmiştir. İnsanlığın her yönlü ihtiyaçlarına çözüm olacak fikrini insanlarla paylaşmaktadır. Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş Bey’in seminerlerinde katılımcılar tarafından insana ve insanın yaşantısına ait her konuda merak edilen sorular sorulmaktadır. Kendisi AN’da ve dikkatinde yaşadığı için, AN’da gelen, yaşayışını yansıtan doğman söylemlerini dinleyicilerle paylaşır. Her söylediği katkısız, AN’daki doğman konuşmalardır. Doğman konuşma, dikkatinde olan insanın an’daki zuhuratıdır. Erol Erbaş Bey yaşadığını konuşur, konuştuğunu yaşar. Bu kitapta yer alan söylemler, seminerlerinde kendisine insanın yapısını tanımak amacıyla sorulan sorulara yaşayışına göre verdiği cevaplardan, üzerinde herhangi bir düzenleme, sözlerine bir katkı yapılmadan, kendisinin doğman olarak dile getirdiği şekliyle sunulmuştur.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Senem Özcan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0