Adı:
Kendini Arayan İnsan
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134020
Kitabın türü:
Çeviri:
Kerem Işık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayın
"Yaşantımızı tüm gerçekliğiyle analiz ediyor ve bu analiz çok çarpıcı.
-New York Times-

"Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor."
-Chicago Tribune-

"Rollo May'in bu sağduyulu, popüler kitabı, espri ve hayal gücüyle bezenmiş, kültürle dokunmuş. Korkmayan ve halinden pek de memnun olmayan herkes için bukitap son derece faydalı olacak."
-New York Herald Tribune-

Rollo May, şu çok önemli soruyu soruyor: "Acaba gözden kaçırdığımız önemli bir rehber ve güç kaynağı var mı?" Ne geçmiş ne de gelecek açısından hiçbir şeyin kesin olmadığı bir dönemde içsel bütünlük nasıl sağlanabilir?

"İnsanların benden beklentilerini yansıtan bir aynalar toplamından ibaretim." Bu cümle size ne kadar yakın?

Bu kitap, yaşadığımız bu "Endişe Çağı"nda kişisel bütünlüğümüzü bulmak için yazıldı. Amacımız, çağımızın güvensizliğine karşı durabilmemizi sağlayacak yöntemler bulmak, içimizdeki güç merkezini ortaya çıkarmak ve çok az şeyin güvende olduğu günümüzde, itimat edebileceğimiz değer ve amaçlara ulaşabilmemizi sağlayacak yolu elimizden geldiğince işaret edebilmektir.

"İnsanları destek almaya sevk eden şey, duygusal ilişkilerinin sürekli olarak ayrılıkla noktalanması, evlilik planlarını bir türlü gerçekleştirememeleri yahut eşlerinin onları tatmin etmemesi gibi şikâyetler olabilir. Ne var ki konuşmaya başladıktan sonra çok geçmeden ister gerçek isterse hayalini kurdukları eşlerinden aslında kendi içlerindeki bir eksikliği gidermesini yahut bir boşluğu doldurmasını bekledikleri ve bu gerçekleşmediği için endişeye ya da öfkeye kapıldıklarını açığa vuruyorlar."
(Tanıtım Bülteninden)
Piyasada bulunan yüzlerce/binlerce kişisel gelişim ve insan psikolojisi üzerine yazılmış kitap var. Pek çoğu kadim bilgilerin derlenmesi, filozofların fikirleri ve özellikle son dönemde "new age" akımı ile birlikte spiritüel düşüncelerin içi doldurulmadan insana sunulmasından ve idrak edilememiş evrensel bilgilerin aktarılmasından ibaret. Bu kitap, aynı zamanda varoluşçu bir psikolog olan Rollo May'ın konuları çok daha çağdaş ve günümüz insanına hitap edecek şekilde sunmasıyla diğerlerinden ayrılıyor. May bu kitapta boş umut vaad etmiyor. Bilimsel ve deneysel çalışmaları felsefe ile buluşturup, İnsanın nedenlerini, niçinlerini, seçimlerini ve sonuçlarını aktarırken bütün bu konularda aslında gerçek hakimiyetin insanın kendisinde olduğunu, kontrol edebilme, idare ve irade edebilme yeteneğinin her varlığın kendi içinde saklı olduğunu hatırlatıyor. Okunmaya değer olduğunu düşünüyorum...
Toplum psikolojisi ve kişisel gelişim alanında okuduğum en iyi kitaplardan biri. Bi takım popüler ticari kişisel gelişim kitaplarının evrene pozitif enerji yolla,hayal et olsun tarzı umut sömürüsü yapan yavan ifadelerinin çok uzağında. Gerçekçi bir yaklaşımla yüzyıl insanının psikolojik tablosunu analiz ediyor ve hepimizin bildiği ama kolaya kaçıp basit çıkış noktaları aradığı psikolojik çıkmazdan kurtulmamız için neler yapabilirizi tartışıyor.
!900 lü yıllarda Freud nevrozların kökeninde bastırılmış cinsel dürtülerin bulunduğunu farketmişti.Sonraki yıllarda teknolojik gelişmeler ve kapitalizmin getirdiği rekabet ortamında, aşağılık kompleksi ve üstünlük arzusu nevrozlara neden oldu.Bulunduğumuz dönemde ise insanların en büyük sıkıntısı yalnızlık ve boşluk duygusu.Benlik bilinci geliştiremeyen bireyler, kendini daha çok hissedebilmek ve benliğini bulabilmek için aşırı sosyal tavırlar içine girselerde boşluk duygusundan kurtulamıyorlar.İnsanoğlu böylesi bir boşluk duygusuyla uzun süre yaşayamaz.Eğer bir şeye doğru ilerlemiyorsa, amacı yoksa, kişinin yoğunlaştıramadığı potansiyel güç yıkıcı eylemlere dönüşür.Bunu farkeden kişi sürekli bir arayış içine girerek kendini kaybeder.Sonrasında istekleri fark yaratmayan insan istemekten vageçer ve tamda kapitalist otoritenin istediği benliksiz olduğu için toplumun ezberletilen genel amaç ve yaşam tarzına ait olur, yalnız olmaktan korktuğu için kalabalıklara sığınır.Kişi artık sadece sosyal çevrenin bir yansımasıdır. Benliğinin gerçek isteklerini bir yere hapseder ve ''Yabancı''( Albert Camus) laşır. Ne demiş Buddha ''Arzulayıp eyleyemeyen hastalık üretir''.
Benlik bilinci nedir?Kendini dışarıdan görebilme ve dengeleyebilme yetisidir.Kendini dışarıdan nasıl görüyorsun.İşte tamda bu noktada günümüzün en büyük sorunlarından biri var. Aptallar kendinden son derece eminken, sekilerin ise sürekli şüphe içinde olması.
Benlik bilinci çaba ister.Kaygıyı, çatışmayı ve yalnızlığı çoğaltır.Çıkmamak ise Spinoza'nın dediği gibi kendini kaybetmektir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.064 Oy)20.000 beğeni45.927 okunma3.643 alıntı193.681 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.974 Oy)9.242 beğeni30.407 okunma918 alıntı147.193 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.191 Oy)14.015 beğeni36.404 okunma3.803 alıntı154.364 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.790 Oy)9.751 beğeni27.444 okunma2.020 alıntı126.702 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.292 Oy)9.285 beğeni27.779 okunma2.971 alıntı122.236 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.644 Oy)4.127 beğeni13.755 okunma1.551 alıntı56.725 gösterim
  • Nietzsche Ağladığında
    9.1/10 (2.194 Oy)2.372 beğeni6.509 okunma1.863 alıntı56.325 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.828 Oy)8.434 beğeni24.192 okunma965 alıntı96.360 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.559 Oy)3.695 beğeni11.226 okunma6.145 alıntı102.198 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.322 Oy)6.689 beğeni17.811 okunma3.021 alıntı90.736 gösterim
Kendini Arayan İnsan, Rollo May’in okuduğum ikinci kitabı. Bu gidişle tüm serisini okuyabileceğime inandığım bir yazar oldu kendisi. Daha çok bir psikoterapist gözüyle, kimi zaman sosyolog, kimi zaman da filozof gözüyle modern insanın yaşadığı içsel sıkıntıları irdeliyor. Okuyucu yatıştırmak yerine rahatsız ederek, ‘cesurca bir adım atmadan’ geleceğin de bugünle aynı olacağı konusunda uyarıyor okuyucuyu. Geçmişten gelen ve bilinçaltımızda kalıplaşmış şablonlara kapılarak yaşadığımız her anın; bizi cesurca bir adım atmanın, cesurca kendi özümüzü açığa vurmanın doğuracağı endişeden koruduğunu, bu endişeyle yüzleşmektense, eski kalıplarımıza bağımlı olarak yaşamayı sürdürdüğümüzü ifade ediyor.

Psikologların edebi metinleri bizim gibi sıradan okuyuculardan daha derin okuduklarını da kanıtlıyor Rollo May. Shakespeare, Goethe, Yunan Mitolojisi ve tiyatro oyunlarından yaptığı alıntıları serpiştirdiği kitabında, edebi metinlerdeki kahramanların davranışlarını çözümleyip günümüz sıradan insanın yaşadığı sıkıntılarla bağlantı kurarak çarpıcı yorumlar yapıyor.

Özgürlük gibi anlamı hakkında tartışmadığımız, fakat özgürlük dediğimizde herkesin aynı şeyi anlamadığı kavramları da irdeliyor Rollo May. Özgürlüğün ne olduğunu anlamak için önce ne olmadığına bakmak gerekir diyerek, özgürlük kavramını da derinlemesine tartışıyor. Ufuk açıcı ve biraz da rahatsız edici bir tartışma bu, çünkü özgürlükle sorumluluğun el ele dolaştığı bir portre çıkarıyor karşımıza. Rollo May’in kitaplarının rahatsız edici olmasının sebebi de bu. Asla rahat ve umarsız bir hayat resmi sunmuyor May; çatışmalarla, seçişlerle, inançla ve belirsizliğe rağmen, cesaret için cesaretlendirerek, sıradan insanın varolma serüveninin, savaş kahramanlarının hayatından daha kahramanca olduğunu ifade ediyor.

Cesaretle okunacak bir kitap.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Nevrotik endişe, doğanın bize çözmemiz gereken bir sorunumuz olduğunu gösterme yöntemidir. Aynı şey normal endişe için de geçerlidir; bu da bizi içsel gücümüzü toplayıp karşılaştığımız tehditle savaşmaya zorlayan bir kalk borusudur.”

“Faşist ya da Nazi totalitarizminin ortaya çıkmasının nedeni bir Hitler ya da bir Mussolini’nin iktidarı ele geçirmeye karar vermesi değil. Uluslar dayanılmaz bir ekonomik talep sürecine girdiğinde ve hem psikolojik hem de tinsel anlamda içleri boşaldığında totalitarizm oluşan bu boşluğu doldurur ve insanlar artık katlanılmaz bir hal alan endişeden kurtulabilmek için özgürlüklerini satmaya hazırdırlar.”

“Akıl sınıfta, duygular sevgiliyle vakit geçirirken, irade gücü sınava hazırlanırken, dinsel görevlerse cenaze ve paskalya günlerinde devreye girer. Değer ve amaçların bu şekilde kompartımanlara ayrılması kişiliğin bütünlüğünü son derece hızlı bir şekilde baltalar ve hem içsel hem de dışsal anlamda paramparça olan kişi ne yöne gideceğini bilemez.”

“Sanki her özgün sanatçı telaş içinde farklı diller deneyerek hangisinin kendi insanına biçim ve rengin müziğini en iyi şekilde aktarabileceğini bulmaya çalışıyor, oysa ortak bir dil yok. Picasso gibi bir dev bile kendi yaşadığı dönemde tarzdan tarza geçiş yaparak kısmen Batı toplumunun son kırk yıllık süreçteki değişken karakterini yansıtmış, kısmense okyanusun ortasındaki bir gemide telsizi kurcalayıp durarak kendi insanıyla konuşabilmesini sağlayacak dalga boyunu arayan bir adam gibi davranmıştır. Ama hem sanatçılar hem de geri kalanlarımız tinsel olarak ayrık ve şaşkın olduğumuzdan yalnızlığımızı örtbas edebilmek için diğer insanlarla dilimizin elverdiği şeyler hakkında konuşuruz: beyzbol ligi, iş ilişkileri, en son haberler. Derin duygusal deneyimlerimizse daha gerilere itilir ve böylelikle içimiz giderek daha da boşalırken yalnızlığımız artar.”
‘‘Standartlar ve değer altüst olduğunda, içinde yaşadığımız toplum ne olduğumuz ve ne olmamız gerektiği hakkında bize net bir tablo sunamadığında kendimize dair arayışımıza geri döneriz.’’ der Rollo May. Kendini arayan insan, insan olma yolunda ve kendimizi gerçekleştirme adına okunması gereken bir kitap. Modern insanın kaderi yalnızlık mıdır? Belki de değildir. İçinde yaşadığımız çağda, tarif edemediğimiz bir yalnızlık, adeta bir boşluk duygusu ile yaşıyoruz. Ne istediğimizi bilmediğimizin ötesinde ne hissettiğimize dair hiçbir fikrimizin olmaması da bu boşluk duygusunu arttırıyor. Gün geçtikçe güven duygumuzu da kaybediyoruz. Sonuç olarak ilişkilerimiz yürümüyor, planlarımızı gerçekleştiremiyor ve endişelerimiz de yaşamı olabildiğince zorlaştırıyor. Bunu aşmanın yolunu bulmayı ise farkına varmaktan korktuğumuz için sürekli erteliyoruz.
Kitap, modern insanın yaşam içerisindeki duygu durumlarını tespit ederek yola çıkıyor. Bu durumların farkına varmamız için gerek mitoloji gerekse felsefe ve psikolojiden faydalanarak içsel sıkıntılarımızı gün yüzüne çıkarıyor. Yazar, okumaya devam ettikçe bir nevi ayna görevi üstleniyor. Bireyselliğimizi yeniden keşfetmeye ve içimizdeki gücü uyandırmaya yardımcı oluyor. İçimizdeki gücü keşfedip, nedenleri anlamaya çalışmak ve bir adım atmak için güzel bir kitap.
Rollo May in okuduğum ilk kitabı Kendini Arayan İnsan, tabi ki son olmayacak. Okurken insanın gözündeki perdeleri tek tek katlayıp kenara atabilecek, göğsündeki baskıyı atıp rahatça nefes aldırabilecek bir kitap. Her cümleyle yavaş yavaş gerçeklik kapılarını aralıyorsunuz. Yavaş yavaş diyorum çünkü en uzun sürede okuduğum kitaptı bu.3 aya yakın bir sürede başka kitapları okurken ara ara okudum bu kitabı.Ve her başladığımda o ana dair hislerimi,problemlerimi anlatan bölümlerle karşılaştım.Zaten okudukça göreceksiniz ki kitabın tamamına yakını hepimizin karşılaştığı problemler, ancak biz bunların problem olduğunun dahi farkında değiliz.
Felsefe hocam “ ya içimde bir şey var ama anlatamıyorum...” derken aslında o hissettiğimiz şeyin adını bilmediğimizi yani bir bulut karmaşası düşünürsek hislerimizi bunları bir kare kaba(anlam-a/manaya) koyarsak ona kare deriz demişti. Yani bir sıkıntıyı çözmenin ilk yolu onu bir kaba bir anlama sokmak, sıkıntının ne olduğunu bilmektir.
Kitapta insanın içsel sıkıntılarını, geçmişe dair farketmeden empoze edilen duygu,düşüncelere dair farkındalığı, kendini gerçekleştirmenin önemini, kendini nasıl bulacağın anlatılıyor.
Dünyanın en ünlü psikiyatrlarından biri olan Rollo May, kitabında salt kendi düşüncelerine yer vermiyor, birçok farklı görüşteki psikiyatr, filozof ve yazarlardan hatta dinlerden dahi alıntılar var. Okurken ufkunuzu açacak ve bilgi dağarcığınızı genişletecek dopdolu bir kitap. Benim hazmetmem biraz uzun sürdü kitabı okurken o düşünceden bu düşünceye daldığım için. Kitabı bir süre sonra tekrar okuyacağım, dikkat etmediğim çok farklı şeyler bulacağıma eminim. Unutulmaması gereken bir kitap. Okuyun, okutturun. Pişman olmayacağınıza eminim.
Okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim.Sıradan bir kitap değil bana göre.İçinde siyasetten edebiyata kadar her türlü bilginin olduğu dolu dolu bir kitap.Hazmetmek için uzun bir sürede okudum .Hatta tekrar okuyabilirim ilerde çünkü ;tek okumayla anlaşılması zor. Yani o bahsedilen öğretilerin hayata uygulanması için tekrar gerektiren bir kitap.Rolla May'in düşünceleri çok hoşuma gitti gerçekten.
Üniversite zamanımda boşluklarda okuduğum bir kitap. Bana çok şey katan ve beni sanki yeniden yapılandıran türden diyebileceğim bir eser.Rollo May gerçekten harika bir psikiyatr.İnsanı anlamaya çalışan herkesin okuması gerekir.
Cesaretle okuyabılecegımız bır kitap.

Rollo may psikoterapist gözüyle, kimi zaman sosyolog, kimi zaman da filozof gözüyle modern insanın yaşadığı içsel sıkıntıları irdeliyor.

Okuyucu yatıştırmak yerine rahatsız ederek, ‘cesurca bir adım atmadan’ geleceğin de bugünle aynı olacağı konusunda uyarıyor okuyucuyu.

Geçmişten gelen ve bilinçaltımızda kalıplaşmış şablonlara kapılarak yaşadığımız her anın; bizi cesurca bir adım atmanın, cesurca kendi özümüzü açığa vurmanın doğuracağı endişeden koruduğunu, bu endişeyle yüzleşmektense, eski kalıplarımıza bağımlı olarak yaşamayı sürdürdüğümüzü ifade ediyor.

Her şey bu kadar zorken her şeyin farkında bir birey mi yoksa hiçbir şeyden habersiz mi olmayı tercih ederdin?"
Kitaba getirebileceğim tek eleştiri ismi olurdu. Rollo May bir arayış içindeki insana en gizli duygularından hareket ederek dokunmasına rağmen kitabın isimi onu fazla basitleştiriyor.
Kitabın başlığı basit olabilir buna aldanmayin. Ve kişisel gelişim kitabida değil. Ben kişisel gelisim kitaplarindan nefret ederim. Aranizda benim gibi olanlarda vardir. Güzel bir kitap tavsiye ederim.
Kitabi okuduktan sonra anladığım kadarıyla bireyin anlam arayışında karşılaştığı yalnızlık ve endişe olgularından hareketle modern toplumun varoluş sancılarına vurgu yapıyor ve buna çözüm sunmaya çalısıyor. insanın yalnızlık, endişe ve cesaret durumu konusundaki çarpıcı analizlerini okudum. defalarca düşündürdü. insana yaşam macerasında bir yol gösterici niteliğinde bu eser. Kitabın her sayfası yaptığım alıntılarla dolu...
Beklentilerimi tam anlamıyla karşılamasa da okuduğuma pişman olmadığım bir kitap oldu. Rollo May daldan dala atlayarak bir şeyler anlatmaya çalışmış, bu beni biraz rahatsız etti ve takip etmemi güçleştirdi. Daha sistemli bir anlatım görmeyi tercih ederdim açıkçası. Ama bu olumsuz izlenimlerime rağmen kitabı bitirdiğimde çok farklı hissettim kendimi. Kitaptaki bazı kısımlar oldukça etkileyiciydi.
İnsanların çoğu hayatlarını sürdürebilmek için başkalarına dokunmak zorunda olan körlerden farksızdır.
Kişiyi filozof kılan şey her tür soru karşısında içini olabildiğince dökebilme cesaretine sahip olmasıdır.
Ve eğer bir kimse zamanının çoğunu yalnız geçiriyorsa insanlar onun başarısız olduğunu düşünme eğilimindedirler, çünkü akılları yalnız kalmayı seçebileceğini almaz.
Yaşamak yeri geldiğinde hiçbir şey yapmama potansiyelini de içine alır. Kendini yiyip bitirmeden boş oturmak göründüğünden zor olabilir. Robert Louis Stevenson'un kesin olarak yazdığı üzere: "Tembellik edebilmek için bayağı güçlü bir bireysel kimliğe sahip olmak lazımdır. ''
Olgunluk ve yalnızlığın üstesinden gelebilmek ancak yalnızlığın cesur bir şekilde kabul edilmesiyle mümkündür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendini Arayan İnsan
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055134020
Kitabın türü:
Çeviri:
Kerem Işık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Okuyan Us Yayın
"Yaşantımızı tüm gerçekliğiyle analiz ediyor ve bu analiz çok çarpıcı.
-New York Times-

"Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor."
-Chicago Tribune-

"Rollo May'in bu sağduyulu, popüler kitabı, espri ve hayal gücüyle bezenmiş, kültürle dokunmuş. Korkmayan ve halinden pek de memnun olmayan herkes için bukitap son derece faydalı olacak."
-New York Herald Tribune-

Rollo May, şu çok önemli soruyu soruyor: "Acaba gözden kaçırdığımız önemli bir rehber ve güç kaynağı var mı?" Ne geçmiş ne de gelecek açısından hiçbir şeyin kesin olmadığı bir dönemde içsel bütünlük nasıl sağlanabilir?

"İnsanların benden beklentilerini yansıtan bir aynalar toplamından ibaretim." Bu cümle size ne kadar yakın?

Bu kitap, yaşadığımız bu "Endişe Çağı"nda kişisel bütünlüğümüzü bulmak için yazıldı. Amacımız, çağımızın güvensizliğine karşı durabilmemizi sağlayacak yöntemler bulmak, içimizdeki güç merkezini ortaya çıkarmak ve çok az şeyin güvende olduğu günümüzde, itimat edebileceğimiz değer ve amaçlara ulaşabilmemizi sağlayacak yolu elimizden geldiğince işaret edebilmektir.

"İnsanları destek almaya sevk eden şey, duygusal ilişkilerinin sürekli olarak ayrılıkla noktalanması, evlilik planlarını bir türlü gerçekleştirememeleri yahut eşlerinin onları tatmin etmemesi gibi şikâyetler olabilir. Ne var ki konuşmaya başladıktan sonra çok geçmeden ister gerçek isterse hayalini kurdukları eşlerinden aslında kendi içlerindeki bir eksikliği gidermesini yahut bir boşluğu doldurmasını bekledikleri ve bu gerçekleşmediği için endişeye ya da öfkeye kapıldıklarını açığa vuruyorlar."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 137 okur

  • Sevde
  • Hayriye Gül
  • Unabhängig
  • Adil
  • Tamer
  • B é t ú l
  • Gül DENİZ
  • Kirilov
  • Preacher
  • Ayça Akın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.3
Erkek
%52.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.5 (18)
9
%23.7 (14)
8
%32.2 (19)
7
%6.8 (4)
6
%5.1 (3)
5
%1.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları