1000Kitap Logosu
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Kendini Devrimci Yetiştirmek

Kendini Devrimci Yetiştirmek

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
122 Kişi
698
Okunma
196
Beğeni
4.792
Gösterim
223 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 19 dk.
Adı
Kendini Devrimci Yetiştirmek
Basım
Türkçe · Türkiye · Fecr Yayınevi · Mayıs 2011 · Karton kapak · 9789756004586
Orijinal adı
Hûdsâzi İnkılâbi
Kendini yetiştirmekten maksat, kendimizi, zahitler, ruhbanlar ve din âbitleri gibi başkalarından, zamandan ve kendimizle toplumumuz arasında olan ve olması gereken tüm bağlardan soyutlayarak hayalî, zihinsel, geleneksel, grupsal ve ulusal değerler veya ruhanî ve sufi ahlâkta var olan kendine özgü idealler esası üzerine yetiştirmek demek değildir. Yahut da kendini yetiştirmeyi Marksistler gibi sadece zamanın siyasî bir hareketine katılım hazırlığımız için bir vesile olarak telakki etmemeliyiz. Aksine, bununla birlikte, bir asıl, ilke, temel, asalet ve hedefle kendini devrimci yetiştirmek, yani varlık cevherimize gelişim kazandırmaktır. Bu ise halkın yazgısına katılımı gerektirmektedir. Halkın yazgısına katılımı da bizim insaniyetimiz ve varlıksal gelişimimiz gerekli kılmaktadır.
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺17,44
8.6
10 üzerinden
122 Puan · 19 İnceleme
Ozan
Kendini Devrimci Yetiştirmek'i inceledi.
223 syf.
Özgürlüğe aşık, kalıpları yıkan ve kendi deyimiyle bizi rahatsız etmeye gelen bir devrimci Ali Şeriati bu eseriyle kendimize ve insanlığa dair nice sorgulamalar getiriyor… Bu eserde Ali Şeriati kapitalist toplum içinde değerlerini ve insanlığını yitirmiş bizlere sorular soruyor. Bu sorular ile birlikte yaşadığımız toplumu ne kadar iyi tanıdığımızı, ideallerimizden ne kadar kopup kopmadığımızı, ve modernleşen dünya içerisinde fikri ve özgürlük anlamında özgürleşip özgürleşemediğimize dair sorgulamalar ile tespitler koyuyor ortaya. Özgürlük olgusunun önemini ve mecburiyetini adeta sevgiliye yazılmış hasret dolu dizeler gibi ortaya koyan Ali Şeriati bireyin ve toplumun gelişmesindeki en büyük değerlerden biri olan “özgürlüğü” bize belki de daha önce hiç düşünmediğimiz önemde tekrar ortaya koyarak bu mükemmel eseri ile bizi düşünmeye baş başa bırakıyor… Kitabının amacını ve güzelliğini kitabın içeriğinden şu alıntıyı ekleyerek tanımlamak da daha iyi olur, diye düşünmekteyim: “Bir şahıs kalktı ve önce benim hemen cevap vermemi ve herkesi rahat bırakmamı istedi. Ben dedim ki : Beyefendi, ben herkesi rahatlatmak için gelmedim, ben rahatları rahatsız etmeye geldim.”
Kendini Devrimci Yetiştirmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
HAMZA
Kendini Devrimci Yetiştirmek'i inceledi.
223 syf.
·
38 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
fecr yayınlarından çıkan baskısının önsözü şöyledir: "allah ölümsüzdür ve insan, o'nunla sözleşme yapan, o'nun ruhunu taşıyan, risaletine sahip olan ve nihayet gücünün, bilgelik ve güzelliğinin aynası olan bu anlamlı ve kutsal doğada o'na halifelik eden bir varlıktır. bu doğa, allah'ın sünnetleri çerçevesinde yeşeren, yetiştiren, eğiten, doğan ve doğuran diri ve bilinçli bir surettir. onun kara toprağındaki her zerrenin kalbinde bir güneş parlar; her çakıl taşının diline, her yaprağının, suyunun, toprağının ve gülünün nutkuna aşk sözü ve ilahi şiir akar. doğa ne ruhsuz ve bilinçsiz bir leş, ne de batıl ve abes öğelerden oluşmuş bir anlamsız, hedefsiz, sert, soğuk ve kara bir yığındır. uçsuz bucaksız okyanusların derinliklerinden ve hakikatin sonsuzluğundan kopup gelen çeşitli ve sayısız dalgalar, hayatı doğuran bir kaynak olarak ruh, bir bilinç ve bir varlığın ayetlerinden temiz ve vefalı bir aynadır. hareket, güzellik, bilgi, değer, yetkinlik... ve dünyaya ruh, varoluşa anlam, insana değer, yaşama sorumluluk ve harekete yön veren şeylerin tamamı... öyle bir allah ile böyle bir evrende! bütün melekler, özgür, bilinçli ve yaratıcı olan bu tanrı benzeri insan önünde secdeye kapanmışlardır. yer, gök ve bu ikisi arasındaki her şey onun emri altındadır. insan, gerçek güzellik ve hayrı, bilgi, ahlak ve sanatın gücüyle elde eder. azameti över, değerlere tapar, özgürlüğün peşinde koşar. dünyayı tanıyıp bilmekten kendini tanıyıp bilmeye, ondan da allah'ı tanıyıp bilmeye erişir. o zaman ölüm gününden ebediyete, çokluktan birliğe, görünüşlerden oluşa, dünyanın alçaklık ve zelilliğine yönelmekten(bakma, görme, düşünme, seçme, gitme, yürüme, yaşama ve var olmada) ahiret yüceliğine yönelmede, dünyadan ahirete ve şirkten tevhide... erişir. isra ilerleyişi içerisinde dünyanın mescid-i aksa'sına, miraç tekamülü içerisinde yaklaşmanın sidretül-müntehasına; allah'a iki fersah kalıncaya kada, hatta ondan daha yakına gider. allah'ın ruhuyla nefes alır. ilahi fıtrata sahip olarak maruf ve münker karşısında aşk ve kinle dolar, meftun olur. kendini bilme ve bilinçlilik, onu yabancılığa ve yalnızlığa sürükler. o, bu dünyayı gurbet olarak görür; kendi ilahi özünü bu dünyada sürgün olarak bulur. o zaman gayb kaygısı, asıl arayış, kavuşma arzusu, mevcut olduğu şekliyle kalmaktan bıkma ve kaçışın yorgunluğu ve burada olmadığı gibi nerede olduğunu da bilmediği varlığa iştiyak kendisini gösterir. o, kendi olmaktan bezmiş, dar bir gömlek, dar bir ayakkabıdır. evrenden öte bir yeşeriştir. olduğu durumdan kaçmaktan yorulmuş... öyle ki artık var olduğu gibi olmak, var olduğu yerde kalmak, var olduğu şekliyle yaşamak, onun için azaltıcı ve ızdırap vericidir. o, evrenden daha ileri gider ve akıldan daha öteye uçar. ilahi bir sanat ve mucizevi bir iksir elde eder. kendi yokluğunda ölümsüzlüğe, kendini inkarda ispata, ölümünde insan hayatı için şehadete, kullukta özgürlüğe ve itaatta isyana erişmeyi öğrenir. bütün ömrü boyunca, gece gündüz, hakkın saltanat davulunu arş damında çaldığı her beş vakitte ve her tekbirde, bütün alçak saltanatları aşağılar. hepsi vesvasın şerri ve hannasın hilekar vesvesesi olan, bütün boş haşmet ve büyüklükleri, yalan gürültüleri, rablıkları, sultanlıkları ve ilahlıkları kulak ardı ederek unutturur. sadece güzelliğe ve hakka tapan her kalbin övdüğü ve taptığı yüce varlık karşısında ayakta durarak, ömrünü yıllara, yılları aylara, ayları günlere böler. fakat müşrikler ve kafirler, bütünüyle bir kemiğin peşinde köpek gibi dolaşmak, efendilerin hizmetinde uşaklık, bir mabudun huzurunda kulluk, övülen bir varlığın yanıbaşında dalkavukluk ve ikbal'in deyimiyle, bir köpeğin önündeki bir başka köpek gibi kulluk başını eğmekle; güce, paraya ve kadına tapmakla; dünyanın merhametsiz efendi ve patronlarının kapısında zelilce oturmakla, kendi şereflerini satma pahasına efendilerdenyardım ve lütuf edinmekle ömür geçirirler.  evet, o, her sabah uyandığında, öğleyin işten ayrıldığında, ikindileyin işbaşı yaptığında, akşam işten döndüğünde ve geceleyin uyumak için yatağa girdiğinde -her defasında kesinlikle- "o"na hitap ederek, tağutların tamamına ilan kendisine ilka ederek şunu tekrar eder:  "hamd ve sena -alçak ve zorba efendilere, patronlara ve rablere değil- rahman ve rahim olan rabb'e özgüdür. melik ve malik, tam manasıyla o'dur.  biz sadece ve sadece o'nun karşısında kulluk için baş eğeriz ve sadece ve sadece o'ndan yardım dileriz. o da, değersiz yardımlar, bencilce alçakça istekler için değil, bilhakis hidayet bulmak amacıyla doğru ve hak yolda ilahi nimetlere mazhar olmuş halis insanların yolunda gitmek için; kirli kötü düşüncelilerin ve beyinsiz sapıkların yolunda değil..." (1) nihayet insan aşkta erir; allah'a biat eder; tevhit kalesine sığınıp takva elbisesini giyinir. insan irfanla görür; hikmetle anlar; dua ile ister ve ibadetten rububiyyet cevherine erişir.(2) kendi emir, nehiy, hicret ve cihadında, insanları ve dünyayı bambaşka yapar. (1) hamd veya fatihatu'l-kitab suresi'nin tercümesidir. bu sure, kuran'ın ve namazın anahtarıdır. her namazın sabit ve değişmez suresidir. (2) ibadet, hakikati rububiyyet olan cevherdir."
Kendini Devrimci Yetiştirmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Merve Aslan
Kendini Devrimci Yetiştirmek'i inceledi.
223 syf.
·
Puan vermedi
Peygamber sadece iki eli öpmüştür; biri kadın, diğeri işçi..İşte çalışmanın İslam'daki kutsallığı.! Oysa hem kadın, hem de işçi bütün düzen, uygarlık ve kültürlerde zillet, hakaret ve yoksulluğun alabildiğine üzerinde odaklaştığı insan simalarıdır.. .Bizim dünyada ne gücümüz, ne yerimiz, ne de üssümüz, sığınağımız ve sermayemiz var. Bize ne bir kimse ne de bir dost yardım ediyor. Dostumuz ve dert ortağımız yok. Hatta bizimle aynı din, mezhep, görüş ve düşünceyi paylaşan kimseler bile elimizi tutmadıkları, sözde dert ortaklığını bile esirgedikleri gibi, o rakipten ve düşmandan daha da ileri giderek, ayağımızın altına karpuz kabuğu koymakta, töhmet, iftira, nefret, kin, fitnecilik, şüphecilik ve zehirleme selini bu küçük nesle, gruba ve ümmete doğru akıtmaktadır.
Kendini Devrimci Yetiştirmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
30
R.R.Raskolnikov️
Kendini Devrimci Yetiştirmek'i inceledi.
223 syf.
·
11 günde
·
Puan vermedi
Ali Şeriati kitabın başında yine “sizi rahatsız etmeye geldim” diyor ve okuyunca insanı yine rahatsız ediyor. Kitaba başladığınızda ilk kısımlardan biraz sıkılabilirsiniz. Ama kesinlikle sabredin bırakmayın bir yerden sonra kendinizi bambaşka bir yerde bulacaksınız. Ali Şeriati müslüman olan biri için islamın, dededen kalma bir gelenek olarak görülmemesi, bir ideoloji olarak benimsenmesi, bu ideolojiyi sadece saldırılar karşısında direnme gücüne sahip olmak için oluşması gereken bilimsel, felsefi ve itikadi bir konu olarak değil, aynı zamanda düşünmek, çalışmak ve bu fikri, itikadi sınırın somutlaşması için ortaya bir şeyler koyup bir mücadeleye girmek olarak görülmesi gerektiğini anlatıyor. Bunları yaparkende ilk önce insanın değişime kendinden başlaması gerektiğini, kendi zindanından kurtulması gerektiğini söylüyor. Mikro planda başlayan değişimin her müslümanla birlikte makro plana yayılıp insanlık için tehlike oluşturan her şey ile girilecek mücadeleyi anlatıyor. En büyük tehlikelerden birini, kapitalizm ve emperyalizm gibi kendini çıkar ve sömürü üzerinden ortaya koymuş zulmeden küresel güçler cephesi, diğeriniyse insanlık dışı güçlerin karşısında olduğunu iddia eden ve insanın sözde kurtuluş ve özgürlüğüne dayanan yabancı ideolojiler cephesi olarak görüyor. Ali Şeriati’yi farklı kılan en büyük özelliği kavramlara çok farklı bakış açıları getirmesidir. Bu kitabı okuyunca islamın adalet, mücadele ve en büyük devrimcilik olduğunu, gelmiş geçmiş en büyük devrimcinin Hz. Muhammed olduğunu çok net bir şekilde anlayacaksınız. Tabi bununla birlikte 21. yüzyıl dünyasında siyasal islamı bünyesinde barındıran tüm rejimlerin, ideolojik yapısının islamla uzaktan yakından nasıl bir alakasının kalmayıp emperyalizm ve kapitalizme köleliğe döndüğü gözünüzden kaçmayacak. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Şimdiden herkese iyi okumalar®️ 🤗
Kendini Devrimci Yetiştirmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
10