Kendisi Olmayan İnsan İnsanın Dört Zindanı

8,8/10  (12 Oy) · 
39 okunma  · 
14 beğeni  · 
826 gösterim
Ben, kendi dinimi, kendi edebiyatımı, kendi duygularımı, keder ve ızdıraplarımı, dertlerimi ve ihtiyaçlarımı düşündüğüm zaman, gerçekte kendimi düşünüyorum. Benim bireysel değil, toplumsal ve tarihsel özüm, bu kültürün doğup ortaya çıktığı kaynaktır. Dolayısıyla kültür, benim toplumumun, tarihin varlığı olan yapının tecellisidir, yansımasıdır; fakat özel şartları olan kendine özgü tarihsel dönemde yer alan, farklı kökeni olan, maddi, ekonomik ve sosyal yapının meydana getirdiği özel dertlere, düşüncelere, anlayış ve eğilimlere alışmış bir toplumda bir takım sahte taktikler, o toplumun kültürünü zihninden siliyor. Sonra başka bir zamana ve tarihsel döneme, başka bir ekonomik sisteme, başka sosyal ve siyasal bağlara ait olan kültürü benim kültürümün yerine yerleştiriyor. Artık ben kendimi düşünmek istediğim zaman, başka bir toplumun kültürünü kendi kültürüm olarak düşünüyorum; o zaman kendime ait olmayan dertlere muhatap oluyorum. Benim kültürel, felsefi ve sosyal gerçekliğimle uyuşmayan problemlerden dolayı feryadı figan ediyorum. Neticede o topluma ve o toplumun sosyal, ekonomik, siyasal ve tarihsel şartlarına ait olan, bana ait olmayan idealler ve ızdıraplarla karşılaşıyorum. Fakat o dertleri, ızdırap ve idealleri kendi dert, ızdırap ve ideallerim olarak görmeye başlıyorum.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2012
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    978-605-5482-01-5
  • Yayınevi:
    Fecr Yayınları
  • Kitabın Türü:
sümeyye çekim 
20 Ağu 16:11 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

hiç bitmeyecek sandım. Şeriatinin konferanslarının toplamı bu kitap. Kendi tezini anlattığı bu konferanslarda insanın dört zindanının olduğunu söylüyor. bunların ise; 1. tabiatın belirleyiciliği 2. tarihin belirleyiciliği 3. toplumun belirleyiciliği 4. kendi belirleyiciliği olduğunu uzunca açıklayarak anlatıyor.

kitap 10 bölümden oluşuyor, 400 sayfa. ilk bölümlerde Albert Camus'un kitaplarından felsefesinden bahsediyor. hiç okumama rağmen Şeriati'nin anlattıklarıyla Camus hakkında kitapları hakkında bilgi sahibi oldum.

Şeriati'yi ilk kez okudum. kimdir necidir bilmiyordum, hakkında duyduğum bir kaç karmaşık şey vardı bu yüzden onu okumak istiyordum. bu kitabını kendim seçerek almadım kitapçıda tek bu kitabı vardı bende aldım. dili ağır değil belki de konferanslarının yazılmış şekli olduğu içindir. akıcıydı ama ben okurken çok zorlandım. felsefe konusunda daha önce hiç okuma yapmadım. sartre, hegel, heidegger, marksizm, materyalizm, natüralizm, historizm… biraz yabancı kaldım. bu yönden çok yüzeysel bir okuma oldu benim için. yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum ama, özellikle de hac kitabını merak ediyorum. okuyan varsa düşüncelerini dinlemek isterim.

Yusuf Yalnız 
07 Eyl 22:53 · Kitabı okumadı · Beğendi · 9/10 puan

Sahi insanı eşrefi mahluk yapan şey neydi ?Şeriatı insanı düşünen, yaratan ve bilinç sahibi bir varlık olarak tanımlamış...Halbuki kullandığı kavramları tanimlasaymış ya ? Belki de bu kitap çıkmazdı ? Fakat din sosyolojisini merak edenler için okunacak kitaplar arasında..

İran düsünce dünyasının farklı insanı zaten kitap ve kısaca hayatına bakarsanız yazarın ne demek ne yapmak istediğinı anlarsınız..........

Kitaptan 81 Alıntı

insanın cennette tanrı'nın emrine rağmen yasak meyveyi yemesi, isyan etmesi ve sonra bu isyandan dolayı yeryüzüne sürülüp tanrı tarafından mahküm edilmesi, insanın islam'da kendine özgü insani irade ve sorumluluğa sahip olduğunu göstermektedir. buna göre insan kainat düzenine, hatta tanrı'nın buyruğuna karşı dahi isyan edebilir, başkaldırabilir; nitekim isyan etti de; nitekim insan varlık, insanın yaratılış felsefesinde isyankar bir varlık olarak tanıtılmıştır.

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 222)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 222)

eugene lonescu şöyle diyor:

''bugünün insanı ya bozulmalı, zelil, zebun, köle ve iradesiz olmalı, belirleme, seçme ve yaratma gücünden yoksun olmalı ve basit bir tüketim aracı olmalı ya da gergedan olmalıdır.''

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 247)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 247)

frantz fanon şöyle diyor:

''arkadaşlar! üçüncü dünyaya ait aydınlar! ey lanetli toplumda (bir milyar beş yüz milyonu diğer beş yüz milyonunun gazabına uğramış bir toplum) yaşayanlar! bizim hedefimiz, afrika veya asya'dan, avrupa'nın avrupai çözüm yollarına, formlarına, bilim ve tekniğine dayalı bir toplum kurmak değildir. bunu bir kez yaptılar, amerika oldu! avrupa tek idi, iki tane oldu! bizim hedefimiz, düşmanı kovmaya, afrika'da özgürlüğümüzü elde etmeye, batı'nın kültürel, ekonomik ve siyasal sömürüsünü ülke ve milletlerimizin üzerinden kaldırmaya çalışmamız noktasında düğümlenmektedir; bu durumda bizim ideal ve hedefimiz, bilimsel, ekonomik ve düşünsel avrupa modeline dayalı bir toplum yaratmaya yönelik değildir. aksine biz, bir yandan bağımsızlık ve özgürlüğümüzü elde etmek için siyasal mücadele sahnesinde yerimizi alıp hedefimizi sadece özgür afrika'ya veya mutlu bir topluma sahip olmak olarak belirlerken, böyle bir hedef için mücadele ederken -elbette ilk misyonumuz, ivedi, kesin ve önemli görevimiz de budur-, aynı zamanda hedefimiz, bilimsel hayat formlarında, maddi ve manevi hayat formlarında avrupa'yı maymunca taklit etmekten kaçınmak, yaratmaya, düşünmeye ve üretmeye çalışmak, insandan yeni bir deri ve yeni bir düşünce yaratmaya, insandan kendi temeli üzerinde duran yeni bir insan ve yeni bir soy inşa etmeye gayret etmek olmalıdır. batı bilimi ve felsefesi de yeni insan ve yeni soy iddiasında bulunmuştur; fakat batı sadece onu yapma noktasında aciz kalmadı, ayrıca insanı kusurlu hale getirdi, bozdu, çirkinleştirdi, yabancılaştırdı, insanın varlığını lime lime yaptı.''

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 215)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 215)

herkes, allah'ın insanı yaratmaya ihtiyaç duyduğu üzerinde hemfikirdir; öyle bir ihtiyaç ki allah, kendisinin yarattığı büyük ve hayranlık uyandırıcı varlıkta kendini garip hissetti, sınırsız ve sessiz gök çöllerinde, sonsuz fezaların yalnızlık ve sessizlik çölünde, kör semavi cisimler üzerinde, toprak yüzeyde, her yerde yalnız hissetti; herkese yabancı, herkesle uyumsuz, kiminle konuşabilir, kimi dinleyebilir? gökler onu tanımıyordu, hepsi o'nun en yakını olan, en özel varlıkları olan, o'na tapan ve o'na itaatten asla yüz çevirmeyen melekler o'nu hissetmiyordu; o'na kulluk ediyorlardı, ama o'nu tanımıyorlardı; aşk meleği de bilmiyor, sadece tapmayı biliyor. bu, allah için kafi değildir. melek asla günah işlemez, isyan etmez, başkaldırmaz, allah'ın iradesi karşısında tam bir teslimiyet içindedir. tabiatı gereği allah'a itaat ediyor, o'nun rızasını gözetiyor ve o'na teslim oluyor; fakat allah, bu alemde onun yerine, allah'ı ve allah'ın onca tanrısal güzelliklerini tanıyan, anlayan kimsenin olmasını tercih etti; her ne kadar günah işlese, isyan etse, bazen allah'ın rızası için çalışmasa, tamamen allah'ın iradesine teslim olmasa da dünya da ondan bir yarıyı kendi temellükünde tutsa da ... ve bu yüzden adem'i seçti, insanı seçti, bu ikili varlığı, cismi, bedeni toprağa, yere ait olan, ''hamein mesnün'' (çamur, balçık, toprak), diğer yarısı, ruhu ise allah'ın ruhunun nefhasından olan, ruhu allah'ın bizzat kendi ruhu olan varlığı seçti, tercih etti: ''ve ona kendi ruhumdan üfledim.'' (15/hicr süresi 29) adem'i bu ikiliksel varlığı, bu iki zıddı kendisinde bir araya getireni yaratınca, sevinçten, artık yalnız olmamasının, artık meçhul olmamasının sevincinden meleklerin ona secde etmelerini, karşısında eğilmelerini emretti. buradadır ki allah kendi aşina olduğu boy posa, endama bakıyor ve şevkten feryat ediyor: ''yaratıcıların en güzeli allah ne yücedir!'' (23/müminün suresi 14)

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 347)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 347)

"Bir kişi,bir insanı öldürdüğü zaman,herkes o yaşasaydı ama şimdi maktul diye maktule üzülur;oysa öldüren kişiye katile de üzülmek gerekir;zira o insandı ama şimdi katil"

Kendisi Olmayan İnsan, Ali ŞeriatiKendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati

Özetle,bütün hayat felsefimiz,aslında hayatın ne olduğunu ,beşeri misyonun temelde ne olduğunu,hayatın hakikatinin ne olduğunu oturup halletmeden tüketim olmuştur.

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 294)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 294)

kur'an'da adem'in yaratılış felsefesine göre insan iki zıddı bir arada toplayan bir varlıktır. adem bir yandan en pis, en alçak ve en kokuşmuş maddeden (hamein mesnündan, kötü kokulu pis çamurdan, bir çökeltiden, bir topraktan) yaratılıyor, bir yandan da tanrı'nın ruhu en yüce, en pak, en ince, en latif, en mutlak mutlalık merhalesine kadar gelişime yetenekli sembol olarak (bu anlamda tanrı'nın ruhu) bu insanın ruhuna üfleniyor. bu nedenle islam'da adem ve insan, çamur artı allah'ın ruhu; pis kokulu çamur artı allah'ın ruhuna eşittir. bunları elbette asıl ve gizli sır anlamlarıyla alın, nehrin dibindeki çamur değil. çamurdan alınan manalar, fesat ve kokuşmuşluktur. bizim lisanımızda fesat ve kokuşmuşluğu gösteren en aşağılık şey, çamurdur. insanlar arasındaki fasılayı da görüyoruz. alemde insan türünde en aşağı düzeyden en yüce düzeye kadar insan vardır. çok üstün insanlar vardır; ama kainatın en pis ve en aşağılık hayvanlarından daha pis ve daha aşağılık insanlar da çoktur.

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 222)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 222)

adem cennette olduğu ve başkaldırmadığı sürece adem/insan değil, melek idi. fakat insan cennette ve cennetin tüketim hayatı içinde isyan ediyor ve o meyveyi (akıl,bilinç ve başkaldırma meyvesi) yedikten sonra vaat edilen cennetten değil, yararlanma, keyif çatma ve hayvani tüketim cenneti olan cennetten kovulup çıkarılır. vaat edilen cennet, adem'in, kovulduğu cennetin karşıtıdır. sonra yeryüzüne gelir ve gayret, uğraşı, cihat, savaşma ve keşmekeş içinde kendi hayatını, geçimini üstlenme görevini yüklenir. ana ve baba, çocuklarını evden uzaklaştırdıklarında, bu, o çucukların kendi hayatlarının sorumluluğunu kendilerine havale etmiş olmalarının alametidir. bu tam da sartre'ın ''delaissement'' adıyla (egzistansiyalizmin özü) ortaya koyduğu sözün tercümesidir; yani insan ''kendine bırakılmıştır''. yani tabiatta kendi hayatının sorumluluğu kendisine aittir.

Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 124 - fecr yayınevi)Kendisi Olmayan İnsan, Ali Şeriati (Sayfa 124 - fecr yayınevi)