Kertik: Bir Soysuza Yazılan RomanAli Bayram

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.962
Gösterim
Adı:
Kertik: Bir Soysuza Yazılan Roman
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
270
ISBN:
978-605-5861-38-4
Kitabın türü:
Yayınevi:
Zinde Reklam ve Yayıncılık
2010 Yılında büyük bir şehirde (Ankara) başlayan bir kadının gerçek hayatı entrika ve yalan,dolanları, çarpık ilişkileri,yaşantısında ki zorlukları ile başlayan süreçte yaşantı küçük bir ilçede devam ediyor. Çok ilginç karakterlerin yer aldığı ve gerçek bir yaşamı anlatan sürükleyici bir eser.
Bu akşam yine deliksiz uykularına girdim. O şırfıntı deliklerden. Düşlerinde kaç arşın ilerledim. Kendini sevdirdin bana, bense kuş kadar yüreğimle, yüreğine misafir olamadım. Sevdana acım dedim, yandı canım!
Çoook güzel,sürükleyici bir eser
Okuyan insanları sürdükleri hayat hakkında yeniden düşünmeye zorlayan,düşünce tarzını deyiştirecek bir eser

Benzer kitaplar

Leyla'nın gerçek bir yaşam öyküsü, iki zamanlı bir roman imla hatalarını sürükleyiciliği örtüyor.
sadece harika diyorum. Çay sonuna doğru kahve ve peşinden bir sigara bir baktım eser bitmiş
Ölmeden önce okunması gerekenler arasında ve hakediyor
Gözyaşında okuduğum leyla'nın öyküsü, sanki benim hayatım yazılmış ve anlatılmış.
Bu eser ile ilgili çok yazıldı. Bu eseri de süper
Hasan Emminin aklına dışarıda yatan yaşlı adam gelmişti. Barakanın çatısından çok kuvvetli yağan yağmurdan dolayı içeriye su damlamaya başlamıştı. Öyle ki barakanın tenekelerine düşen her yağmur damlası taş gibi düşüyordu. Gök gürlemeye devam ediyor. Çakan şimşeklerin ışığı içeriye giriyordu.
Sağında bulunan gaz lambasının vidasını sağa döndürerek ışığın güçlü yanmasını sağladı. Işık biraz ortalığı aydınlatınca lastik ayakkabılarını buldu. Giydiği ayakkabının bir tanesinin içine tavandan içeri akan yağmurla su dolmuştu. Eline aldığı lastik ayakkabısın içinde ki suyu boşalttı. Yaz günü, gecenin bu saatinde bardaktan boşanırcasına yağan bu yağmurun aşağıda bulunan dereyi coşturabileceğini düşündü. Usulca barakanın tahta kapısını açtı. Dışarısı yağmurun toprağı çevirdiği çamurdan dolayı yağmurun her damlası toprakta farklı bir ses tonu çıkarıyordu. Kafasını uzatmasına bile fırsat vermeyen yağmurda, kapıdan çıkıp barakanın sol tarafına baktı. Gecenin karanlığından bir şey göremedi. Elleriyle yerde olduğunu bildiği yatağı yokladı. Yatakta yaşlı adam yoktu. Olsaydı bile bu yağmurda çamurun içinde kalıp, sırılsıklam olurdu.
Ne zaman Irgatbaşı Ramazan öğle paydosu, su molası diye bağırırsa o zaman iş durur. Yemek yenilir, su içilebilirdi. Onun dışında iki büklüm çalıştığın bu çapa işinde, biraz doğrulayım desen, hatta biraz soluklanayım birkaç saniye dinleneyim desen. Ertesi günü Irgatbaşı seni işe çağırmazdı.
Tüney; İç Anadolu’da Ankara’nın küçük bir ilçesi olan Kalecik’in bir kasabası, o ilçeden Ankara’ya doğru giderken sol tarafınıza düşen Üç Tümülüs’e varmadan hemen yol kenarında derme çatma o altı baraka Antep tarafından göçüp gelen mevsimlik işçilerin konakladıkları evleri, barklarıydı. Öyle ki gece olunca esen rüzgâr onları üşütürdü. Onların barakalarına uzak olmayan iki köy vardı. Birisi Sepetli diğeri Ahlatlı köyüydü. Köylüler onları çalışmak için kabul ederler. Ama iş köyde bulunan sahipleri olmayan köy evlerinde konaklamalarına müsaade etmezlerdi. Her iki köyün arasında sürekli hayvan otlatma alanları olan Mera, tarla, bağlarını sulamak için sudan mutlaka kavgalar çıkardı.
Kitabın arka kapak yazısı beni kendisine çekmişti.
Sonuç mu? Harika
Hayatındaki en büyük kahpeliği görmeyecek kadar gözleri kördü,
Duyguları ile içgüdüsünü birbirine karıştırmıştı,
Bir Moğol taşının anlamını bile çözememişti, bir o kadar da cahildi,
Paha biçilemez antik bir saatin beşi otuz beş geçesi gibi,
Yen bir saatin her saniyesinde zaman dilimi gibiydi,
"Oysa hayatında onlarca utanç yaraları var iken,
O soysuza Roman yazılır mıydı?
Hayatına unutamayacağı bir KERTİK atarak,
Bu kitabı yazdım.
Kitap iyi bir kurguya sahip. Ancak okuyanı rahatsız edecek kadar fazla imla hatası olması kurgunun iyi oluşunun önüne geçiyor. Kitap doğrudan basılmaktansa, bir redaktöre kontrol ettirilseydi daha güzel olurdu.
Bu akşam yine deliksiz uykularına girdim. O şırfıntı deliklerden. Düşlerinde kaç arşın ilerledim. Kendini sevdirdin bana, bense kuş kadar yüreğimle, yüreğine misafir olamadım. Sevdana acım dedim, yandı canım!
Ali Bayram
Kertik Romanı giriş kapak yazısı
Yaşanan her an geçen her zaman acı bir kayıptı aslın da. İnsanlar düşünmeden şuursuzca kırıyordu bir birini.
Yeniden doğ, yeniden at o çığlığı, yeniden emekle, yeniden cümle kurmayı öğren, yeniden ilk adımı at ama asla yeniden sevme.
Acaba? diyordum acının bir ebadı, bir boyutu, bir miktarı varmıdır? Hangi acı insanın canını ne kadar yakardı acaba.
Hayalimdeki ahşap evin gıcırdayan merdivenlerinden çıkarken, son merdivenin sana gelmek değil de senden kopmak olduğunu bilseydim. O evi ateşe vermez miydim? Yine deliksiz uykularımı böldün bu gece. Yıldız, yıldız yağdın gökten gözlerime. Sonrada yaş diye döküldün ayak diplerime.....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kertik: Bir Soysuza Yazılan Roman
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
270
ISBN:
978-605-5861-38-4
Kitabın türü:
Yayınevi:
Zinde Reklam ve Yayıncılık
2010 Yılında büyük bir şehirde (Ankara) başlayan bir kadının gerçek hayatı entrika ve yalan,dolanları, çarpık ilişkileri,yaşantısında ki zorlukları ile başlayan süreçte yaşantı küçük bir ilçede devam ediyor. Çok ilginç karakterlerin yer aldığı ve gerçek bir yaşamı anlatan sürükleyici bir eser.

Kitabı okuyanlar 79 okur

  • Rabia
  • Ozseme
  • Ahmet Şefik VEFA
  • genhuzur
  • Sude naz
  • Songül
  • Selçuk Aslan
  • Derya Denirkol
  • Sezgin Türden
  • Özlem kanat

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%15
35-44 Yaş
%15
45-54 Yaş
%35
55-64 Yaş
%20
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.5
Erkek
%32.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%84.5 (60)
9
%8.5 (6)
8
%2.8 (2)
7
%0
6
%1.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.8 (2)