Keşanlı Ali Destanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.339
Gösterim
Adı:
Keşanlı Ali Destanı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750831522
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı dilden dile çevrilerek dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenmiş; oyuncusu ve seyircisiyle bütünleşmiş; dahası, Türk tiyatrosuna yıllarca öncülük etmiş bir başyapıt.

Haldun Taner'in "gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi" dediği, modern epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan oyunda, geleneksel gösteri sanatlarımızın birçok özelliği çağdaş bir yorumla sunuluyor. Yaratılan tipler öylesine gerçek, öylesine canlı ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıveriyorlar. Bu nedenle, Sineklidağ efsaneleri Keşanlı Ali ve Zilha ister İstanbul'da, ister Berlin'de, ister Londra, Beyrut ve Budapeşte'de, isterse Hamburg'da, nerede olursa olsun hep aynı ilgi ve sevgiyle karşılandı.

"Bizim geleneklerimizden, bizim insanımız ve konularımızdan yola çıkıp, bütün bunları, öz Türkçemiz ve bize özgü bir görüş biçimi ile çağdaş dünyanın verileriyle aktarmak"tan söz ediyordu 'tiyatro düşünürü' Haldun Taner... Keşanlı Ali Destanı'nda büyük usta işte bu sözünü yerine getiriyor.
160 syf.
Türk edebiyatında bazı eserler vardır; onları hiç okumamış olsanız bile adının toplumda, konuşmalarda, esprilerde bir karşılığı vardır. Keşanlı Ali Destanı da bunlardan birisidir. Ortalama her kitapseverin ya da tiyatro meraklısının adını ve yazarını bildiği bu eseri okumak ancak kısmet oldu…

Askerliğini Keşan’da yapmış birisi olarak, eserin kahramanına ayrı bir sempatim vardı. Onu da belirtmem lazım…

Ali, Keşanlı ancak mevzu Keşan’da değil İstanbul’un Sineklidağ’ında geçiyor. Tabii Sineklidağ muhayyel bir belde. Bir gecekondu bölgesi ve haliyle sakinleri de dar gelirli aile fertleri. Ancak oyunumuzda bir sosyete ailesi daha var. Keşanlı Ali, sevdiği kız olan Zilha’nın belalı ve pislik dayısını vurduğu için hapse girmiş bir karakter. Ama işin aslı farklı tabii; katil o değil. Yine de kimseyi inandıramıyor. Buna Zilha da dahil. Ancak mapushanede birkaç hadise sonrasında namı yürüyor. Dışarı çıkınca da Sineklidağ’ın yeni külhanbeyi oluyor…

Haldun Taner, şahane bir eser çıkarmış ortaya. Keşanlı Ali Destanı destanı diyebilirim. Kalabalık kadrolu, müzikalin olduğu, fevkalade bir tiyatro eseri. Zaten kitabın sonundaki ek kısmında bu eserin ününü görebiliyorsunuz. Almanya, Çekoslovakya, Macaristan gibi ülkelerde de o ülkenin dilinde ve sanatçılarınca oynanmış bir oyun. Türkiye’de oyun defalarca oynandı, oynanacak. Sinemaya ve televizyona aktarıldı.
Eserin 1964’teki ilk gösterimine baktığımda çok iyi bir kadro görüyorum. Bugün bir bölümü müteveffa olmuş, bir bölümü yaşayan harika bir tiyatro ekibi. Engin Cezzar, Umur Bugay, Ferdi Akarnur, Gülriz Sururi, Aydemir Akbaş, Mehmet Akan…
Haldun Taner, bir gecekondu mahallesinden yola çıkarak sosyolojik tespitler yapmış. O tespitler bugün için de geçerli görünüyor…

Hapse düşmüş birinin hak etmediği halde kahraman ilan ediyor mahalle halkı. Yapılan haksızlıklar, yanlışlar, hukuksuzluklar, kötü giden şeyler var ve o kişi mapustan çıkınca halkın desteği ile rakiplerini bertaraf edip, muhtar oluyor, ipleri eline alıyor. İllegaliteyi de kullanarak düzeni değiştiriyor. Ancak aslında değişen şey düzen değil, kişiler. Halk adaleti ya da insani bir hayatı değil, yeni bir efendiyi istiyor aslında. O yeni efendi, tevatürler ya da efsanelerle destanlaştırılmış bir kişi oluyor.

Hülasa, Keşanlı Ali Destanı şöhretini hak eden bir eser kesinlikle…
160 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sineklidağ burası
Şehre tepeden bakar
Ama şehir ırakta
Masallardaki kadar

Merhaba...
Türkiye'nin her köşesinden gelen insanların, Sineklidağ adlı gecekondu mahallesinde yaşadıkları hayattan bir kesit sunan olağanüstü bir Haldun Taner oyunu Keşanlı Ali Destanı. Aynı zamanda Türk Tiyatrosunun ilk epik tiyatro eseri.
Bertol Brecht’in epik tiyatro tarzı ile geleneksel Türk tiyatrosunu harmanlayarak bu güç işin altından başarıyla çıkmak da ancak Haldun Taner'e yakışırdı zaten.
Oyunu kısaca özetlersek, Keşanlı Ali, sevgilisi Zilha'nın dayısı olan mahallenin belalısı Çamur İhsan'ı öldürmekle kodesi boylar.(!) Kimseye inandıramaz kendini. Bundan sonra da halkın gözünde bir kurtarıcı kimliğine bürünür. Manyak Cafer'in işlediği cinayet Keşanlı Ali efsanesinin oluşmasına neden olmuştur artık.
"Demem şu ki, bu dünyada namuslu, insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba, katil oldun mu saygı, itibar görüyorsun." diye de olayı özetler Keşanlı.
Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı başrollerinde Fikret Hakan(Keşanlı), Fatma Girik(Zilha)'in oynadığı sinema uyarlamasını ve Engin Cezzar(Keşanlı), Gülriz Sururi(Zilha)'li tiyatro oyununu izlemiştim lakin eseri okuma şansı bulamamıştım. Biraz geç oldu ama sonunda okuyabildim.
Biraz da kitabın içeriğinden bahsedelim. Kitap, 154 sayfadan oluşuyor ama oyun yalnız 90 sayfacık kadar. Kitapta, Haldun Taner'in önsüzü, sahnelenen oyunun fotoğrafları, basında çıkan oyunun başarısı ile ilgili haberler, Gülriz Sururi'nin oyun ile ilgili anısı da mevcut.
İncelemeyi bitirirken yerelde evrenseli yakalayan Haldun Taner'in epik oyunu Keşanlı Ali Destanı'nı aynı güzellikte yüzlerce kez oynayan, dakikalarca ayakta alkışlanan Gülriz Sururi(Zilha), Engin Cezzar(Keşanlı) Genco Erkal'lı (İzmarit Nuri)
oyunu da izlemenizi tavsiye ederim.
Linkler:
Keşanlı Ali Destanı, 1.nci bölüm: https://www.youtube.com/...uu4rdoEY&t=1244s
Keşanlı Ali Destanı, 2.nci bölüm: https://www.youtube.com/...Mhq8wn6f8&t=102s
Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğimle...
160 syf.
·Beğendi·9/10
Keşanlı Ali destanı kendi halinde bir mahallenin güldürü alt temalı bir tiyatro kesiti. Tiyatro metnindeki her karakter size çok tanıdık gelecek zira ne kadar senden, bir o kadar benden, tamamıyla içimizden biri hepsi.
Keşanlı Ali bu namı almış yürümüş. Mahallenin belalısı Çamur İhsan'ı öldürmüş küçümsenecek iş mi! Yatmış paşa paşa çıkacağı gün gelmiş. Vee perde! Sahne Keşanlı Ali'nin. Çünkü daha muhtar seçilecek, kafa tutacak, mahalleyi adam edecek, haraç alacak, sevdiği kadının gönlünü alacak. Hepsi tamam da bu sonuncusu zor işte be Ali. Zilha sana kızgın, Zilha sana dargın. Ne edesin de onu yola getiresin. Belki tekstin sonuna doğru.
En başta dediğim güldürü alt temalı ifadesini boşa sanmayın. Fazlasıyla komedi barındırıyor. Hakiki komedi. Küfürsüz, aşağılama olmadan, hakaret etmeden, tuhaf şekillere girmeden güldürüveriyor sizi. Gözünüzde canlanıyor perde açılıyor gülüyorsunuz, kapanıyor gülüyorsunuz. O arada da düşünüyorsunuz. Mahalleden arkadaşlarla toplanmış oturuyor gibi hissediyorsunuz.
Keşanlı Ali destanı ilk olarak 31 Mart 1964'te sahnelendi. Büyük ses getiren tiyatro oyunu Türkiye'de pek çok ilde 130 kez sergilendi. Yurtdışında Londra, Berlin, Hamburg, Beyrut, Münih gibi önemli yerlerde tam 342 kez oynandı. 1965'te sinemaya uyarlandı.
160 syf.
·3 günde
Tiyatro dendiğinde akla gelen üç-beş kişiden biri olan Haldun Taner'in baş eserlerinden defalarca oynanmış ve klasikleşmiş bir eser Keşanlı Ali Destanı. Bir gecekondu mahallesi olan Sineklidağ'da destanlaşan bir hikayesi olan Keşanlı Ali'nin ve Sineklidağın diğer sakinlerinin hayatından bir bölüm. Epik tiyatronun en önemli eserlerinden olan kitap aynı zamanda eleştiri ve mizahta içeriyor. Bu türü sevenlerin muhakkak okuması hatta mümkünse oyunu izlemesi gerekir.
141 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Epik tiyatro türünde eleştirel bir eser. Müzikli bir tiyatro. Müziğinin bestelenmesi için iki yıl bekleniyor ve sahlenmiyor bu süreçte.Çok emek verilmiş bir eser.

Haltun Taner, bu eseri, konu, dil ve üslup bakımından bütünüyle yerli özellikleri yansıtıcı şekilde oluşturmak istemiştir ve başarmıştır da.

Silah zoru ile oy toplama sahnesi beni en çok güldüren yer oldu. :))

Keşanlı Ali Destanı, yalnızca yurtiçinde başarılı bir şekilde sahnelenmekle kalmaz. Batı dillerine çevrilerek yurt dışında da sahnelenir ve beğeniyle seyredilir.

Değişik Avrupa ülkelerinde (İngiltere, Almanya, Çekoslavakya, Macaristan,
Yugoslavya) 342 defa
Keşanlı Ali Destanı'nın
sahnelendiği şehirler Bonn (ı 966), Köln (ı 966), Frankfurt (1966), Stuttgart (ı 966),
Münih (1966), Nürnberg (1966), Erlangen (1967), Londra (1968), Beyrut (1974),
Brünn (Çekoslavakya, ı974), Budapeşte (ı978), Priens (Yugoslavya, ı979), Berlin
(1980), Hamburg (ı981), Bochum (1982) gibi önemli merkezlerdir.

Oyunun yabancı ülkelerde başarı kazanmış olmasını Tahir Özçelik, eserin dokuz yıl sonra
tekrar sahneye konması üzerine yazdığı yazıda, "o ülkenin yerel koşullarına göre
yorumlandığında, içeriğindeki evrensel özün zedelenmemesiyle" açıklar.
160 syf.
·4 günde
Bazı eserler vardır veya bazı söylemler, bunların her zaman toplumda, konuşmalarda bir karşılığı vardır. Yalova Kaymakamı gibi.. )
Keşanlı Ali Destanı da bu tür eserlerden birisidir.
Keşanlı Ali destanı mahallle güldürüsü alt temalı bir tiyatro kesitidir.
Çoğu kitapseverin veya tiyatro meraklısının adını ve yazarını bildiği bu eserin dizisini ve oyununu izledikten sonra okumakta ayrı bir güzeldi.
Haldun Taner, çok harika bir eser ortaya çıkarmış olup konu bize arka planda birçok şeyi anlatmaktadır. Şöyle ki, … haksız yere hapse düşmüş birinin mahalle halkı tarafından hak etmediği halde kahraman ilan ediliyor olması. Birinin yapmadığı suçu başta kabul etmeyip sonra baskılarla bu suçun dokunulmazlık gömleğini giyerek masum ve yapıcı bir karakterden bir külhanbeyine dönüşmesini izliyorsunuz. Yapılan haksızlıklar, yanlışlar, hukuksuzluklar, kötü giden şeyler var ve o kişi mapustan çıkınca halkın desteği ile rakiplerini bertaraf edip, muhtar oluyor, ipleri eline alıyor. Düzeni değiştiriyor. Ancak aslında değişen şey düzen değil, kişiler. Halk adaleti ya da insani bir hayatı değil, yeni bir efendiyi istiyor aslında. O yeni efendi, tevatürler ya da efsanelerle destanlaştırılmış bir kişi oluyor.

Keşanlı Ali Destanı şöhretini hak eden bir eser kesinlikle…İyi okumalar..
160 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Türk tiyatroculuğunun kilometre taşlarından.Hiciv bir esere bu dille ancak bu kadar güzel yakışabilir.Keşanlı'nın ancak adam öldürdü denilince adam sınıfına konması.Ve bu gömleği üstünden atamayışı bu efsanenin adamı olmaya başlayışı.Seçimlerde yapılan manipülasyonlar.Ve Keşanlı kanunlarının geçerli olması.Rüşvet , iltimas , zorbalık aynen devam ancak bunu sadece Keşanlı yapabilir.İtiraz olursa silah sesi duyulur.Onun da zaafı Zilha...Zilha ise huzuru bu kenar mahalleyi bırakıp zenginlikte bulacağını sanıyor ama bu dünyanın sahteliğini görünce özüne koşuyor.
154 syf.
·7 günde·6/10
Bir baş yapıt . Gerek yurt içi gerek yurt dışı karakterleri canlandıran kişilerle berber bir bütün . Edebiyatımızda bir ilkin ürünü. Okunmaya değer .
160 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Eğer farklı kalemleri seviyor ve bunun içine tiyatroyu dâhil ediyorsanız.Keşanlı Ali Destanı kesinlike okumanız gereken kitaplar arasında.
Kitabın kendine has bir sürükleyiciliği var.Her sahnede toplumun farklı bir yönünü görüyorsunuz.
Epik tarzda kaleme alınan eser.Farklı sosyolojik boyutlar bulunduruyor.
Kitabın içinde politikadan da izlere rastlamak mümkün..Dönemin siyasetine değiniliyor kimi sayfalarda şiirsel bir dille..
Baştan sona tek solukta okunası bir eser..
Kalemine sağlık Haldun Taner.
Kiraz tadında okumalar a dostlar !
160 syf.
Halkın sürekli bir lider aramasıyla beraber kendi kişiliğini feda edip gururuna yenik düşen ve Zilha'yı ardında bırakan Ali'nin hikayesidir bu. Keşanlı Ali Destanı'nda Haldun Taner iki kesime birbirinin gözünden bakmıştır. Köyden kente taşınan ve umduğunu bulamayan gecekondu halk ve şehir insanları. Yöneticilerin ihmarkarlıkları, halkın fakirliği, insanların cahilliği net ve akıcı bir şekilde anlatılmıştır.
160 syf.
·7/10
Türk tiyatro tarihinde en çok sahneye konmuş kült eser. Arzu ederseniz tiyatro oyununu bizzat izleyebilir veya videosunu izleyebilirsiniz. Yine de okumanın yeri ayrı. Özellikle kitabın sonunda oyunu izlemeye gelmiş o günün entelektüel dünyasının önde gelenlerinin yorumlarının da ihmal etmeden okunmasında yarar olacaktır.
160 syf.
·Puan vermedi
İşlemediği bir suç yüzünden hapishanede yatan Keşanlı Ali’nin halkın gözünde kahraman haline gelmesi, katili olduğu iddia edilen adamın yeğeni olan sevdiği kız Zilha'ya kavuşmak istemesi ve muhtar seçildiği semtin sorunlarına çözümler bulma mücadelesindeki kara mizahi olaylar eserin konusudur.
"Demem şu ki, bu dünyada namuslu, insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba, katil oldun mu saygı, itibar görüyorsun."
Haldun Taner
Sayfa 51 - YKY Yayınları
Memur terfi düşünür
Amir prim sezinir
Doçent kürsü aranır
Fakir pis pis kaşınır
Herkes hesap peşinde
herkes hesap peşinde
herkes hesap peşinde
Bir düne bak
Bir bugüne
Hey gidi günler hey
Az gittik uz gittik
Bir de döndük baktık ki
Dostlar
Olduğumuz yerdeydik.
Ya ya işte böyle efendim
Darwin bir şey demiş ya hani
İnsanın ceddi maymundur diye
Palavra
İnsan kedi sulbundendir
İnsanın ceddi kedi
Neden mi dersiniz
Dört ayak üstü düştüğünden belli
Zilha: "Kaçırdığın karının ben olmadığını nerden anladın?"
Ali: "Kokusundan. Losyon sürünmüştü. Avrupa losyonu. Kendi kokusuna güvenmediğinden."
Haldun Taner
Sayfa 97 - Yky Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Keşanlı Ali Destanı
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750831522
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı dilden dile çevrilerek dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenmiş; oyuncusu ve seyircisiyle bütünleşmiş; dahası, Türk tiyatrosuna yıllarca öncülük etmiş bir başyapıt.

Haldun Taner'in "gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi" dediği, modern epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan oyunda, geleneksel gösteri sanatlarımızın birçok özelliği çağdaş bir yorumla sunuluyor. Yaratılan tipler öylesine gerçek, öylesine canlı ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıveriyorlar. Bu nedenle, Sineklidağ efsaneleri Keşanlı Ali ve Zilha ister İstanbul'da, ister Berlin'de, ister Londra, Beyrut ve Budapeşte'de, isterse Hamburg'da, nerede olursa olsun hep aynı ilgi ve sevgiyle karşılandı.

"Bizim geleneklerimizden, bizim insanımız ve konularımızdan yola çıkıp, bütün bunları, öz Türkçemiz ve bize özgü bir görüş biçimi ile çağdaş dünyanın verileriyle aktarmak"tan söz ediyordu 'tiyatro düşünürü' Haldun Taner... Keşanlı Ali Destanı'nda büyük usta işte bu sözünü yerine getiriyor.

Kitabı okuyanlar 339 okur

  • İpek gür
  • Baran Orhangazi
  • Dilara
  • Dila Yağmur
  • Lütfü Akdemir
  • Özcan DEMİRTAŞ
  • Irmak aktaş
  • Kronik Kitapkolik
  • Fatmanur Kuşçu
  • Hacer Sarı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.4
14-17 Yaş
%6.2
18-24 Yaş
%38.3
25-34 Yaş
%25.9
35-44 Yaş
%8.6
45-54 Yaş
%6.2
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.1
Erkek
%32.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.8 (18)
9
%21.5 (17)
8
%20.3 (16)
7
%16.5 (13)
6
%6.3 (5)
5
%6.3 (5)
4
%1.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0